8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/18568 E. , 2024/1688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2010 tarihli iddianamesi ile;
resmi belgede sahtecilik ve sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılması istemi ile Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesi 31.03.2011 tarihinde eylemin nitelikli dolandırcılık suçunu oluşturma ihtimali bulunduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 04.04.2012 tarihli kararı ile Eyüp 2. (İstanbul 48.) Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul 48.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 48.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8.
Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli kararı ile, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün onanmasına, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükmün ise " ... sanığın, mağdurun kimlik bilgilerini kullanarak düzenlettiği sahte kimlikle mağdurlar ... A.Ş,Asya Katılım AŞ ve HSBC Bank AŞ'ye müracaat ederek kredi kartı sözleşmesi imzalamak suretiyle sahte kredi kartı düzenlenmesini ve teslimini sağlaması eyleminin banka sayısınca TCK.nın 245/2, 43. maddeleri, bu sahte kartı değişik yer ve zamanda kullanarak menfaat temin etmesinin ise yine banka sayısınca TCK.nın 245/3, 43. maddeleri kapsamında cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemlerin kül halinde tek suç kabulüyle TCK'nın 245/1 maddesi gereğince hüküm kurulması, yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince bozulmasına, CMUK 326/son gereği sonuç ceza itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul 48.
Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararı ile sanığın ;
1.Katılan ...'a yönelik zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Mağdur Asya Katılım A.Ş.'ne yönelik zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3.Mağdur HSCB Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4.İlk kararın sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi gereğince sanığın 5 yıl hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istekleri;
1.Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, her bir banka yönünden ayrı cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine,
2.Temel cezanın alt sınırdan belirlenmemesinin kanuna aykırı olduğuna,
3.Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,,
4.Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna,
5.Lehe olan hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
6.Aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırı davranıldığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın, katılan ... adına çıkarttığı sahte nüfus cüzdanı ile ..., Asya Katılım Bankası ile HSBC Banka müracaat ederek aldığı sahte kredi kartı aldığı ve sahte kredi kartlarını kullanarak üzerine atılı suçları iddiasına ilişkindir.
2.Sanık, muhtarlıktan aldığı sahte nüfus cüzdanı talep formu ile 07.09.2007 tarihinde Eyüp Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek katılan ... adına üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu sahte nüfus cüzdanın düzenlenmesini sağlamıştır. Sahte nüfus cüzdanının düzenlenmesine ilişkin evraklar ve nüfus cüzdanın sahte olarak düzenlendiğine ilişkin bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.
3.Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin 26.08.2009 tarihli cevabi yazısında; katılan ... adına 08.11.2007 tarihinde kredi kartı başvurusu yapıldığı, bankalarınca yapılan değerlendirme sonucunda 28.11.2007 tarihinde 700,00 TL limilti asıl, 10.01.2008 tarihinde 200,00 TL limitli ve 10.11.2008 tarihinde 700,00 TL limitli ek kartların tahsis edildiği, 26.08.2009 tarihi itibari ile 987,57 TL borcun bulunduğu bildirilmiştir. Yazı ekinde gönderilen evraklardan tahsis edilen kredi kartlarının numaralarının 4022...4002, 5275...3684,5313....3708,....4841,....8417 olduğu, kredi kartları ile birden fazla kez harcama yapıldığı anlaşılmıştır.
4.... A.Ş.'nin 25.08.2009 tarihli cevabi yazısında; katılan ... adına 14.09.2007 tarihinde yapılan kredi kartı başvurusu üzerine 19.09.2007 tarihinde 5571...0788 numaralı kredi kartının verildiği, 10.03.2009 tarihi itibari ile 512,72 TL ana para ve 104,43 TL akdi faiz borcunun bulunduğu bildirilmiştir. Yazı ekinde gönderilen evraklardan kredi kartı ile birden fazla kez harcama yapıldığı anlaşılmıştır.
5.....'nin 28.08.2009 tarihli cevabi yazısında; katılan ... adına yapılan başvuru neticesinde 5210...9323 numaralı kredi kartının verildiği, kredi kartına ödeme yapılmadığı, yazı ekinde gönderilen evrakta son 6 ayda yapılan harcama ortalamasının 123,60 TL olduğu bildirilmiştir.
6.Sanık savunmasında; suç kastı ile hareket etmediğini, içinde bulunduğu zor durumdan kurtulmak amacı ile katılan ... adına sahte nüfus cüzdanı çıkarttığını, bu nüfus cüzdanı ile Asya Bank, HSBC ve ...'a başvuruda bulunarak kredi kartı aldığını, kartların borçlarını düzenli olarak ödediğini, kötüniyetli olmadığını, pişman olduğunu, zararı karşılayacağını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında düzenlenen Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2010 tarihli iddianamesinde ..., Asya Bank, HSBC Bank yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme suçundan anlatıma yer verildiğinden mağdur banka sayısınca usulüne uygun dava açıldığı kabul edilmekle, bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme suçunun geçitli suç olduğu belirtilerek, kanuna ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olarak ve fiili direnme oluşturacak şekilde başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme suçundan hüküm kurulmaması yasaya aykırı görülmüş ise de kararın aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Sanık müdafinin 1 no'lu temyiz isteği yönünden;
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle; Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, katılan ... adına çıkarttığı sahte nüfus cüzdanı ile ..., Asya Katılım Bankası ile HSBC Banka müracaat ederek aldığı sahte kredi kartı aldığı ve sahte kredi kartlarını birden fazla kez kullandığı somut olayda;
Her ne kadar sanık suç kastı ile hareket etmediğini ve atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de; sahte nüfus cüzdanının düzenlenmesine ilişkin evraklar ve nüfus cüzdanının sahte olarak düzenlendiğine ilişkin bilirkişi raporu, bankalarca verilen cevabi yazılar ve kredi kartlarının ekstreleri, sanığın kredi kartlarını çıkarttığına ve bu kartlardan harcamalar yaptığına ilişkin ikrarı hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın her bir banka yönünden zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla sanık müdafinin 1 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2.Sanık müdafinin 2 no'lu temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu için kanunda öngörülen hapis cezasının alt sınırının 4 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olduğu, her bir banka yönünden alt sınırdan temel cezaların belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin 2 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
3.Sanık müdafiinin 3 no'lu temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre etkin pişmanlık hükümlerinin yalnızca gerçek bir banka veya kredi kartının sahibinin bilgisi ve rızası dışından kullanılması halinde uygulanabileceğinin belirtilmesi, sahte banka veya kredi kartının kullanılması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin 3 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
4.Sanık müdafiinin 4 no'lu temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanunu'nun 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve üçüncü fıkrasında düzenlenen suç yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddeleri gereğince 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı süresin dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin 4 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
5.Sanık müdafiinin 5 no'lu temyiz isteği yönünden;
Sanık hakkında verilen cezada lehe olan hükümlerden 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin yasal ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığa tayin olunan cezanın miktarı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin 5 no'lu temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
6.Sanık müdafiinin 6 no'lu temyiz isteği yönünden;
Sanık hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 5 yıl hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 5 yıl hapis ve 360,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi, isabetli bulunmamış olup bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (6) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 48.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı (D) bendi çıkartılarak, (D) bendinin yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın sonuç cezalarının 5 yıl hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.