7. Hukuk Dairesi
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/294
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2023
NUMARASI : 2023/376 Esas - 2023/649 Karar
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-alacaklı tarafından borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16245 Esas dosya numarası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığını, iş bu dosyadan müvekkile haksız ve hukuka aykırı olarak üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmiş olup, 20/07/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 21/07/2023 tarihinde ilgili dosyaya vekaletname ibraz ettiklerini, söz konusu dosyaya sunulan vekaletname kabul edildikten sonra ilgili icra dosyası incelenmiş ve daha önce müvekkile 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğinden haberlerinin olduğunu, söz konusu tebligatlar müvekkilin oğluna tebliğ edilmiş olup, ilgili tebligatlar hakkında müvekkilin haberi olmadığını, müvekkile gönderilen son haciz ihbarnamesi ile işbu icra dosyasından haberdar olunduğunu, söz konusu icra borcu ile hiç bir ilgisi olmayan müvekkile ilgili haciz ihbarnameleri gönderilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, adı geçen dosya alacaklısına ve borçlusuna, vekil edenin herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, alacaklının ve borçlunun vekil edenin yedinde mevcut; tahakkuk etmiş ve edecek hiçbir hak ve alacağı da bulunmadığını, ilgili icra dosyasında borçlunun müvekkilden alacağı olduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, davalının alacak iddiası soyut bir iddiadan öteye geçemediğini, somut olayda, davacının olumsuzu kanıtlama olanağı bulunmadığını, davacı müvekkilin dava dışı borçluya doğmuş veya doğacak herhangi bir borcu bulunmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin dava dışı takip borçlusuna borcu olmadığının tespit edilmesine, ilgili icra takibinin müvekkil açısından durdurulmasına, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu icra takibinin İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü'nde açıldığını, bu sebeple bu davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasının mümkün olmadığını, davacıya haciz ihbarnamelerinin gönderildiği takip dosyası, müvekkil şirketin dava dışı borçlusu ... (TC ...) 'den olan alacağını tahsil etmek amacıyla açıldığını, borcun tahsilini sağlamak amacıyla bütün işlemler yapılmışsa da borçlular tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine takip hukuku çerçevesinde borçluların alacak-verecek ilişkisi içinde olabileceği şahıs ve kurumlara İİK.nun 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, borçlu ... ile alacak verecek ilişkisi olduğu düşünülen Davacı ...'e 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 89/1 haciz ihbarnamesi davacının mernis adresinde oğlu ... imzasına 26.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16245 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde 89/1, 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerinin usul ve yasaya uygun olarak davacıya tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu'nun hükümlerine aykırılık bulunmadığı anlaşılacağını, hukuka uygun şekilde gerçekleşen tebliğlere, 'oğlumla görüşmüyorum bu sebeple haberdar değilim' gerekçesiyle savunma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyerek 3.haciz ihbarnamesinin gönderilmesine sebebiyet veren davacı, dava dışı takip borçlusuna borcu olmadığını ispat külfeti altında olduğunu, huzurdaki dava, davacının 1.ve 2.haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemesi sebebiyle açıldığını, yetki ilk itirazlarının kabulü ile, mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise; davacının takip borçlusuna borcu olmadığına ilişkin delil sunmamış ve bildirmemiş olması sebebiyle haksız ve dayanaksız davasının esastan reddine ve davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile Davacının İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin 2022/16245 sayılı takip dosyasından davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Koşulları oluşmadığından davacı yararına kötü niyet tazminat verilmesine yer olmadığına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; "Davacı; dava dilekçesi ile İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü 2022/16245Esas sayılı dosyasından yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlu olmadığını iddia etmiş olup takibin durdurulmasını ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün 2022/16245 Esas sayılı dosyası celp edildiğinde görüleceği üzere davaya konu icra takibi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takiptir. Davacı; kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla girişilen takibe yaptığı borcun olmadığı yönündeki iddiasını ancak ve ancak yazılı ve kesin delillerle ispat edebilir ve bu davada ispat yükü davacı /borçludadır. Ancak mahkeme, ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesi ile bu davayı kabul etmiştir. Verilen bu karar usul ve yasaya aykırıdır. Kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere açılan bu davada ispat külfeti davacıdadır. İş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davacı-borçlu lehine vekalet ücreti ve yargılama giderleri hususunda bir hüküm kurulmuş olması da hukuka aykırıdır" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil ilgili icra dosyasının borçlusu değildir. İşbu dava ilgili icra dosyasında 3. Şahsı olan müvekkil adına 89/3'e dayalı menfi tespit davası olarak açılmıştır.
İİK 89/3. maddesinde;"..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. " "....Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir" şeklinde düzenlenmiştir. Cevap dilekçesinde de görüldüğü üzere alacak- verecek ilişkisi olabilecek kişilere gönderildiği belirtilmiştir. Müvekkilimin ilgili icra dosyası borçlusuna borçlu olduğunu gösterecek tek bir belge mevcut değildir. Davalının alacak iddiası soyut bir iddiadan öteye geçememiştir. Müvekkilin ilgili haciz ihbarnamelerine elinde olmayan sebeplerle zamanında itiraz edememiş olması, onun takip borçlusuna borçlu olduğunu göstermez. Gerekçeli kararda da belirtildiği üzere yerleşik içtihatlarda da belirlenen özellikleri taşımakta olup usul ve yasaya uygundur. Dosyaya sunulan deliller neticesinde tüm iddialarımız sübut bulmuş, dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan davalı taraf da iddialarını ispatlayamamıştır" beyanı ile yerel mahkeme kararının onanmasına, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 01/12/2023 tarih, 2023/376 Esas - 2023/649 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü' nün 2022/16245 Esas sayalı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, başlatılan takip dosyasından davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiği, bu ihbarnamenin davacı tarafından 20/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ sonrası davacının takipten haberdar olduğu21/07/2023 tarihinde ilgili takip dosyasının davacı tarafından incelendiği, inceleme neticesinde davacıya 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin daha önce gönderildiği ancak yapılan tebligatların davacının oğluna yapıldığından bu ihbarnamelerden habersiz oldukları belirtilerek davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada davacının dava dışı borçluya doğmuş veya doğacak herhangi bir borcu bulunmadığınından, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının dava dışı takip borçlusuna borcu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasında, tarafların tacir ve temel ilişkinin ticari nitelikte bulunduğu ya da borcun kambiyo senedinden kaynaklandığı durumlarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu hususuna BAM Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2023 tarih ve 2023/5228 Esas-2023/6468 Karar sayılı İçtihadında; "...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." karar verilmiştir.
Anılan Yargıtay İçtihadı ile belirlendiği üzere somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleri olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince; davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin kararının kamu düzeni gereğince HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalının; İstinaf Başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2.-KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 01/12/2023 tarih, 2023/376 Esas - 2023/649 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
a-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
4.İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
5.Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
6.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2024 ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*