21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 08/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/10/2019 tarihli Gizlilik ve Aradan Çıkarmama Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin bu sözleşme bağlamında Kuzey Irak'taki elektrik santrallerini işletmesi ve bakımı ile ilgili olarak ticari sır ve fırsatları ... Enerji'ye aktardığını, bağlantılarını ve işe ilişkin önemli bilgileri kendilerine açmış karşılıklı çıkara dayalı iş fırsatlarının kullanarak birlikte çalışmaya karar verildiğini, ayrıca 04/05/2020 tarihli Mutabakat Zaptı imzalandığını, taraflar arasında adi ortaklık koşulları oluştuğunu, tarafları birlikte düzenleyerek imzaladıkları 16/10/2019 tarihli Niyet Mektubu'nu işveren ... Elektrik Bakanlığına ileterek işi birlikte üstlenme niyetinde olduklarını belgelediklerini, taraflar birlikte düzenleyerek imzaladıkları 16/07/2020 tarihli teknik ve ticari taahhütleri içeren Teklif Mektubu'nu işveren ... Elektrik Bakanlığına ileterek işi birlikte yapma amacına yönelik bir ortak girişim/adi ortaklık kurmayı kabul ve taahhüt ettiklerini belgelediklerini, teklifin teslimi, teknik ve ticari değerlendirme ve müzakere aşamaları sırasında ve sonrasında davalı ... Enerji müvekkili ile iletişimi kestiğini, görüşme isteklerine yanıt vermediğini, süreci gizlice götürdüğünü, müvekkilinin davalıya 16/10/2021 tarihli e posta ile bildirdiğini, davalının 25/10/2021 tarihli e posta ile cevap verdiğini, müvekkilinin çabalarıyla konuya ilişkin anlaşmazlıkların çözümü için 06/122022 de bir toplantı yapıldığını, davalının 10/01/2023 tarihinde gönderdiği e posta ile durumu değerlendireceklerini bildirerek konuyu kapattıklarını, sonuç olarak anlaşamadıklarını, bu nedenlerle; davalarının kabulü ile, Kuzey Irak Bölgesel Hükümeti (...) Elektrik Bakanlığı(işveren) tarafından verilen 300 MW Khabat Termik Santrali İşletme ve Bakım ... işinin yapımı konusunda taraflar arasında yapılan adi ortaklık sözleşmesinin yürürlükte ve bağlayıcı, ortaklık ilişkisinin ayakta olduğunun, ...sözleşmesi ile kazanılan hak ve alacakların rekabet yasağı, yetkisiz temsil vekaletsiz iş görme hükümleri gereği ortaklık malı olduğunun tespiti ile tarafların arasında oluşan muarazanın giderilmesini, iş ortaklığının idare, icra ve karar işlerini yürütmek üzere Yönetim Kurulunun Hükmen Kurulmasını, yönetim organını kurmak üzere kayyuma görev ve yetki verilmesini, Adi Ortaklık Sözleşmesine konu işle ilgili bilcümle gelirin işletme giderleri dışında kalan bölümünün ilgili banka hesabında bloke edilerek davalıya ödenmemesi yönünde İhtiyati Tedbir Kararı verilmesini, Adi Ortaklık Sözleşmesine konu işle ilgili bilcümle gelirin işletme giderleri dışında kalan bölümünün ilgili banka hesabında bloke edilerek davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbir ve kayyum atama kararlarının elverişli vasıtalarla kamuya duyurulmasına karar verilerek, yargılama giderleri ve avukatlık parasının davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 21/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacının 01/10/2019 tarihinde İfşa Etmeme ve Devre Dışı Bırakmama Sözleşmesi imzaladığını, gizlilik sözleşmesi İsviçre Hukuku'na tabi olduğunu ve Gizlilik Sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların Milletlerarası Tahkim Odası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağı kararlaştırıldığını, müvekkili şirket ile davacının 04/05/2020 tarihinde 300 MW Khabat Termik Santrali İşletme ve Bakım Projesi Mutabakat Beyannamesi başlıklı mutabakat beyannamesini imzaladıklarını, müvekkili şirketin ve davacının 2020 yılının haziran ayında projeye ilişkin ihaleye teklif verdiklerini, akabinde de birlikte imzaladıkları 16 Temmuz 2020 tarihli Teklif Mektubunu işverene sunduklarını, Teklif Mektubunda projenin müvekkili şirket ve davacıya birlikte ihale edilmesi halinde müvekkilinin ve davacının bir ortak girişim şirketi kurmak niyetinde olduklarının belirtildiğini, müvekkilinin ve davacının projeye ilişkin ihaleyi kazanamadığını, işverenin projeye ilişkin olarak ... Unvanlı bir şirket ile sözleşme imzaladığını haricen öğrendiğini, idarenin projeye ilişkin olarak ...Unvanlı bir şirkete verildiğini, davacı şirketin 16 Ekim 2021 tarihinde müvekkili şirkete bir e-posta mesajı göndererek, Mutabakat Beyannamesi’nin 04 Kasım 2021 tarihinde sona ereceğini, davacının Mutabakat Beyannamesi’nin süresini on sekiz ay daha uzatmak istediğini bildirdiğini, Mutabakat Beyannamesi’nin süresi taraflarca uzatılmadığını, Mutabakat Beyannamesi’nin sona ermesinden yaklaşık bir sene sonra, 21 Ekim 2022 tarihinde, İşveren ile Proje’ye ilişkin sözleşme imzalayan ... unvanlı şirket ile, ...Toptan Elektrik Enerjisi İthalat İhracat ve Toptan Ticaret A.Ş. (“...Toptan”) arasında bir İşletme ve Bakım Sözleşmesi imzalandığını ve ...Toptan, Proje’de alt yüklenici olarak yer aldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında hiçbir zaman bir adi ortaklık ilişkisi kurulmadığını, bu nedenlerle; davacının tespit davacı açmakta hukuki yararı bulunmadığından, hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle HMK'nın 115. Md. Uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi taleplerinin reddedilmesi halinde müvekkili şirket ve davacı arasında hiçbir zaman adi ortaklık ilişkisi kurulmadığı ve bu hususun Mutabakat BEyannamesinin açık hükümlerine istinaden kesin bir şekilde ispat edildiği gözetilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, adi ortaklık sözleşmesinin yürürlükte olup olmadığının tespiti, adi ortaklık yürürlükte ise yönetim kurulunun hükmen oluşturulmasına ilişkindir.
Yargıtay 3.HD'nin 2023/752 Esas - 2023/2675 Karar sayılı ilamında: "..davacının adi ortaklıktan kaynaklanan (eda davası) açma olanağı varken, tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir... Eda davası sonunda verilecek hüküm ile aynı zamanda adi ortaklığa dair hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilebilecektir. Bu durumda, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön olmadığından.." şeklinde belirtilmiştir.
Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).
Bilindiği üzere, mahkemeden istenen hukuki korunmaya göre davalar, eda davaları, tespit davaları, belirsiz alacak ve tespit davaları ile inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eldeki dava bakımından eda ve tespit davalarına değinilecek olursak; tespit davası, eda davasının öncüsü olup, işlevi bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitinden ibarettir. Tespit davasının konusu bir hukuki ilişki olmalı ve davacının, bu hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespit edilmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir menfaati bulunmalıdır.
Bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunduğunun kabulü için ise; davacının bir hakkı veya hukuki durumunun hali hazır bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt içinde bulunması, tespit davasının bekletilmesinin davacıya zarar vermesi ve tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak kabiliyette olması gerekir.
Bir davada hukuki yararın bulunup bulunmadığı dava şartıdır. Tespit davası açılabilmesi için henüz eda davası açma zamanının gelmemiş olması veya eda davası açılmasının mümkün olmaması ve böyle bir davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunması gerekir. Bunu hakim görevi gereği re'sen araştırmak durumundadır.
Eda davasında da yine davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir. Eda davasında davacının hukuki yararının bulunması için davalının davacının hakkını inkar etmiş olması şart değildir. Davalı davacının hakkını ikrar eder ve fakat yerine getirmezse, davacı icraya konulabilecek bir hüküm elde etmek için de davalıya karşı dava açabilir. Eda davasının konusu hem kişisel hem de ayni haklar olabilir. Burada davalının olumlu (yapmak, vermek) veya olumsuz (yapmamak, yapamamak) bir edaya (edime) mahkum edilmesi istenebilir. Eda davası açılması mümkün olan hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yarar mevcut değildir. Şöyle ki, eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur. Yukarıda yer alan Yargıtay kararında da görüleceği üzere, eda davası açmak mümkün ise, tespit davası açılamaz.
Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacı, Kuzey Irak Bölgesel Hükümeti (...) Elektrik Bakanlığı(işveren) tarafından verilen 300 MW Khabat Termik Santrali İşletme ve Bakım ... işinin yapımı konusunda taraflar arasında yapılan adi ortaklık sözleşmesinin yürürlükte ve bağlayıcı, ortaklık ilişkisinin ayakta olduğunun tespiti ile iş ortaklığının idare, icra ve karar işlerini yürütmek üzere Yönetim Kurulunun Hükmen Kurulmasını, yönetim organını kurmak üzere kayyuma görev ve yetki verilmesini talep etmiş olmakla işbu tespit davasını ikame etmiştir. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının eda davası açarak iddiasını ileri sürmesi gerekirken tespit davası açmasında hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında, adi ortaklıktan kaynaklı alacak davası yönünden arabuluculuk sürecinin devam ettiği de dikkate alındığında, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.)Davanın 6100 sayılı HMK nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davacının hukuki yararınını bulunmaması nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2.)Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
5.)Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)