7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/853 Esas - 2024/185
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Av. ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR
1.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarenin 12.05.2023 tarihinde ... , 04.05.2023 tarihinde ...., 04.05.2023 tarihinde .... , 09.04.2023 tarihinde .... , 09.04.2023 tarihinde .... 05.05.2023 tarihinde .... . Üzerinde bulunan adreslerde altyapı çalışmalarını yaparken müvekkiline ait varlıklarda hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasara ilişkin hasar tespit raporu düzenlendiğini, davalı şirket tarafından yapılan altyapı çalışmaları sorasında AG kabloya verilen hasar toplamının 12.263,74 TL olduğunun tespit edildiğini ve bu tutarın müvekkili şirket tarafından karşılandığını, hasar bedelinin tahsiline yönelik davalı aleyhine ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, müvekkili idare tarafından çalışmalar neticesinde şirkete ait iletken ve varlıkların hasar gördüğünü iddia ettiğini, davada hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin .... olduğunu, davaya konu yapılan hasarın meydana geldiği adreste yapılan çalışmaların yüklenicisinin ... A.Ş. İle ... Ltd.şti.- ... A.Ş. İş ortaklığı tarafından verildiğinin ispatlanması gerektiğini, buna rağmen müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu adreste gerçekleştiği belirtilen tarihte müvekkili idare tarafından kazı çalışması yapılmadığını, söz konusu çalışmanın idareden bağımsız ayrı bir tüzel kişiliği olan ... A.Ş. İle ... Ltd.şti.- ... A.Ş. İş ortaklığı tarafından yapıldığını, meydana gelen zarar ile müvekkili idare arasında illiyet bağının bulunmadığını, hasar ve kusuru kabul etmemekle birlikte talep olunan tazminat miktarı fahiş olup tazminat kalemlerinin tek tek açıklanması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talep edilmeyeceğini savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan husus bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4.Eldeki dava; davacı tarafından haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik girişilen icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda; davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen çalışmalar sırasında davacı şirketin altyapı varlıklarının hasarlanıp hasarlanmadığı, oluşan bu hasarın giderimi için kullanılan malzeme, montaj, işçilik ve diğer bedellerin davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde yargı yolunun caiz olup olmadığı, davalıya husumet yöneltilmesinin doğru olup olmadığı hususlarında taraflar arasında anlaşmazlık bulunmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
6..... E. sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... A.Ş. vekili tarafından borçlu ... aleyhine toplam 12.994,86-TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresi içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
7.Davacı yanca oluşturulan hasar dosyası. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
8.Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
9.Dava şartları 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. Bunlar; yargı hakkı, yargı yolu, görev, kamu düzenine ilişkin yetki halledilir. Taraflara ilişkin dava şartları: Davada iki taraf bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davaya takip yetkisi olmalıdır. Dava konusuna ilişkin dava şartları: kesin hüküm bulunmaması, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve hukuki yarar (menfaat) bulunmasıdır.
10.6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder.
11.Mahkemelerin görevi ancak Kanunla belirlenir(HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20, 114, 115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir(HGK 14.04.2004 tarih .... sayılı kararı).
12.20.11.1981 yılında kabul edilen 2560 sayılı ... Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 2. maddesinde; ...'nin görev ve yetkileri sayılmıştır. Buna göre; "...'nin görev ve yetkileri şunlardır:
a)İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
b)Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
c)Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak,
d)Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,
e)Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak,.... 'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f)Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek."
13.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Para borcu ve teminat için takip" başlıklı 42. maddesinin üçüncü fıkrası ;"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz." şeklindedir.
14.2560 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde ise; "Bu Kanun diğer .... de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
15.Böylece davalı ... (...) 'de 2560 sayılı Kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
16.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesi ile; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalar", idari davalar arasında sayılmıştır.
17.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve .... sayılı kararında, özetle; "2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik ve ... Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve .... sayılı kararı doğrultusunda; idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkün olmadığından Mahkemece içtihat değişikliğine gidildiği ve davalı idarenin (...) hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine" karar verilmiştir.
18.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve ... sayılı ilamı uyarınca; "Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır."
19.... Hukuk Genel Kurulu 16.10.2018 tarihli ve .... sayılı kararında, özetle; "... tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine" hükmetmiştir.
20.Somut olayda davacı yan, davalı idarenin 12.05.2023 tarihinde .... , 04.05.2023 tarihinde .... , 04.05.2023 tarihinde ... , 09.04.2023 tarihinde ... , 09.04.2023 tarihinde .... , 05.05.2023 tarihinde ... Üzerinde bulunan adreslerde altyapı çalışmalarını yaparken mal varlıklarına hasar verdiğini, oluşan hasar nedeniyle 12.994,86 TL ödeme yaptığını, oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takibe giriştiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
21.Davalı yan ise, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yolunun görevli olduğunu ileri sürmüş, husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
22.Eldeki dava; davalı ...'nin altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirketin mal varlıklarına verdiği zararın tazmini amacıyla davacı tarafından girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz .... hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir.
20.Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve .... sayılı ilamı da bu yönde olup,
Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
VI-HÜKÜM
1.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yeri görevli olduğundan, davanın; HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2.Davacının idari yargı yerinde dava açmakta MUHTARİYETİNE, Karar ve İlam Harcı
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
4.Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
6..... bütçesinden karşılandığı anlaşılan arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. ve 14. bendi ile Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca,usule ilişkin karar verilmekle arabuluculuk ücretinin nihai karar sonrasında görevli mahkemece değerlendirilmesine, Vekalet Ücreti
7.Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 12.994,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile.... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 18.03.2024 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2024 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)