2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili... Teknik Hırdavat Ve Büro Kırtasiye San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin teknik hırdavat ve büro kırtasiye malzemesi satmakta olup davalı ...’ın (... Mobilya) müvekkil şirketten 22.01.2016-21.12.2016 tarihleri arasında ekte dökümü sunulan irsaliyeli faturalardan kaynaklı malları satın aldığını ve söz konusu mallara ekli irsaliye ve faturalardan da anlaşıldığı üzere davalı borçluya teslim edildiğini, devam eden ticari ilişkiden kaynaklı borçlu tarafından davacı müvekkil şirkette bir kısım ödemeler yapılmış ise de davacı müvekkilin cari bakiye alacağı olan 23.374,94 -TL nin davalı tarafından ödenmediğini, Davacı müvekkil tarafından davalıya 22.01.2016-21.12.2016 tarihleri arasında satışı yapılan mallara ilişkin irsaliyeli fatura düzenlemiş olduğunu, davalıya satışı yapılan malların irsaliyeli faturalar ile davalıya teslim edildiğini, malları ve faturaları kabul eden davalının 8 günlük yasal süre içinde faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunmayıp , faturayı iade etmeyip ve fatura bedeli olan alacağı davacı müvekkile ödemediğini, Davacı ve Davalının 22.01.2016-21.12.2016 tarihli ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de bu hususlar açıkça anlaşılacağını, Müvekkil ile aralarında uzun süreden beri ticari ilişki bulunan davalı taraf davacı müvekkilini uzun süre oyaladığını, davalı tarafından ödemenin gerçekleşmemesi üzerine müvekkili alacağın tahsili için Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında cari bakiye alacağından kaynaklı takip yaptığını ve davalı haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunarak takibi durdurmuş olduğunu, müvekkili tarafından talep edilen alacakla ilgili arabuluculuğa başvuru yapılmış davalı taraf ile arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığını belirterek davalı borçlunu Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki borca itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına borçlunun takip alacağın %210 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, duruşmalara katılmadığı, davaya karşı cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır. Dava, satım sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine cari bakiye alacağı dayanak gösterilerek23.374,94 TL'nin talep edildiği ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinde davacı satıcı, davalı satın alandır. Satıcı davacı ürünü teslim ettiğini, davalı alıcı ise teslim edilen ürünlerin bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür.
Mahkememizin 01/11/2022 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı gereğince, tüm dosya kapsamı ve davacı tarafın ticari defterleri incelenerek takip konusu cari hesaba ilişkin faturaların davacı defterinde kayıtlı olup olmadığı, faturalara ilişkin düzenlenen sevk irsaliyelerinin imzalı olup olmadığı, davalının davacıya borcu var ise miktarının hesaplanması için Bilirkişinden alınan raporun sonuç kısmına göre;"Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davacının 2016-2017 yıllarına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK.
221.ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2016-2017 yılları yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Dosyada Bulunan Davalıya Ait Ba Formuna İlişkin Yapılan İncelemede; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ilgili Genel Tebliğlerine göre kdv hariç aylık 5.000,00 TL aşan mal ve hizmet alımlarını Ba Formu ile beyan etme zorunluluğu bulunduğu, Davacının davalıya düzenlediği faturalardan sadece 2016/8. Döneme ait olan faturaların bu beyan sınırını aştığı, bu dönemde toplam 7 faturanın bulunduğu, dosyada bulunan davalının 2016 yılı Ba formu üzerinde yapılan incelemede,; beyan sınırını aşan bu faturaların Ba formu ile beyan edildiği, diğer aylardaki alımların beyan sınırını geçmemesi nedeni ile beyan edilmediği,
İrsaliyeli Faturalar Üzerinde Teslime İlişkin Yapılan İncelemede;2016 yılında ticari defterlerde kayıtlı ve toplamı 27.168,12 TL olan 39 adet irsaliyeli faturadan 37 adedinin dosyaya sunulduğu, sunulan 37 adet faturada “Teslim Alan” bölümlerinin imzalı olduğu, Davacıya ait ticari defter kayıtlarında;Davacının 2015 yılından 15.073,27 TL alacağının 2016 yılına devrettiği, 2016 yılında davacının davalıya toplamı 27.168,12 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının 18.000,00 TL sı çek kalanı nakit olmak üzere toplam 18.866,44 TL ödemede bulunduğu, bu ödemelerden sonra davacının davalıdan 23.374,95 TL alacağının kaldığı, bu tutarın 2017 yılına devrettiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.374,95 TL alacaklı olduğu, takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 01/11/2022 tarihli celsesi 4 nolu ara karar gereğince; davalı tarafın ticari defterleri incelenerek taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin ve varsa kayıtlı olmayan faturaların ayrıca gösterilmesinin istenilmesi için Ankara ...Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişinden rapor alınmasına karar verildiği, talimat mahkemesince davalı ...'a ticari defterleri sunması için tebligat çıkarılmış ancak talimat mahkemesine herhangi bir belge, defterlerin sunulmadığı talimat evrakının işlemsiz olarak mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır.
İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Tüm bu nedenler ile; alacağa dayanak faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığı ticari defterler ibraz edilmediğinden tespit edilememiş ise de, davalının celp edilen BA formuna göre yed, adet faturanın vergi dairesine bildirildiği, sevk irsaliyeli faturalarda teslim alan kısımlarının imzalı olduğu ve davalı tarafın imza inkarı bulunmadığından bu konuda resen araştırma yapılması taraflarca getirme ilkesine aykırı olacağından davalı tarafın eksik ve ayıp savunması da bulunmadığından ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklikte gözetildiğinden süresinde ticari defterler ibraz edilmediğinden açık hesaba konu ürünlerin ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde davalıya teslim edildiği iddiasının ispatladı sonucuna ulaşılarak davanın davanın kabulüne, takip dosyasındaki alacak faturaya dayandığından (likit) davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasındaki ödeme emrine karşı yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,
2.İİK' nın 67/2. Maddesi uyarınca, kabul edilen bedelin %20' si oranında hesap edilen 4.674,98 TL tazminatın davalından alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 1.596,74 TL karar ve ilam harcının yatan 282,32 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.314,42 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 282,32 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 222,00 TL posta ve diğer giderler ile 1.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.585,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6.6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023 Katip ... Hakim ... ¸ e imza e imza