Esas No
E. 2012/2110
Karar No
K. 2013/1240
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2012/2110 E.  ,  2013/1240 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Zimmet, iftira, başkasına ait banka veya kredi

kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama

HÜKÜM: Zimmet suçundan beraet, diğer suçlardan

mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Katılan PTT Bölge Başmüdürlüğünün sadece zimmet suçu açısından katılan sıfatının bulunduğu, diğer suçlar yönünden ise bu sıfatının bulunamadığı ve dolayısıyla katılan vekilinin kredi kartının kötüye kullanılması ve iftira suçları yönünden verilen hükümleri temyiz etme yetkisi olmadığı anlaşıldığından bu suçlarla ilgili tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeksizin katılan vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin katılan vekili yönünden zimmet suçundan verilen beraet hükmüyle, sanık yönünden ise hakkında verilen mahkümiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Suç tarihinde Reşadiye posta işletmesinde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın müşteki ... adına gelen ve içerisinde müştekiye ait kredi kartı bulunan posta evrakını Reşadiye İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan ...'e imza karşılığında teslim etmiş gibi göstermek suretiyle mal edindiği ve ardından bu kredi kartıyla 661,00 liralık harcama yaptığı anlaşılmış olup, sanığın posta zimmet defterinde yaptığı sahtecilik eylemleri ile ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman soruşturma açılması mümkün görülmüştür. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu açısından mahkümiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda yaptığı farklı harcama işlemleri ile gerçekleştirmiş olmasına rağmen sanığın cezasından TCK'nın 43/1. maddesine göre artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun sanığın göreviyle ilgili bir suç olmamasına rağmen hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ve 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Zimmet suçu açısından verilen beraet hükmünün incelenmesinde;

Davaya konu ekonomik bir değeri bulunan kredi kartının zarf içinde ilgilisine teslim edilmek üzere sanığa yasal olarak tevdi edildiği ve muhafazası altında bulunduğu sırada mal edinip kullandığı ve bunu sahtecilik yaparak zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği gözetildiğinde, eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkümiyetine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde beraetine karar verilmesi, İftira suçu açısından verilen mahkümiyet hükmünün incelenmesinde ise;

Sanığın işlenmediğini bildiği halde hakkında bir soruşturma ya da kovuşturma yapılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için polis memuru ... hakkında kredi kartının kötüye kullanılması suçundan dolayı herhangi bir ihbar ya da şikayetinin bulunmaması karşısında, iftira suçunun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog