Esas No
E. 2020/1486
Karar No
K. 2024/549
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/1486

KARAR NO: 2024/549
KARAR TARİHİ: 12/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/02/2020

NUMARASI : 2018/918 Esas 2020/191 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

BAM KARAR TARİHİ : 12/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı firmaya ait inşaat işinde makine ile kazı çalışması ve nakliye konusunda iş yaptığını, 11.800,00 TL ve 11.328,00 TL iki adet fatura düzenlediğini, ödeme yapıldığı iddia edilmişse de herhangi bir ödeme yapılmadığını, izah edilen gerekçeler çerçevesinde itirazın iptali takibin devamını, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığını, takibe konu faturaların kapalı fatura olduğunu, kapalı faturanın mal bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğini, borcun zamanaşımına uğradığını, izah edilen gerekçeler çerçevesinde haksız davanın reddini kötüniyet tazminatına hükmedilerek yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...

İİK 67/2 uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1738 esas sayılı takip dosyası getirtilip incelenmiştir. Taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda, bilirkişilerden rapor alınmış, SMM bilirkişi davacı ve davalı defterlerini inceleyerek raporunu tanzim etmiş, tanık ... ve diğer tanık ...'nın talimat ile ifadeleri alınmış, SMM bilirkişiden itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanıklar ... ve ...'nın beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2011 yılı gelir vergisi beyannamesinde mevcut işletme hesap özeti (basit usulde hesap özeti dahil) incelendiğinde, davacının 2011 yılı işletme hesap özetinden de görüleceği üzere bu dönemde, herhangi bir hasılatının bulunmadığı, daha doğrusu, İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1738 sayılı takip dosyasında, takibe dayanak ve davaya konu davalı adına düzenlendiği belirtilen 2 adet faturanın, davacı kendi yasal ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacı alacağının bu şekilde kesin bir delille ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine, alacaklı olmadığı halde defterlerinde dahi alacağı bulunmamasına rağmen takip yapmakla kötüniyetli olduğundan, %20 kötüniyet tazminatının, davacıdan alınıp davalıya verilmesine dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE, %20 kötüniyet tazminatının, davacıdan alınıp davalıya verilmesine," karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece incelenen, müvekkilinin davalı için yaptığı işin yapılıp yapılmadığı ve bedelinin ödenip ödenmediği hususları olup davalı yanın icra dosyasına yaptığı itiraz dilekçesinin ikinci paragrafının başında, "kaldı ki anlaşma rakamından çok yüksek bir ücrete işi bitirerek beni zora sokmuştur." diyerek işin bitirildiğini kabul ettiğini, davalı yanın kendi yazılı beyanı varken işin yapılıp yapılmadığı konusunda, tanık dinlenmesi ve gerekçeli kararda bu tanık ifadelerine de dayanılması, keza işin yapılması hususunda başkaca delillerin de değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar davalının kendi ikrarı nedeniyle başkaca bir delile ihtiyaç bulunmamakta ise de bilirkişinin dosyaya sunduğu ek raporun 2. sayfasının ilk paragrafında görüleceği üzere, davalı yanın defterlerinde de davaya konu faturaların işli olduğunun belirtildiğini, yapılmayan bir iş var ise davalının faturalara itiraz etmek varken, bunu defterlerine işlemesinin hayatın olağına ve tacirden beklenen hareket tarzına uygun olmadığını, kendi ticari defterlerine faturayı işleyen tacir davalının, hizmetin yapılmadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğinin çok açık olduğunu, işin yapılmadığını savunan davalı bir yandan da dosyaya, müvekkilinin babası ...'ın imzaladığı iddia edilen 10.000,00 TL'lik ödeme belgesi sunulmuş olması dahi işin yapıldığını ortaya koyduğunu, mahkemece faturaların dayanağı işin yapıldığının kabul edilmesi ve davalının yapılan işin karşılığını ödeyip ödemediği konusunda ispat etmesi ile ilgilenmesi gerektiğini, çünkü HMK ve TTK'ya ve ilgili Yargıtay kararlarına göre, işin yapıldığı ortada olduğundan, bu durumda işin karşılığı olan bedeli ödediğini ispat yükümlülüğü altına girecek olan kişinin davalı olduğunu, Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden gerekçeli kararda, müvekkilinin 2011 yılı işletme hesap özetinde herhangi bir hasılatının olmadığı, müvekkilinin defterlerinde faturaların işli olmadığı gerekçesi ile davayı red etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin delil listesinde kendi defterlerini değil davalının defterlerini delil olarak gösterdiğini, duruşmada da bu durumun tutanağa geçirildiğini, TTK'da davacının kendi defterleri ile ispati istisnati bir durum olup, davacı defterlerinde kayıt bulunmadığı gerekçesi ile tek başına bir davanın reddi usule ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu işin bitirildiği davalının ikrarı ile sabit olduğuna göre bu aşamada, mahkemece davalı yanın faturaların bedelini ödeyip ödemediği noktasında bir araştırma yapması ve buna dair delil var ise müvekkilinin alacağının tespitine yönelik bir inceleme yapması gerekirken mahkemece bunların hiçbirinin inceleme konusu yapılmadığını, sonuç olarak davalının icra dosyasına sunduğu itiraz evrakında, açıkça kendi el yazısı ile işin bitirildiğini ikrar etmesine, mahkemece işin yapılıp yapılmadığı hususunda tanık dinlenmesi, davalının defterlerinde faturaların işi olduğu ve işin yapılmış olduğu ve bu nedenle fatura bedelini ödediğini ispat yükü davalı yandayken, müvekkilinin defterlerinde kayıt olmadığı gerekçesi ile davayı reddetmiş olmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilerek davamızın kabulüne karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır.

HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili; davacının davalıya ait inşaat işinde makine ile kazı çalışması ve nakliye konusunda iş yaptığını, bu iş karşılığında 30/09/2011 tarih 11.800,00 TL, 20/09/2011 tarih 11.328,00 TL iki adet fatura düzenlendiği, işbu faturalara karşılık davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı tarafça faturaların ticari defterlerine işlendiği, bu nedenle faturalara konu işlerin yapıldığı ve fatura tutarının davalı tarafça kabul edilmiş sayılmasının gerektiğinden bahisle alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü içerisinde açılmadığı, taraflar arasında 31/07/2011 tarihli "... İnşaatının Yapılması İşi" konulu sözleşmenin imzalandığı, işbu sözleşmenin 8.maddesi gereğince tüm giderler taşerona ait olup işveren tarafından bir gider yapılması halinde taşeronun alacağından mahsup edilebileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında yapılan işler için malzeme, nakliye, kepçe ve mazot ücretlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, yine davacı tarafça işin yapılması için kepçe kiralandığı ve faturanın davalıya kesildiğini bu nedenle davalı hakkında Bolvadin İcra Dairesi'nin 2011/877 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takip tutarının davalının hak edişinin kesilmek suretiyle icra yoluyla müvekkilinden tahsil edildiğini, bu nedenle davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira malzeme, nakliye, kepçe ve mazot ücretlerinin davalı tarafça ödendiğini ve davacının işi anlaşma bedelinden çok yüksek bir bedelle bitirerek davalıyı zarara uğrattığını bu hususta dava açma hakkını saklı tuttuklarını, davaya konu faturaların kapalı fatura olduğunu, ayrıca davacı tarafça talep edilen işlemiş faiz ve istenen faiz oranın da yerinde olmadığı gibi istenilen döneme ilişkin zamanaşımına uğradığından bahisle açılan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının, davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir. İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davaya konu İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1738 sayılı dosyasının incelendiğinde; davacı tarafından davalı hakkında 04/02/2014 tarihinde 15.800,00 TL asıl alacak, 3.403,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.203,60 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, iki adet fatura dayanak gösterilmek suretiyle icra takip dosyasında 15.800,00 TL asıl alacak, 3.403,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.203,60 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, dava dilekçesinde ise harca esas değer olarak 23.128,00 TL'nin gösterildiği, sonuç kısımdaki talebin davalı borçlunun itirazının iptali istemine ilişkin olduğu görülmekle, davacı tarafa dava değerinin açıklatılması gerekmektedir. Bu eksiklik giderilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ve ek rapora göre, davacı tarafça işletme hesabına göre defter tutulduğu, takip ve davaya konu faturaların davacıya ait işletme defterinden kaydına rastlanmadığı, takip ve davaya konu her iki faturanın ise davalıya ait ticari defterlerde 320.01.013 satıcılar (...) alt hesabında izlenmiş olup hesaba davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş bedelleri toplam 23.128,00 TL olan iki adet faturanın kaydedildiği, 31/12/2011 tarihinde söz konusu fatura bedellerinin 100.01.001 kasa hesabı ile 31.12.2011 kapanış açıklamalı olarak kapatıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.

Davacı tarafça davalıya verilen makina ile kazı çalışması ve nakliye hizmeti karşılığında takip ve davaya konu iki adet faturanın düzenlendiği, işbu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle fatura muhteviyatı hizmetin davalıya verildiği ve yine fatura tutarlarının davalı tarafça davalının kabulünde olduğunun kabulünün gerektiği, aksinin davalı tarafça ispatlanmasının gerektiği, ayrıca davalı tarafça davacıya ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de faturalara karşılık bir ödeme yapıldığı bu yöndeki iddianın da davalı tarafça ispatlanması gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı vekili tarafından da taraflar arasındaki 31/07/2011 tarihli sözleşmenin 8.maddesi gereğince işin gereği için yapılacak tüm masrafların davacı taşerona ait olduğu, yine sözleşmenin 8.maddesi gereğince davalı tarafça davacı yerine masraf yapılması halinde davacının alacağından mahsup yapılabileceği, sözleşmenin devamı süresince davalı tarafça davacı yerine bir kısım masraflar yapıldığı bu nedenle davalının davacıya bir borcunun bulunmadığı gibi takibe konu faturaların kapalı fatura olduğu, bu nedenle mal ya da hizmet bedelinin peşin olarak tahsil edildiğine karine teşkil ettiği ayrıca işbu davada zamanaşımı süresinin dolduğu savunma olarak ileri sürülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 2 adet faturanın davalıya ait ticari defterlerde aynen kayıtlı olmakla birlikte 31/12/2011 tarihinde fatura bedellerinin "100.01.001 kasa hesabıyla 31/12/2011" kapanış açıklamalı işlemi ile hesabın kapatıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafça davalı adına düzenlenen 2 adet faturanın kapalı fatura olduğu davalı tarafça ileri sürülmüş ise de, incelenmesinden, her ikisinin kapalı fatura niteliğinde olmadığı görülmüştür. Bu nedenle davacı tarafça davalı adına düzenlenen iki adet faturanın davalı ticari defterlerine önce kaydedilip sonra davalı tarafça kapanış kaydıyla kapatılması nedeniyle bu işlemin dayanaklarıyla birlikte davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir.

İlk derece mahkemesince bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince bu husus üzerinde durulmak, yine davalının icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi, cevap dilekçesindeki ödeme ve diğer savunması ve delilleri üzerinde durularak, gerektiğinde yemin delili de hatırlatılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması yerinde olmamıştır.

Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2.İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih, 2018/918 Esas ve 2020/191 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 54,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,

6.İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

7.İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 12/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog