Esas No
E. 2020/2027
Karar No
K. 2024/175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2027 Esas

KARAR NO: 2024/175

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 21/01/2020

NUMARASI: 2018/866 Esas, 2020/35 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/02/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 06/12/2017 tarihli 19.302,00 TL bedelli, 30/01/2018 tarihli 19.979,00 TL bedelli ve 23/03/2018 tarihli 9.481,00 TL bedelli üç adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan toplam 48.762,00 TL alacağı bulunduğunu, davalının sadece 6.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan 42.762,00 TL bakiye alacaklarının ödenmediğini, davalı şirketin mali müşavirin imzaladığı mutabakat metninde de alacağın belli olduğunu, cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevabında; faturanın akdi ilişkiyi ispat vasıtası olmayıp, akdi ilişkinin ifası aşamasına ilişkin olduğunu, tek başına fatura düzenlenmesinin, akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlayamayacağını, davacının faturaya konu malları teslim ettiğini ispatlayamadığını, mutabakat metnini imzalayan mali müşavirin müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, mutabakat yazısının müvekkili şirketin bilgisi ve onayı olmadan imzalandığını, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; takip konusu faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, davalının ise 9.481,00 TL bedelli fatura hariç diğer iki faturayı defterlerine kaydettiği, davacının davalının defterlerine kaydettiği toplam 39.281,00 TL tutarında iki adet fatura yönünden mal veya hizmet verdiğini ispatladığı, davacı ve davalı defterlerine göre davalının toplam 12.000,00 TL ödeme yaptığı, buna göre davacının takip tarihi itibarıyla 27.281,00 TL alacağı bulunduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 27.281,00 TL alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; faturaların müvekkili şirket defterlerinde kayıtlı olması halinde dahi tek başına fatura düzenlenmesinin malın teslim edildiğini ispatlamayacağını, davacının fatura konusu malların teslim edildiğini ispat edemediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava hukuki niteliği itibariyle,

İİK 67. maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Dosya kapsamından; davacı alacaklı tarafından 06/12/2017 tarihli 19.302,00 TL bedelli, 30/01/2018 tarihli 19.979,00 TL bedelli ve 23/03/2018 tarihli 9.481,00 TL bedelli üç adet faturadan kaynaklı ödenmeyen 42.762,00 TL alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/15301 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu, davalının takibe itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının 19.302,00 TL ve 19.979,00 TL bedelli iki adet faturayı defterlerine kaydetmesi nedeniyle bu iki fatura yönünden davacının mal teslimini veya hizmeti ifa ettiğini ispatladığı, 12.000,00 TL ödemenin düşülmesinden sonra davacının 27.281,00 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle 27.281,00 TL alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının 06/12/2017 tarihli 19.302,00 TL bedelli ve 30/01/2018 tarihli 19.979,00 TL bedelli fatura konusu malı davalıya teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda; davacının takip dayanağı faturaları defterlerine kaydettiği, davalının ise 9.481,00 TL bedelli fatura hariç, 19.302,00 TL ve 19.979,00 TL bedelli iki adet faturayı defterlerine kaydettiği, davacı ve davalı defterlerine göre davalının toplam 12.000,00 TL ödeme yaptığı, buna göre takip tarihi itibarıyla davacının 27.281,00 TL alacaklı bulunduğu belirtilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı) Somut olayda, takibe dayanak 06/12/2017 tarihli 19.302,00 TL bedelli fatura ile 30/01/2018 tarihli 19.979,00 TL bedelli faturanın her iki tarafın defterlerine kaydedildiği, davalının söz konusu faturalara itiraz etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır. Anılan faturaları teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden davalının, bu faturalar nedeniyle mal veya hizmet aldığının kabulü gerekeceği, davalının yapılan ödeme düşüldükten sonra bu faturalar nedeniyle borçlu olmadığını da ispatlayamadığı gözetildiğinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/866 Esas, 2020/35 Karar ve 21/01/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-/b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 465,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 38,29 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.