2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı asıl borçlu ile davacı Banka arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi gereğince kredilerin geri ödeme planları imzaladığı, diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, borcun ödenmemesi nedeni ile hesapların kat edildiği, ...
2.Noterliği’nin 27.06.2019 tarih ve 4... 342 yevmiye no. hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine Gaziantep İcra Müd.’nün 2020/77905 E. Sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığı, takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, Sözleşmede Kefalet, Muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı maddesinde sorumlulukların kabul edildiği, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile davalının Gaziantep İcra Müd.’nün 2020/77905 E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, % 20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar kendilerine usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunma ileri sürmemişlerdir.
DELİLLER
1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2.Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri,
3.Kat ihtarnamesi,
4.İcra takip dosyaları,
5.Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları,
6.Dosyada mündemiç bilirkişi kök ve ek raporları,
7.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibindeki alacak davacı banka ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Anılan genel kredi sözleşmeleri tetkik edildiğinde diğer davalıların kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzalamış oldukları görülmektedir. Ancak... 'in her ne kadar kefil sıfatıyla imzası bulunsa da eş rızasına dair herhangi bir belirtme veya imza bulunmadığı görülmektedir. Nizip Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı kredi borçlusu ... . ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicil bilgileri celp edilmiş olup davalı ... 'in borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu tespit edilmiştir.
Dolayısıyla bu davalı bakımından 6098 sayılı TBK m.584/3 hükmü uyarınca eş rızasın gerek bulunmamakta olup bu davalının kefaleti hukuken geçerlidir. Öte yandan davalı ... bakımından ise eş rızasının alınmış olduğu görülmüştür. Davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden ve davacı tarafından davalılar aleyhine keşide edilmiş olan Nizip 2. Noterliği'nin 01/07/2019 tarihli ve 04654 yevmiye numaralı kat ihtarnamesi tetkik edildiğinde; 332.538,77 TL alacak talebinde bulunulduğu görülmüştür. Kat ihtarnamesinin tebliğ mazbataları tetkik edildiğinde asıl borçluya ve gerçek kişi kefillere çıkartılan tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Gaziantep İcra Dairesi'nin 2020/77905 esas sayılı takip dosyası tetkik edildiğinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine 314.183,85 TL asıl alacak, 215.687,48 TL işlemiş temerrüt faizi, 10.784,37 TL BSMV, 631,84 TL masraf ve 64.960,00 TL çek riski depo talebiyle icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalılar tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edildiği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karara verildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasında borca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğinde dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmüş ve bu haliyle de eldeki davanın 2004 sayılı İİK m.67/1 hükmünde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi kök raporunda özetle; Davacı Banka ile davalı asıl borçlu arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan taksitli kredi borcunu ödenmemesi nedeniyle, davacı Bankanın davalılar hakkında takip başlattığı, Davalı kefillerin sözleşmede belirlenen kefalet limitin ayrı ayrı 2.000.000,00 TL olup, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu oldukları, Davalı /kefillerin, kefillikten caydığına veya davacı Banka ile kefalet sözleşmesinin sona erdiğine dair dosyaya sunulu belge olmadığı, Davalıların takip tarihi itibariyle toplam 505.565,80 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 314.183,85 TL’lik anaparaya (Banka talebi) yıllık % 45,60 temerrüt faizi (Banka Talebi) ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Takip tarihi itibariyle toplam 500.109,74 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 314.183,85 TL’lik anaparaya (Banka talebi) yıllık % 44,30 temerrüt faizi (Tespit edilen-kredi akdi faiz oranı üzerinden) ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Asıl borçluya verilen çek karnesinden iade edilmeyen/ boş çek yaprakları için takip tarihinde toplam 64.960,00 TL gayrinakdi risk için depo talep edildiği, davalı kefillerden talep edilmesine için Sözleşme de açık hüküm tespit edilemediği, Şubeden takip ile dava tarihindeki boş çek adetlerin tespitine yönelik rapor talep edilmiş olup, rapor tarihi itibariyle 9 adet boş çek yaprağı olduğu bildirildiği, rapor tarihi itibariyle 27.230,00 TL riskin mevcut olduğu, Davacı Bankanın takip talebinde 631,84 TL masraf talep ettiği, masrafa ilişkin dekont/makbuz sunulmadığı, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Yine mahkememizce görülen lüzum üzerine davacı vekiline dayanak genel kredi sözleşmesinin ilgili hükmü nazara alınarak davacı bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere temerrüt süresi boyunca uygulama tarihleri de belirtir şekilde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının tespitine elverişli evrakları dosyaya sunmak üzere kesi süre verilmiş ve ek rapor aldırma yoluna gidilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda özetle; Davalıların takip tarihi itibariyle toplam 505.565,80 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 314.183,85 TL’lik anaparaya (Banka talebi) yıllık % 45,60 temerrüt faizi (Banka Talebi) ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Takip tarihi itibariyle toplam 500.109,74 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 314.183,85 TL’lik anaparaya (Banka talebi) yıllık % 44,30 temerrüt faizi (Tespit edilen-kredi akdi faiz oranı üzerinden) ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Takip tarihi itibariyle toplam 560.965,84 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 314.183,85 TL’lik anaparaya (Banka talebi) yıllık % 58,80 temerrüt faizi (Son bildirilen) ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiğini mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekili temerrüt faiz oranının yanlış hesaplandığından bahisle itirazda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Bakıldığı zaman davacı taraf kendisine verilen kesin süre içerisinde sadece davacı bankanın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu tavan faiz oran listesini sunmuş olup davacı bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere temerrüt süresi boyunca uygulama tarihleri de belirtir şekilde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının tespitine elverişli evraklar dosyaya sunulmamıştır.
Bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Ankara Bölge Adli Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2019/781 Esas, 2020/1007 Karar sayılı ve 03/11/2020 Tarihli ilamında "...ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişi raporunda temerrüt faizi %40 olarak hesaplanmış ise de, bu orana itibar edilmeyerek Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatları kapsamında dava dışı şirkete kullandırılan 374948 referans sayılı taksitli ticari kredi yönünden akdi faizin %15 olması da göz önünde bulundurularak temerrüt faizini iki katı fazlası olan %30 olacağı, 366345 referans sayılı taksitli ticari kredide ise akdi faizin %11,64 olması gözetilerek temerrüt faizinin bu oranın iki katı olan %23,28 olacağı yönünde ki tespit ile yapılan re'sen hesaplama sonucu davalının itirazının kısmen iptali ile Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2016/21814 sayılı takip dosyasında 456.276,31 TL asıl alacak, 15.027,10 TL işlemiş faiz (02.10.2016-17.10.2016), 751.35 TL BSMV olmak üzere toplam 472.054,76 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 169.379,94 TL 'sine % 30, 286.896,37 TL'sine % 23,28 oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve faize % 5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine yönelik karar usul ve yasaya uygundur..." denilmiş ve bu yöndeki karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 Esas, 2022/4048 Karar sayılı ve 25/05/2022 Tarihli ilamıyla onanmıştır. Dolayısıyla da davacı tarafın bu yöndeki itirazlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Raporların mahkememizce denetlenmesi neticesinde tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu ve gerekçeli olduğuna kanaat getirilmekle hükme esas alınmıştır.
Yine icra takibinde davacı banka tarafından tüm davalılardan çek depo talebinde bulunulmuştur. Bakıldığı zaman anılan depo talebi nakde dönüşmüş değildir. Dayanak genel kredi sözleşmelerinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunduğuna dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/16494 Esas, 2018/1375 Karar sayılı ve 20/03/2018 Tarihli ilamında "...Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve eki niteliğinde olan kefalet sözleşmesinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır.Ancak yargılama sırasında bazı teminat mektuplarının tazmin edildiği ve böylece tazmin edilen kısım yönünden davacı bankanın talep hakkı bulunduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece tazmin edilen teminat mektubu belirlenerek takibin bu alacak için tazmin tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına , depoya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da çek depo talebi bakımından sadece asıl borçlu davalı şirketin sorumlu olduğuna ve diğer davalı kefillerin sorumlu olmadığına kanaat getirilmiş ve hüküm bu doğrultuda tesis edilmiştir.
İcra takibinde takip talebinde bakıldığında banka tarafından her ne kadar 631,84 TL masraf talebinde bulunulmuşsa da bu alacağın hangi ilişkiden kaynaklandığına ve alacağın varlığına dair herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu haliyle de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan m.190 hükmü uyarınca yükümlü olduğu ispat külfetine yerine getirememiş olup bu talebin reddine karar verilmiştir.
Burada her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup ayrıca davalılar da itirazlarında haksızdırlar. Bu haliyle de davacı lehine 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiş ve kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; davalıların Gaziantep İcra Dairesi'nin 2020/77905 esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 314.183,85 TL asıl alacak, 177.072,27 TL işlemiş temerrüt faizi ve 8.853,61 TL BSMV bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair alacak taleplerinin REDDİNE,
2.Takip tarihinden asıl alacak tutarı olan 314.183,85 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 44,30 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV'si ile İSTENEBİLECEĞİNE,
3.Çek riski olan 27.230,00 TL'nin davalı ... . ve Tic. Ltd. Şti. tarafından DEPO EDİLMESİNE, diğer davalılar bakımından çek riski depo talebinin REDDİNE,
4.Hüküm altına alınan asıl alacak miktarı olan 314.183,85 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 500.109,74 TL üzerinden alınması gereken 34.162,50 TL ilam harcından davacı tarafça yatırılan 6.537,40 TL peşin hacın mahsubu ile bakiye 27.625,10 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 6.537,40 TL peşin harcın toplamı olan 6.618,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 1.892,75 TL yargılama giderinin davanın kabul (%92,39) ve ret (%7,61) oranlarına göre 1.748,71 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8.Davalılar tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
9.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 76.015,36 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10.Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul (%92,39) ve ret (%7,61) oranlarına göre hesaplanan 1.441,28 TL'sinin davalılardan, bakiye 118,72 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi, verilen karar hazır bulunanlara okunmak suretiyle tefhim edildi. 05/10/2023