2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında alım satım işleri yapıldığını, satılan mallara ilişkin faturanın mevcut olduğunu, müvekkili şirketin fatura konusu ürünleri davalıya göndermiş olmasına rağmen davalı şirketin müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 25/01/2021 tarihinde fatura dayanak gösterilmek sureti ile 15669,72 TL asıl alacak , 560,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.229,97 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Tarafların mal ve hizmet alım ve satışlarına ilişkin BA ve BS formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir.
İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 20/12/2021 tarihli raporda: davacı şirketin e defter mükellefi olduğunu, 2020 yılı defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğunu, e defter beratlarının zamanında usulüne uygun olarak gönderildiğini, davacı şirketin defter kayıtlarında .... Ltd. Şti. Adına düzenlenen 31/08/2020 tarihli faturanın ... yevmiye numarası ile kayıtlara geçtiğini, davalı şirket adına düzenlenen satış faturasına ait davalı tarafından malın iade edilmesi, malın ayıplı olması ile ilgili kayda rastlanmadığını, davalı şirketin davacı şirkete 15.669,72 TL fatura borcu ve 560,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.226,97 TL borcu bulunduğunu belirtmiştir. Davalı kesin süre içerisinde defterlerini ibraz etmemiştir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
2.fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK )
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 5. İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının,15.669,72 TL bedelli fatura olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin ve takibe dayanak faturanın varlığının taraflarca kabul edildiği, davalı tarafından icra dosyasına alacağa konu faturada belirtilen malların ayıplı olduğu iddia edilerek itirazda bulunulduğu, ancak mahkememiz dosyasına herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmadığı, uyuşmazlığa konu faturanın davalı tarafça vergi dairesine BA bildiriminin yapılmış olduğu, bu bakımdan davalının faturadan haberdar olduğu, faturaya konu malları almadığına ya da malların ayıplı olduğuna ilişkin fatura içeriğine yönelik süresinde veya sonrasında yapılmış bir itirazının bulunmadığı, dosyanın taraf defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye tevdi edildiği, davalı tarafça kesin süre verilmesine rağmen defterlerin sunulmadığı davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 0/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda: davacı şirketin e defter mükellefi olduğunu, 2020 yılı defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğunu, e defter beratlarının zamanında usulüne uygun olarak gönderildiğini, davacı şirketin defter kayıtlarında .... Ltd. Şti. Adına düzenlenen 31/08/2020 tarihli faturanın ... yevmiye numarası ile kayıtlara geçtiğini, davalı şirket adına düzenlenen satış faturasına ait davalı tarafından malın iade edilmesi, malın ayıplı olması ile ilgili kayda rastlanmadığını, davalı şirketin davacı şirkete 15.669,72 TL fatura borcu ve 560,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.226,97 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu oluşa ve usule uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı yukarıda açıklanan nedenlerle hizmet ilişkisinin varlığının ve bu hizmetin davalı tarafa verildiğinin sabit olduğu, davalı tarafça fatura içeriğine ve faturaya konu malların ayıplı olduğuna ilişkin savunma ve delilin dosyaya sunulmadığı davalının iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşıldığından açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davalıdan 15.669,72 TL asıl alacak, 560,25 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 16.229,97 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulüne,
Davalının Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 15.669,72 TL asıl alacak, 560,25 TL faiz olmak üzere toplam 16.229,97 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si olan 3.245,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.108,67 TL'den peşin ödenen 337,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 771,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacının yapmış olduğu 739,90 TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 608,284 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,
4.Davacının peşin olarak ödediği 337,14 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 3.511,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.085,20 TL'sinin davalıdan, kalan 234,80TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2022 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)