Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/11
Karar No
K. 2023/247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/11 Esas
KARAR NO: 2023/247
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/01/2021
KARAR TARİHİ: 21/03/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı firma yetkilisi ...’ın şirketi adına 42.325,40.Euro değerinde kompresör makinesi parçalarının Antalya’dan alınıp Kazakistan’a taşınması için davalı şirket yetkilisi... ile 01.09.2019 tarihli mal satış sözleşmesi imzaladığını, davalı taraf ile yapılan sözleşmeye konu ekipmanın sipariş avansının ödenmesinden sonra sevkiyata hazırlanacağını, teslim süresinin sipariş avansına müteakip 10 gün olarak belirlendiğini, ancak malların taşınması bir yana...’in malları teslim etmediğini, asıl sözleşme yönünden bütün edimlerini eksiksiz yerine getirerek ödemelerini yapan davacı şirketin sözleşmeye konu malların teslim edilmediğini, davalının kötü niyetli tutumu karşısında 28.11.2019 tarihinde davalı yana ihtarname çekildiğini, ihtardan sonuç alınamaması üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, yine davalı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup bu süreçten de sonuç alınamadığını, davalı tarafından icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin davalı yönüyle kaldığı yerden devamına, haksız itirazdan dolayı alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket yetkilisi, veridiği cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği... isimli kişinin... Ltd.Şti.nin yetkilisi veya ortağı olmadığını, bu kişiye hiçbir surette şirketi temsilen sözleşme yapması için yetki verilmediğini, vekalet veya temsil yetkisi verilmediğini, davacı tarafın... isimli kişi tarafından dolandırılmış olup bu dolandırıcılığı yaparken şirketin adını kullandığını, takip alacaklısı davacı tarafla şirketi borç altına sokan hiçbir hukuki işlem ve hukuki eylem bulunmadığından davanın reddine, davacı tarafın % 20 tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Bilirkişiden alınan raporun sonuç kısmın göre; "...-Davacının davalı tarafından tanzim edilen 30.09.2019 tarihli, ... seri nolu kdv dahil 150.600.Euro bedelli faturayı davacı lehine kayıtlarına intikal ettirdiği, yine bu fatura bedeline karşılık olmak üzere davalı yanın ... şubesi nezdindeki... nolu iban hesabına toplamda 150.600.Euro tutarında ödemede bulunduğu, dolayısıyla davacının davalıdan yasal defterlerine göre takip ve dava tarihi itibarıyla herhangi bir alacağının görülmediği, -Davacı ile davalı arasındaki esas ihtilafın davacının iddia ettiği şekli ile ihtarname ekinde davalı yana gönderilen Ek-2 listesinde yer alan ödemesi yapılmakla birlikte davacı yana teslimi gerçekleştirilmeyen 42.325,40.Euro tutarındaki makine teçhizat bedelinden kaynaklanan bir alacak talebi olduğu, -Yapılan tetkiklerde davalı tarafından davacı yan adına düzenlenen 150.600.Euro luk fatura içeriği makine ve teçhizatın (takibe konu kısmı da kapsayan) davacı yana ne şekilde ne aracılığıyla (kargo vs.) sevk ve teslim edildiği hususunda sevk irsaliyesi, ambar teslim tesellüm, ve herhangi bir yazılı belgenin mevcut olmadığı, ibraz edilmediği, -Takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının makine alım satımına konu fatura bedelini davalının ilgili banka hesabına havale ettiği, ancak fatura içeriği mallardan takibe konu 42.325,40.Euro tutarındaki kısmın sevk ve tesliminin kanıtlanamadığının kabulü halinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 42.325,40.Euro ana para, 462,39.Euro temerrüt faizi olmak üzere toplamda 42.787,79.Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

1.Dava, İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında bir kısım kompresör makinesi parçasının Antalya ilinden Kazakistan'a taşınması hususunda sözleşme imzalandığını, temin edilen makinelerin taşınması için davalı şirket yetkilisi... ile 01/09/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı şirkete ödeme yapılmasına rağmen malların teslim edilmeyip dava dışı 3.kişilerin eline geçtiğini, sözleşmeye konu malların teslim edilmediğini ileri sürerek davalı şirkete ödendiği ileri sürülen 42.325,40-Euro'nun iadesinin talep edildiği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edildiği görülmüştür.

3.Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını,... isimli bir kimsenin şirket yetkilisi olmadığını, şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

4.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında dava konusu edilen sözleşmenin imzalanıp imzalanmadığı, şayet bir sözleşme mevcut ise sözleşmenin ifa edilip edilmediği, davacının ödendiği ileri sürülen paranın iadesini talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

5.Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi inkar etmiştir.

Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sözleşme örnekleri sunulmuş olup sözleşme üzerinde davalı şirket adına atılmış imza ile davalı şirket yetkilisinin cevap dilekçesi ekinde yer alan imzalar arasında benzerlik bulunmakla birlikte bu hususta incelemenin teknik uzmanlık gerektirmesi ve gerçek belgenin bizzat incelenerek değerlendirme yapılabilecek olduğu gözetilerek davalı şirket yetkilisinin mukayese imza ve yazı örnekleri dosya arasına getirilmiş, davacı vekiline sözleşme aslının sunulması için kesin süre verilmiştir. Ancak davacı tarafça sözleşme aslı olarak sunulan belgelerin renkli fotokopi-bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, üzerinde davalı şirketi temsilen atılmış fiziki bir imza bulunmadığı anlaşıldığından sözleşme üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair bir inceleme yapılamamıştır.

Davalı tarafça sözleşme ilişkisi kabul edilmediğinden geçerli bir sözleşme kurulduğu hususundaki ispat külfeti davacı üzerindedir. Davacı tarafça ıslak imzalı belge aslı dosyaya sunulmadığından imza incelemesi yaptırılamamıştır. Bu durumda davacının dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmenin davalı şirket adına bağlayıcı olduğunu ispat edemediği değerlendirilmiştir.

5.Davacı taraf davasında delil olarak 01/09/2019 tarihli sözleşmeye, 28/11/2019 tarihi ihtarnameye, icra dosyasına, tanık, yemin ve bilirkişi deliline dayanmıştır. Gerekçenin 4 nolu paragrafında açıklanan nedenlerle 01/09/2019 tarihli sözleşmenin davalı şirket yetkilisince imzalandığı ispat edilemediğinden hükme esas alınmamıştır. Her ne kadar davacı tarafça ticari defterlere dayanılmamış ise de 6100 sayılı HMK'nın 222/1. Maddesi uyarınca resen taraf ticari defterlerinin incelenmesi yönünde ara karar oluşturulmuş, süresi içerisinde davacı tarafça dosyaya ticari defterler sunulmuştur. Davacı ticari defterlerinin incelenmesinde davalı şirket tarafından düzenlenmiş bulunan 150.600,00-Euro bedelli 30/09/2019 tarihli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna karşılık davalı tarafça yapılan 42.325,40-Euro davacı ödemesinin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

6.Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin fatura borçlusuna verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Benzer şekilde, bir kimsenin bir faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olması o fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığı yönünde karine oluşturmaktadır.

Somut olayda, davacı tarafça sözleşme kapsamında sağlanması gereken makine ve parçalarının temin edilerek ulaştırılması gereken yere ulaştırılmadığı ileri sürülmüş ise de bu hususta davalı şirket adına düzenlenmiş bir iade faturasının ticari defterlerde yer almadığı, buna karşın davalı şirket tarafından düzenlenen faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tanığı Veysel Aydın'ın beyanlarında "Netice olarak ana makinamız bu süreç sonunda yerine ulaştı, yedek parçalar da ulaştı ancak hangi miktarda gittiğini, makinalarda ne kadar eksiklik olduğunu bilmiyoruz." şeklinde beyanlarının yer aldığı, yine davalı tarafça kabul edilmemiş ise de davacının kabulünde olan sözleşmede teslimatın "EXW ANTALYA" olarak gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, bu şekilde teslim şartı satışta, emtianın alıcı tarafından satıcının fabrikası veya işyerinden alınarak götürülmesi ilkesinin geçerli olduğu, malın yüklenmesinde ve taşınmasında satıcının bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu tür satışlarda yükleme sorumluluğunun alıcıda olduğu, alıcının bu işi bizzat kendisinin veya yardımcıları tarafından yapılacağı(Yargıtay ...H.D.;13.09.2017 T.,... K.) bu haliyle faturanın ihtirazı kayıtsız olarak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olması, davacının kabulünde olan sözleşmede EXW teslim kaydının yer alması ve davacı tanığının malların neticeten yerine ulaştığını belirtmesi, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamının belirli olmaması, davalı şirketin malların taşımasını da üstlendiğine dair somut bir delil bulunmadığı, bu haliyle fatura içeriği hizmetin davacı ticari defterlerine kayıtlı olması nedeniyle davacıya sağlandığının kabulü gerektiği değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

7.Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki bulunmadığına dair davalı tarafça somut bir delil bulunmadığı, davalı şirketin kendi ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu haliyle davacı ticari defterlerinde yer alan kayıtlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de davacının kötü niyetle hareket ettiği ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 5.277,32-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 5.097,42‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 56.742,42-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,

5.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

7.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog