Esas No
E. 2011/11343
Karar No
K. 2013/1325
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2011/11343 E.  ,  2013/1325 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: İrtikap, güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM: Sanıklar ..., ... ve ...'ın değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmaya teşebbüs suçundan mahkümiyetlerine, diğer sanıkların beraetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ...'in irtikap ve güveni kötüye kullanmak, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın ise irtikap suçlarından beraetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık ...'ün irtikap ve güveni kötüye kullanmak suçlarından beraetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Beraet eden sanık hakkındaki kefalet parasının 5271 sayılı CMK'nın 115. maddesi uyarınca iadesi yerine, karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "sanık ...'ün Burdur Muhasebe Müdürlüğüne yatırmış olduğu 2.000 YTL'nin karar kesinleştiğinde iadesine" ibaresinin çıkartılıp, yerine "sanık ...'ün Burdur Muhasebe Müdürlüğüne yatırmış olduğu 2.000 TL'nin iadesine" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere gelince;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 10/03/2009 gün ve 2009/2-43, 2009/56 sayılı Kararı uyarınca yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde bu hükümler aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceğinden temyiz isteminde bulunan katılan vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının bu taleplerinin kabulü halinde hükmolunacak cezanın temyizi mümkün hale geleceği, bu itibarla hükümlerin temyizinin kabil bulunduğu, öte yandan mahkemenin 18/01/2008 günlü nihai kararıyla dosyadan el çektikten sonra, henüz kesinleşmemiş hükümler bakımından CMK'nın 231/5. maddesi yönünden yaptığı değerlendirme sonucunda sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verdiği 10/03/2008 gün ve 2008/246 D.İş sayılı Kararın da bu nedenle hukuksal değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından 18/01/2008 günlü esas Kararın incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla TCK’nın 257/1. maddesindeki yaptırımın sanıklar lehine değiştirilmesine rağmen bu fıkraya atıfta bulunan ve sanıkların eylemlerinin uyduğu kabul edilerek haklarında uygulanan 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın sanıklar aleyhine sonuç doğurduğu, yine hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; bu tarih itibariyle sanıkların eylemlerinin 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de sanıkların aleyhine olduğunun anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Sanıklardan alınan kefalet paralarının 5271 sayılı CMK'nın 113 ve 115. maddelerindeki esaslar dahilinde hükümle birlikte iadesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafii, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog