3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.11.2021 tarihinde...plakalı aracın müvekkili ...’e ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın İzmir ili, ... sokakta meydana geldiğini, müvekkilinin trafik kurallarına uygun şekilde park halindeki aracına sigortalı araç sürücüsünün çarpıp kaçtığını, bu nedenle taraflar arasında bir kaza tespit tutanağı tutulmasının mümkün olmadığını ve polis memurlarınca tutanak tutulduğunu, sigortalı araç sürücüsünün müvekkilinin aracında meydana gelen zarara tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu durumun Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, davalı ...Ş.'ye sigortalı aracın 19.12.2020-19.12.2021 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olması nedeniyle husumet yöneltildiğini, davaya konu kaza İzmir'de meydana geldiğinden uyuşmazlığın çözümünde İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidildiğini, dava şartı yerine getirilmiş ise de anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk aşamasında son tutanağın düzenlendiği tarih itibari ile yürürlükte olan AAÜT ne göre tayin olunan maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğini, yapılan başvurunun davalı ... tarafından 15 gün içinde cevaplanmadığını, zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketine karşı yapacağı yazılı bildirim karşısında sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasında 8 iş günü içinde tazminatı ödemek zorunda olduğunu, kanuni sürede sigorta teminatını özürsüz olarak ödemeyen sigorta şirketlerinin temerrüde düşeceğini, müvekkili adına davalı ... şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarının 04.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı ...Ş. ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 17.10.2022 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne, şimdilik 100,00 TL değer kaybı zararının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 17.10.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekâlet ücretine hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresi İstanbul da olduğundan HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının arabuluculuk başvurusundan önce müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulmadığından, kusur ve zarar miktarı hususunda herhangi bir inceleme yapılamadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... no'lu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 19/12/2020-19/12/2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde doğacak rizikolara karşı teminat altına alındığını, davaya konu hiçbir meblağı kabul teşkil etmemek kaydıyla, poliçeden dolayı müvekkili şirketin hasar tarihindeki sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 43.000,00 TL, kaza başına 86.000,00TL ile sınırlı olduğunu, maddi zararlardan ötürü sigortacının, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, gerçek zararın tazmini ilkesi gereği, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişiler tarafından, inceleme yapılarak araçta oluşan değer kaybının belirlenmesi ve meydana gelen kazada oluştuğu iddia olunan zararın net bir şekilde ortaya konulması ve sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı bedelinin son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER
... No'lu Poliçe, olay anına ilişkin kamera kayıtları, Türkiye Noterler Birliği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve ... Sigorta A.Ş. yazı cevapları, Tanıklar ... ve ... beyanları, Otomotiv alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 05.07.2023 bilirkişi raporu,
Davacı vekili sunmuş olduğu 16.10.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporunda mağdur araçta meydana gelen değer kaybının 12.000,00 TL olduğu tespit edildiğinden davayı ıslah ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile 12.000,00 TL değer kaybı tazminat bedelinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının ZMMS poliçesi kapsamında tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur.
85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur. 2918 Sayılı yasanın 91/1.maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. 2918 Sayılı yasanın 92.maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99.maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Davacının bildirdiği tanıklar dinlenilmiş, davalının sorumluluk durumunun tespiti yönünden otomotiv bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, olay anına ilişkin kamera kaydı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davalı ... tarafından sigortalı...plaka sayılı araç, gündüz vakti, meskun mahal İzmir İli, ... Sokak üzerinde seyir halınde iken dikkatini yeterince seyir yönüne vermediği, seyir şeridini dikkatle izlemesi gerekirken bu kurala uymadığı, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, hızını kullandığı aracın görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, aracının hızını görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlamadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak aracının sağ ön kısımları ile, 683 Sokak üzerinde iki şeritli yolun sağ şeridinde park halinde bulunan davacıya ait aracın sol yan kısımlarına sevk ve idare hatasıyla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla çarparak kazaya neden olduğundan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-a maddesi uyarınca “Sürücülerin geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır” kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün trafik kurallarına ve nizamlara uygun bir şekilde kendisine ayrılan yol bölümünde park halinde olduğu, trafiğin akmasına ve trafik düzenine engel teşkil etmediği, söz konusu kazada önlem alma imkanı bulunmadığından ve herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... poliçe kapsamında davacıya ait araçta oluşan gerçek zararlardan oluşan değer kaybından kaynaklanan zarardan poliçe limiti dahilinde sorumludur. Kaza tarihi itibari ile araç davacı adına kayıtlıdır. Bu nedenle davacının değer kaybı zararını davalıdan talep hakkı bulunmaktadır.
Araçtaki değer kaybı yönünden toplanan delillere göre yapılan değerlendirmede, araçtaki değer kaybının yargıtay yerleşik içtihatlarına göre aracın kaza tarihinden önceki ikinci el piyasa rayiç değeri olan 150.000,00 TL ile araç onarıldıktan sonraki aracın ikinci el piyasa rayiç değeri olan 138.000,00 TL arasındaki fark olan 12.000,00 TL olarak kabulünün gerektiği, araçta bulunan 12.000,00 TL değer kaybından davalının sorumlu olduğu, davalıya ait aracın kullanım amacının ticari olması nedeniyle davacının avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili tarafından AAÜT 16. maddesi gereğince arabuluculuk vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de; 6100 sayılı HMK uyarınca açılan davada dava nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilebileceği, dava dışındaki vekalet ücretinin yargılama sonucunda hüküm altına alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, talep edilen ve bahse konu yasal düzenlemenin vekil ile müvekkil arasındaki iç ilişki ile ilgili bir düzenleme olması nedeni ile bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ İLE; 12.000,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Arabuluculuk vekalet ücreti talebinin reddine,
3.Alınması gereken 819,72 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL nispi harç ile 204,00 TL ıslah harcı indirildikten sonra bakiye 535,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL nispi harç ile 204,00 TL ıslah harcı toplamı 365,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacının yapmış olduğu 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 277,75 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 1.777,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8.Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)