5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/4417 E. , 2013/8171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddeleri gereğince, ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçunun zarar göreni olan ve şikayetçi olduğu anlaşılan Hazinenin davaya katılma ve kararı temyiz hakkının bulunduğu anlaşılmakla katılma talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ve CMK'nın 260/1, 237/2. maddeleri uyarınca Hazinenin katılan olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu için aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, bu suç sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmesi durumunda cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3. fıkranın ise; "İhaleye fesat karıştırma suçunun:
a)Cebir ve tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b)İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen haller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde yeniden düzenlenmesi karşısında;
TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınıp hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ... ile beraet kararı verilen sanık ...'un suçları arasındaki bağlantı ve iştirak ilişkisi de gözetilerek hukuki durumlarının birlikte mahkemesince yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Sanık ... hakkında 2006/132 Esasında işlem gören mahkemenin diğer dosyası derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ise onaylı örneğinin dosya arasına konulmasından sonra bu sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü karşısında sanık ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.