10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1458 E. , 2024/1620 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Davalı Kurum hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin.... Bağ-Kur Tarım sigortalı sicil nosu ile SGK ya kaydının yapıldığını, Müvekkilinin Bağkur yaşlılık aylığından faydalanmak ve tekel kurumuna kuru üzüm sattığı yıllar için geriye dönük primlerinin yüklenilmesini ve sigortalılık haklarının tescil edilmesi için SGK ya başvurduğunu, ancak Kurum tarafından yapılan araştırmada tekel tarafından alınan ürünlerle ilgili olarak İl Müdürlüğünün kayıtlarında müvekkili ile ilgili herhangi bir tevkifat bildirim listesinin bildirilmediğinin tespit edildiğini, SGK kayıtlarında her hangi bir bilgi olmadığından tarım sigorta haklarından faydalanamadığını, ancak müvekkilinin kuru üzüm üreterek tekel şirketine sattığını, buna dair tanıklarının bulunduğunu, ayrıca 24.10.1997 yılında Senirkent Çiftçi Malları koruma Başkanlığı tarafından resmi olarak tespit edildiğini, buna dair belgelerin de dava dilekçesi ekinde mevcut olduğunu, müvekkilinin yaşı nedeni ile hangi tarihlerde ne kadar süre ile ürün sattığını hatırlamadığını, SGK ... Bölge Müdürlüğünün söz konusu yıllara ilişkin prim tevkifatlarını tarım sigortası hizmetlerinden sayabilmesi için müvekkilinin davalı şirketlere sattığı ürünlerin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yaşlı ve 3 aydan 3 aya muhtaç aylığı aldığını, başka bir gelirinin olmadığını, müvekkilinin yararına adli yarım talebinin kabulüne, SGK nun fer'i müdahil olarak davaya dahilini, müvekkilinin tekel'e ürün sattığı ve ilk prim tevkifatının tespitine, prim tevkifatının süresinin tespit edilmesiyle bu sürelerin geriye dönük müvekkilinin sigortasına tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket adresinin ... olması nedeni ile yetkisizlik kararı verilmesini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin sonunda davanın açıldığını, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tescili davasının ... aleyhine dava açılmaması nedeni ile davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2004 yılından önce Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş. adı altında faaliyet göstermekte iken, 2004 yılına gelindiğinde özelleşerek .... İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. adı altında tekel’den bağımsız olarak faaliyetini sürdürdüğünü, davacı ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığını, 2004 öncesi dönem için ise böyle bir kayıt mevcut ise önceki kuruluş olan tekel’in sorumluluğu altında olabileceğini, bu nedenle tekel’den tamamen bağımsız olan şirketinin dosyayla hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle husumet yokluğu bulunduğunu, davacı tarafça belirtilen tekel tarafından verildiği iddia edilen 2003 tarihli hesap pusulasına göre zaman aşımına ve hak düşürücü sürenin aşması nedeni ile zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
3.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını yasal süre içerisinde açmadığını beyan ederek davanın reddi karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının teslim ettiği ürün bedellerinden yapılan Bağ-Kur prim tevkifatına göre 01.04.1995-31.12.1995, 01.11.2000-31.12.2000 ve 01.11.2003-31.12.2003 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak davalı Kurumca çekişmesiz olarak, 1.5.1995 tarihinden itibaren davacının sigortalı olarak kabul edilmesi nedeni ile kurum işlemi doğrultusunda davacının bu tarihten itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesinin gerektiği anlaşılmış," gerekçesi ile davalı ... Başkanlığı hakkında açılan davanın kabulüne, davacının 01.04.1995- 31.12.1995, 01.11.2000-31.12.2000 ve 01.11.2003-31.12.2003 tarihleri arasında Tarım - Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, davalılar Mey A.Ş. ve Tta Gayrimenkul A.Ş. Genel Müdürlüğü hakkındaki açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı reddine, karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, ilk derece mahkemesince aleyhe verilen kısımların usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalarının tüm davalılar yönünden kabulü gerektiğini, takdir edilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu, isabetsiz karar verildiğini, itirazlarının değerlenndirilmediğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " tevkifat tutanakları, emniyet araştırması, Kurum yazı cevapları, tanık beyanları ve tapu kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, tarımsal faaliyetinin kabul edilen dönemler yönünden devam ettiği görülmekle, yerel mahkeme değerlendirmesi yerinde görülmüştür. Ayrıca, iş bu davada yasal hasım ... Başkanlığı olmakla, diğer davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik yerel mahkeme değerlendirmesi de yerindedir. Bu nedenle takdir edilen vekalet ücretlerinde de herhangi bir hata bulunmamaktadır. " gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu' nun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir. 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10 uncu maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.02.2017 tarih 2015/10- 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.
3.Değerlendirme
1.Dosya kapsamında; Kurumun tescil yazıları, davacıya ait tevkifat bildirim yazıları incelendiğinde Mahkemece 01.04.1995- 31.12.1995, 01.11.2000-31.12.2000 ve 01.11.2003-31.12.2003 tarihleri arasında Tarım - Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Eldeki davada, Kurumun tescil yazısına göre davanın konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.