Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/2827
Karar No
K. 2022/3309
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/2827 E.  ,  2022/3309 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/2827
Karar No: 2022/3309
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … / …
VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, ... İdare Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulunun 13/10/2005 tarihli ve 2005/194 sayılı kararıyla ile 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının, bu kararın kaldırılması istemiyle 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve E:… K:… sayılı kararının yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarihli ve K:… sayılı kararına karşı açtığı davada Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarih ve E:2016/19872, K:2017/25415 sayılı iptal kararı üzerine davacının meslekten çıkarma cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve K:… sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle 13/10/2005 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Hakimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararının, usulüne uygun savunması alınmadığından bahisle Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarih ve E:2016/19872, K:202017/25415 sayılı kararıyla dava konusu kararın iptaline karar verildiği, bunun üzerine Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından usulüne uygun olmayan 01/10/2004 tarihli savunma istem yazısı ile aynı şekilde yeniden savunmasının istenildiği, ayrıca savunma istem yazısı tebliğ edilmediği, mahkeme kararının tam ve doğru uygulanmadığı, 6087 sayılı Kanuna göre Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun mahkeme kararının uygulanmasını sağlayarak savunma isteme ve disiplin cezası verme yetkisinin bulunmadığı, hukuki kesinlik ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği, ağır ve bariz yetki tecavüzü nedeniyle dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının fiilleri 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası kapsamında değerlendirilerek sübuta eren fiilleri nedeniyle davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve 6087 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi uyarınca bu cezanın kaldırılması için yaptığı başvurunun reddinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından yargı kararında belirtilen hususun yerine getirilmesine yönelik olarak davacının Danıştay kararı uyarınca usulüne uygun şekilde yazılı savunmasının istenilmesi suretiyle yeniden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin, Danıştay 5. Dairesinin 28/12/2017 tarih ve E:2016/19872, K:2017/25415 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine tesis edilen ve davacının yeniden meslekten çıkarılmasına yönelik … tarih ve E:…-…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu Kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının, davacının ilk meslekten çıkarma kararının verildiği 13/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.

Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.

Dosyanın incelenmesinden, ... Vergi Mahkemesi eski Üyesi olan davacı, ... İdare Mahkemesi Üyesi olarak görev yaptığı dönemde hakkında ileri sürülen iddialar üzerine yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen rapora istinaden Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkartılmasına karar verildiği, ilgilinin bu karara karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile; itiraz talebi ise İtirazları İnceleme Kurulu'nun … tarihli … sayılı kararı ile reddedildiğinden, bahse konu kararın 03.04.2007 tarihinde kesinleştiği, meslekten çıkarılan davacı tarafından 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3.maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına yapılan yeniden inceleme talebinin reddine yönelik Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve E:2016/19872, K:2017/25415 sayılı kararı ile; savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılmadığı gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verildiği, davalı İdarece, söz konusu Danıştay kararı doğrultusunda, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile "2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun Meslekten Çıkarma Cezası başlıklı 69. Maddesinin son fıkrasına (Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.) göre hukuki nitelendirme yapılmadan savunma alınmasının hukuka uygun olmadığı" yönündeki Danıştay 5.Dairesinin kararının uygulanmasına, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 71 inci maddesi gereğince yapılacak müteakip işleme esas olmak üzere yazılı savunmasının istenilmesine karar verildiği, bu kapsamda belirtilen kararın ilgiliye tebliğ edildiği ve savunmasının alındığı, akabinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararı ile; İlgilinin 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3.maddesi uyarınca yaptığı başvuru hakkındaki Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararının kaldırılmasına, ilgilinin meslekten çıkarılmasına ilişkin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, soruşturma maddesinde açıklanan ve sübut bulan eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu bozacak nitelikte olmaları nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma cezası kararının yerinde olduğu, davacının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesine istinaden yaptığı söz konusu kararın kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 6087 sayılı Kanun’un geçici üçüncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılan yeniden inceleme talebi üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararı ile, meslekten çıkarılan davacı hakkında, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebinin reddine dair, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli … sayılı kararı yerinde olduğundan değiştirilmesine yer olmadığına, yeniden inceleme talebinin reddine karar verilmesi üzerine iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.

Dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerin ve meslekten çıkarılma kararının incelenmesinden, davacının "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemlerinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle davacının yoksun kaldığı hakların tazmini isteminin yasal dayanağı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/05/2022 tarihinde, davacı ve vekili Av…. ile davalı idare vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Davacının ... İdare Mahkemesinde hakim olarak görev yapmaktayken gerçekleştirdiği fiilleri nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle davacının, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla reddedildiği, itiraz talebinin ise İtirazları İnceleme Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla reddedilerek bahse konu kararın kesinleştiği, davacının 28/01/2011 tarihli dilekçe ile hakkında verilen meslekten çıkarma kararının 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi gereğince kaldırılması talebi ile yaptığı başvurunun Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin de Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine açılan dava neticesinde Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve E:2016/19872, K:2017/25415 sayılı kararı ile; savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılmadığı gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Bunun üzerine davalı İdarece, söz konusu Danıştay kararı doğrultusunda, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile "2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun Meslekten Çıkarma Cezası başlıklı 69. maddesinin son fıkrasına göre hukuki nitelendirme yapılmadan savunma alınmasının hukuka uygun olmadığı" yönündeki Danıştay 5. Dairesinin kararının uygulanmasına, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 71. maddesi gereğince yapılacak müteakip işleme esas olmak üzere yazılı savunmasının istenilmesine karar verilmiştir.

Bu kapsamda belirtilen kararın davacıya tebliğ edildiği ve savunmasının alındıktan sonra Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararı ile; davacının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca yaptığı başvuru hakkındaki Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararının, ilgilinin meslekten çıkarılmasına ilişkin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, soruşturma maddesinde açıklanan ve sübut bulan eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu bozacak nitelikte olmaları nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma cezası kararının yerinde olduğu, davacının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun geçici 3. maddesine istinaden yaptığı söz konusu kararın kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.

Anılan karara karşı davacı tarafından 6087 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılan yeniden inceleme talebi üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararı ile, meslekten çıkarılan davacı hakkında, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebinin reddine dair, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli … sayılı kararı yerinde olduğundan değiştirilmesine yer olmadığına, yeniden inceleme talebinin reddine karar verilmesi üzerine bu kararın iptaline ve 13/10/2005 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, davacı hakkında resmi belgeyi yok etmek, memuriyet görevini kötüye kullanmak, rüşvet almaya teşebbüs etmek ve suç delillerini gizlemek suçlarından dolayı yapılan ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, … sayılı kararında; rüşvet almaya teşebbüs etmek ve resmi belgeyi yok etmek suçlarından dolayı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca delil yetersizliğinden beraatine, suç delillerini gizlemek ve memuriyet görevini kötüye kullanmak suçlarından dolayı zaman aşımı süresi geçtiğinden davanın düşmesine karar verilmiş olup, anılan kararın Uyap üzerinden yapılan incelemesinde kesinleştiği görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanununun "Hakkında meslekten çıkarma kararı verilmiş olanların durumu" başlıklı Geçici 3. maddesinde; "2461 sayılı Kanun ile kurulan Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, haklarında meslekten çıkarma cezası verilen hâkim ve savcıların, bu cezanın kaldırılması için idarî dava açmadan önce, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurula başvurmaları gerekir. Genel Kurul, usulüne uygun yapılan başvurular üzerine, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda, talep halinde, başvuranın bizzat veya vekili aracılığıyla yazılı ya da sözlü savunmasını da almak suretiyle, başvurunun kabulüne veya reddine karar verir.

Başvurunun kabulü halinde; a) Önceki kararın kaldırılmasına, b) Hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulde aranan niteliklerin kaybedilmemiş olması şartıyla ilgilinin hâkimlik ve savcılık mesleğine tekrar atanmasına, c) Önceden verilmiş olan meslekten çıkarma cezasına konu eylem sebebiyle başka bir disiplin cezası verilmesine gerek gördüğünde eyleme uyan disiplin cezasına, karar verir. İkinci ve üçüncü fıkralar uyarınca verilen kararlara karşı, Başkan veya ilgili, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilirler. Yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir. İkinci fıkra uyarınca verilen başvurunun reddine ilişkin kesinleşen kararların iptali talebiyle ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya başvurulabilir. Bu dava, acele işlerden sayılır. Üçüncü fıkra uyarınca verilen kararlar yargı denetimi dışındadır." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, davacı hakkında yapılan soruşturmasının konusunu;

1.2001 yılında eşi N.T. tarafından 1/2 hissesi iktisap edilen Ankara'nın Mamak semtindeki konut için mal bildiriminde bulunmadığı,

2.Kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği, - Bu cümleden olarak;

a)Girmiş olduğu borç ilişkisi nedeniyle 17.04.2004 cumartesi günü ... İdare Mahkemesindeki çalışma odasında, "...lı" olarak bilinen bir kişi tarafından şahsına karşı şiddet kullanılmak suretiyle cep telefonunun alınması ve açık senet imzalamaya zorlanması üzerine, durumu Mahkemeyi korumakla görevli polis memurlarına bildirdiği halde, daha sonra bu şahsın akrabası olduğunu söyleyerek, olaya müdahale edip telefon ve senetleri geri alan memurların fail hakkında adli işlem yapmalarını engellediği,

b)M.D. isimli bayanın, Kömür Tevzi İşletmesinde geçici işçi statüsünde çalışmaktayken Valilikte sekreter olarak görevlendirilip sonra da iş akdinin feshedilmesinden dolayı … İdare Mahkemesinde dava takip eden Av. H.A.K.'nın vekaletiyle … İş Mahkemesinde açmış olduğu davanın lehine sonuçlanması üzerine, mahkeme kararının uygulanması ve adı geçenin Valilikteki eski görevine başlatılması için yakın ilişki içerisinde bulunduğu bu avukatın yönlendirmesiyle, ... eski İdare (halen Van Vergi) Mahkemesi Üyesi G.A. ile birlikte Vali ve Vali Yardımcaları nezdinde girişimlerde bulunduğu,

c)… İdare Mahkemesinde görülmekte olan davalarla ilgili hakkında rüşvete aracılık ettiğine dair iddia bulunan ve davacılarla irtibatı tespit edilen galerici H.Ö. ile gerek doğrudan gerekse eşi üzerine kayıtlı … nolu ve M.Ö.'ye ait … nolu telefon hatlarıyla temas kurduğu,

3.Yaptığı iş ve davranışlarla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısı uyandırdığı, Bu itibarla;

a)...'da faaliyet gösteren … Otel'in 3 ay süreyle kapatılmasına ilişkin ... Valiliği işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle İ.T. vekili Av. H.A.K. tarafından, … tarihinde … İdare Mahkemesinin … esasında açılan davada; adı geçen avukatla gerek doğrudan, gerekse eşine ait … nolu ve M.Ö. adına kayıtlı … nolu telefon hatlarıyla irtibat kurmak suretiyle, İdare Mahkemesi Başkanı Y.A.'nın muhalefetiyle aynı Mahkeme Üyesi G.A. ile birlikte ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair verdiği kararı, 23.02.2004 tarihinde Av. H.A.K.'ya Mahkeme Başkanının bilgisi dışında elden tebliği ettirdiği, bu hususta Mahkeme Başkanının tutanak tutması nedeniyle davacı vekilini yönlendirerek 24.02.2004 tarihinde Y.A.'nın reddedilmesini içeren reddi hakim dilekçesinin verilmesini sağladığı, kararın bir suretinin de hızlı bir şekilde idareye tebliği için postaneden görevli çağırdığı, bilahare reddi hakim talebi ve yürütmenin durdurulması isteminin esastan reddedilmesi üzerine karar taslağının Üye M.S. tarafından yazılıp imza için 14.06.2004 tarihinde Y.B.'ye gönderildikten sonra, bu üye ile birlikte yürütmenin durdurulması talebinin reddine ilişkin kararın tebligatının geciktirilmesi maksadıyla dosyayı kaybettiği,

b)N.T. vekili Av. H.A.K. tarafından "Müvekkilince işletilen Otelin, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü hükümleri uyarınca üç ay süreyle kapatılmasına ilişkin … gün ve … sayılı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu kararı ve 14.05.2004 tarihli ... Valiliği olur'unun iptali ve yürütmenin durdurulması " ile Başkan Y.A.'nın reddedilmesine dair reddi hakim talebini içeren 28.05.2004 tarihli dilekçeyle, … İdare Mahkemesinin … esasında açılan davada; adı geçen avukat ile gerek doğrudan gerekse eşi üzerine kayıtlı … nolu ve M.Ö.'ye ait … nolu telefon hatlarıyla temas kurarak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 36'ncı maddesine aykırı olarak, Mahkeme Başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın teşekkül ettirdiği heyetle Y.B. ile birlikte M.S.'nin muhalefetiyle ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiği,

c)...'da faaliyette bulunan ... Otel müsteciri Y.A.'nın, işletmekte olduğu ... Otelinin fuhşa teşvik, aracılık ve yer temin etme fiilleri nedeniyle üç ay süreyle kapatılmasına ilişkin … gün ve … sayılı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu kararı ve 19.04.2004 tarihli ... Valiliği olur'larının iptali ve yürütmenin durdurulması" istemiyle 26.04.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan ve Av. H.A.K.'nın vekaleti olmaksızın hariçten takip ettiği … İdare Mahkemesinin … esasına kayıtlı davada; davacının, Mahkeme Başkanı Y.A.'nın reddedilmesini içeren 03.05.2004 tarihli dilekçesinden sonra Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 36'ncı maddesine aykırı olarak Mahkeme Başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın oluşturulan heyette, Y.B. ile birlikte diğer üye M.S.'nin muhalefetiyle ara kararına cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında yeniden bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına dair karar tesis ettiği,

d)Y.E. tarafından … Belediye Başkanlığına karşı, "Kars Merkez … Mahallesi, … Ada, … ve … sayılı parsel üzerine yapılan inşaatın yıkımına ilişkin Kars Belediye Encümeninin … gün ve … sayılı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması" istemiyle açılan ve … İdare Mahkemesinin … sayılı esasına kayıtlı davada; Mahkeme Başkanının dosyayı Üye M.S.'ye havale edebileceği ve savunma alınıncaya kadar yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceği ihtimalini bertaraf etmek için daha önce hazırlanıp uygulanan, aylar itibariyle heyetin oluşumuna yönelik çizelgeyi dikkate alarak, dosyayı Haziran ayında beraber heyete katıldığı diğer üye Y.B.'ye havale edip Mahkeme Başkanının parafını taklit ettiği, dosyayı mübaşir Ç.Ö.'den istemesi sırasında, 15.06.2004 tarihinde durumun Mahkeme Başkanı Y.A. tarafından belirlenip tutanak tutulması üzerine, o akşam mesaiden sonra Mahkeme Başkanının odasına girerek parafı silip Y.A.'nın parafına daha çok benzetmek amacıyla yeniden paraf attığı,

e)K.Ş. tarafından Iğdır Valiliğine karşı, "İşletmekte olduğu … isimli içkili lokantanın 15 gün süreyle kapatılmasına ilişkin Iğdır Valiliğinin … gün ve … sayılı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle" açılan ve dava dilekçesi ekinde ancak İdare Mahkemesi hakimlerin bileceği mahkeme iç işleyişinden de bahsedilerek ... İdare Mahkemesi Başkanı Y.A.'nın reddedilmesine dair reddi hakim talebini içeren dilekçeyle … İdare Mahkemesinin … sayılı esasında açılan davada; davacıyla gerek doğrudan, gerekse eşi üzerine kayıtlı … nolu ve M.Ö.'ye ait … nolu telefon hatlarıyla temas kurarak Mahkeme Başkanı Y.A.'nın reddedilmesine yönelik 24.05.2004 günlü reddi hakim dilekçesini verdirdiği, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 36'ncı maddesine aykırı olarak teşekkül ettirdiği heyetle Mahkeme Başkanının katılımı olmaksızın Y.B. ile birlikte, M.S.'nin muhalefetiyle ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına karar verdiği, M.S.'nin bilgisi dışında, yerine muhalefet şerhini yazdırdığı ve bu üye tarafından karar henüz imzalanmadan davacıya elden tebliğ ettirdiği,

f)T.Ş. tarafından, Kars Valiliğine karşı, "İşletmekte olduğu … Müzikhol Taverna'nın Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu hükümleri uyarınca 60 gün süreyle kapatılmasına ilişkin Kars Valiliğinin 08.01.2004 tarihli işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle" 20.01.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan ve … İdare Mahkemesinin … sayılı esasına kayıtlı davada; Mahkeme Başkanı tarafından önceden hazırlanan çizelgeye göre, 2004 yılı Ocak ayında G.A. ile heyetin oluşacağını gözeterek, dosya üzerine ismini yazarak tarafına havalesi yapılmadan müzakereye getirip, Y.A.'nın muhalefetiyle savunma ve ara kararına cevap verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına karar verdiği, davalı idarece savunma ve ara kararına cevap verildikten sonra da üzerine havale yapılmadan dosyayı heyete getirerek Mahkeme Başkanı Y.A.'nın muhalefetiyle Y.B. ile birlikte yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiği,

g)M.Z.'nin, Iğdır Valiliğine karşı Iğdır Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı trafik ceza tutanağı ile kesilen 340,00 TL para cezası ve … nolu sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin işlemlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle 04.05.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle … İdare Mahkemesinin … sayılı esasında açılan ve heyet halinde karar verilmesi icabeden davada; adı geçen davacıyla eşine ait … nolu ve M.Ö. adına kayıtlı … nolu telefonlarla görüşerek, Y.B. tarafından, tek hakim sıfatıyla savunma ve ara kararına cevap verilinceye kadar yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair karar verilmesini sağladığı görülmektedir." hususları oluşturmaktadır.

Davacı hakkında isnat olunan soruşturma maddelerine ilişkin olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; 2001 yılında eşi N.T. Tarafından 1/2 hissesi iktisap edilen Ankara’nın Mamak semtindeki konut için mal bildiriminde bulunmadığının konuya ilişkin tapu sicil müdürlüğü belgeleri ve davacıya ait mal bildirimleri ile sabit olduğu, 17/04/2004 Cumartesi günü makam odasında şahsına karşı şiddet kullanılmak suretiyle cep telefonunun alınması ve açık senet imzalamaya zorlanması olayında durumu mahkemeyi korumakla görevli polis memurlarına bildirdiği halde daha sonra bu kişinin kendisinin yakını olduğunu söyleyerek, olaya müdahale edip telefon ve senetleri geri alan polis memurlarının işlem yapmalarını engellediği hususlarının, tanık beyanları ve davacının savunması ile sabit olduğu,

M.D. isimli bayan için vali ve vali yardımcıları nezdinde girişimde bulunduğunun tanık anlatımları ile sabit olduğu, … İdare Mahkemesinde görülmekte olan davalar ile ilgili olarak hakkında rüşvete aracılık ettiğine dair iddia bulunan ve bazı davacılarla telefon ile görüştüğü tespit edilen H.Ö. ile doğaldan görüştüğünün tanık ifadeleriyle, 500’ü aşan sayıda telefon görüşmeleri yaptığının ise GSM operatöründen temin edilen telefon görüşme detayları ile sabit olduğu, Konfor Otel davasında; davacı vekili Av. H.A.K. ile doğrudan irtibat kurduğunun tanık ifadeleriyle, adı geçen avukatla 300’ü aşan sayıda telefon görüşmesi yaptığının ise telefon görüşme detayları ile sabit olduğu, (Mahkeme başkanı Y.A.'nın muhalefetiyle) aynı mahkeme üyesi G.A. ile birlikte hareket ederek ara kararına cevap ve savunma gelinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararı G.A. ve Y.A. tarafından imzalanmadan sadece kendi imzası ile davacı vekiline mahkeme başkanının bilgisi olmadan elden tebliğ ettirdiğinin 24/02/2004 tarihli tutanak ile, kararın bir suretinin hızlı bir biçimde davalı idareye tebliği için postaneden görevli çağırdığının tanık anlatımları ile sabit olduğu, … Otel davasında; davacı vekiliyle ile gerek doğrudan gerekse telefon ile temas kurduğunun (yukarda izah edildiği üzere) sabit olduğu, … Otel davasında; reddi hâkim istemi üzerine mahkeme başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın oluşturduğu heyette Y.B. ile birlikte hareket ederek (diğer Üye M.S.'nin muhalefetiyle) ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiğinin, ... Oteli davasında; reddi hâkim dilekçesinden sonra mahkeme başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın oluşturulan heyette Y.B. ile birlikte hareket ederek (diğer Üye M.S.'nin muhalefetiyle) ara kararına cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında yeniden bir karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına karar verdiğinin soruşturma dosyası içindeki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu, Kars merkezdeki bir inşaatın yıkımına ilişkin … esas sayılı davada; mahkeme başkanının parafını taklit ederek dava dosyasını Y.B.'ye havale ettiğinin tanık beyanı ve ... Kriminal Polis raporu ile sabit olduğu,

Kardelen isimli içkili lokanta davasında; davacı K.Ş. ile doğrudan görüştüğünün tanık beyanlarıyla, telefon görüşmeleri yaptığının ise telefon görüşme detayları ile sabit olduğu, reddi hâkim dilekçesinden sonra mahkeme başkanının katılımı olmaksızın oluşturduğu heyette Y.B. ile birlikte hareket ederek (diğer Üye M.S.'nin muhalefetiyle) ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiğinin soruşturma dosyası içindeki bilgi ve belgelerle, M.S.'nin bilgisi dışında onun yerine muhalefet şerhi yazdığının ve karar bu üye tarafından imzalanmadan davacıya elden tebliğ ettirdiğinin tanık beyanları ve 28/05/2004 tarihli tutanak ile sabit olduğu, … Müzikhol Taverna davasında; dosya kendisine havale edilmeden dosya üzerine ismini yazarak müzakereye getirip (mahkeme başkanı Y.A.'nın muhalefetiyle) savunma ve ara kararına cevap verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına karar verdiği hususlarının soruşturma dosyası içindeki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu, … esas sayılı (Trafik para cezası ve sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınmasına ilişkin olup) heyet halinde karar verilmesi gereken ancak Y.B. tarafından tek hâkimli olarak savunma ve ara kararına cevap alınıncaya kadar yürütmenin durdurulmasına karar verilen dosyanın davacısı M.Z. ile 150’den fazla telefon görüşmesi yapmış olduğunun telefon görüşme detayları ile sabit olduğu, davacının diğer Hâkimler G.A. ve Y.B. ile birlikte hareket ederek doğruluk ve tarafsızlıktan uzaklaştığı, eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Tüm bu hususlar ile birlikte davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. Maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca anılan cezanın kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle 13/10/2005 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,

2.Davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,

3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere , 18/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.