Esas No
E. 2023/24156
Karar No
K. 2024/1054
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2023/24156 E.  ,  2024/1054 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/12 E., 2019/102 K.
SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli ve

2021/3177 Esas, 2023/6742 Karar sayılı ilamı

Dairemizin, 04.10.2023 tarihli ve 2021/3177 Esas, 2023/6742 sayılı Kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KD- 2019/48546 sayılı lehe itirazı üzerine dava dosyası aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, incelendi gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2023 tarihli ve KD-2019/48546 sayılı itirazı: "...Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiş ise de;

1.İtirazımızın konusu, İlk Derece Mahkemesi yargılamasına katılan hakimin anılan hükmün temyiz incelemesinde görev almasının CMK’nın 23/1 inci maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkindir.

2.İtiraz konusu ile ilgili olarak; 5271 sayılı CMK’nın 23/1 inci maddesi “Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.” şeklindedir.

3.Bu açıklamalardan sonra incelenen dosya içeriğine göre; sanıkların mahkumiyetine ilişkin Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2017 ... ve 2016/503 Esas, 2017/166 Karar sayılı dosyasının yargılamasına katılan ve hükmü veren mahkeme heyetinin başkanı olan ...’in (40129) aynı davanın temyiz incelemesi sonucunda hükmün onanmasına ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.10.2023 ... ve 2021/3177 Esas, 2023/6742 sayılı Kararına iştirak ettiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin CMK’nın 23/1 inci maddesine aykırı olarak yapıldığı görülmüş ve adı geçen üyenin katılımı olmaksızın yeniden temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden CMK’nın 308'inci maddesi uyarınca sanıklar lehine itiraz yoluna gidilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.İtirazımızın KABULÜ ile

2.Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarih ve 2021/3177 Esas, 2023/6742 sayılı Kararının KALDIRILMASI,

3.İtiraz nedeni gözetilerek oluşturulacak yeni heyet tarafından yapılacak temyiz incelemesi sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarih ve 2019/12 Esas, 2019/102 sayılı Kararının tebliğnamemizdeki görüş doğrultusunda ONANMASI,

4.İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK’nın 308’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİ.." talebine ilişkindir. II. GEREKÇE

Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2017 ... ve 2016/503 Esas, 2017/166 sayılı Kararıyla mahkumiyet hükmü kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.11.2017 ... ve 2017/680 Esas, 2017/451 sayılı Kararıyla istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 30.10.2018 ... ve 2018/2211 Esas, 2018/3692 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.02.2019 ... ve 2019/12 Esas, 2019/102 sayılı Kararıyla sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, bu karara yönelik temyiz istemi üzerine ise Dairemizin 04.10.2023 ... ve 2021/3177 Esas, 2023/6742 sayılı Kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür.

Sanıklar müdafilerinin, sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin kararı veren heyet başkanının temyiz incelemesi yapan heyette de yer alması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine muhalefet edildiğini belirterek itiraz yasa yoluna başvurulmasını talep ettikleri görülmüştür. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin, "Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz." şeklinde düzenlendiği, bu düzenleme gereği söz konusu ilk derece mahkemesi hükmüne katılan hakimin, daha sonra Yargıtay Üyesi sıfatıyla aynı dosyaya ilişkin karara katılmasının yukarıda anılan kanun maddesine açıkça aykırılık teşkil edeceğinde şüphe bulunmamakla, söz konusu itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 04/10/2023 tarihli ve 2021/3177 Esas, 2023/6742 Karar sayılı, ilâmının KALDIRILMASINA,

3.Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2018/2211 Esas, 2018/3692 sayılı bozma Kararı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;

1.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2019/12 Esas, 2019/102 sayılı Kararı ile sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, onama görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;

1.Sanıkların üzerlerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2.Sanıkların ByLock kullanmadığına, bylockun hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda, sanıkların eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. SONUÇ:

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2019/12 Esas, 2019/102 sayılı Kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog