Esas No
E. 2023/12541
Karar No
K. 2023/7970
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/12541 E.  ,  2023/7970 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/71 E., 2016/351 K.
ŞİKÂYETÇİ: ... ... ...
SUÇ: Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/18783 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer ... "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir... (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. " şeklindeki düzenlemeler karşısında,

Dosya kapsamına göre, 12/01/2016 tarihli polis tutanağında yer ..., ''... isimli şahsın yakını bahse konu cep telefonunu ... isimli şahıstan alarak 12/01/2015 günü 20:30 da cep telefonunu sim kartsız bir şekilde polis merkezimize getirerek teslim etmiştir'' şeklindeki açıklama ve sanığın 09/02/2016 tarihli savunmasında da bu hususu belirtmesi gözetildiğinde,

Olaydan kaynaklanan zararın sanık tarafından soruşturma aşamasında kısmen giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının müştekiden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2.Mahkemenin 26.05.2016 tarihli kararıyla hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemenin 26.08.2016 tarihli kararıyla temyizin süreden reddine karar verildiği, sanık tarafından 23.09.2016 tarihli dilekçeyle infazın durdurulmasını talep ettiği, Mahkemenin bu dilekçe üzerine dosyayı Yargıtaya yolladığı, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 02.05.2017 tarihli ve 2016/19115 Esas, 2017/5082 Karar sayılı ilâmıyla süreç tespit edilip, sanığın verdiği infaz durdurma dilekçesi itibarıyla Yargıtayca yapılacak bir işlem bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesinden sonra sanık tarafından 03.04.2018, 21.05.2018, 25.11.2019 ve 19.04.2021 tarihli dilekçelerle kararı temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın temyiz yasa yoluyla Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiğinden hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.

3.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.