6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalılardan, ...'in sahibi bulunduğu ve ... SİGORTA A.Ş. tarafından sigortalanmış,... plakalı aracın, ... 'in sevk ve idaresinde iken, 02.11.2020 tarihinde, .../ İST. da, davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza Mahallinde taraflar arasında tutanak düzenlenerek imza altına alındığını, davacı şirkete ait aracın onarımının sigorta şirketi tarafından giderildiğini ancak aracın onarım süresi boyunca davacının aracı kullanmaktan mahrum kaldığını, davacı şirkete ait aracın onarımı gerçekleştirilmiş olsa da, kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybına ilişkin talebine rağmen, davacı şirkete hiç bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ileride yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı şirketin gerçek zararı ortaya çıktığında artırılmak,fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası olarak şimdilik,değer kaybına ilişkin 100,00TL,aracın kullanılamaması nedeniyle uğradığı zarara ilişkin 100,00TL olmak üzere, 200,00TL tutarındaki tazminatın,kaza tarihi olan, 02.11.20220 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup 26/11/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle, değer Kaybından Doğan Maddi Tazminat Alacağı olarak 100,00-TL + 33.337,00-TL. = 33.437,00-TL’ nin Araç Mahrumiyet Tazminatı yönünden 100,00-TL + 4.100,00 TL = 4.200,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketinden ve davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda kaza tarihi 02.11.2021 olan davalı vekilinin, davaya cevap dilekçesinde özeti ve poliçe tanzim tarihi 26.05.2021 de dikkate alındığında, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, 01.04.2020 yürürlük tarihli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1'inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, her halükarda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak; hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiası usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki, mevcut durumda Anayasa Mahkemesi kararına göre hesaplanılması istenen reel değer kaybının belirli bir kriter seti bulunmadığını, bilirkişilerin görüşlerini oluştururken dikkate aldığı galeriler, ikinci el piyasa ve bu konuda uzman kişilerin subjektif değerlendirmelerine tabi olduğunu, reel veya piyasa koşulları adı altında yapılan hesaplamaların büyük bir kısmının ise kaza öncesi ve sonrası araç rayiç değerlerin karşılaştırılması ve aradaki farkin sübjektifdeğerlendirmelere göre belirlenmesi noktasında yoğunlaştığı göz önüne alınırsa, basit bir işlemden ibaret bu yöntem için bilirkişi atanmasına da ihtiyaç bulunmadığını, bilirkişi atanması durumunda dahi bilirkişi görüşünün denetime elverişli olduğu ifadesinin ise anlamını yitirecek ve hukuki olmayacağını, zira bilirkişinin dikkate aldığı belirli bir yöntem, mihenk,ölçü veya kriter bulunmamakta ve doğruluğu veya yanlışlığı ölçülemediğini, dolaysıyla gerçekte değer kaybının tam olarak belirlenebilmesine yönelik objektif bir krıterlerin olmadığı ve belirlenemediği durumda tarafların haklarına halel getirecek, yüksek olabilecekken düşük veya tersi durumlar oluşabileceğini, keza genel şartlara göre yapılan hesaplamanın, şeffaf, denetlenebilir ve ölçülebilir niteliğe sahip olduğunu, bu itibarla,değer kaybı hesabının yürürlükteki genel şartlar ve eki kriterlerine göre yapılması gerekirken, denetime uygun olmayan, ölçülebilir bir niteliğe haiz bulunmayan ve sübjektif değerlendirmelere göre yapılan hesaplamanın esasa alınması usul ve yasaya aykırı olacağını, kazanç kaybı bedelinin ZMMS poliçesi teminat kapsamı dışında olduğunu zira kazanç kaybı, hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması veya işletilememesi halinde meydana gelen zararı ifade ettiğini dolayısıyla kazanç kaybınına araçta meydana gelen maddi ve fiziki zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin açık olduğunu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin ZMMS Genel şartların A.3. maddesi gereği kazanç kaybına ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, nitekim ZMMS Genel şartlarının “Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı A.6.maddesinde; aşağıdaki haller sigorta teminatı dışındadır: k) Gelir kaybı,kar kaybı,iş durması, kira mahrumiyeti gibi zarar verici olğuya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri” Şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup, Yargıtay İçtihatlarıyla açıkça ortaya konduğunu, uyuşmazlık konusunun kazada sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan iş bu davanın reddinin gerektiğini, bilindiği üzere KZMMS Sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMMS sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için, kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini belirterek her halükarda değer kaybı bedelinin ZMMS Genel Şartları'na göre hesaplanmasına, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı esas alınarak,dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin reel piyasaya göre hesaplanmasının reddine, araç mahrumiyet bedelinin ZMMS Sigorta poliçesi kapsamında olmadığı dikkate alınarak ilgili taleplerin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, kusur yönünden; söz konusu trafik kazasının oluşumunda,... plakalı araç sürücüsü ...'in, “2918 sayılı KTK'nun mad.67/1-a ve mad.137/b park yapmış taşıtlar arasından çıkarken,duraklarken veya park yaparken tehlike oluşturabilecek davranışlarda bulunmak” kurallarını ihlal ederek, gereken dikkat ve özen gösterme yükümlülüğünü göstermediğinden, %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü, ...'e dava konusu kazada verilebilecek bir kusurun olmadığı, Araç mahrumiyeti yönünden; dolaylı zarar niteliğinde olan araç mahrumiyet tazminatı konusunda,dosyaya sunulmuş herhanği bir belge,kayıt,fatura v.s..gibi bilgiler sunulmadığını, dava konusu kaza sonucu,... plakalı araçta meydana gelen hasarlı parçaların; demontajı,onarılması,boyanması,montajı — işlemlerinin - ortalama 7 gün süreceği hesaplanarak, dava konusu aracın üst segment bir araç olduğu nitelendirilerek emsal araçlarının kaza tarihindeki kiralama bedellerinin 600,00TL olduğu'nun hesaplanması ile, mahkememizce araç mahrumiyet bedeli ödenmesi yönünde hüküm kurulması halinde, 7 gün için tespit edilen, 7 günx600,00TL/gün- 4.200,00TL tazminattan davalı ...'in sorumlu olacağı, davalı ...
SİGORTA A.Ş.'nin ZMSS Genel şartları gereği araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, talep arttırım dilekçesi, ZMSS poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 02.11.2020 tarihli 34trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybı ve mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK nun 85. maddesi gereği, bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimse 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 61ve 62. maddeleri gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... ve ... plaka sayılı araçlar arasında 02/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın hasar görüp görmediği, hasar görmüş ise değer kaybı ile mahrumiyet zararı oluşup oluşmadığı, davalıların değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatından sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 02.11.2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin kasko sigortalısı olduğu anlaşılmıştır. ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 02.11.2020 tarihinde aracın sahibi ve sürücüsünün davalı ... olması sebebiyle tazminat sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme
Davaya konu kazanın, 02.11.2020 tarihinde park halinde bulunan ... plaka sayılı araca ... plaka sayılı aracın geri geri gelmesi esnasında çarpması şeklinde gerçekleştiği, kazanın oluşumunda,... plakalı araç sürücüsü ...'in, “2918 sayılı KTK'nun mad.67/1-a ve mad.137/b park yapmış taşıtlar arasından çıkarken,duraklarken veya park yaparken tehlike oluşturabilecek davranışlarda bulunmak” kurallarını ihlal ederek, gereken dikkat ve özen gösterme yükümlülüğünü göstermemesi nedeniyle gerçekleştiği ve ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Tazminat yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme
Mahkememizce davaya konu kazada tarafların kusurunun ve davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi amacıyla alınan ve hükme esas almaya yeterli olduğu kanısına varılan bilirkişi raporuna göre
Davacıya ait ... plaka sayılı aracın dava konusu kaza sonucunda arka çamurluk ve arka tampon kısmının hasar gördüğü, aracın kaza tarihindeki dava konusu kaza nedeniyle hasar görmemiş hali ile hasarlı hali arasında 33.437,00 TL fark olacağı dolayısıyla davacının değer kaybı zararının 33.437,00 TL olacağı, hasarın makul onarım süresinin 7 gün olacağı, dava konusu günlük ... plaka sayılı araca eş değer aracın günlük araç kiralama bedelinin 600,00-TL, dolayısıyla mahrumiyet bedelinin 4.200,00-TL olacağı anlaşıldığından işleten ve sürücü olan davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi yönünden ise davacı tarafça dava açılmadın önce özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında sigortaya zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne
1.Sigorta şirketi yönünden davanın usulden reddine
2.33.437,00 TL değer kaybı ve 4.200,00 TL mahrumiyet bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.570,98.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 59,30.-TL peşin harç ile 639,33 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan 1.872,35 -TL karar harcının davalı...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ve 698,63.-TL peşin harcın davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 2.499,15.-TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6.Davalılar tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalı... den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8.Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istanbul Bölge Adliyesi (istinaf) Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 26/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)