1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
Altınşehir Mah. 241 Sok No. 10/B Alpiş Plaza K2 D. 12 Nilüfer Bursa
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde, Dava dilekçemizi tekrar ederiz, taraflar arasında davalıya satışı yapılan karton ve kağıt bobinlerin dilimleme işlemleri, lamine dilimleme, nakliye ve yükleme işleri ile depolanması yapılması yönünden 20/11/2012 tarhli hizmet sözleşmesi yapıldığı, ticari ilişkinin Eylül 2015 tarihine kadar devam ettiği, ticari ilişki nedeniyle 17/09/2015 tarihli C/H ekstresine göre müvekkilin davalıdan 1.064.883,09 TL alacaklı olduğu, alacağın tahsili için çekilen ihtarnamelere olumlu cevap verilmediğinden, davalı hakkında Bursa 20.İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takip durduğundan, itirazın iptali ile %20 tazminata karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI :
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, taraflar arasında 2012 yılından beri ticari ilişki olduğu, bu nedenle 20/11/2012 tarihli hizmet sözleşmesi yapıldığı, davacının hizmet sözleşmesini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin Beyoğlu 37.Noterliğinin 20/08/2015 tarih ve 19759 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesh edildiği, müvekkilin sözleşmeyi fesihte haklı olup, davacının kötü niyetli bulunduğu, ticari ilişkiden dolayı müvekkilin davacıdan 479.648,50 TL alacaklı olduğundan, borcunun bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini ileri sürmektedir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava Bursa 20.İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki hizmet ve satım sözleşmelerinden kaynaklandığı iddia edilmiştir. Davacı davalıya karton ve benzeri ürünlerin depolanması, dilimlenmesi, lamine işlemi, nakliye ve yükleme hususunda hizmet verdiğini yine bir kısım karton ve benzeri ürünlerin satış yapılarak davalıya teslim edildiğini iddia etmiştir.
Davacı tarafça bu sözleşmeler dolayısıyla bir kısım faturalar kesmiş ve ticari ilişkide kayıtlarında bulunan hesap muavininin icra takibine konu etmiştir. Takip tutarı 1.064.883,09 TL'dir.
Davacı tarafça alacağa dayanak yapılan faturalar 04/09/2015 tarihli 367.641,35 TL'lik (dilimleme, lamine, nakliye hizmetine ilişkin) , 04/09/2015 tarihli 167.914,00 TL'lik (depolama hizmetine ilişkin) ve 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL'lik (950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin) faturalar düzenlenmiştir. Bu faturalar davalı tarafça kabul edilmeyerek davacıya iade edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafta bu faturalardan kaynaklanmaktadır. Davacı davalı tarafa 2015 yılı Mart ayında 33.679,50 kg, Nisan ayında 230.805,50 kg, Mayıs ayında 161.113 kg ve Haziran ayında 524.473,50 kg olmak üzere toplam 950.071,50 kg gri kartonu satarak teslim ettiğini ileri sürmektedir. Bu hususun ispatı bakımından bir kısım teslim fişleri sunulmuştur. Davacı davalıya aynı zamanda 2014 yılı yaz aylarından itibaren dilimleme, lamine, depolama, nakliye ve boşaltma işlemlerine ilişkin olarak hizmet verdiğini ve bu hizmet dolayısıyla da alacaklı bulunduklarını ileri sürmektedirler.
Davalı taraf davacının ileri sürdüğü hususları kabul etmemiş, iddiaları inkar etmiştir. Davacı düzenlemiş olduğu üç faturadaki hizmetin ve satıma konu malların davalıya teslimini ispat etmelidir.
Satım sözleşmesi TBK'nun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlığa konu mal taşınır satımına ilişkindir.
TBK'nun 210.maddesine göre satıcı satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Alıcının borcu da bu malların bedelini ödemelidir. Satıcı satım sözleşmesinin bulunduğunu satıma konu malın bedelinin ne olduğunu ve bu malı alıcıya teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Satıcı HMK da ki ispat kuralları çerçevesinde bu iddialarının yazılı bir biçimde ispatlamalıdır.
Yine hizmet sözleşmesinin TBK'nun 393 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak burada taraflar arasında klasik anlamda işçi işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı sözleşmeye konu malların dilimlenmesi, lamine edilmesi gibi bir takım işleri kendi işletmesinde davacı için yerine getirmektedir. Her ne kadar depolama hizmeti olarak adlandırılmışsa da bir kısım malların davacı tarafından depolanması TBK'nun 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesini konu almaktadır. Saklama sözleşmesi, saklayanın saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Her iki halde de davacı faturalara konu ettiği hizmeti yerine getirdiğini ve saklama edimini de ifa ettiğini her bir faturalar bakımından ispatlamalıdır. Taraflar tacir olduğundan TTK'nun 23/1 maddesi uyarınca TBK hükümleri uygulanır. HMK'nun ispat kuralları çerçevesinde de davacı taraf bu faturalara konu edimleri yerine getirdiğini yazılı bir biçimde ispatlamalıdır.
Davacı tarafça bu yönde sunulmuş bir yazılı delil bulunmamaktadır. Taraflar tacir olduğundan ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Tarafların kayıtlarının ihtilafsız döneme ilişkin içeriğinden taraflar arasında bir kısım hizmet faturalarının ve satış faturalarının bulunduğu, ancak ticari ilişkide ağırlıklı olarak hizmet faturalarına yer verildiği görülmektedir. Yargılamaya konu faturalar ise taraf defterlerinde ihtilaflıdır.
Davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturalar davalı tarafça iade edilmiş bu şekilde bu faturalara konu mal ve hizmetin verildiği defter ve kayıtlardan anlaşılamamıştır.
Davacı taraflar arasındaki mail yazışmalarına dayanmış ve bunun yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürerek bu hususta tanık bildirmiştir. Davacının bildirdiği ... ve ... isimli tanıkların beyanları alınmış bu tanıklar beyanlarında özet olarak davalının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin (kağıt ve gri karton) davacı tarafından lamine ve dilimleme işlemlerinin yapıldığını bildirmişler ancak satıma konu olan mallarla ilgili olarak herhangi bir bilgi vermemişlerdir. Yine teslim fişleri ile ilgili olarak bunların yazılı delil başlangıcı olduğu ileri sürülmüş bunlarında da tanıkla ispatlanabileceği ileri sürülmüşse de taraflar arasındaki sözleşmede dilimleme, lamine ve depolama hizmeti de yer almaktadır. Tanık anlatımlarından da belirtildiği üzere bu işlemler sonrası hizmetin verildiği mallar davalıya iade edilmiştir. Teslim fişlerindeki malların davacının düzenlemiş olduğu 950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL tutarlı faturada yer alan mallar olduğuna dair dosyada herhangi bir somut delil ve kayıt bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin doğası gereği depolanan yahut işlem gören malların davalıya teslimi söz konusudur. Teslim fişlerinde teslim edilen malların satılan mallara mı yoksa verilen hizmet sonrası iade edilen mallara mı ilişkin olduğuna dair hiçbir veri bulunmamaktadır. Davacı davalıya 950.071,50 kg miktarında 1.008.975,93 TL tutarında gri karton sattığını ve teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkinin süresi içerisinde tarafların kayıtlarından bir takım alış verişlerin yapıldığı anlaşılsa da davacı taraf davaya konu ettiği 04/09/2015 tarihli 367.641,35 TL'lik (dilimleme, lamine, nakliye hizmetine ilişkin) , 04/09/2015 tarihli 167.914,00 TL'lik (depolama hizmetine ilişkin) ve 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL'lik (950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin) faturalardaki mal satımlarının ve verilen hizmetleri ispatlamalıdır. Toplanan deliller itibariyle davacı tarafın bu faturalardan kaynaklı alacağının ispatladığını kabul etmek mümkün değildir. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın reddine, Alınması gereken 44,40 TL harcın peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.816,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Davalı vekili lehine takdir edilen 55.897 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 02/10/2019 İş bu kararın gerekçesi 02/10/2019 tarihinde yazılmıştır. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)