Esas No
E. 2023/1118
Karar No
K. 2023/1159
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/1118 K. 2023/1159 T.
Resmî Atıf BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/1118, K. 2023/1159, T. 18.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/1118
Karar No
2023/1159
Karar Tarihi
18.12.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1118 Esas
KARAR NO: 2023/1159 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/11/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 18/12/2023

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, arabuluculuk aşamasında da herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin, davalı tarafın siparişleri olan malzemeleri, istenilen tarihte davalı tarafa teslim ettiğini ve davalının bir kısım ödemeyi yaptığını, teslim edilen ürünlerin kalan ödemesini yapmadığı için taraflarınca icra yoluna başvurulduğunu, davalı şirketin, müvekkiline borcunun olmadığını belirttiğini, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun tamamının davalıca ödenmesi gerekirken, davalı ile müvekkili arasında bu durumun söz konusu olmadığını, davalının kısmi ödemeler yaptığını ve eksik kalan bedeli de ödemediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan konuşmalar ve ... tarafından müvekkiline yapılan EFT bedellerini sunduklarını, dava dilekçesi ekinde sunulan dekontlardan 15.11.2021 tarihli iki adet dekontların açıklamasında ... Merkezi Cihaz açıklamasıyla müvekkiline 40.000,00-TL ve 25.000,00-TL olarak cihazların ücretini ödemeye başladığını, diğer ödeme tarihlerinin; 17/12/2021 tarihinde 6.000 TL, 17/12/2021 tarihinde 8.000 TL, 01/02/2022 tarihinde 10.000 TL, 21.06.2022 tarihinde 3.000 TL, 28.09.2022 tarihinde 3.000 TL olduğunu, eksik ödeme için ise Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak eksik kalan bedel 25.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 02/02/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflarınca dava önşartı olan arabuluculuk başvurusu yapılarak, 12/09/2023 tarihinde uyap sistemine yüklenen son tutanak doğrultusunda Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu ...

E. Sayılı dosya ile de herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalının, icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında söz konusu böyle bir borcun olmadığını belirttiğini, lakin müvekkili tarafından kesilen fatura, davalı kişiye iletilmiştir ve kısmi ödeme dahi yaptığını, ödeme dekontlarının açıklamaların da dahi müvekkili tarafından borçluya verilen ürünün adı yazmakta olduğunu, bu hususta gerekli müzekkereler ve araştırmalar yapılabileceğini, davalı kişi, sadece borcun ödenmesinin ertelenmesine ilişkin hareket ettiğini ve müvekkilini ticari yönden yüksek derecede zarara soktuğunu, müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, borçlu kişinin taşınmazları ve banka hesapları üzerine öncelikle bedelsiz şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, mahkemeniz aksi kanaatte ise belirlenecek bedel üzerinden ihtiyati tedbirin konulmasına, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin Küçükçekmece İcra Dairesi Müdürlüğü - ...

E. Sayılı Dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava konusu; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı davalı tarafça bakiye ödemenin yapılmadığı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir ... ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)

Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı ... ile davalı ...'un tacir olmadığı, ticari işletme usulüne göre defter tuttuğu, ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığı ve geçmiş tüm dönem beyanlarının Vergi Usul Kanunu' nun 177. maddesindeki hadleri aşmadığı görülmüştür. Bu nedenle uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ve mahkememiz yargı çevresinde (Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırlarının Küçükçekmece Adliyesi yargı sınırlarını da kapsaması sebebiyle) bulunan ve davalının adres itibariyle bağlı bulunduğu Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yuk
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,

4.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)

5.6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,

6.Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık tarafların yokluğunda karar verildi. 18/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog