Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/14429
Karar No
K. 2021/5729
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/08/2022
KARAR TARİHİ: 12/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 20/04/2022 tarihinde ...Plakalı aracın müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, açıklanan bu nedenlerle şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, davacının trafik kazası esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun tespitinin yapılması gerektiğini, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Karayolları Fen Heyetinden kusur raporu aldırılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması Hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER

1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,

2.Kazaya ilişkin soruşturma dosyası,

3.Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,

4.İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,

5.Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,

6.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat istemlerine, ilişkindir. Kazaya ilişkin bilgiler; Davaya konu kaza, 20/04/2022 günü ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı aracın davacının yolcu konumunda bulunduğu ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelmiştir. Davalı Sigorta Şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru; Dosyada yer alan belgelerden davacının iş bu davayı açmadan önce davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit; Gaziantep SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirme;

Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun hareket etmeyerek, nizamlara aykırı davranışı, ile kazanın meydana gelmesine etken olduğunu, K.Y.T.K.'nun 57/b-5 maddesini ihlal ettiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise meydana gelen kazada dosya içerisinde bulunan maddi hasarlı kaza tespit tutanağı ve sürücülerin polise verdiği beyanlardan anlaşılacağı üzere sürücünün ana yol üzerinde seyrettiğini, diğer sürücünün kendisini görmesine rağmen yola çıkış yaptığını, önlem alabilecek mesafe ve zamanın bulunamayacağını, bu nedenle kusur ihlal maddesinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.

Yine hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunda sadece ihlal edilen hükümlerin belirtildiği ve bu haliyle de herhangi bir kusur oranı tespiti yapılmadığı ortadadır. İhlal edilen kanun maddeleri ve kazanın gerçekleşme şekli nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsünün %100 Oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda etken herhangi bir kusurunun bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme; Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir.

Bu şekilde tanzim edilen 08/11/2022 tarihli bilirkişi raporu kaza tarihinin 20/04/2022 tarihi oluşu nazara alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca rapor hazırlanmış hazırlanan 05/12/2022 tarihli maluliyet bilirkişi raporuna göre davacının özürlülük oranının %12 olduğunu, tıbbı iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 4(dört) ay süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğunu, iyileşme dönemi içerisinde 3(üç) hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğunu mahkememize bildirilmiş olup; hazırlanan rapor hükme esas alınmıştır. Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;

Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir.

Dosyada yer alan 16/07/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir.

Bu bağlamda hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacı asilin %100 malul sayılan dönem maddi zararının (geçici iş göremezlik) 16.057,59 TL olduğunu, %12 oranında maluliyete ilişkin maddi zararının 532.835,65 TL olduğunu, ancak ZMMS poliçe teminat limitinin sakatlık halinde kişi başına 500.000,00 TL olduğunu, davacının kusur indirimsiz iyileşme dönemi bakıcı gideri zararının 3.502,80 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir. Bedel artırım talebi;

Davacı vekili dosyaya sunduğu 17/07/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 499.950,00 TL'ye ve bakıcı gideri tazminatı talebini ise 3.502,8 TL'ye arttırmış, geçici iş göremezlik talebi istemine yönelik herhangi bir arttırım talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir. Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Müterafik Kusur İndirimi Talebinin Değerlendirilmesi;

Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde müterafik kusur indirimi talep edilmiş olduğu davaya konu Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/77734 soruşturma sayılı dosyasının ve eldeki dava dosyasının incelenmesi neticesinde davacı asilin davaya konu trafik kazası esnasında emniyet kemeri takmadığına ilişkin herhangi bir somut delil bulunamadığı gibi davalı tarafçada davalının davaya konu trafik kazası esnasında emniyet kemeri takmadığına ilişkin somut bir delili dosyamıza sunmamış olduğu tespit edilmiş olduğundan karar verilen tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Faiz başlangıcı ve türü yönünden yapılan değerlendirme;

Davacı vekili sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir.

Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuruya ilişkin kargo teslim evrakları tetkik edildiğinde başvuru dilekçesinin davalıya 06/06/2022 tarihinde ulaşmış olduğu görülmektedir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 17/06/2022 tarihidir.

Davacı vekilinin talebi gereği değerlendirme yapılmış ve hüküm altına alınan tazminat miktarlarına 17/06/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.

Öte yandan bakıldığı zaman eldeki davada davanın kabulüne karar verilmiş olup kısa kararda sehven maddi hata yapılarak davanın kısmen kabul ve kısmen reddine ibaresi kullanılmıştır. Bu bağlamda kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak adına bu yanlışlığa ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmamıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 499.950,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.502,80 TL bakıcı gideri tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin REDDİNE,

2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 503.502,80 TL üzerinden alınması gereken 34.394,27 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 1.719,21 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 32.594,36‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 1.719,21 TL ıslah harcı ve 4.750‬,00 TL yargılama giderinin toplamından oluşan ‭6.630,61‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 73.385,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

Dair; davacı vekilinini yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 12/09/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog