2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan konkordatonun feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben dava dilekçesi ile; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 01/06/2023 tarihli ve ... sayılı karar ile, borçlu ... Şirketi hakkında konkordatonun tasdikine karar verildiğini, ancak borçlu şirketin, söz konusu konkordato tasdiki kararına konu olan konkordato projesinde belirtmiş olduğu taksit ve ödeme planına uymamakta ve vadesi gelen borçlarını ödememekte olduğunu, bu durumun ise başta müvekkili olmak üzere tüm alacaklıları zor durumda bırakmakta olduğunu, diğer taraftan, borçlunun bazı davranışlarının, söz konusu konkordatoyu kötü niyetli olarak ilan ettiğini ortaya koymakta olduğunu, vadesi gelen borçlarını ödemek yerine yüksek meblağlara ulaşan tatillere gitmekte ve ihtiyacı olmadığı halde lüks otomobiller alarak onlara binmekte olduğunu, bu sebeple borçlunun kötü niyetle borcunu ödemeyerek zaman kazanmak amacı ile konkordato talep ettiğini öğrenmiş olduklarını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, borçlu davalı şirket hakkında verilen konkordato kararının feshini talep etmiştir.
Dava, hakkında mühlet kararı verilen davalı şirketin kötü niyetli olarak konkordato ilan ettiğinden bahisle, verilen konkordato kararının feshi istemine ilişkin bulunmaktadır. Dava, İİK 308/e maddesi gereğince konkordatonun kısmen feshi talebine ilişkindir.
Konkordatonun kısmen feshi, 2004 sayılı İcra ve İflas kanunun 308/e maddesinde " Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.
Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. ", şeklinde, konkordatonun tamamen feshi de aynı kanunun 308/f maddesinde " Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir. Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir. 308 inci madde hükmü bu hâlde de uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut davada aleyhine dava açılan şirket hakkında halihazırda mahkememizde konkordatonun tasdikine dair davanın devam ettiği, dosyanın duruşmasının 29/03/2024 gününe bırakıldığı, konkordato tasdiki talebine dair dosyada 20/10/2023 tarih itibariyle bir yıllık kesin mühletin verildiği, halihazırda bilirkişi raporunun beklendiği, tasdik kararının verilmediği tartışmasızdır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri dikkate alındığında kesinleşmemiş tasdik kararının dahi bulunmadığı kesin ve tartışmasızdır. Yargıtay bir kısım uygulamalarında, konkordatonun kısmen feshi için en azından yargılama aşamasında da olsa kesinleşmiş bir tasdik kararının varlığını aramaktadır. Ancak bu durumlar en azından dava tarihi itibariyle bir tasdik kararının var olması halinde söz konusu olacaktır. Konkordatonun kısmen feshi için henüz dava tarihi itibariyle bir tasdik kararının bulunmadığı ise kayden açıktır. Bu durumda, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı lehine, konkordato kapsamında davalı tarafından gerçekleştirilmesi gereken bir ifa yükümlülüğünün mevcut olmadığı, esasen davanın açıldığı tarih itibariyle konkordato projesinin tasdik edilmediği anlaşılmaktadır. Konkordato tasdikine dair görülen davada sunulmuş bir tasdik projesi olsa da herhangi bir şekilde davacı ve davalı aleyhine ve lehine sonuç doğurabilecek ve mahkemece tasdik edilmiş bir proje yoktur. O halde davacının bu davayı açmakta dava tarihi itibariyle hukuki yararı ele alınmalıdır. "Davacının subjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâlihazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmaması hâlinde; başka bir ifadeyle davacı hakkına kavuşmak için, hâlihazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz edilemez." Mahkemeye başvurmada korunmaya değer yararın bulunup bulunmadığı ise davanın açıldığı ana ilişkin bir değerlendirmedir. Bu nedenledir ki kural olarak hukuki yararın davanın açıldığı anda mevcut olması gerektiği kabul edilir. (Yargıtay HGK 2022/3-... E. 2023/... K:sayılı kararı)
Hukuki yarar konusu mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlememişken 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin (h) bendinde dava şartları arasında sayılmıştır ve davacının talep ettiği şeye bağlanan, hukuki ve meşru, doğrudan ve kişisel, doğmuş ve güncel olması durumunda bu talebi kabule şayan kılan ve yokluğu hâlinde davacının dava yetkisinin olmadığı değer olarak tanımlanabilir. (Emel Hanağası, Davada Menfaat, Ankara 2009, s.345).
Hal böyle olunca davanın açıldığı tarih itibariyle davacının mahkememize başvurmada güncel ve doğmuş olan, korunmaya değer bir yararının bulunmadığı, mahkememizce bu konuda verilecek bir karara muhtaç durumda olmadığı açıktır. Hukuki yarar dava şartı olup somut olayda mevcut olup olmadığı gibi olup olmayacağı da bilinemediğinden davanın HMK m.115 gereği usulden reddi gerekir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının hukuki yarar bulunmadığından ve dava şartı yokluğundan HMK m.114/f.1 bend (h) hükmüne atfen HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının davasının hukuki yarar bulunmadığından ve dava şartı yokluğundan HMK m.114/f.1 bend (h) hükmüne atfen HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca usulden reddine,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 2024 itibariyle alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansların iadesine, Kararın tebliğinden on günlük süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden ve oy birliği ile karar verildi.01/03/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip .. .