7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan ticari işler sonucunda ortaya çıkan alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibinin, davalının borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesiyle durduğunu, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının faturalara dayandığını, taraflar arasındaki ticari kayıtlar incelendiğinde borcun kaynağının açıkça ortaya çıkacağını, davalı şirket yetki ... tarafından 28.05.2021 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen mail ile borcun ikrar edildiğini ve borcun ödeneceğinin beyan edildiğini müvekkili şirket ile davalı taraf arasında yapılmış bulunan işlerin ticari işler olduğunu, dolayısıyla ticari faiz uygulanması gerektiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olup alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkilinin alacağının likit bir alacak olduğundan dolayı icra inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, belirterek, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, ayrıca 9620'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatının davalı yandan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yoğun olmamakla birlikte 2018'de başlayan birtakım tekstil ürünlerinin alım-satımına yönelik ticari ilişki olduğunu, bu ilişki çerçevesinde davacı tarafından USD cinsinden satılan malların bedeli olarak VUK ve ilgili sair mevzuat gereği TL karşılığı üzerinden fatura kesildiğini ve fatura bedelinin ilk olarak davacıya havalelerle ödendiğini, daha sonraki alışverişte kesilen USD karşılığı TL fatura bedelinin ise ilk defa 4 ay vadeli çek ile ödendiğini, bu aşamada taraflar arasında kur farkı alınacağına dair bir anlaşma olmadığı gibi çek teslim alınırken ayrıca kur farkına yönelik ihtirazi kayıt da ileri sürülmediğini, bu alım-satım ilişkisi tamamlandıktan sonra davacı yanın, ortada bir mal alım-satımı olmamasına rağmen 02.09.2020 tarihinde davaya konu ... no.lu 'Çek Tahsil Kur Farkı' açıklamalı 2.505,69 USD karşılığı 17.609,49 TL tutarlı faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin 15.09.2020 tarihinde ... no.lu 'İade' açıklamasıyla iade faturası düzenlediğini, tarafların iade sonrasında karşılıklı konuşarak bir defaya mahsus olmak üzere çekle ödemeye mahsus alım-satım ilişkisinden kaynaklı olarak kur farkı ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını ve iade edilen faturanın tekrar gönderilmesi hususunda mutabakat sağladıklarını, akabinde davacı ... iade edilen faturayı 30.09.2020 tarihinde ..... no.lu 'Kur Farkı' açıklamalı 2.505,69 USD karşılığı 17.609,49 TL tutarlı olarak tekrar gönderdiğini ve müvekkili şirketin faturayı kayıtlarına bu şekliyle aldığını dolayısıyla müvekkili şirketin, davacı yanın düzenlediği 'Kur Farkı' açıklamalı 17.609,49 TL miktarlı faturayı kabul etmekle birlikte iş bu bedelin ödemesini bugüne değin yapamadığını fakat borcunun 17.609,49 TL olduğu hususunda tereddüt olmadığını, ihtilaf konusu olan hususun; davacı tarafından 'Kur Farkı' adı altında kesilen 17.609,49 TL tutarlı fatura alacağına rağmen davaya dayanak Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla bu rakamdan farklı olarak ve de müvekkilinin kabulünde olmayan bir şekilde sanki bir mal alım-satımı varmışcasına “Faturadan kaynaklanan alacağımız' açıklamasıyla 2.505,69 USD'nin fili ödeme tarihindeki karşılığı üzerinden takibe girişilmesinden kaynaklı olduğunu, taraflar arasında alım-satımın USD cinsinden olması, alışveriş bedelinin USD cinsi değil de TL cinsinden çekle alınması, çekin alımı aşamasında 'vade farkının alınacağına dair' çekince konulmaması, kur farkı alınacağına dair sözleşme olmaması hallerinde vade farkından farklı olarak taraflar arasında bir teamül olup olmadığına bakılmaksızın çekle alınan tahsilat sonrasında vade farkı talep edilemeyeceğini, belirterek, her halükârda davacı yanın, kabul ettikleri 17.609,49 TL tutar üzerindeki tüm talepleri yönüyle davasının reddine; gerek takip gerekse dava öncesi faturadaki denecek tutar' olarak belirtilen 17.609,49 TL'nin kabullerinde olduğunun söylenmesine rağmen davacı yanın daha yüksek bedel üzerinden takip yapmakta kötü niyetli olduğu dikkate alınarak talep ettiği fazla miktarın 9620'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine niyet tazminatına hükmedilmesine, doğacak tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 2.505,69 USD (45.766,93 TL) asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren mevduat USD kamu banka değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi mali müşavir ...
07/11/2023 tarihli raporunda; Tarafların e-defter mükellefi olduğu, taraflarca incelemeye ibraz edilen 2020 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter beratlarının yasal sürelerinde Maliye İdaresine beyan edildiği, envanter defterinin ise noter tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, Davacı şirketin davalı taraftan 06.09.2020 takip tarihi itibarıyla 17.499,03 TL alacaklı olarak göründüğü, Davalı şirketin davacı tarafa 06.09.2020 takip tarihi itibarıyla 17.499,03 TL borçlu olarak göründüğü, davacı şirketin Form Bs içeriğinde, davalı şirket adına düzenlenmiş KDV hariç .610,00 TL tutarında 2 adet satış faturasını bildirdiği, Form Ba içeriğinde, davalı tarafından düzenlenmiş KDV hariç 16.305,00 TL tutarında 1 adet alış faturasını bildirdiği, davalı şirketin Form Bs ve Form Ba içeriğinde davacı şirkete ait herhangi bir belgeyi bildirmediği, netice itibarıyla davacı şirketin Form Ba-Bs bildirimi ile davalı şirketin Form Ba-Bs bildiriminin birbirleriyle örtüşmediği, davacı tarafça düzenlenen kur farkı faturasının dövizli olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği hususu hukuki değerlendirme gerektirdiğinden ve uzmanlık alanım dışında olduğundan bu hususta bir değerlendirme yapılamamış olup takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, sayın mahkemenin bu husustaki kanaatine göre hesaplamanın alternatifli yapıldığı, alternatif 1: Sayın Mahkeme davacı tarafça düzenlenen kur farkı faturasının dövizli olarak düzenlenebileceği kanaatinde ise davacı tarafın davalıdan söz konusu fatura nedeniyle alacak miktarı takip tarihi itibariyle 2.505,69.-USD karşılığı 45.766,93.-TL olarak hesaplandığı, Alternatif 2: Sayın Mahkeme davacı tarafça düzenlenen kur farkı faturasının dövizli olarak düzenlenemeyeceği kanaatinde ise davacı tarafın davalıdan söz konusu fatura nedeniyle alacak miktarı 06.09.2022 takip tarihi itibarıyla 17.499,03 TL olarak hesaplanmış olup sayın mahkemenin takdirinde olduğu, İcra takibinin 06.09.2022 tarihinde olduğu, söz konusu takip incelendiğinde davacının takip tarihine kadar geçen süre için faiz talebinde bulunmadığı, faiz talebinin icra takibinden sonrası için olduğu, takip tarihinden öncesi için sadece asıl alacak yönünden talebinin olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesinde konusu para olan borçların ödeme şekli düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir." düzenlemesini içermektedir. Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye veya bu yönde oluşmuş bir teammül bulunması yada akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olması gerekmektedir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 'nin 2008/6163 Esas - 2008/7544 Karar ,2016/17240 E-2018/1950 K. sayılı ilamı) . Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark, kur farkı alacağıdır. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, kur farkı alacağına istinaden, davalı aleyhinde dayanak 2.505,69 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren mevduat USD kamu banka değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili talebiyle icra takibine başlatıldığı, kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebileceğinden, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Emsal İstanbul BAM 43.H.D'nin E: 2020/1398, K: 2023/753 sayılı ilam)
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine,
3.Alınması gerekli 269,85 TL harcıh davacı tarafça yatırılan 552,76 TL harçtan mahsubuyla bakiye 282,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)