Esas No
E. 2023/10727
Karar No
K. 2023/13133
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/10727 E.  ,  2023/13133 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/116 E., 2023/64 K.
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davacı Kurum, davalılardan ... Çimento Fabrikaları A.Ş. vekili ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Beton San.ve Tic.A.Ş. Şirketi taşeronu diğer davalı ... İnşaat ve Tic.A.Ş. İşyeri işçilerinden ...'ın 18/06/2006 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiğini, olay ...'ın davalı ... Beton San.ve Tic. A.Ş. Pozantı otoyol hazır beton tesisi (taşeronu ... İnş.ve Tic. A.Ş.)nde 18.06.2006 tarihinde beton santralinin sevkiyat bandının tamburunda biriken malzemeyi bir demir çubukla temizlerken banda kendini kaptırması şeklinde olduğunu, meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle kurumlarında müteveffa sigortalı ...'ın hak sahiplerine toplam olarak 49.316,16 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, oluşan kurum zararından şimdilik 20.000,00 TL nin gelirlerin onay itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...'nun cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurumun sicil dosyasında kayıtlı işçi ...'ın ölümüyle sonuçlanan kaza nedeniyle kusurunun bulunmadığını, ...'ın iş kazasıyla sonuçlanan vefatının sorumluluğunun tarafına yüklenemeyeceğini, kendilerine davacı tarafından gelir bağlanan mirasçıların murisi olan ...'ın diğer davalılardan ... İnş. ve Tic. A.ş.'nin elemanı olduğunu, sevk ve idarelerini yürüten anılan şirketin olduğunu, aleyhine kusur belirleyen raporları da kabul etmediğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... Beton San. ve Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurumun sicil dosyasında kayıtlı işçi ...'ın müvekkili şirketin işçisi olmadığını, müteveffanın hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadığını, ...'ın iş kazasıyla sonuçlanan vefatının sorumluluğunun tarafına yüklenemeyeceğini, kendilerine davacı tarafından gelir bağlanan mirasçıların murisi olan ...'ın diğer davalılardan ... İnş. ve Tic. A.Ş.nin elemanı olduğunu, sevk ve idarelerini yürüten anılan şirketin olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 18.08.2006 tarihinde meydana gelen ve ...'ın hayatını kaybettiği iş kazasından müvekkili ...'ı sorumlu tuttuğunu, oysaki müvekkilinin dava konusu olayda ne işveren, ne yönetici ne de iddia edildiği gibi sorumlu olmadığını, müvekkilininde müteveffa gibi ... İnşaat... Şirketinde iş akdiyle çalışan bir işçi olduğunu, şirkette yetkili olmadığını, müvekkilinin kazanın olduğu tarihte izinli olduğunu, çalışıyor olsa bile müvekkilinin tazminat sorumluluğunu gerektirecek en ufak bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin ne iş kazası esnasında kullanılan araç bakımında, ne de müteveffanın işçi olarak bağlı bulunduğu şirket bakımından sorumlu ya da yetkili kişi olmadığını, hiçbir tazminat sorumluluğunun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/10 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre olayın meydana gelmesinde davalı işveren ... Beton Sanayi AŞ ve bu firmanın tesis sorumlusu ...'nun müştereken yüzde 35 oranında kusurlu oldukları, kazazede ...'ın tehlikeli alanda dikkatsiz ve tedbirsiz çalışmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde yüzde 20 kusurlu olduğu, beton santralı operatörü İbrahim Göğer'in yüzde 10 kusurlu olduğu,

..... A.Ş.nin çalışanlardan sorumlu formeni davalı ...'ın, olay günü izinli olduğundan kusurunun olmadığı gerekçelerine dayalı olarak Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; davalı ... bakımından açılan davanın meydana gelen iş kazasında kusuru bulunmadığından reddine, davalılar ... Beton, ... ve ..... A.Ş. bakımından davacının talebi ile bağlı kalarak 20.000,00 TL nin 16.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum ve davalılardan ... Beton San. ve Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 05.03.2019 tarihli ve 2016/13519 Esas, 2019/1981 Karar sayılı ilamında; "İnceleme konusu davada, kesinleşen Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/193 E, 2007/106 K sayılı dosyasında alınan kusur raporunda, davalılar ... 4/8 ... 3/8 oranında asli kusurlu olduğu, dava dosyasında kusur raporu alınmamış ise, hükme esas alınan kusur raporu ile ceza dosyası kusur oranlarında çelişki bulunduğu barizdir. Ceza davasında tespit edilen kusurun varlığına ilişkin maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile mahkum olanlara da bir miktar kusur verilmesi gerektiği gözetilmeli, yukarıdaki açıklamalar ışığında hak sahibinin tazminat dava dosyasındaki kusur oranıda gözetilerek ve tarafların kusur ve aidiyet oranın belirlenmesi için yeniden rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda, eş ...'nın evlenmesi nedeni yapılan fiili ödemeler hesaplanması gerekirken tüm peşin sermaye değerli gelirlerin hesaplandığı, anne Elif yönünden ise ilk peşin sermaye değerlerin dikkate alınmayarak tümünün hesaba dahil edildiği hal böyle olunca, Mahkemece bu husus gözetilmek suretiyle fiili ödemeler ve İlk peşin sermaye degerli gelirlerin dikkate alınarak yeniden hesap raporu alınmalı, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. 5510 sayılı Kanunun 54/c maddesi (506 sayılı Yasa’nın 92 nci maddesi) "Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır. " düzenlemesini içermektedir.

Eldeki davada öncelikle sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelire 506 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin uygulanıp uygulanmadığı, özellikle hak sahibinin eşi ... ...'a 18.06.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı gözetilerek bunun 92 nci madde kapsamında ilk peşin sermaye değerli gelirlere etkisi araştırılarak; 92 nci madde uygulanmış ise gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasa'nın 92 nci maddesi uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları ve indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarları da kurumdan sorulmalı, bütün eksik hususlar tamamlandıktan sonra yukarıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Sigortalının eşi olan ... ...'ın evlenmesi İlk Peşin Sermaye değerli gelir ile fiili ödeme az olmakla bu kapsamda karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir." hususlarına işaret edilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma sonrası yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda davalı ... Beton Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin %55, bu oran içinde olmak üzere ceza alan ...'nun %5, davalı ... Tur. Nak. İnş. Tic. ve San. A.Ş.nin %40 ve müteveffa sigortalı işçi ...'ın %5 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, ceza davasında tespit edilen kusurun varlığına ilişkin maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı belirtilmişse de, ceza mahkemesi kararları arasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının nihai bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlamayacağı, bu nedenle davalı ...'ın meydana gelen kazada bağımsız bir kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edildiğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verildiği, Yargıtay ilamı doğrultusunda fiili ödemeler ve ilk peşin sermaye değerli gelirler dikkate alınmak suretiyle, hak sahiplerine ödeme yapan davacı kurumun nihai ve gerçek zararları; aktüerya tazminat hesabı uzmanının 15.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu, davalılardan ... şirketinin asıl işveren konumunda olduğu, davalı ... şirketinin ise alt işveren konumunda oldukları gerekçelerine dayalı olarak "Davanın kabulü ile

1.48.370,63 TL'nin (36.916,26 TL'sine 16/05/2007 tarihinden, 11.454,37 TL'sine 07/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ...'nun sorumluluğunun 2.545,82 TL ile sınırlı tutulmasına, davalı ... Tur. Nak. İnş. Tic. Ve San. A.Ş.'nin sorumluluğunun 20.366,58 TL ile sınırlı tutulmasına)

2.Davalı ... yönünden açılan davanın reddine," dair hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum, davalılardan ...

Çimento Fabrikaları A.Ş. vekili ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, kaza olayının meydana gelmesinde kurum sigortalısının kusurunun olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumete yönelik itirazları kabul edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, kaza olayının meydana gelmesinde sorumluluklarının olmadığını, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ...; bozma ilamı tam olarak yerine getirilmeden karar verildiğini, meydana gelen olayda hiçbir kusurunun olmadığını, cevap dilekçesindeki def'i ve itirazları tekrarladığını, dava tarihinden ve ıslah dilekçesinden geriye doğru zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir .

2.İlgili Hukuk

Davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanununun 21/1. maddesidir. 5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21 inci maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalının Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

3.Değerlendirme

Eldeki davada, kaza olayının, davalı ... Beton San.ve Tic. A.Ş. taşeronu diğer davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş.nde beton santrali operatör yardımcısı olarak çalışan ...'ın Pozantı otoyol hazır beton tesisi işinde çalışırken, 18.06.2006 tarihinde, gece vardiyası bittikten sonra saat 08:40 sıralarında, beton santral makinesinde bulunan sevkiyat bandının tamburunda biriken malzemeyi bir demir çubukla temizlerken banda kendini kaptırması sonucunda yaralanarak vefat etmesi şeklinde meydana geldiği anlaşılmakla, herhangi bir koruma tertibatı olmayan makineyi durdurmadan, müdahale etmesinin tehlikeli olduğunu bilebilecek işinin ehli ve tecrübeli bir çalışan olarak sigortalının, kazanın meydana gelmesini önlemek amacıyla kazadan önce iş yerindeki tehlike arz eden durumları iş yeri yetkililerine bildirmesi ve dikkatli davranması gerekirken, kurum sigortalısının kendi müdahalesinin kaza olayının gerçekleşmesine etken olduğu dikkate alındığında, kusur oranının daha fazla olması gerekirken, bozma sonrası yargılamada hükme esas alınan kusur raporunda kurum sigortalısına %5 oranda kusur atfedilmesinin, olayın oluş şekline göre uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Mahkemece kazalının kusur oranının daha fazla olduğu gözetilerek, olayın oluş biçimine ve maddi olguya uygun uzman bilirkişi heyetinden yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca davanın teselsül esasına göre açılmış olması karşısında, Mahkemece davalıların teselsüle dayalı olarak sorumlulukları açıkça belirtilmeksizin, infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 5510 sayılı Kanun 506 sayılı Kanun K5510 md.21/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.