1. Ağır Ceza Mahkemesi
GEREKÇELİ KARARIN
Davacılar vekili tarafından Mahkememize açılmış olan maddi - manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamanın neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili tarafından Mahkememize sunulan 04/10/2018 havale tarihli dava dilekçesinde; Müvekkillerinin murisi ... 'in, 21/05/2017 tarihinde davalılardan ... 'a ait ... plakalı araçta sürücü davalı ... ile birlikte iken aracın yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davalı ...'ın araç maliki, diğer davalı ...'ın ise araç sürücüsü olduğunu, kaza sonucu müvekkillerinin murisi ... ve dava dışı yaya ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin murisi ...'in hiçbir kusuru bulunmadığını, kusurun davalı sürücü ... ile bir kısım davalılar murisi yaya ...'da bulunduğunu, olayla ilgili olarak Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamanın devam ettiğini, kaza yapan ... palaklı aracın trafik sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe tanzim edildiğini, sigorta şirketine poliçe limitine göre tazminat talebinde bulunulduğunu, fakat talebin reddedildiğini, muris ...'in, ölmeden önce asgari ücretle çalıştığını, müteveffa ...'in vefatı nedeni ile aile içerisinde maddi ve manevi anlamda üzüntü ve zarar meydana geldiğini, davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını, müteveffa ...'in 1994 doğumlu olduğunu, ailenin iki çocuğundan biri olduğunu, ölümünün anne, babasını ve kardeşini derinden etkilediğini, ailenin daha önce de 2006 yılında diğer erkek çocuğunu kaybettiğini, davalarının kabulü ile; davalıların adına kayıtlı ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, belirsiz alacak davası olarak; müvekkilleri ... için 500,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat. ... için 500,00 TL maddi tazminat 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için 500,00 TL maddi tazminat ve 30.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 131.500,00 TL tazminatın 21/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber (manevi tazminat davası yönünden davalı sigorta şirketi ayrık tutulmaksızın) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Duruşmalara gelen davacılar vekili dava dilekçelerindeki taleplerini yinelemiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve ilk tensip zaptı davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Davalı ..., ..., ... ve ... tarafından Mahkememize sunulan 26/10/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; murisleri ...'ın vefat ettiğini, kazaya murislerinin içinde bulunduğu araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, murisleri ...'ın kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumunda murisleri ...'ın kusurunun bulunmaması nedeniyle davacı tarafa herhangi bir tazminat yükümlülüklerinin bulunmadığını, kendilerinin de murislerinin vefat etmesi nedeni ile üzüntü içerisinde bulunduklarını, davacı tarafın kendilerine yönelttiği manevi tazminat talebinin hak ve adalete uygun olmadığını, talebin zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, dava tarihinden önce taraflarına herhangi bir ihbar yapılmadığını, bu nedenle olay tarihinden itibaren taraflarından faiz talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., ..., ... ve ... vekili ve davalı ... duruşmalarda cevap dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir.
Davalı ... ve ... vekili tarafından Mahkememize sunulan 31/10/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; 21/05/2017 tarihinde müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile Arsin-Trabzon yönü istikametinde seyir halindeyken, müteveffa ...'ın yayalara ait üst geçiti kullanmayarak yolun güney bandından gelip kuzey bandına geçmek için orta refüj üzerindeki telcit bariyerlerin üzerinden kontrolsüz bir şekilde aniden yola atlaması üzerine müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçla müteveffaya çarptığını, müteveffa ...'ın çarpmanın etkisi ile aracın sağ ön cam kısmına çarptığını, orada kaldığını, bu esnada ise aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan davacıların murisi müteveffa ... ile çarpıştığını, müteveffa ... olay yerinde vefat ettiğini, davacıların murisi müteveffa ...'in ise hastaneye sevk edildiğini, orada vefat ettiğini, ...'in yapılan otopsi sonucuna göre; ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, kaburga kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve medulla spinalis yaralanmasından gelişen medullar şok sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, yapılan kontrollere göre müvekkili ...'ın alkol raporuna göre alkolsüz olduğunu, yaşanan kazada yaya müteveffa ...'ın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffa ... ile müvekkili ...'ın aynı iş yerinde çalıştığını, iş çıkışlarında sürekli olarak ...'dan kendisini eve veya daha merkezi bir yere bırakmasını talep ettiğini, olay gününde bu olaya benzeri bir durum yaşandığını, müvekkili işten çıkarken müteveffa ile diğer bir çalışma arkadaşının müvekkilinden kendilerini eve bırakmalarını rica ettiklerini, bunun üzerine de müvekkilin önce diğer şahsı evine bıraktığını, daha sonra ise müteveffa ... ile geri dönerken dava konusu kazanın gerçekleştiğini, müteveffanın, müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araçla bir çok defa yolculuk yaptığını, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre müteveffa yaya ...'ın bulunan yolda üst geçiti kullanmaması nedeniyle kazanın gerçekleştiği ve rapora göre " tam kusurlu " olarak sorumlu tutulduğunu, davalı sürücü ...'ın ise yerleşim yeri içerisinde belirtilen hız sınırını aşması gerekçe gösterilerek tali kusurlu tutulduğunu, ilgili yolda yeterli aydınlatmanın mevcut olmaması, havanın da karanlık olması nedeniyle müvekkilinin yayayı geç fark edebildiğini, fren yapmasına rağmen dava konusu kazanın gerçekleştiğini, araç maliki, davalı sürücünün babası, diğer davalı ...'ın, istinaf kanun yolu aşamasında olan diğer bir yargılama nedeniyle uzun bir süredir Bahçecik E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunduğunu, davalı ... ailesinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kaldığını, eğitiminin önemli ölçüde sekteye uğradığını, asgari ücretle çalışmakta iken kendi ve ailesine, kardeşine maddi ve manevi destek olduğunu, davalı ...'ın uzunca bir süredir tutuklu olduğunu, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın fiili hakimiyetinin uzun bir süredir davalı ...'da bulunmamakla birlikte aracın tüm bakım ve masraflarını işe gidip gelmesi hasebiyle oğlu davalı ... üstlenmek mecburiyetinde kaldığını, davalı sürücü ...'ın, babasının tutuklu olduğu ve kazaya sebebiyet verdiği dönemde dahil olmak üzere bu aracı ticari amaçla kullanmadığını, yalnızca vasıta şeklinde idare ettiğini, davalı ...'ın araç işleten olarak bu araçtan herhangi bir menfaati bulunmadığını, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine ait ... Esas sayılı dosyasının bu davada bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili duruşmalarda cevap dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan 08/11/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; Dava konusu ... plakalı davalı ...'a ait aracın 15/10/2016-15/10/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davalı ... adına ölüm halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına 330.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin müvekkili sigorta şirketine yöneltilmesinde yasal isabet bulunmadığını, davaya konu manevi tazminat taleplerinin trafik poliçesinin teminatı kapsamına dahil olmadığını, davacıların maddi tazminat talebinin müvekkili şirkete yöneltmesinde de yasal isabet bulunmadığını, kazanın davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine ihbarı sonrasında müvekkili şirket nezdinde .../1 numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamındaki sigorta limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, dava konusu kazanın kusur değerlendirmesinde, müteveffa yaya ...'ın %100 kusurlu olduğunu, davalı sigortalı araç sürücünün ise kusurunun bulunmadığını, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili şirketin davacıya yahut diğer davalılara karşı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ... yönünden ise kardeşin kardeşe destekliği konusunda ağır şarttlar getirildiğini, davacı ...'in 1988 doğumlu olup müteveffanın desteğiyle yaşamını idame ettirdiği ve destekten yoksun kalma zararı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren ticari faiz talebinde yasal isabet bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi davacının başvurusunu değerlendirdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından ödeme yapılamadığını, müvekkili şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, temerrüde düşmediğini, somut olayda yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddine, davacı ... yönünden davanın reddine, manevi tazminat taleplerinin müvekkili şirket yönünden reddine, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin usulüne uygun olarak yapılan tebligatlara rağmen duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
İlk tensip ara kararları gereğince; Trabzon Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, davalı ... Sigorta A.Ş.’ne, Trabzon SGK İl Müdürlüğüne, Ortahisar İlçe Emniyet Müdürlüğüne ve Ortahisar İlçe Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkere cevapları celp edilmiştir.
Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine kusur oranına ilişkin rapor alınması için gönderildiği, 02/09/2019 havale tarih ve ... sayılı raporda; "... A) Davalı ...’ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, B) Müteveffa ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 20/09/2019 havale tarihli; Adli Tıp Kurumu kusur durumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş olup, dosyanın yeniden kusur durumu için Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... vekili 13/09/2019 havale tarihli; Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş olup, dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan 10/10/2019 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile; "... Dosyamız kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan kusur oranı raporunda eksik veya hatalı bir husus bulunmadığı, bu rapor ile dava konusu olaya ilişkin ceza dosyası kapsamında aldırılan raporların uyumlu olduğu anlaşılmakla, bir kısım davalı tarafın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan tekrar kusur oranı hususunda rapor aldırılması taleplerinin REDDİNE..." dair karar verilmiştir.
Dosya Aktüer Bilirkişi Av. ...'ya tevdi edilmiş olup, bilirkişinin 21/10/2019 tarihli kök raporunda; "... 21.05.2017 tarihinde yaşanan kaza nedeniyle davacıların murisi ...'in vefat etmesinde davalı-sürücü ...'ın 415 ve davalılar 4-5-6-7'nin murisi yaya ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu göz önüne alınarak yapılan hesaplamada müteveffa ...'in; Kız kardeşi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı hakkının bulunmadığı, diğer davacılardan; Annesi ...'in talep edebileceği desteklen yoksun kalma tazminatının toplam 66.603,96 TL olduğu, bu miktarın 9.990,59 TL'lik kısmından davalı ...'ın, 56.613,37 TL'lik kısmından ise davalılar 4-5-6-7'nin murisi ...'ın sorumlu olduğu, Babası ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının toplam 54.161,41 TL olduğu, bu miktarın 8.124,21 TL'lik kısmından davalı ...'ın, 46.037,20 TL'lik kısmından ise davalılar 4-5-6-7'nin murisi ...'ın sorumlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sorumlu olduğu toplam tazminat miktarının 18.114,81 TL olduğu ve ... plakalı aracın ... nolu ZMMS'sinde ölüm /sakatlık (kişi başına) teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında tazminat miktarının poliçe teminat limitleri dâhilinde kaldığı, ... plakalı araç sahibi olan ...'ın araç üzerinde uzun süredir fiili hâkimiyeti olmadığına yönelik iddialarına ilişkin değerlendirmenin tarafımca yapılmasının yetki ve görevimi aşacağı, Sayın Mahkeme tarafırıdan davalı ...'ın araç işleten sıfatıyla sorumlu olduğuna kanaat edilmesi durumunda sorumluluk miktarının 19.114,81 TL ile sınırlı olacağı..." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili 05/11/2019 havale tarihli; aktüer bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş olup, bilirkişiden ek rapor alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 04/11/2019 havale tarihli; aktüer bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizce yapılan 16/01/2020 tarihli celse 4 nolu ara kararı ile; "... Aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddine..." dair karar verilmiştir.
Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı celp edilmiş olup, dosyanın görevsizlikle Trabzon Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. SGK Trabzon İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ... mirasçılarına rucüya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığına dair cevap verildiği anlaşılmıştır. Celse arasında Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince dosyamıza müzekkere yazıldığı ve dosya taraflarının, dosyamız tarafları ile aynı olduğu anlaşıldı.
Davacılar vekili 25/06/2020 havale bedel arttırım dilekçesi sunmuş olup; ... için maddi tazminat tutarı 66.103,00 TL, ... için maddi tazminat tutarı 53.661,00 TL daha arttırarak toplamda 120.764,00 TL maddi tazminatın 21/07/2017 olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalılardan ve poliçe limitine göre de sigorta şirketinden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesine ... Esas sayılı dava dosyası için yazılan müzekkere cevabı celp edilmiş olup, davanın konusunun Mirasın Hükmen Reddi olduğu, Davacılarının dosyamız davalılarından ..., ... ve ... olduğu, davalılarının ..., ... ve ... olduğu, dava konusunun davacıların murisi ...'ın mirasının reddi olduğu, dosyanın halen derdest ve ön incememe aşamasında olup, henüz duruşma günü verilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan 25/06/2020 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile; "... Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı davasının sonucunun Mahkememizce verilecek kararı yakından etkiyeceği anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına..." dair karar verilmiştir.
Davacılar vekili 16/11/2020 havale tarihli beyan ve talep dilekçesi sunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 01/12/2020 havale tarihli; ıslah dilekçesinin reddine dair beyan dilekçesi sunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili 17/03/2021 havale tarihli; beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizce yapılan 21/10/2021 tarihli celsede davacılar vekili; "... öncelikle Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesine ait ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ara kararından rücunu talep ederiz. Mahkeme aksi kanaatte ise ... mirasçıları yönünden dosyanın tefrik edilerek, tefrik edilen dosya yönünden bekletici mesele yapılmasını diğer davalılar yönünden dosyanın aktüerya hesap uzmanı bilirkişiye tevdini talep ederiz..." diyerek beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce yapılan 21/10/2021 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile; "... Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının sonucunun ve kesinleşmesinin beklenilmesine, bir sonraki duruşma gününe yakın tarihte akıbetinin tekrar sorulmasına, davacı vekilinin dosyanın tefrikine ait talebinin reddine..." dair karar verilmiştir.
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı celp edilmiş olup, Mahkemelerine ait ... Esas sayılı dava dosyasının 23/12/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, dava taraflarının yasal süresi içerisinde kararı istinaf etmemesi üzerine kararın 26/01/2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhli karar suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 26/01/2022 havale tarihli beyan dilekçesi sunmuş olup, ekinde Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının gerekçeli kararı ve kesinleşme şerhinin sunulduğu anlaşılmıştır.
Dosya daha evvel kök raporu sunan aktüer bilirkişi Av. ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişinin 21/03/2022 havale tarihli 1. ek raporunda; "... 21.05.2017 tarihinde yaşanan kaza nedeniyle davacıların murisi ...'in vefat etmesinde davalı-sürücü ...'ın %15 ve davalılar 4-5-6-7'nin murisi yaya ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu göz önüne alınarak yapılan hesaplamada müteveffa ...'in; * Kız kardeşi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı hakkınını bulunmadığı, diğer davacılardan; * Annesi ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 195.809 90 TL olduğu, Babası ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının toplam 127.863,08 TL olduğu, * Tazminat taleplerinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde, hesaplanan tazminat miktarlarının ... plakalı aracın ... nolu ZMMS'sinin ölüm/sakatlık (kişi başına) teminat limiti olan 310.000,00 TL'yi aşması nedeniyle davalı sigorta şirketinin hesaplanan tazminat miktarının 310.000,00 TL'lik kısmından (garame hesabı neticesinde anne yönünden 187.538,27 TL, baba yönünden 122.,461,73 TL) sorumlu olacağı..." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacılar vekili 28/03/2022 havale tarihli ıslah dilekçesi sunmuş olup, harcını yatırmış olduğu anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... vekili 31/03/2022 havale tarihli; bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş olup, bilirkişiden ek rapor alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 11/04/2022 havale tarihli; ek bilirkişi raporuna karşı ve davacılar vekilinin ıslah dilekçesine ilişkin beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizce yapılan 16/06/2022 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile; "... Davalılar ... ve ... vekilinin ek rapor aldırılmasına yönelik taleplerinin dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmakla reddine..." dair karar verilmiştir. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosuna, Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ve Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yazılan müzekkere cevapları celp edilmiştir.
Dosyanın, 2022 yılı temmuz ayında asgari ücrete yüksek oranda zam yapılmış olması sebebi ile, daha evvel rapor sunan aktüer bilirkişi Av. ...'ya tevdi edilmiş olup, bilirkişinin 06/09/2022 havale tarihli 2. ek raporunda; "... 21.05.2017 tarihinde yaşanan kaza nedeniyle davacıların murisi ...'in vefat etmesinde davalı-sürücü ...'ın %15 ve davalılar 4-5-6-7'nin murisi yaya ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu göz önüne alınarak yapılan hesaplamada müteveffa ...'in; * Kiz kardeşi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı hakkının bulunmadığı, diğer davacılardan; * Annesi ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 246.081,43 TL olduğu, * Babası ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının toplam 158.214,95 TL olduğu, * Tazminat taleplerinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde, hesaplanan tazminat miktarlarının ... plakalı aracın ... nolu ZMMS'sinin ölüm/sakatlık (kişi başına) teminat limiti oları 310.000,00 TL'yi aşması nedeniyle davalı sigorta şirketinin hesaplanan tazminat miktarının 310.000,00 TL'lik kısmından (garame hesabı neticesinde anne yönünden 188.686,44 TL, baba yönünden 121.313,56 TL) sorumlu olacağı..." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 27/09/2022 havale tarihli; ek bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili 07/10/2022 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi sunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 25/10/2022 havale tarihli; bedel arttırım dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunmuş olup, arttırılan istem sonucuna karşı zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan 03/11/2022 tarihli celse ara kararı ile; "... Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin bedel arttırım dilekçesi ile artırılan istem sonucuna karşı yaptığı zamanaşımı definin; somut olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanacak olması ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle artırılan istem sonucuna karşı ayrıca zamanaşımı definde bulunulamayacağı dikkate alınarak reddine..." dair karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Davacıların murisi ...'in; 21/05/2017 tarihinde, içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalılardan ...'a ait olan ve bu nedenle davalılardan ...'ın işleteni olduğu, ... plakalı aracın, davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken, yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, yaşanan trafik kazasında davalı sürücü ...ın %15 oranda, bir kısım davalıların murisi yaya ...'ın ise %85 oranda kusurlu olduğu, davacıların murisi yolcu ...'in ise kusursuz olduğu tüm dosya kapsamı ve alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 02/09/2019 havale tarih ve ... sayılı raporundan anlaşılmıştır.
Davacılardan ...'in destek ...'in kız kardeşi olması sebebi ile açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminat davasının kabul edilebilmesi için; desteğin saplığında destekliğinden fiili yani eylemli olarak istifade ettiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususa ilişkin dosyaya bir delil sunulmamış olması sebebi ile davacılardan desteğin kardeşi ... adına açılmış bulunan destekten yoksun kalma tazminat davasının reddi gerekmiştir.
Davacılardan ...'in desteğin annesi ve ...'in ise desteğin babası olması sebebi ile karine olarak desteğin eylemli destekliğinden istifade ettiği yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (Yargıtay 17. H.D. 2014/21809 E. - 2017/6567 K.) kabul edilmektedir. Bu nedenle konusunda uzman aktüer bilirkişi Av. ...'nın 06/09/2022 havale tarihli 2. ek raporundan anlaşıldığı üzere, davacı anne ...'in dava konusu trafik kazası sebebi ile tazmini gereken destekten yoksun kalma zararı 246.081,43 TL, davacı baba ...'in dava konusu trafik kazası sebebi ile tazmini gereken destekten yoksun kalma zararı ise 158.214,95 TL olup, davalı işleten ..., davalı sürücü ... ve kazanın oluşumunda %85 oranda kusuru bulunan yaya ... mirasçıları davalılar ..., ..., ... ve ... bu maddi tazminatın,
TBK 61 hükmü de dikkate alınarak (kendi kusur yüzdeleri ile sınırlı olmaksızın tüm zarardan) tamamından sorumludurlar. Davalı ... Sigorta A.Ş. ise kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı olması sebebi ile ancak kaza tarihindeki poliçe limiti olan 310.000,00 TL tutarında sorumlu olup davacı anne ve davacı babanın toplam tazminat miktarları poliçe limitini aştığı için aynı aktüer bilirkişi ek raporunda hesaplanmış olduğu gibi garame hesabı neticesi olan davacı anne yönünden 188.686,44 TL, davacı baba yönünden 121.313,56 TL olmak üzere toplam 310.000,00 TL tutarında sorumludur. Bu nedenlerle davacı anne ve davacı baba adına açılmış bulunan destekten yoksun kalma tazminat davalarının davacı ... için 246.081,00 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 188.686,44 TL), davacı ... için 158.214,00 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 121.313,56 TL) olmak üzere toplam 404.295,00 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 310.000,00 TL) üzerinden kabulü gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden yapılan yargılamada ise; dava konusu trafik kazası sebebi ile davacı ... ile davacı ... evlatlarını, davacı ... ise kardeşini erken yaşta kaybetmiş olup, derin bir elem ve üzüntü yaşadıkları açıktır. Bu nedenle kazanın meydana geldiği tarihteki paranın satın alma gücü, olayda desteğin kusursuz olup tüm kusurun davalı sürücü ile bir kısım davalıların murisi olan yayaya ait olması, müteveffa desteğin vahim bir şekilde ve oldukça genç yaşta hayatını kaybetmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında davacı anne ... için 50.000,00 TL, davacı baba ... için 50.000,00 TL ve davacı kardeş ... için ise 30.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın adalet ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen bu manevi tazminattan; davalı işleten ..., davalı sürücü ... ve kazanın oluşumunda %85 oranda kusuru bulunan yaya ... mirasçıları davalılar ..., ..., ... ve ...
TBK 61 hükmü de dikkate alınarak (kendi kusur yüzdeleri ile sınırlı olmaksızın tüm zarardan) tamamından, sorumludurlar. Davalı ... Sigorta A.Ş. ise kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı olması ve ZMMS poliçesinin manevi tazminat taleplerini kapsamaması sebebi ile manevi tazminattan sorumlu değildir. Bu nedenlerle davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhinde açılmış olan manevi tazminat davasının reddi ile, diğer davalılar aleyhinde açılmış olan manevi tazminat davasının; davacı anne ... için 50.000,00 TL, davacı baba ... için 50.000,00 TL ve davacı kardeş ... için ise 30.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Değinilmesi gereken son husus ise işletilecek faizin türü ve temerrüt tarihidir. Dava dilekçesinde tüm davalılar için kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmiş ise de; sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumluluğu haksız fiil hükümlerine göre olup, bu davalılar yönünden haksız fiil yani kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmektedir. Davalı sigorta şirketi yönünden yapılan değerlendirmede ise; bu davalı yönünden de, sigortalı aracın ticari bir araç olmaması sebebi ile ticari faize hükmetme imkanı yoktur, bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden de yasal faize hükmetmek gerekmektedir, yine davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt kaza tarihinden değil de sigorta şirketine yapılan başvuru üzerinden 8 iş günü sonrasında oluşacak olup temerrüt tarihi (sigorta şirketine başvuru tarihi 18/07/2018 olup 8 iş günü sonrası olan) 31/07/2018 tarihidir. Yapılan tüm bu anlatım, açıklama, kabul ve tespitler sonucunda aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... adına açılmış olan destekten yoksun kalma tazminat davasının REDDİNE.
Davacılar ... ve ... adına açılan destekten yoksun kalma tazminat davasının bedel artırılmış haliyle KABULÜ ile; davacı ... için 246.081,00 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 188.686,44 TL), davacı ... için 158.214,00 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 121.313,56 TL) olmak üzere toplam 404.295,00 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 310.000,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 31/07/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 21/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine. B) MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN: Davalı sigorta şirketi aleyhinde açılmış olan manevi tazminat davasının REDDİNE.
Diğer davalılar aleyhinde açılmış olan manevi tazminat davalarının KABULÜ İLE; davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için ise 30.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 21/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi dışındaki) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine.
2.Alınması gereken toplam 36.497,69 TL harçtan peşin alınan 449,70 TL harcın ve 1.380,00 TL Tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 34.667,99 harcın (davalı sigorta şirketi yönünden 20.120,17 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA, Dava açılırken davacılar tarafından yatırılan 449,70 TL peşin nispi harç, 35,90 TL başvurma harcı ve 1.380,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.865,60 TL’nin (davalı sigorta şirketi yönünden 971,61 TL)davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
3.Maddi Tazminat davası yönünden;
a)Davacılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 59.601,30 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden 45.702,28 TL) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
b)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden red edilen maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 500,00 TL'nin davacı ...'den alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE,
4.Manevi Tazminat davası yönünden;
a)Davacılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 20.500,00 TL'nin davalılardan (sigorta şirketi dışındaki) müşterek ve müteselsilen alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
b)Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 20.500,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVALI ... SİGORTA A.Ş.'YE VERİLMESİNE,
5.Davacılar tarafından yapılan toplam 2.023,80 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı göre hesaplanan 2.021,98 TL'sinin (davalı sigorta şirketi yönünden 1.173,15 TL) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
6.Dava taraflarınca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince dava taraflarınca İBAN numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, İBAN numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla GİDER AVANSI YATIRAN DAVA TARAFLARINA İADESİNE,
Dair, Davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/11/2022