Esas No
E. 2021/21818
Karar No
K. 2024/1122
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/21818 E.  ,  2024/1122 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/651 E., 2016/147 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Boyabat Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanığa gelirine göre eksik ceza verildiğine, bu cezanın taksitlendirilmesinin caydırıcı olmadığına ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

2.Sanığın temyiz isteğinin; yazıdaki sözlerin eleştiri niteliğinde olduğuna, ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamındaki sözlerin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle korunduğuna, siyasetçilere yönelik eleştirileri sınırlarının özel kişilere göre daha geniş olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR

Köşe yazarı olan sanığın, belediye başkanı katılana yönelik olarak Boyabat gazetesinde; “Okuyun da görün Boyabat Belediyesinde dönen dolapları” başlığı altında, “Vah Boyabat Belediyesi vah hem de vah. Bir başkan kurumu bu kadar mı lekeler, bu kadar mı ayaklar altına serer, bir insan bu kadar mı aciz duruma düşer. Her düzenlediğiniz evrakta buram buram şaibe kokuyor. Ey ..... gün gelecek saplandığın bataklıktan kimse seni kurtaramayacak” şeklinde yazı yayınlamak suretiyle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana hitaben söylediği kabul edilen sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog