Esas No
E. 2022/2124
Karar No
K. 2022/2124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2124 - 2024/471 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/09/2022

NUMARASI : 2021/617 Esas - 2022/569 Karar

DAVACI

KARAR TARİHİ: 27/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 27/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2020 tarihinde, ... idaresindeki ...plaka sayılı araç ile DSİ istikametinden Osman Kavuncu Bulvarı’nı takiben gelip 6180. Sokak kavşağından sağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımlarına aynı yönden gelen ve seyrine direkt devam eden sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletinin ön kısımları ile çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kendisinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, trafik kazasına sebebiyet veren ...plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarıyla ... Sigorta A.Ş. (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altında olduğundan müvekkilin zararlarından karşı yan Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, davanın kabulü ile HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere ve HMK m.107/2 gereğince artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacının 29.07.2020 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralanması, sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacına maruz kalması sebebiyle şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili 24/05/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; 79.526,15-TL sürekli, 12.240,56-TL geçici iş göremezlik ile 5.886,00-TL bakıcı ihtiyacı tazminatı talep etmiştir.

Davacı vekili 08/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 116.441,17-TL sürekli, 12.240,56-TL geçici iş göremezlik ile 5.886,00-TL bakıcı ihtiyacı tazminatı talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle usule ilişkin yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarının bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında davacıların tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezliğe ve bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davacının kaskının ve motosiklet kullanırken giymesi gereken koruyucu giysileri giydiğinin tespit edilemediği gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte olduğunu, öncelikle itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına, derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” göre rapor alınmasına, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan ve yapılacak ödemelerin müvekkili şirketin sorumluluğundan tenziline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ve dava dışı sürücü... yönetimindeki ...plakalı otomobili ile davalı yönetimindeki ... plakalı motosikletin ön kısmına çarpması sonucu, davacının meydana gelen çift taraflı yaralamalı trafik kazasında yaralandığı ve vücut genel çalışma gücünden ise %6 oranında kaybettiği hususunun Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp ABD raporu ile tespit edildiği, mahkemece aldırılan dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının 12.240,56-TL geçici iş göremezlik zararı, 116.441,17-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 5.886,00-TL bakıcı gideri hesaplandığı, davacı tarafından kaza tarihi itibariyle avans faizine hükmedilmesi istenilmişse de davalı sigorta şirketinin 05/04/2021 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağı ve kazaya karışan araç hususi nitelikte olduğundan yasal faize hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 116.441,17 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 12.240,56 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı, 5.886,00 TL bakıcı gideri tazminatının 05/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, davacının müterafik kusurunun da söz konusu olduğunu, bu bağlamda yine hükme esas alınan denetime elverişsiz bilirkişi kusur raporuna esas alınan kaza tespit tutanağında davacının kaza sırasında kaskının ve koruyucu kıyafetlerinin tespit edilemediğin belirtildiğini, kask takılması dizlik, motosiklet pantalonu ve koruyucu ceket trafik kazalarının etkisini hafifletmekte olup, yaralanmalarda ağır sonuçların meydana gelmesini önlediğini, kaskın ve koruyucu kıyafetlerin yolculuk esnasında takılması gerektiği kural olarak KTK’da da ifade edilmiş olup, davacının belirtilen ve benzeri güvenlik önlemini almamış olmasından müvekkil şirketin sorumlu olduğunun kabulünün hakkaniyet ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacının kask ve koruyucu ekipmanlarının tespit edilememesinin kaza sonucuna ne derece etkisi olduğunun belirlenmesi için, dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi ve bu bağlamda hükmedilen tazminattan davacının müterafik kusuru oranında indirim yapılması gerekmekte iken aksi yöndeki yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatını kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunun da hatalı tespit ve hesaplamalar içerdiğini, zira her ne kadar raporda TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür hesaplaması yapılmış olsa da raporun tazminat hesaplaması kısmında %1.8 Teknik Faiz ve aktüeryal irat formülü kullanılması gerekirken PMF-1931 Yaşam Tablosunda kullanılan Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkil şirketçe 29.03.2021 tarihinde, davacıya yapılmış olan 49.114,05 TL bedelli ödeme kapsamında davacının müvekkil şirketten talep edebileceği başkaca herhangi bir hak veya alacak kalmamış olup, bilirkişi raporunda şirket tarafından yapılan bu ödemenin faiziyle birlikte hesaplamadan tenzil edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece hükmedilen faiz başlangıç tarihinin de hukuka aykırı olduğunu, faiz yönünden müvekkilin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemidir.

Kusura ilişkin olarak, 29/07/2020 günü saat 20.00 sıralarında, sürücü... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracıyla; DSİ istikametinden Osman Kavuncu Bulvarını takiben gelip 6180 sokak kavşağından sağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımlarına aynı yönden gelen ve seyrine direkt devam eden sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dosyada alınan kusur raporunda, sürücü... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracıyla; DSİ istikametinden Osman Kavuncu Bulvarını takiben gelip 6180 sokak kavşağından sağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımlarına aynı yönden gelen ve seyrine direkt devam eden sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpışarak duruşa geçtiği olayda 2918 sayılı KYTK'nın 53/1-a madde kural ihlali yaptığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında asli kusurlu bulunduğu , ... plakalı araç sürücüsü ... ile ilgili olarak; bahse konu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem olmadığından kusursuz bulunduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

Ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan kusur raporunda da, sanık sürücü ...İN, idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığında kontrollü bir şekilde sağ şeride girmesi ve girmek istediği 6180. Sokağa sağ şerit üzerinden manevra ile dönmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup, yolun orta kısımlarından sağ gerisini kontrol etmeden kontrolsüzce sağa manevra yaptığı esnada motosikletin seyir alanını kapatması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmakla asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü ...’ın, idaresindeki motosiklet ile sağ şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalli kavşağa sol önünden kontrolsüzce şeridine manevra yapan sanık sürücü idaresindeki otomobil ile meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiş olup, raporların birbirini teyit ettiği anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.

Davalı vekilinin hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde;

Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y.

2015.S. 582). Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır. Somut olayda, dizlik ve kask takılıp takılmadığının tespit edilemediği ve yaralanmanın niteliği (sağ asetabulum kırığı) gözetilerek mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmaması isabetlidir.

Davalı vekili tarafından aktüer hesap raporuna da itiraz edilmiş ise de; Sigorta Şirketinin de KTK'nın 90 ve TBK hükümleri gereğince "gerçek zarardan" sorumlu olmasına, sigortanın "Genel Şartlardaki" hesaplama yöntemine göre sorumlu tutulmasına yönelik KTK'nın 90. maddesindeki düzenlemenin AYM tarafından iptal edilmiş olmasına ve iptal hükümlerinin devam eden uyuşmazlıklarda uygulanmasının, AYM kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırı olmadığının Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiş olmasına; bu durumda davalının da TRH2010 Yaşam Tablosu Ve "Progresif Rant Yöntemi" uygulanmak suretiyle hesaplanacak iş göremezlik zararlarından sorumlu olmasına göre, davalı vekilinin hesaplama yöntemine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ayrıca, sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin güncellenerek usulünce hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş olmasına göre, tazminat hesabına ilişkin bu istinaf sebebi de yerinde değildir.

Davalı vekili tarafından geçici iş göremezlik tazminatından ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ise de, söz konusu zararların, KTK'nın 92. maddesi gereğince teminat dışı sayılmaması yanı sıra, bu zararların KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumluluğu kapsamında sayılan zararlardan da olmamasına, ikincil norm olan Genel Şartlarla sigortanın Kanun ile belirlenen sorumluluğunun daraltılamayacak olmasına göre davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Faiz başlangıcına ilişkin olarak,

Haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.

Somut olayda; davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, kaza ile ilgili olarak açılan hasar dosyasından 30.03.2011 tarihinde davacıya 49.114,02 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Buna göre, tazminatın tamamına davalı sigorta şirketi yönünden belirtilen kısmi ödeme tarihi esas alınarak faiz yürütülmesi isabetli bulunmuştur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2020 tarih ve 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.192,32 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.298,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.894,23 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5.Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog