Aramaya Dön

7. Asliye Ticaret mahkemesi

Esas No
E. 2023/43
Karar No
K. 2023/43
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/43 Esas - 2024/184

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/43 Esas
KARAR NO: 2024/184
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/01/2023
KARAR TARİHİ: 21/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili Dava dilekçesinde özetle; davacının keşidecisi, ... ..., Lehdar, ..., ... Bankası, ... Şubesi, ... ödeme tarihi, hesap nosu ... ve çek nosu ... olan ...TL bedelli çek ve keşidecisi ... , Lehdar, ..., ... Bankası, ... Şubesi, ... ödeme tarihi, hesap nosu ... ve Çek nosu ... olan ...TL bedelli çeklerin kaybolduğunu, çeklerin kargoda kaybolması sonucunda, Bakırköy 7. Asliye Ticaret mahkemesinde 2022/45 Esas no ile hasımsız olarak kıymetli evrak iptali davası açıldığını, davalının iyi niyetli üçüncü şahıs konumundan yararlanmak adına İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2022/22251 E. sayılı icra dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, müvekkil ile keşideci olan ... arasında ticari ilişki bulunduğundan dolayı müvekkile çeklerin korgo yapıldığını, müvekkilin davalı ile ve çekte yer alan diğer cirantolar ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, ... Tarihli, ... nolu, ...TL bedelli çekin, ...Şirketinde bulunduğu anlaşıldığından çek yaprağının iadesi ve ya çekin tahsil edilmiş olması durumunda da 25.000.-TL çek tutarının tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte istirdadı için bu davanın açıldığını, taraflarına yapılan icra takibine karşı İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinde 2022/847 Esas nolu açılan davada kaşenin ve kaşe üzerindeki imzanın taraflarına ait olmadığını ve takibin durdurulmasını talep ettiklerini, mahkeme tarafından takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini ve davanın devam ettiğini, keşidecisi ..., ..., ...Şubesine ait ... ödeme tarihi, hesap nosu ... ve çek nosu ... olan ...TL bedelli çekin davalıdan istirdadını ve müvekkil şirketin haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin taraflarına teslimine karar verilmesini, çek bedelinin davalıca tahsili halinde, tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte haklı hamil müvekkile istirdadına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesi vermediği ve davacının ileri sürmüş olduğu tüm vakıaları inkar etmiş sayıldığı anlaşıldı. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/45 esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2022/22251 esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir. İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/847 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edilip incelenmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/99093 Esas sayılı soruşturma dosyası ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/100254 Esas sayılı soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilip incelenmiştir.

Davacı vekili 21.03.2024 tarihli mazeret dilekçesi ile taraflarınca savcılığa henüz suç duyurusunda bulunulmadığını, dosyadaki mevcut savcılık evraklarının bu dosyayla alakasının bulunmadığını, benzer dosyalarda aradaki cirantalar genel itibari ile hiç var olmayan şirketler olup suç duyurularının sonuçsuz kaldığını, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi 'nin 2022/847 Esas, 2023/237 Karar sayılı dosyası üzerinden yapmış oldukları imza itirazının kabul edilmiş olduğunu ve takibin durdurulduğunu, kararın kesinleştiğini, karar ile çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının kesinleştiğini, dosyanın yokluklarında karara çıkarılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkindir.

İstirdatı talep edilen çekin ...Şubesine ait, ... keşide tarihli, ... çek seri numaralı, keşidecisinin ..., lehtarının davacı ... olan ... TL bedelli çek olduğu, ciro silsilesine göre çekin davacı ... ve Ticaret Limited Şirketi tarafından dava dışı ...'ne, buradan dava dışı ...'a, buradan davalı ...'ne ciro edildiği görülmüştür. Davacı lehtar tarafından iş bu çekin dava dışı ... tarafından satın alınan ürünler karşılığında kargo ile tarafına gönderilirken kaybolduğu ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/45 Esas no ile çek iptali davası açıldığı beyan edilmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/45 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın 11/01/2023 tarihli celsesinde davacı vekiline davalı ...'ne karşı çek istirdatı davası açılması için 2 haftalık kesin süre verildiği ve çeke ilişkin mahkememizde çek istirdatı davası açıldığı anlaşılmıştır. Davacı lehtar, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş ve davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılmıştır. 6102 sayılı TTK 790. maddesinde; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.” hükmü yer almaktadır.

TTK 792. maddesi ise, “Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” hükümlerini içermektedir. Açıklanan kanun hükümleri uyarınca çekin istirdadı davasında davacının, kendisinin yetkili hamil olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da kanıtlaması gerekir.

Dava konusu çekin incelenmesinde; ciro silsilesinde görünürde herhangi bir kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır. Mevcut ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmakla çekin borçtan mücerret olma niteliği karşısında, davanın tarafları ile cirosu bulunanlar arasında taraf ticari defterlerine göre herhangi bir ticari ilişki bulunmaması, davalı tarafın çeki kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden, tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

TTK'nın 677. maddesindeki düzenlemeye göre, imzaların istiklali prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap edenin, çeki iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesiyle, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, davacının savcılığa suç duyurusunda bulunulmadığını ve dosyadaki mevcut savcılık evraklarının bu dosyayla alakasının bulunmadığını mahkememize bildirdiği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, davalının davaya konu çeki kötüniyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın reddine,

2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL peşin harçtan dava açılışında yatırılan 426,94-TL harcın mahsubu ile 0,66-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı şirketin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 21/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.