1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/137 Esas - 2022/220
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 28/10/2017 günü müvekkillerinden ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı ... idaresindeki aracın kazaya karışması neticesinde ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin müşterek çocukları olan ...'un vefat ettiğini belirterek her bir müvekkili için 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL destekten yoksun kalna tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini, 02/01/2018 tarihinde 10.973,32 TL ödeme yapıldığını, başkaca bir bakiyenin kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, davacı tarafın kazayı göze alaraktan çocuğun ailesi aracın ön koltuğunda camı yarı açık, emniyetsiz, emniyet kemeri takılmamış, çocuk koruma puseti olmadan yola çıkıldığını, ayrıca hatır taşıması indirimi talebinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan araç kiralama sözleşmesi gereği aracın teslim tarihi itibariyle sona erecek uzun süreli kiralama sözleşmesi olduğunu, bu nedenle araç üzerindeki fiili hakimiyet ve işleten sıfatının davalı ...'ya geçtiğini, müvekkili ile yapılan sözleşmenin niteliği gereği işleten sıfatını kaybettiğini belirterek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Adana CBS, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, ... A.Ş. Müdürlüğü, ... A.Ş. Müdürlüğü, Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü, Niğde Emniyet Müdürlüğü, Adana SGK İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların müşterek çocuklarının ölümü sonucunda destekten yoksunluk zararına uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 53.maddesinde ise, ölüm halinde uğranılan zararların özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesinde "İşleten" sıfatının tanımlandığı, buna göre işletenin araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğu, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimsenin işleten sayılacağı, 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 99.maddesinin 1.fıkrasında zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacının, zarar görenin kendisine başvurması tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde poliçe teminatı kapsamındaki zararı ödemesi gerektiği belirtilmiştir.
Kusur bilirkişisi Emniyet Müdürü ...'dan alınan 28/11/2018 tarihli raporda, 28/10/2017 günü meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un ise tali ve %25 oranında kusurlu olduğu hususunda görüş bildirilmiş, ancak aynı kazaya ilişkin olarak Adana 3. ATM'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında alınmış olup da örneği dosyamız arasında bulunan kusur bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında tam kusurlu ve ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüş, mahkememizce söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından talimat mahkemesi aracılığıyla eski Karayolları Fen Heyeti mensubu bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 06/05/2019 tarihli raporda davalı sürücü ...'nun meydana gelen olayda %100 oranında tamamen kusurlu ve davacı sürücü ...'un ise olayda kusursuz bulunduğu bildirilmiş, bu suretle kusur raporları arasındaki çelişki giderilmiştir.
Dosyamızda alınan ilk kusur raporundan sonra aktüerya bilirkişisi ...'tan alınan 17/01/2019 tarihli raporda, davalı sürücü ...'nun %75 oranındaki kusur durumuna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 Teknik Faiz uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacılardan ... için 9.605,81 TL, davacılardan ... için 39.559,96 TL,davalı ... A.Ş yönünden davacılardan ... için teminat dışı, davacılardan ... için 6.425,63 TL olduğuna ilişkin görüş bildirildiği görülmüş, davacılar ile davalı sigorta şirketleri vekillerince bu rapora itiraz edilmesi üzerine öncelikle kusur raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra dosyanın yeniden aynı aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek alınan 31/10/2019 tarihli ek raporda davacılardan ...'un alabileceği destek tazminatının 33.922,60 TL, davacılardan ...'un alabileceği destek tazminatının 58.357,20 TL olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiş, davacılar vekili ile davalı sigorta şirketleri vekilleri ek rapora karşı itiraz dilekçelerini sunmuştur.
Mahkememizce dosyanın daha önce rapor düzenlemeyen aktüerya bilirkişisi ...'ya tevdi edilerek 24/03/2020 tarihli raporda, ...'nun %75 oranındaki kusur durumuna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 Teknik Faiz uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacılardan ...'un alabileceği destek tazminatının 42.636,59 TL, davacılardan ...'un alabileceği destek tazminatının 80.701,85 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, davacılar vekili ile davalı sigorta şirketleri vekilleri ve davalı ... vekilince rapora itiraz edilmesi üzerine aynı bilirkişiden alınan 14/07/2020 tarihli raporda taraf vekillerinin itirazlarını karşılar değerlendirmelerin yapıldığı, kök raporda itirazlara yönünden değiştirilmesi gereken herhangi bir hususun bulunmadığının ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacılar vekili 01/03/2021 tarihli talep artırım dilekçesi sunmuş, talebini davacılardan ... için 125.273,58 TL, davacılardan ... için 82.686,78 TL'ye çıkarmış, talep artırma dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Yargılama sırasında 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas-2020/40 Karar sayılı ve 17/07/2020 günlü kararıyla 2198 sayılı KTK'nın bir kısım hükümlerinin iptaline karar verildiği, iptal kararına konu hükümlerin bu kanundan kaynaklanan tazminat hesabında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına atıf yapan hükümleri de içerdiği, bu kapsamda genel şartlarda yer alan "%1.8 Teknik Faiz" uygulamasının devam etmekte olan eldeki davada uygulanma imkanının kalmadığı gözetilerek, dosya yeniden aktüerya bilirkişisi ...'ya tevdi edilerek TRH-2010 Bakiye Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Formülü bir arada uygulanmak suretiyle zarar hesabı yapılması istenilmiş, bu suretle alınan 26/07/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda davacılara sigorta şirketince yapılan ödemeler güncellenerek mahsup edildikten sonra davacıların bakiye destekten yoksunluk zararının davacılardan anne ... için 189.413,52 TL, davacılardan ... için107.658,94 TL olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiş, davacılar vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin rapora karşı itirazları üzerine bu itirazlar irdelenip değerlendirilmek suretiyle düzenlenen 20/12/2021 tarihli ek hesap bilirkişi raporunda davacıların bakiye destekten yoksunluk zararının davacılardan anne ... için 305.150,76 TL ve davacılardan ... için 177.696,25 TL olduğunun tespit edildiği, davacıların tespit edilen bakiye zarar tutarlarının davalı ... A.Ş.'nin kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi teminat limitini aştığı gözetilerek yapılan garame hesabında davacıların bu sigorta şirketinden talep edebileceği bakiye zararlarının anne ... için 188.860,78 TL ve baba ... için 107.297,87 TL olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir.
Davacılar vekilinin 31/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ettiği, davacılardan ... için 305.150,76 TL, davacılardan ... için ise 177.696,25 TL olmak üzere toplam 482.847,01 TL talep etmiş, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalılardan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde. kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinden önce yapılan araç kiralama sözleşmesiyle diğer davalı sürücü ...'ya kiralandığı, geri teslim tarihi itibariyle sona erecek kira sözleşmesinin uzun süreli kira sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu sebeple araç üzerindeki fiili hakimiyetin ve işleten sıfatının adı geçen sürücüye geçtiği savunulmuş ise de, cevap dilekçesi ekinde fotokopisi sunulan ve adi yazılı şekilde düzenlenmiş 25/10/2017 tarihli "araç teslim formu"nun incelenmesinde, bahse konu ... sayılı aracın 25/10/2017 çıkış tarihli olarak ... imzasına teslim edildiğinin belirtildiği, formun "dönüş tarihi" kısmında gün ve ay haneleri boş bırakılmak suretiyle yıl hanesinde "2017" rakamının yazılı olduğu, dava sebebi trafik kazasının 28/10/2017 tarihinde meydana geldiği, anılan formda aracın teslim tarihi için kesin ve belirli bir sürenin bulunmadığı, formun adi yazılı şekilde her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğu, kaldı ki formdaki aracın çıkış tarihi ve kaza tarihi arasında 3 günlük sürenin bulunduğu, bu sürenin uzun süreli kira sözleşmesi niteliğinde kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak davalılardan ... vekilinin kiralama sözleşmesi sebebiyle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
Toplanan deliller, mahkememizce talimat mahkemesi aracılığıyla eski Karayolları Fen Heyeti mensubu bilirkişi kurulundan alınan ve hükme elverişli bulunan 06/05/2019 tarihli kusur raporu, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözügeçen iptal kararı doğrultusunda tarafların itirazları da irdelenmek suretiyle aktüerya uzmanı bilirkişiden TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant formülü uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamaya dayanan alınan 20/12/2021 tarihli ek hesap bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 28/10/2017 günü davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... Bulvarını takiben Döngel Kavşağı yönünden ... Kavşağı yönüne seyri sırasında olay yeri olan dönüş adalı kavşağı geldiğinde ön ilerisinde sağ şeritte seyir halinde iken sola dönüş yapmak isteyen davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazaya karışan araçlardan davacı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davalı ... A.Ş nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ise kaza tarihi itibariyle davalı ... adına kayıtlı olup davalılardan ... A.Ş. (eski unvanı ... A.Ş.) nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında tam kusurlu olduğu ve adı geçen davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı, mahkememizce aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 20/12/2021 tarihli ek hesap bilirkişi raporundan dava tarihinden önce davacılara yapılan tazminat ödemesi güncellenip zararlarından mahsup edildikten sonra davacıların bakiye destekten yoksunluk zararının davacılardan anne ... için 305.150,76 TL ve davacılardan ... için 177.696,25 TL olduğunun tespit edildiği ile davacıların tespit edilen bakiye zarar tutarlarının davalı ... A.Ş.'nin kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi teminat limitini aştığı gözetilerek yapılan garame hesabında davacıların bu sigorta şirketinden talep edebileceği bakiye zararlarının anne ... için 188.860,78 TL ve baba ... için 107.297,87 TL olduğunun belirtildiği, kaza tarihi itibariyle 4 yaşında olan müteveffa küçük çocuklarını ön koltukta ve emniyet kemeri takılı olmaksızın seyahat ettirmekle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu oldukları kabul edilerek davacıların bilirkişi marifetiyle hesaplanan söz konusu zararlarından ayrı ayrı %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacılardan anne ...'un destekten yoksun kalmakla talep edebileceği bakiye tazminat tutarının (305.150,76 TL X %80=) 240.181,93 TL ve baba ...'un destekten yoksun kalmakla talep edebileceği bakiye tazminat tutarının (177.696,25 TL X %80=) 139.327,40 TL olduğu, davalı sürücü ... ve işleten ...'ın haksız fiil niteliğindeki eylemden kaynaklanan destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat yükümlülüğünün küçüğün vefatının gerçekleştiği 30/10/2017 tarihi itibariyle gerçekleştiği, davacılar tarafından 04/12/2017 tarihinde yapılan başvuruya rağmen poliçe kapsamındaki tazminat ödeme yükümlülüğünü yasal 8 iş günü süresinde gidermeyen davalı ... A.Ş.'nin 15/12/2017 tarihi itibariyle temerrüdünün gerçekleştiği ve zarara neden olan aracın hususi nitelikte olduğundan temerrüt tarihlerine göre hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş, davalı ... A.Ş. vekilince davacıların ıslah dilekçesine cevaben davacıların davasını 2 defa ıslah etmiş oldukları belirtilerek 2.ıslahın geçerli olmadığı savunulmuş ise de davacıların davasının HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığı, davacılar vekilinin yargılama sırasında verdiği 01/03/2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle dava konusu tazminat taleplerini artırdığı ve daha sonra verdiği 31/12/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu tazminat taleplerini kısmen ıslah ettiği anlaşılmakla belirsiz alacak davası niteliğinde açılan tazminat davasında Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da gözetilerek dava konusu alacak belirli hale gelinceye kadar davacı tarafın 1 defa artırım ve 1 defa kısmi ıslah işlemi yapabileceği, dolayısıyla davacı tarafın artırım ve ıslah dilekçeleriyle dava konusu tazminat talebini 2 defa ıslah etmiş sayılamayacağı kanaatine varıldığından adı geçen davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilmemiş, sonuç olarak davalılardan ... A.Ş.nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davacıların bu davalıya yönelik davalarının ayrı ayrı reddine, davacıların davalılardan ... A.ş, ... Ve ...'a yönelik davalarının kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacılardan ... için 139.327,40 TL maddi tazminatın (davalı ... A.Ş bakımından 107.297,87 TL ile sınırlı olarak) davalılar ... ve ... bakımından 30/10/2017 tarihinden ve davalı ... A.Ş bakımından 15/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınan davacı ...'a verilmesine, davacılardan ... için 240.181,93 TL maddi tazminatın (davalı ... A.Ş bakımından 188.860,78 TL ile sınırlı olarak) davalılar ... ve ... bakımından 30/10/2017 tarihinden ve davalı ... A.Ş bakımından 15/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınan davacı ...'a verilmesine, davacılar ... ve ...'un fazlaya destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacıların davalılardan ... A.Ş'ye yönelik davalarının ayrı ayrı REDDİNE,
2.Davacıların davalılardan ... A.Ş, ... ve ...'a yönelik davalarının KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile;
a)Davacılardan ... için 139.327,40 TL maddi tazminatın (davalı ... A.Ş bakımından 107.297,87 TL ile sınırlı olarak) davalılar ... ve ... bakımından 30/10/2017 tarihinden ve davalı ... A.Ş bakımından 15/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınan davacı ...'a verilmesine,
b)Davacılardan ... için 240.181,93 TL maddi tazminatın (davalı ... A.Ş bakımından 188.860,78 TL ile sınırlı olarak) davalılar ... ve ... bakımından 30/10/2017 tarihinden ve davalı ... A.Ş bakımından 15/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınan davacı ...'a verilmesine,
c)Davacılar ... ve ...'un destekten yoksun kalmaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3.Alınması gerekli 25.924,33 TL ilam harcından peşin alınan 974,78 TL peşin harç ile 709,95 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.684,73 mahsubu ile bakiye 24.239,60 TL nisbi karar ve ilam harcının davalılar ... A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (davalı ... A.Ş.'nin 20.230,62 TL ile sınırlı olmak üzere),
4.Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı ve 974,78 TL peşin harç, 709,95 TL ıslah harcı olmak üzere olmak üzere toplam 1.720,63 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalılar ... A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 5.701,70 TL tebligat, posta giderinden kabul ve red oranına göre 552,46 TL yargılama giderinin 4.481,44 TL yargılama giderinin davalılar ... A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş.'nin 3.497,16 TL ile sınırlı olmak üzere), bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 35.015,70 TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş.'nin 29.181,13 TL ile sınırlı olmak üzere),
7.Davalı ... A.Ş. lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
8.Davalılar ... A.Ş, ... ve ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 13.767,02 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
9.Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider ve delil avansı bulunması durumunda karar kesinleştiğinde uyap kontrolü de yapılarak avansı yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/03/2022 Katip ... Hakim ...