7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ------ arasında ticari ilişki kapsamında mal alım satımı gerçekleştiğini, davacı tarafın fatura ve kıymetli evraktan kaynaklanan tüm borcunu ödediğini, ancak davalı alacaklı tarafından -----sayılı dosyası ile kur farkından kaynaklı olarak davacı aleyhine 28.628,81 USD tutarlı icra takibi başlattığını, davacının davalı tarafa kur farkı adı altında herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasında kur farkı doğacağına ve tahsil edileceğine ilişkin herhangi bir sözleşme veya anlaşma olmadığı gibi davalı tarafından davacı adına düzenlemiş herhangi bir kur farkı faturasının mevcut olmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan delil listesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir muavin defter suretinden anlaşılacağı üzere davalı alacaklıya ticari ilişki çerçevesinde keşide edilen tüm çeklerin TL cinsinden olduğu, USD üzerinden herhangi bir evrak alışverişi yada anlaşma söz konusu olmadığı, yüksek mahkeme kararlarından da görüleceği üzere davalı alacaklının davacıdan kur farkı talep etmesi için aranan şartların oluşmadığı, ticari ilişki içerisinde verilen tüm çeklerin TL cinsinden olduğu, davalı alacaklı tarafın TL olarak çekleri kabul ettiği, davacı ile davalı tarafa ait ticari defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisi kalmadığı, davacının tüm borcunu ödemiş olduğunun anlaşılacağını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile----- esas sayılı dosyasının durdurulmasına, kur farkından kaynaklanan 28.628,81 USD tutarlı takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanında ticari ilişki içerisinde verilen tüm çeklerin TL cinsinden olduğunu, tüm borcunu ödediğini, kur farklarına ilişkin herhangi bir fatura veya sözleşme düzenlenmediğini iddia ettiğini, davacının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğun, davacı ile davalı şirket arasında ticari mal alım satımı yapıldığını, bu alım satım işlemlerinin taraflar arasında mal alım satımı ve bedeli konusunda mutabık kalınması üzerine yapıldığını, zira bir sözleşme niteliği taşıyan ve malın niteliği, bedeli gibi ticari ilişki içerisinde gerekli olan tüm bilgilerin yazılı olarak proforma fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini bunun üzerine davacı tarafça bu proforma faturada malın niteliği bedeli ve diğer tüm hususlarda mutabık kalınması üzerine faturanın davacı tarafından imzalanarak kaşelendiğini, taraflar arasında döviz kuru üzerinden ticari mal alım satımı gerçekleştiğini, buna istinaden kur farkı faturası düzenlendiğini, ayrıca mal alım satımlarına ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen proforma fatura, kur farkı faturasından, cari hesap ekstresinden görüleceği üzere ve yapılacak ödemelerin, mal alımı ve satımlarının ------- üzerinden gerçekleştiğini, davalı tarafından davacı tarafa gönderilen proforma faturada alım satım işlemlerindeki hususların detaylı olarak yazıldığını, davalı şirket aleyhinde soyut, mesnetsiz, haksız ve hukuka aykırı iddialarla ikame edilen huzurdaki davaya ilişkin davanın reddine, davacının haksız ve şartları oluşmamış tedbir talebinin reddine ve mevcut tedbirlerin kaldırılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde davalıya karşı yöneltilen işbu dava nedeniyle davacı aleyhine %20” den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, kur farkı faturasından kaynaklı davacının davalı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Celp edilen----esas sayılı dosyasının ----- kayıtlarının yapılan incelemesinde; davalının davacı aleyhine 28.628.81 USD bedelli kur farkı faturasına dayalı alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle kur farkı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 06/04/2021 tarihli rapor ile mahkememizce 02/03/2022 tarihli rapor tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez 06/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı taraf 2018 yılı ticari defterleri üzerine yapılan tespite göre; davalı ------ firması tarafından düzenlenmiş 5 adet e faturanın davacının 2018 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların ---- olarak düzenlenmiş olduğu, davalı tarafın düzenlediğini beyan ettiği ------ faturasına davacı kayıtlarında rastlanılmadığı, davacının kayıtlarına göre,---- olarak düzenlenmiş olan faturalara ait ödemelerin davalı tarafa yapılmış olduğu ve cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu, davacı taraf kayıtlarında -----ilişkin bir bilgi bulunmadığı yönündeki tespit ve kanaatini bildirmiştir. Dosyada mübrez 02/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket kendi defterlerinde davacı açık hesabında; USD ve TL olarak takip ettiği --------no.lu açık hesabına 119.899,48 USD karşılığı borç, 91.270,67 USD alacak kaydı yapılmak suretiyle toplamda 28.628,81 USD karşılığı 191.652,73 TL borç bakiyesinin bulunduğu, eş deyişle; davalının ticari defter kayıtlarında davacı taraftan -----alacaklı gözüktüğünün görüldüğünü, -------Davacı Tarafa Tebliğ Edilip Edilmediği Yönünden: -----numaralı faturanın e-micro uygulaması üzerinde yapılan incelemesinde ------tarafından gönderilen yanıtlarda faturanın -------- gönderim işleminin başarıyla sonuçlandığının görüldüğü, her iki tarafın ticari defter kayıtları irdelendiğinde taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde dava konusu kur farkı faturası haricinde ----- yılında herhangi bir kur farkı kaydına rastlanmadığı tüm bu hususlar çerçevesinde davacının kur farkı alacağı talebine ilişkin değerlendirmenin mahkememizin takdirine olduğu kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava menfi tespit davasıdır. Davalı cevap dilekçesinde takibe konu edilen faturanın kur farkı faturası olduğu, davacıya kur farkı faturasını tebliğ ettiğini, süresi içerisinde davacı tarafından iade edilmediğini savunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre mali müşavir ve bilişim uzmanından rapor alınmış davalının takibe konu ettiği kur faturasının davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediği anlaşıldığından davanın reddine, davalının kötü niyet dava tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Şartları oluşmayan davalının kötü niyet dava tazminatı talebinin reddine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 3.764,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.337,00 TL'nin talep halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.360,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 35.066,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2024