14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/548
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2020
NUMARASI: 2018/495 E. - 2020/658 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından dava dışı .... Tic. Ltd. Şti.ile genel kredi sözleşmesi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, davalının da bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, sözleşmeye istinaden dava dışı şirket lehine ... numaralı ticari kredi hesabı açılarak kredi kullandırıldığını, kredi borcunun vadelerinde ödememesi üzerine Gebze Noterliğinin 31.01.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı ile kredi hesabının kat edilerek borcun ödenmesinin istendiğini, ihtarın davalıya 06.02.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine kredi borçlusu ve müteselsil kefiller hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği sonrasında ... borca itiraz ederek hakkındaki takibi durdurduğunu, borçlu şirketteki hisselerin devredilmiş olmasının kefaleti sonlandırmayacağını, borca yönelik itirazının haksız olduğunu, faizin kredi sözleşmesi belirlendiğini, kredi yıllık azami faiz oranları bildirim tablosuna göre takip konusu alacağa denk gelen temerrüt faizi oranının sözleşme düzenlemesi uyarınca bu oranın %50 fazlasının tatbik edildiğini, talebin usu ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının borç alınırken sadece imza attığını, diğer ortak ...'nın borcu kabul ettiğini, yapılandırmaya gittiğini, davalının şirket ortağı ... ile yaptığı 18.01.2016 tarihli protokol ile şirketin tüm borçlarının bu ortak tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı asıl alacak, faiz, BSMV ve ihtarname masrafı olmak üzere toplam 37.404,27 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli 24.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalının kefaletinin şirket ortaklığına bağlı bir kefalet olmayıp kendi adına kişisel kefalet olduğu, şirket ortaklığından ayrılmasının kefaletin sona ermesi sonucunu doğurmayacağı, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının toplam 37.239,05 TL olacağının tespit edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 37.239,05 TL üzerinden iptali ile takibin 35.130,63 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %27 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMS uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likid olması ... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 37.239,05 TL üzerinden iptali ile takibin 35.130,63 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %27 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20'si oranındaki 7.447,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından tüm itirazlarına rağmen ve üç defa yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmelerine rağmen bunun reddedildiğini, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun tek bir bilirkişi tarafından düzenlendiğini, en az üç kişilik heyetten rapor alınması gerektiğini, asliye ticaret mahkemesinde görülen davada tek bir bilirkişiden rapor alınmadığını, bilirkişi heyeti oluşturulduğunu, heyet raporu alınması taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, kredi kullanan söz konusu şirketin, müvekkili ve şirket başkanı ... ve bir de Alman ortak ile kurulduğunu, şirket müdürü ve en büyük hisse sahibinin ... olduğunu, davalının, kayın biraderi olan bu ortağa itimat ettiğini, şirkete hemen hemen hiç uğramadığını, davalının doktor olduğunu, yoğun bir şekilde hastanelerde çalıştığını, şirketi esas olarak idare edenin ... olduğunu, şirketin nakit ihtiyacını karşılamak için ... tarafından ... Bankası AŞ’ye müracaat edildiğini, dava konusu olan bir miktar kredi çekildiğini, davalının da kefil olarak söz konusu sözleşmeye imza attığını, daha sonra davalının şirket ortaklığından ayrılmak istediğini, noter sözleşmesi ile hisselerini ... devrettiğini, kendi aralarında yapılan anlaşma ile ... şirketin tüm borçlarını üstlendiğini, şirket mevzuatı gereği olarak müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılması için Alman ortaktan imza almak işini de ... üstlendiğini, ... müvekkiline olan alacağına karşılık olarak Amerikan Doları bazlı senet de verdiğini, ...'nın takibe itiraz etmediğini, yapılandırma talep ettiğini, yapılandırmaya rağmen borcu ödemediğini, bu şekilde .. müvekkilini de mağdur ettiğini, Alman ortaktan alması gereken imzayı da kasten almadığını, bu yolla da müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına engel olduğunu, müvekkilinin kefaletine ilişkin olarak yasa gereği alınması gereken eşinin muvafakatinin alınmadığını, mahkemece davanın ihbar olunduğu ... hakkında tüm taleplerine rağmen herhangi bir hüküm verilmemesinin davalının şahsi kefalet vermemesine rağmen yerel mahkemece müvekkilimin şahsi kefalet verdiği kabul edilerek sadece ve sadece müvekkili hakkında davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmesinin kanuna, usule aykırı olduğunu, borcun tamamen şirketin borcu olduğunu, davalının şahsen kefalet vermediğini, bu hususlar dışında ... hakkında da diğer şirket ortağı olan Alman ortağın imzasının taklit edildiği iddiası ve şirket ile ilgili olarak alınan diğer kararlarda müvekkilinin imzasının taklit edildiği şüphesi ile müvekkili tarafından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına da ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.