Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/244
Karar No
K. 2023/1245
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/244 Esas
KARAR NO: 2023/1245
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/03/2020
KARAR TARİHİ: 08/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/12/2023

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;17.12.2018 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ... Caddesi üzerinde scyir halinde iken, yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen müvekkiline çarparak, müvekkilinin yaralanmasına ve bedensel zarara uğramasına sebep olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin çarpmanın etkisiyle çarpan otomobilin bir parçası ile birlikte havalanarak kazanın meydana geldiği ... numaradan ... numaranın önüne kadar sert bir biçimde savrulduğunu, çarpmanın etkisiyle savrulmasından da anlaşılacağı üzere kazanın davalı sürücünün kazanın meydana geldiği yol üzerinde sık aralıklarla bulunan trafik ışıklarına ve ikaz tabelalarına rağmen, tüm dikkat ve özenini kullandığı araca vermeyerek, hız limitine aykırı biçimde seyretmesinden ve fren tedbirine başvurmamasından kaynaklı olarak davalı sürücünün kusuruyla gerçekleştiğini, kaza sonrasında olay yerine gelen polis ekipleri tarafından tanzim edilen Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında olayın meydana geliş şekli ve olay yeri fiili duruma aykırı tespitler yapıldığını ve kusur tespitinin hatalı yapıldığını, müvekkilinin yaralanmış olması sebebiyle acil olarak ambulansla hastaneye kaldırıldığından, kaza tespit tutanağının hazırlanması sırasında kendisinin beyanlarının alınamadığını, salt sürücü beyanlarına itibarla tutanak tanzim edildiğini, dava konusu kazada yaya geçidinin virajdan hemen sonra geldiğini, dolayısıyla şürücülerin viraj nedeniyle yavaş gitmekle yükümlü oldukları gibi, yaya geçidi nedeniyle daha da yavaş ve dikkatli olmaları gerektiğini, müvekkilinin sert düşüşü, havalanarak savrulması dikkate alındığında sürücünün viraj ve yaya geçidinden kaynaklanan hız sınırlarına riayet etmediğinin açıkça anlaşılacağını ancak tutanakta bu hususlara yer verilmediğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... Soruşturma, ...

K. Sayılı dosyası ile iş bu tutanağa itibarla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, bu karara itiraz ettiklerini ancak itirazlarının kabul görmediğini, kazanın oluş biçimi ve kusur durumunun helirlenmesi amacı ile konusunda uzman MEB Direksiyon Eğitmeni ve İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı ...'den olay yerinde keşif yapılmak ve Trafik Kaza Tespit Tutanağındaki tespitler de değerlendirilmek suretiyle Uzman Görüşü sunmasının talep edildiğini, ilgili mütalaada sürücünün 2918 sayılı KTK m. 52/b, 47/ c ve 47/d maddelerinde öngörülen kuralları ihlal ederek %70 oranında kusurlu davrandığının mütalaa edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin sol ayak biloğinde kırık, sağ dizinde kontüzyon ve sağ dirseğinde kırık meydana geldiğini, sol ayağına 13 vida 2 platin takıldığını, müvekkilinin iş bu kaza sebebiyle oluşan tedavi giderlerinin de davalılarca karşılanması gerektiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 26 yaşında olduğunu ve tekstil alanında "Bölge Müdür Yardımcısı" olarak çalıştığını, 17.12.2018 tarihinde geçirdiği iş bu kaza nedeniyle 2019 yılı Nisan ayına kadar çalışamadığını, müvekkilinin maluliyeti sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, maluliyetin kesin olarak belirlenmediğini, maluliyeti sebebiyle bakıma ihtiyaç duyduğunu, iş göremezlik, tedavi, bakım masraflarının yanı sıra hastaneye gidiş gelişlerde taksi ve sair ulaşım masrafları da yapmak durumunda kaldığını, ulaşım masrafları ve maluliyet sırasında katlanılması zorunlu diğer masraflar makbuz, dekont, vs. olmasa dahi hakkaniyet gereği takdir edilecek tutara göre ödenmekle yükümlü olan zarar kalemlerinden olduğunu, müvekkilinin maddi zararlarının tahsili talepli olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 05.11.2019 tarihli ihtarnamenin elden teslim edilmiş ve iş bu ihtamamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi gereken sürekli maluliyet tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı tazminatı, tedavi giderleri ile yol- ulaşım masraflarının ödenmesinin talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından bilirkişi raporunun tek taraflı olduğu, bu rapor ile işlem yapılamadığının belirtildiğini, savcılık tutanakları ile tesmi makamlara sunulan bilirkişi raporunun iletilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle uzun süre çalışamadığını, yeni evli olduğu dönemde dahi bakıma ihtiyaç duyduğunu ve eşine hem maddi hem manevi olarak yük olduğunu düşündüğünü, yoğun tedavi sürecinin de hayatını olumsuz yönde etkilediğini, müvekkilinin yaşadığı iş bu elem ve keder nedeniyle, davalınınkusur durumu da dikkate alınarak, sorumluluğun derecesi ve zararın kapsamı kesin belli olduktan sonra miktarı açıklanacak manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini talep ettiklerini, bilim çevrelerince; Alman ve İsviçre hukukunda da uygulandığı gibi davacının uğradığı zararın tümünün tazminini dava konusu yaptığında, hakimin, davacının dava açtığı anda göstermiş olduğu "geçici değer" ile bağlı kalmaksızın, olayın özelliklerini de dikkate alarak uygun miktarda manevi tazminala hükmedebileceği, bunun manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesine aykırı olmayacağı ve usul ekonomisine de uygun düşeceğinin kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle dava konusu trafik kazasında müvekkilinde meydana gelen bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı Kanunun 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek, belirgin hale gelmesini takiben arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50,00.-TL tedavi gideri, 50,00.-TL sürekli maluliyet tazminatı, 50,00.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve80,00.-TL geçici bakım tazminatı olmak üzere toplam200,00.-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sigorta limitini aşmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve mülteselsilen, bakiyesinin ise davalı ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, 6100 sayılı Kanunun 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre zarar ve sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra arturma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 20.000.-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri.

2.Kazanç kaybı.

3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. -Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. -Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” -Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. -Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen ...... tarihli raporda özetle; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyrini; mahal şartlarını dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde müteyakkız olarak sürdürmesi ve davacı yayanın kat etmiş olduğu mesafede dikkate alındığında bu yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya karşı ikazla birlikte zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almadan çarptığı, davacı yaya ... 'ın karşıdan karşıya geçmek için, olay mahalli yakınında bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmadan, kendi can güvenliği tehlikeye atarak soluna ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan kaplamaya girdiği, istikametine göre sol tarafından gelmekte olan otomobilin hızını ve konumunu dikkate almadan, ilk geçiş hakkını bu araca vermeden karşıdan karşıya geçişini sürdürmek istemesi neticesi kazanın meydana geldiği, avalı sürücü ...'ın, %20 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın, %80 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası ile Mahkememizce alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17/11/2020 tarihli raporu ile mevcut kaza tutanakları nazara alındığında maddi vakıa ve kusur yönünden çelişki bulunduğu anlaşılmakla kusur oranının tespiti amacıyla ... Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilen uzman 3 kişilik heyetten rapor tanzim edilmesi istenmiş, düzenlenen 20/03/2023 tarihli raporda özetle;... plakalı aracın davalı sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52.madesinin (A) ve (B) bendlerine aykırı davranışı nedeniyle kusurlu bulunduğu, davacı yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68. maddesine aykırı davranışı nedeniyle kusurlu bulunduğu, kusur derecelendirmesi için olaya neden olan asıl fiilin yayanın kural dışı davranışı olduğu, ancak yayanın kural dışı davranışı nedeniyle oluşması muhtemel kazayı engelleme kabiliyeti bulunan araç sürücüsünün de kural dışı davranışı nedeniyle bu kabiliyetini yitirdiği dikkate alınarak; ...'ın tali kusurlu; ....... 'un asli kusurlu olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı; kusur oranları irdelendiğinde ...'ın %20 oranında kusurlu, ........'ın %80 oranında kusurlu olarak kabul edilmesinin uygun olacağı, kolluk tarafından düzenlenen tutanaktaki kural ihlallerini belirten görüşün tarafımızca isabetsiz-eksik bulunduğu, dosyada mübrez, ATK tarafından 17/11/2020 tarih ve sayı ile sunulmuş rapordaki kanaate heyetin aynen katıldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası davacı yanın trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 03/01/2022 tarihli raporda özetle; davacı ........’in 17/12/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak %4.1(yüzdedörtnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Maluliyetin varlığı ve oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay ....... Hukuk Dairesinin ...... Esas ...... Karar sayılı ve yine aynı dairenin bu hususa ilişkin diğer içtihatları da dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta kaza tarihi olan 17/12/2018 tarihi itibari ile "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" yürürlükte olduğundan iş bu yönetmelik hükümleri uyarınca yeniden rapor alınmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01/08/2023 tarihli raporda özetle; davacı ........’in 17/12/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, , 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7 olup Tablo3.2’ye göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4(yüzdedört) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası mevcut iş göremezlik ve kusur tespitleri dikkate alınarak tazminat miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 25/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,

davacı tarafından talep edilen bakıcı tazminatı bakımından; dosyaya sunulan T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul ...... Adli Tıp İhtisas Kurulu ‘nun ...... sayılı raporu incelendiğinde, davacı tarafın bakıcıya muhtaç olmadığı tespit edildiğinden; hesaplanmadığı,

davacı tarafından talep edilen tedavi gideri tazminatı bakımından; her ne kadar dosyaya sunulan

5.390 TL lik fatura var ise de; bu faturaların davaya konu kaza ile illiyet durumunun tespiti ve buna ek olarak Sağlık Uygulamaları Tebliği uyarınca; SUT kapsamı ve haricindeki Tedavi giderleri yönünden hesaplama ve tespitin uzmanlık alanımız dışında olduğundan hesaplanmadığı, dava dışı ...... tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik bulunduğu davacının hesaplanan zararlarından indirimin olduğu öte yandan Dava dışı ...... tarafından Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı, davacı ........‘ın %4 maluliyet oranı ile hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 37.064,35 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 3.330,40 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 40.394,75 TL olduğu; her ne kadar dava dosyasına poliçe celp edilmemiş olsa da; hesaplanan tazminat tutarının teminat limitleri kapsamında olup olmadığı poliçenin celbi ile tespit edilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacı vekilinin alınan raporlar doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile değer arttırım dilekçesini ibraz ettiği, dilekçesinde; dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında talep ettiği 50,00-TL sürekli maluliyet tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 37.014,35-TL arttırmak suretiyle ve 50,00-TL geçici işgöremezlik tazminat taleplerini 3.280,40-TL arttırmak suretiyle sürekli maluliyet tazminatına ilişkin 37.064,35-TL'nin, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin 3.330,40-TL'nin, 50,00-TL tedavi gideri ve 50,00-TL geçici bakım tazminatının, davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline" ve ''20.000-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, şeklinde artırdıklarını bildirdiği ve bu doğrultuda harcı ikmal ettiği görülmüştür. -Bu doğrultuda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 17/12/2018 günü saat 08:00 sıralarında, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Eski Londra Asfaltını takiben ...... istikametinden Haznedar yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli No:49 önüne geldiğinde aracının sağ ön kısımlarıyla, istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ........'a çarpması neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiği görülmektedir. -Bu kapsamda davacı yayanın karşıdan karşıya geçmek için, olay mahalli yakınında bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmadan, kendi can güvenliği tehlikeye atarak soluna ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan kaplamaya girdiği, istikametine göre sol tarafından gelmekte olan otomobilin hızını ve konumunu dikkate almadan, ilk geçiş hakkını bu araca vermeden karşıdan karşıya geçişini sürdürmek istemesi nedeniyle kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu taraf olduğu, davalı sürücünün ise sevk ve idaresindeki otomobil ile seyrini; mahal şartlarını dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde müteyakkız olarak sürdürmesi ve davacı yayanın kat etmiş olduğu mesafede dikkate alındığında bu yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya karşı ikazla birlikte zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almadan çarptığından tali kusurlu olduğu, bu kapsamda mevcut raporlar ile belirlenen kusur oranlarının olayın şekline ve maddi gerçeğe uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davacının temin edilen tüm tedavi evrakları neticesinde Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının tüm vücut engellilik oranının % 4 olduğu iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin sabit olduğu görülmektedir. - Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu, iş gücü kaydı vd. hususlar nazara alındığında davacı ........'ın dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatı bedelinin 37.064,35 TL, kaza nedeniyle talep edebileceği geçici iş göremezlik bedelinin ise 3.330,40 TL;olduğu belirlenmiş, belirlenen bu tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Dava dilekçesinde yer alan fazlaya ilişkin bakım tazminatı ve belgelendirilmeyen tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiştir. -Bu doğrultuda davalıların dava konusu kazada araç sürücüsü ve ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı sıfatıyla iş bu maddi tazminat miktarından sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. -Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;

-Sabit olan 3.340,40 TL geçici iş göremezlik, 37.064,35 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 40.394,75 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalı ... yönünden 17/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,

2.Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; -7.500,00 TL manevi tazminatın 17/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,

3.Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.759,37-TL karar ve ilam harcından 69,00-TL peşin harç ile 688,14-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 757,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.002,23-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile),

4.Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 757,14-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile )

5.Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 512,33-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6.Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ),

7.Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 100,00- TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ........ Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,

8.Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine

10.Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 54,40 TL başvurma harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 2.155,00-TL Atk fatura bedeli, 942,10- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.651,50 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%79,17) göre hesaplanan 4.474,39-TL’sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile )

11.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ....... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%79,17) göre hesap edilen 1.045,04-TL'sinin davalılardan, 274,96-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

12.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.08/12/2023 Katip ......

(e-imzalıdır)

Hakim ......

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Kanun 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 2918 sayılı KTK m. 52/b, 47/ c ve 47/d maddelerinde öngörülen kuralları ihlal ederek %70 oranında kusurlu davrandığının mütalaa edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin sol ayak biloğinde kırık, sağ dizinde kontüzyon ve sağ dirseğinde kırık meydana geldiğini, sol ayağına 13 vida 2 platin takıldığını, müvekkilinin iş bu kaza sebebiyle oluşan tedavi giderlerinin de davalılarca karşılanması gerektiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 26 yaşında olduğunu ve tekstil alanında "Bölge Müdür Yardımcısı" olarak çalıştığını, 17.12.2018 tarihinde geçirdiği iş bu kaza nedeniyle 2019 yılı Nisan ayına kadar çalışamadığını, müvekkilinin maluliyeti sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, maluliyetin kesin olarak belirlenmediğini, maluliyeti sebebiyle bakıma ihtiyaç duyduğunu, iş göremezlik, tedavi, bakım masraflarının yanı sıra hastaneye gidiş gelişlerde taksi ve sair ulaşım masrafları da yapmak durumunda kaldığını, ulaşım masrafları ve maluliyet sırasında katlanılması zorunlu diğer masraflar makbuz, dekont, vs. olmasa dahi hakkaniyet gereği takdir edilecek tutara göre ödenmekle yükümlü olan zarar kalemlerinden olduğunu, müvekkilinin maddi zararlarının tahsili talepli olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 05.11.2019 tarihli ihtarnamenin elden teslim edilmiş ve iş bu ihtamamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi gereken sürekli maluliyet tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı tazminatı, tedavi giderleri ile yol- ulaşım masraflarının ödenmesinin talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından bilirkişi raporunun tek taraflı olduğu, bu rapor ile işlem yapılamadığının belirtildiğini, savcılık tutanakları ile tesmi makamlara sunulan bilirkişi raporunun iletilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle uzun süre çalışamadığını, yeni evli olduğu dönemde dahi bakıma ihtiyaç duyduğunu ve eşine hem maddi hem manevi olarak yük olduğunu düşündüğünü, yoğun tedavi sürecinin de hayatını olumsuz yönde etkilediğini, müvekkilinin yaşadığı iş bu elem ve keder nedeniyle, davalınınkusur durumu da dikkate alınarak, sorumluluğun derecesi ve zararın kapsamı kesin belli olduktan sonra miktarı açıklanacak manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini talep ettiklerini, bilim çevrelerince; Alman ve İsviçre hukukunda da uygulandığı gibi davacının uğradığı zararın tümünün tazminini dava konusu yaptığında, hakimin, davacının dava açtığı anda göstermiş olduğu "geçici değer" ile bağlı kalmaksızın, olayın özelliklerini de dikkate alarak uygun miktarda manevi tazminala hükmedebileceği, bunun manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesine aykırı olmayacağı ve usul ekonomisine de uygun düşeceğinin kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle dava konusu trafik kazasında müvekkilinde meydana gelen bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu K818 md.41 K2918 md.68 K2918 md.107 K6100 md.107 K6098 md.54 K6102 md.5 K6098 md.49 K6098 md.56 K6325 md.13
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog