Esas No
E. 2023/18633
Karar No
K. 2024/749
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/18633 E.  ,  2024/749 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/1504 E., 2022/426 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu(Kapatılan) 35. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2013/272 Esas, 2014/669 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu(Kapatılan) 35. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2013/272 Esas, 2014/669 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2018 tarihli ve 2014/12052 Esas, 2018/6737 Karar sayılı kararı ile; "Hükmün gerekçe bölümünde sanıkların suçunun sübut bulduğunun belirlenmesine karşın, hüküm fıkrasında ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanıkların beraatlerine karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişki oluşturulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/621 Esas, 2019/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 26.09.2019 tarihinde itirazın reddiyle kesinleşmiştir.

5.Sanığın denetim süresi içinde 28.08.2020 tarihinde işlediği cinsel taciz suçundan Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01.04.2021 tarihli ve 2021/313 Esas, 2021/689 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 26.11.2021 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/1504 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Suç tarihinden itibaren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.09.2019 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 28.08.2020 tarihi arasındaki duran süre de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/1504 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog