10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13483 E. , 2024/272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirketin "Renes" isimli restoranda polis memurlarının 16.08.2018 tarihinde ruhsat kontrolü amacıyla denetim yaptığını, denetim sırasında düzenlenen tutanağın, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkili müdürü olan.....'in eşi ... tarafından iyi niyetli olarak imzalandığını, bunun üzerine davalı ... tarafından müvekkiline tutanakta imzası bulunan ...'in işyerinde sigortalı olarak çalışmadığı, belgelere bağlı olarak idari para cezası kesildiğinin Kurumun 05.12.2018 tarihli ve 16.529.475 sayılı yazısı ile müvekkiline bildirildiğini, buna ek olarak davalı Kurumun 16.529.579 sayılı yazısı ile müvekkiline yapılan asgari ücret desteğinin kesildiği belirtilerek ödenmiş olan desteklerin de gecikme zammı ve cezası ile birlikte iadesini talep ettiğini, idari para cezası ile para cezasına dayanılarak alınan desteğin kesilmesine ve ödenmiş olan desteklerin iadesine ilişkin karara müvekkili tarafından süresi içinde itiraz edildiğini, itirazın 21.12.2018 tarihli kararla reddedildiğini, idari para cezalarına karşı yargı yolunu düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi gereğince, idari para cezalarının iptali ve ödenen para cezasının iadesi istemiyle Denizli İdare Mahkemesinde dava açıldığını, Mahkemenin 05.12.2018 tarihli kararı ile desteklerin kesilmesine ve yapılan ödemelerin gecikme zammı ve cezası ile birlikte Kuruma geri ödenmesine ilişkin hususta görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olduğu belirtilmekle bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, söz konusu idari para cezasının, şirket yetkilisinin eşinin sigortasız olarak çalıştırılması ve işe başlama bildiriminin Kuruma yapılmamış olması nedeniyle kesildiğini, cezanın hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı Sayılmayanlar" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası hükmü gereğince, bir işyerinde, ücretsiz olarak çalışan işverenin eşinin sigortalı sayılmayacağını, Kanunda öngörülen usule göre Kuruma bildirilmesinin gerekmeyeceğini, dava konusu uyuşmazlıkta, şirket yetkilisinin eşinin müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, şirket yetkilisinin eşinin, ....Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.nin işyerinde çalıştığını, idari para cezasına dayanak olarak gösterilen tutanağın düzenlendiği denetim günü ise ...'in eşinin yetkilisi olduğu müvekkili şirketin işyerine yemek yemek amacıyla geldiğini, denetim sırasında da tutanağın düzenlenmesine yardım etmek amacıyla bilgisi dahilinde olan hususları polis memurlarıyla paylaştığını ve tutanağı da iyi niyetli olarak imzaladığını, müvekkiline ait işyerinde çalışmayan, aksi olsa dahi ilgili 5510 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince sigortalı olmayan bu kişinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2018/08. aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmemesi nedeniyle idari para cezası verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline yapılan asgari ücret desteğinin kesilmesinin tek dayanağının belirtilen idari para cezası olduğunu, idari para cezasının hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, yasal dayanaktan yoksun ve hatta açık kanun hükmüyle çelişen para cezasına bağlı olarak müvekkiline yapılan desteklerin kesilmesinin ve yapılmış olan ödemelerin gecikme zammı ve cezası ile birlikte geri ödenmesinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin icra tehdidiyle karşılaşmamak adına uyuşmazlık konusu destekleri gecikme zammı ve cezası ile birlikte 12.354,54 TL olarak 22.01.2019 tarihinde ödemek durumunda kaldığını beyanla; 05.12.2018 tarihli ve 16.529.479 sayılı yazı ile bildirilen kurum kararının iptaline ve müvekkili tarafından ödenmiş olan 12.354,54-TL'nin ödeme tarihi olan 22.01.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddi gerektiğini, bu davanın haksız, kötü niyetli ve mesnetten yoksun olduğunu, davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, 6183 sayılı Kanun'a göre dava açma süresinin tebliğden itibaren bir ay olduğunu, bu süre zarfında dava açılmadığını, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101 inci maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." hükmünün bulunduğunu, Kabahatler Kanunu'nun 27 nci ve 28 inci maddeleri gereğince bu davanın görülmesinde görevli mahkemelerin idare mahkemeleri olduğunu, idari para cezalarına ilişkin itirazlar bakımından iş mahkemelerinin görevsiz olduğunu, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, bu davaya bakmakla görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davaya konu idari para cezalarının, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü'nün 16.08.2018 tarihli tespitlerine ve tutanaklarına dayandığını, davacıya ait işyerinde kayıt dışı çalışanların olduğunun tespit edildiğini, daha sonra davacı tarafından Kuruma verilen dilekçenin ise bir takım cezalardan kurtulmak amacıyla yapılmış olduğunun da ortada olduğunu, tespit edilen kişilerin başka işyerlerinde çalışmadıklarının da sabit olduğunu, çalışmak için orada bulunduklarının da açık olduğunu, ancak işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin Kuruma verilmemiş olduğunun da tespit edildiğini, bu itibarla, davacının yerinde olmayan taleplerinin reddedildiğini, Kurumun kayıtları esas olup, davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, kamu görevlileri tarafından yapılan tespitler ile tutulan tutanakların geçerli olduğunu, bu yasal karinenin aksinin ancak yazılı belgelerle ve kesin olarak ispat neticesinde ortaya konulabileceğini, bu itibarla, taraflı tanıkların beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, dolayısıyla Pamukkale İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 28.08.2018 tarihli ve 10712 sayılı yazısına ve 16.08.2018 tarihli tutanağına istinaden dava konusu ile ilgili belgelerin 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre işleme alınmış olup, 2018 yılında yararlanılan 6661 asgari ücret destek tutarlarının 2018/20 sayılı Genelgeye istinaden geri alındığını, 16.08.2018 tarihli tutanakta da görüleceği üzere davacı şirkette kontrol sırasında ruhsat sahibi kişinin işinin başında bulunmadığının, sorumlu olarak ... isimli şahsın çalıştığının ve bu şahsın mesul müdürlük belgesinin bulunmadığının tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un geçici 75 inci maddesinde, "Denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerden veya mahkeme kararları neticesinde ya da resmi kurum ve kuruluşlardan alınan yazılardan çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prim esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalarının fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler 2018 Ocak (daha sonra tescil edilmişse tescil ayı) ile 2018 Eylül aylarında/dönemlerinde yararlanılmış destek tutarı olması halinde ise yararlandırılan tutarlar gecikme zammı ve gecikme cezası ile geri alınacaktır" denildiğini, Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun olup iptal edilecek bir işlem bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süre ve görev yönünden reddi gerektiğini, dinlenen bordro tanıklarının beyanlarının kendi içinde tutarsız ve çelişkili olduğunu, davalı kurum kayıtlarının esas olduğunu ve davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini kamu görevlileri tarafından yapılan tespitler ile tutulan tutanakların geçerli olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.