Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/389
Karar No
K. 2023/268
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/389 Esas
KARAR NO: 2023/268
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 23/07/2020
KARAR TARİHİ: 23/03/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; 16.09.2019 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken, müvekkilinin kullandığı ... plakalı motosiklete çarparak müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin vücudunda kırıklar oluştuğunu, hayati tehlikesinin doğduğunu, kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararlar nedeniyle ...

Sigorta A.Ş.ne, manevi zararlar nedeniyle de...

Sigorta A.Ş.ne başvurduklarını ancak her iki başvurudan da sonuç alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 02.03.2021 tarihli açıklama dilekçesinde; 300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL bakım gideri, müvekkiline ait ... plakalı motosiklet hasar bedeli 300,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini açıklamıştır.

Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; davalarının kabulü ile toplam 63.504,18 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 16.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; yaşanan kazada davacı kusurlu olup sürücü ...’ün bir kusurunun bulunmadığını, trafik kaza tutanağının yanlış değerlendirildiğini, davacının trafik kurallarına uygun hareket etmediğini, birden çok 4 yol ağzı bulunan yerde hız limiti kurallarına uymadığını ve davalı sürücü ...’ü görmesine karşın yavaşlamak yerine tam tersi hızlandığını, bu nedenle dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, ayrıca davacının kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediği için kusurlu olduğunu, davacı motosiklet üzerindeyken huzurdaki davaya konu trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kaza sırasında kask ve benzeri dizlik, dirseklik gibi güvenlik ekipmanı kullanmadığını, ancak davacı taraf hiçbir koruyucu güvenlik önlemini almayarak trafikte seyrettiği için kusurlu olduğunu, öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi takdirde ise esastan reddine karar verilmesine, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin reddine ile kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere yasal faize hükmedilmesine, müvekkili dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili, cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan davanın, davacı yanın dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğinden işbu davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine, esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin tarafımıza tebliğine; tüm delillerin toplanması ve “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için davacının “Tam Teşekküllü bir Devlet Hastanesi”den son durum raporu alınarak Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi’ne sevkine, yine “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik” tazminatının hesaplanmasına, kusur incelemesinde davacı yanın kusurunun da dikkate alınmasına, davaya konu kazanın ceza dosyasının celbine, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde sorumluluğunun azami limiti yukarıda açıkladığımız çerçevede ve sadece davacının maddi zararları ile sınırlı olacağına, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin reddine ile kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı... Sigorta vekili, cevap dilekçesi ile; başvurunun zararın öncelikle ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğinden reddine, dosyada kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalite tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.

DELİLLER

Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Bilirkişiden alınan 04/03/2021 tarihli rapora göre; "...A) Davalı sürücü ...' ün ... yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53/b-5 maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu;

B) Davacı sürücü...' in (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumunda alınan 27/01/2022 tarihli rapora göre; "...A) Davalı ...’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı...’in kusursuz olduğuna oy birliği ile karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "... Bu bulgulara dayanılarak 01.02.1983 doğumlu...'in 16.09.2019 tarihli trafik kazasına bağlı alınan anamnez, yapılan muayene, incelenen evrak ve EÜTF Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 22.04.2021 tarihli...rapor sayılı Adli Sağlık Kurulu Raporu dikkate alınarak değerlendirildiğinde;

1.Yaralanması nedeniyle ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır.

2.Değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı meydana gelen yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 (iki) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacının davalıdan isteyebileceği geçici ve sürekli işgöremezlik miktarının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda; "... A-) BEDENSEL ZARAR YÖNÜNDEN:

16.09.2019 tarihli trafik kazasında yaralanarak 96 1 oranında engelli kalan davacı... için, kusur indirimi uygulanmaksızın, (20.246,42) TL Geçici iş göremezlik zararı, (5.116,80) TL Bakıcı gideri zararı, (36.840,96) TL Sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere, Toplam (62.204,18) TL bedensel zarardan kaynaklı maddi tazminat hesaplandığına, Hesaplanan tazminatların poliçe teminat limitleri içerisinde kaldığına, B-) ARAÇ HASARI YÖNÜNDEN : -Dava dosyası incelenmiş ve incelemede kazaya karışan davacıya ait ... plakalı motosiklette 16.09.2019 tarihli kaza nedeniyle oluşan hasara ilişkin herhangi bir ekspertiz raporu bulunmadığı, dava konusu motosikletin onarımına ilişkin ... tarafından davacı adına düzenlenen 23.09.2019 tarihli ve 19094 sıra numaralı fatura bulunduğu, faturada “OKC onarım bedelidir“ muhteviyatı ile KDV dahil 319,99 TL tutarlı fatura düzenlendiği, -Dava konusu motosikletin hasarına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, ön çamurluğunun , ön paneli ve ön grenajının, egsoz sisteminin hasarlı olduğunun anlaşıldığı, toplam hasar bedelinin güncel olarak 1.300 TL (KDV dahil ) hesaplandığı , bu bedelin kaza tarihine enflasyon hesaplaması ile götürüldüğünde yaklaşık 500 TL civarında olduğu, -Dava dosyasına sunulu 319,99 TL faturadaki onarım bedelinin yapılacak işler dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere makul ve uygun olduğu, davalıların bu bedelden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

1.Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi talepli tazminat davasıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 16/09/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu, ayrıca kaza nedeniyle motosiklette hasar meydana geldiğini, kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı ...

Sigorta A.Ş.'nin davalı ...e'ait olan ve diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın KZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğunu, diğer davalı...

Sigorta A.Ş.'nin aracın İMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğunu ileri sürerek meydana gelen maddi zarar ile 100.000,00-TL manevi zararın tazminini talep etmiştir.

Manevi tazminat talepleri yönünden yargılama aşamasında feragat edilmiş olup feragatin diğer müteselsil sorumlulara da sirayet etmesi nedeniyle tüm davalılar yönünden manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

3.Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde dava öncesi yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusur durumlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce değerlendirilmesi gerektiğini, davacının taleplerini somutlaştırmadığını, davalının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

4.... Sigorta A.Ş. vekili Cevap dilekçesinde dava öncesi yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden 125.000,00-TL teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu olabileceğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde dava konusu kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiğini, davalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının kaza sırasında koruyucu kask ve kıyafet giymediği için kusurlu olduğunu, davalının maliki olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yanında manevi tazminat yönünden de teminat altına alınan genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş nitelikte olduğunu, davacının yasal faiz talep edebileceğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

6.Davacı vekili dava dilekçesinde somutlaştırmadığı taleplerini 02/03/2021 tarihli talep açıklama dilekçesi ile ayrıntılandırmış ve taleplerinin sürekli iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri zararı, bakım gideri ve aracın uğradığı zararın karşılanması talepli maddi tazminat davaları olarak açıklanmış olup, mahkememizce yargılama talep edilen zarar kalemlerine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir.

7.Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;

90.Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.

8.Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

9.Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.

10.Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

49.maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."

50.maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

11.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.

12.Mahkememizce kusur değerlendirmesi hususunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 04/03/2021 bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşmesinde davacının ve davalı araç sürücüsünün ayrı ayrı kural ihlali gerçekleştirmeleri nedeniyle kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir. Kusur değerlendirmesine karşı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüştür.

Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, dava konusu kaza sonrası trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ...'ün kural ihlali yaptığına yönelik tespit yer aldığından kaza tespit tutanağı ile rapor arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 22/09/2021 tarihli ATK raporunda davalı araç sürücüsü ...'ün asli kusurlu olduğunu, davacının kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davalı taraf vekillerince itirazda bulunulmuş olup, dosya kapsamında alınan raporlar ve İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nde süren yargılama sırasında alınan raporlar arasında bir bütün halinde çelişkiler oluştuğu gözetilerek tüm raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'ne tevdi edilmiş, heyet tarafından dosyaya sunulan 27/01/2022 tarihli raporda davalı araç sürüsücü ...'ün %100 oranında kusuru ile kazanın gerçekleştiği, davacının kusurlu davranışının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Kusur değerlendirmesine karşı davalı taraf vekillerince itirazda bulunulmuş ise de dosya kapsamına ve kazanın gerçekleşme şekline göre davalı araç sürücüsünün, karşı şeritten gelen ve geçiş önceliğine sahip davacı motosiklet sürücüsüne gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davacının herhangi bir dönüş gerçekleştirmediği ve şeridinde seyrine devam ettiği sırada meydana gelen kazada kusurlu davranışını bulunmadığı değerlendirilmekle ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce sunulan raporlar doğrultusunda davalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

13.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda kaza tarihi 16/09/2019 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenen... tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranı %1 olarak, geçici iş gücü kaybı ise 9 ay olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir. Davacının talep açıklaması ile bakıcı gideri zararı talebinde bulunduğu gözetilerek Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan ek rapor alınmış, dosyaya sunulan 12/05/2022 tarihli raporda davacının 2 ay süreyle geçici olarak bakıma ihtiyaç duyacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

Taraf vekillerince rapora karşı itirazda bulunulmuş ise de gerek raporun geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması gerekse itirazlarda somut bir hatalı uygulama veya eksikliğin gösterilmemiş olduğu, soyut itirazların değerlendirilip yerinde olup olmadığının incelenmesi için dosyada yeni bir rapor alınmasının yargılamayı uzatacağı, mahkememizce yapılan incelemede maluliyet raporunun dosya kapsamına uygun olmayan bir yönünün bulunmadığı gözetildiğinden yeniden rapor alınmasına yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.

Davalı taraflarca müterafik kusur savunmasında bulunulmuş olup bu hususta aktüeryal rapora ilişkin yapılan değerlendirmenin bulunduğu gerekçenin 14 nolu paragrafının son bölümünde incelenmiştir.

14.Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 26/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının 22.246,42-TL geçici iş göremezlik zararı, 5.116,80-TL bakıcı gideri zararı, 36.840,96-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 62.204,18-TL bedensel zarardan kaynaklanan maddi tazminat hesaplaması yapılmıştır.

Davacının kazaya karışan motosikletinde meydana gelen hasarın onarılmasına ilişkin olarak hasar onarımı konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda kaza tarihi itibariyle 500,00-TL bedel ile onarımının gerçekleştirilebileceği, dava dilekçesi ekinde yer alan 319,99-TL tutarlı onarım faturasının hasar miktarına uygun bir onarım bedeli olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Raporlara karşı davalı taraf vekillerince itiraz edilmiş ise de aktüeryal hesaplamaların Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına uygun şekilde TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre gerçekleştirildiği, dosya kapsamında davacının gelir durumuna, yaşına ve maluliyet raporlarına göre hesaplama yapıldığı ve yeniden rapor alınmasını gerektirir bir eksiklik bulunmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmamış ve dosyaya sunulan aktüerya raporunda gösterilen miktarlar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Ancak her ne kadar raporda 2 aylık bakım gideri zararı 5.116,80-TL olarak bildirilmiş ise de alınan maluliyet raporlarında bakıcı ihtiyacının günün hangi zaman diliminde ne ölçüde bulunacağına dair belirleme yapılamadığı, davacının maluliyetinin iyileşme süresi dikkate alındığında 2 aylık süreç boyunda bakım ihtiyacında iyileşmeye bağlı olarak eksilme meydana gelebileceği dikkate alınarak %50 oranında takdiri indirim uygulanmıştır. Bakım gideri talebiyle ilgili takdiri indirim uygulanmış olması nedeniyle karşı vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 tarih, ...Karar sayılı ilamında, "Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

İtiraz hakem heyetince, davacının dizlik takmaması nedeniyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı ve itirazın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle itiraz başvuru ücretinin % 50’sinin davacıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Koruyucu ekipman olarak dizlik, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde düzenlenmediğinden müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre; müterafik kusur indirimi yapılması doğru görülmediğinden itiraz başvuru ücretinin % 50’sinden davacının sorumlu tutulması da doğru değildir."

Her ne kadar Yargıtay ...Hukuk Dairesi ve Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin eski tarihli uygulamasında motosiklet kullanıcılarının korucuyu elbise veya dizlik kullanmaması nedeniyle maluliyetin oluştuğu bölgeler de dikkate alınarak müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiği yönünde kararlar bulunmakta ise de, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin mahkememiz kararı tarihi itibariyle yukarıda bir kısmı alıntılanan en güncel uygulamasında önceki tarihli bu uygulamanın terk edildiği, Karayolları Trafik Kanunu'nda ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde düzenlenmeyen koruyucu tertibatın kullanılmamasından dolayı müterafik kusur indirimi uygulanamayacağı yönünde görüş değiştirildiği görülmüş olup, mahkememizce yapılan değerlendirmede de, müterafik kusur indirimi uygulanabilmesi için zarar görenin yasa veya yönetmelik hükümlerine göre kullanılması gereken bir araç veya gereci kullanmaması ve bunun zararın artmasına neden olması gerektiği, bu haliyle yasal olarak zorunluluk bulunmayan dizlik veya koruyucu elbise kullanımı gerçekleştirilmemesinin tek başına zararın artış nedeni olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek Yargıtay'ın güncel uygulaması doğrultusunda müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır.

Araç hasarı yönünden yapılan incelemede dava dilekçesi ekinde yer alan onarım faturasının araçta meydana gelen hasarın kaza tarihi itibariyle rayiç onarım bedellerine uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, yeniden rapor alınmasını gerektirir somut bir itiraz bulunmadığı, davacı tarafça ıslah dilekçesinde 1.000,00-TL parça bedeli bulunduğu yönünde beyanda bulunulmuş ve bu doğrultuda değer 1.300,00-TL'ye yükseltilmiş ise de bilirkişi raporunda güncel onarım ücretinden geriye dönük eksiltme yoluyla kaza tarihindeki onarım bedelinin 500,00-TL civarı olacağı yönünde görüş bildirildiği, davacının sunduğu faturada yalnızca işçilik bedeli bulunduğuna dair bir ibare yer almadığı dikkate alınarak araç hasarı yönünden 319,99-TL zarar hükme esas alınmıştır.

15.Davacı tarafça tedavi gideri zararı talebinde bulunulmuş ise de dava dilekçesinde davacının SGK'nın sorumluluğu dışında kalan tedavi ihtiyacı bulunduğuna dair somut bir anlatım bulunmadığı, bu haliyle talep açıklama yoluyla dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir hususta talepte bulunulamayacağı değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.

16.Dosyaya sunulan 18/03/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağında davalı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. İle gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde "maddi tazminat talepleri" olarak genel bir ifade kullanıldığı, arabuluculuk süreci öncesinde davacı vekilinin gerçekleştirdiği KTK 97.maddesi kapsamındaki yazılı başvuruda yalnızca bedensel zararlara ilişkin başvuruda bulunulduğu, bu haliyle arabuluculuk sürecinde de yazılı başvuru sonucu karşılanmayan zararların müzakere edildiğinin kabulü gerektiği dikkate alınarak araç hasarı yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği değerlendirilmiş ve davanın davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

17.Davacı tarafça tazminat miktarlarına avans faizi işletilmesi talep edilmiş ise de davalıya ait aracın ruhsat kaydının hususi olduğu, aracın ticari amaçlı kullanımına dair herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alınarak yasal faize hükmedilmiştir. Davalı araç sürücüsü ve araç maliki yönünden tazminat alacağı haksız fiil tarihi itibariyle muaccel olduğundan tazminatlara haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Sigorta şirketleri yönünden ise yazılı başvuru şartının yerine getirilmesi sonrası 8 iş günü sürenin bitimi itibariyle faiz işletilmiştir.

18.Manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de feragatin sulh sözleşmesi kapsamında gerçekleştiği ve esasında davacı tarafa davalı... Sigorta A.Ş.'nin gerçekleştirdiği ödeme dolayısıyla davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak feragat yönünden davacı aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,

a-20.246,42-TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 16/09/2019, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-36.840,096-TL sürekli iş göremezlik zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 16/09/2019, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, c-2.558,40-TL bakıcı gideri zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 16/09/2019, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair kısmın takdiri indirim nedeniyle reddine, d-319,99-TL hasar onarım bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına haksız fiil tarihi 16/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, e-Hasar onarım bedelinden kaynaklanan maddi tazminat talebinin davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

f-Tedavi gideri taleplerine yönelik davanın REDDİNE,

2.Manevi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.096,20-TL harçtan peşin olarak alınan 344,97-TL ile ıslah harcı olarak alınan 213,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.537,75-TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 3.515,89-TL ile sınırlıdır)

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 9.594,38-TL. vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 9.543,19 -TL ile sınırlıdır)

5.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 344,97-TL. ile ıslah harcı olarak yatırılan 213,48-TL toplamı 558,45-TL. harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvuru harcı ile 739,50-TL posta ve tebligat ücreti, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 700,00-TL Adli Tıp Fatura Bedeli, 485,00-TL Ege Üniversitesi sağlık kurulu raporu bedeli olarak yatırılan toplam 4.478,9‬0-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 4.403,26-TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı ... tarafından yargılama gideri olarak yapılan 1.200,00-TL ATK fatura bedelinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 20,26-TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,

8.Reddedilen maddi tazminat kalemleri yönünden 1030,01-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş. İle ...'e verilmesine,

8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

9.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 2.640,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.320,00-TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den müstakilen, 1.297,71-TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 22,29-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

Dair, davacı vekilinin, davalı ... Sigorta vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/03/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.