Esas No
E. 2024/331
Karar No
K. 2024/331
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/331 - 2024/329

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/03/2021

NUMARASI : 2020/188 Esas 2021/198 Karar

KARAR TARİHİ: 08/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 01/04/2024

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 15.12.2007 tarihinde meydana gelen kazada davacının sakatlanarak kısmi olarak iş göremez hale geldiğini, kaza nedeniyle daimi maluliyet tazminatı talebi için Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/20 Esas, 2013/328 Karar sayılı dosyası ile, geçici iş göremezlik ile bakım ve tedavi gideri için Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/727 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, istinaf incelemesi sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/2999 Esas, 2019/1417 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırıldığını ve Mahkemenin 2019/581 Esas ile yargılamaya devam edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, tahkikat safhası sonrası ıslah hakları olmadığından iş bu davayı açtıklarını, davalının limit dahilinde zararların tümünden sorumlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile netleşeceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 1,00 TL geçici iş göremezlik tazminat, 1,00 TL tedavi gideri alacağı ve 1,00 TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 4,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bakıcı gideri talebini 7.447,75 TL’ye artırmıştır.

Davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu taleplerin, daimi iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakım gideri alacağı olduğunu, bu talepler yönünden davacı tarafça Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/20 Esas 2013/328 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığını ve karar verildiğini, tarafları ve talebi aynı olan davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/727 Esas, 2017/175 Karar sayılı dava dosyasında davacı tarafça yine daimi iş göremezlik alacağı, geçici iş göremezlik alacağı, tedavi gideri alacağı ve bakıcı gideri alacağı talebinde bulunulduğunu ve kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/2999 Esas, 2019/1417 Karar sayılı kararı ile daimi iş göremezlik alacağı, geçici iş göremezlik alacağı, tedavi gideri alacağı yönünden kesin hükmün varlığının kabul edildiğini, bakıcı gideri talebi yönünden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/581 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, belirsiz alacak davasının şartlarının oluşmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, hatır taşımasının şartlarının araştırılarak tazminatta indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 15.02.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davanın mahkemenin 2019/581 Esas, 2020/164 Karar sayılı dosyasında ıslah yoluna gidilemediği ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilerek açılan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve 2017/2999 Esas, 2019/1417 Karar sayılı kararı uyarınca sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkin taleplerin Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/20 Esas, 2013/328 Karar sayılı dosyasında görüldüğü ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla buna ilişkin taleplerin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verildiği, bakıcı gideri talebi yönünden ise yargılama sırasında ibraz edilen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.447,75 TL bakıcı gideri tazminatının 16.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri tazminatına ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerinin HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm bulunması nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri taleplerinin kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini, ancak Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/20 Esas, 2013/328 Karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde tedavi ve daimi maluliyet tazminatı talepleri olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanarak karar verilmesi gerektiğini, bu konuda karar verilmediğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/727 Esas, 2017/175 Karar sayılı dosyasının ise geçici iş göremezlik tazminatı, bakım ve tedavi gideri alacağı için açıldığını, kesin hüküm varlığı sebebiyle davanın reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırıldığını, ancak kararın hatalı olup taleplerinin tedavi ve daimi maluliyet tazminatına ilişkin olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin daimi iş göremezlik klozuna tabi değil, tedavi klozuna tabi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, hesaplamalarda davacının gelirinin çok düşük hesaplandığını, Arabuluculuk ücretine hükmedilmemiş olmasının kanuna aykırı olduğunu, dava öncesinde arabulucuğa başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlanmış olmasına rağmen arabuluculuk ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı sigorta şirketi vekili, davanın kesin hüküm, aksi durumda dahi derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taleplerden sürekli, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri taleplerinin kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini, bakıcı gideri talebinin ise kabul edildiğini, davacı tarafından açılan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/727 Esas, 2017/175 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırıldığını, bozma sonrasında verilen karar nazara alınarak davacının daimi iş göremezlik alacağı, geçici iş göremezlik alacağı, tedavi gideri alacağı yönünden hüküm kurulmuş ve karar kesinleşmiş olduğunu, bakım gideri talebi yününden ise hüküm kurulduğunu, bu nedenle öncelikle kesin hüküm, aksi durumda derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının bakıcı gideri zararı oluşmadığını, Adli Tıp Kurumu tarafından açık bir şekilde bakıcı ihtiyacı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, ticari bir işin söz konusu olmadığını, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, her türlü müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerine ilişkindir.

Davacı vekili, 15.12.2007 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı traktörün karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, daha önce açılan davalarda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, tahkikat safhası sonrası ıslah hakları olmadığı için eldeki davanın açıldığını belirterek tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkin taleplerinin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, bakıcı gideri talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinin 1 fıkrasının i bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı kanunun 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; aynı kanunun 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.

Somut olayda, 15.12.2007 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı traktörün çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda olan davacının yaralandığı, davacı tarafça açılan Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/20 Esas, 2013/328 Karar sayılı dosyasında davacının geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkin maddi zararının hesaplanarak dava öncesinde yapılan ödemenin de mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerine tebliğ edildiği ve kanın yoluna başvurulmadığı, davacı vekili tarafından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/727 Esas sayılı dosyasında aynı kazaya ilişkin olarak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri talebi ile açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin verilen karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/2999 Esas, 2019/1417 Karar sayılı kararı ile Ankara Asliye 18. Ticaret Mahkemesinin 2011/20 Esas, 2013/328 Karar sayılı dosyasında 03.03.2009 tarihinde açılan dava ile 15.12.2007 tarihinde geçirilen kaza nedeniyle eldeki davanın konusu olan kaza sonucu tedavi olduğunu, bakım ihtiyacı bulunduğunu belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL maddi(tedavi ve sakat kalmasından kaynaklı) tazminat talebi ile davanın açıldığı, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun 30.07.2012 tarihli raporunda davacının % 36 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 15.12.2007 tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayacağının belirtildiği, hesap bilirkişisi tarafından sürekli, geçici ve belgelenemeyen tedavi giderlerinin hesaplandığı, buna göre tedavi gideri 1.350,00TL ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemede düşülerek toplam 16.935,52TL geçici ve sürekli maluliyet tazminatı hesaplandığı, davacı tarafça ıslahen 16.935,52TL miktarın talep edildiği, mahkemece sigorta tarafından yapılan ödemenin faiziyle toplam 71.511,77TL olduğu, limitin 80.000,00 TL olduğu, tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğu (6111 sayılı yasa ile değişik 98.m) belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 8.488,23TL ödenmesine karar verildiği belirtildikten sonra davadaki sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin talepler yönünden kesin hüküm bulunduğu, bakım giderine ilişkin talep yönünden ise anılan davada bir karar verilmediğinden kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/581 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile davacının davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olarak yol açtığı kaza nedeni ile yaralanmasından ötürü 7.578,90 TL bakıcı gideri talep edebileceği, talebinin 8,00 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 8.00 TL'nin 16.08.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiği ve kararın yargı yoluna başvurulmadan 27.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durumda davacının 15.12.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin talepleri ile ilgili olarak daha önce açılan Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/20 Esas, 2013/328 Karar sayılı dosyasında bu taleplerin hüküm altına alındığı ve kararın kesinleştiği, anılan davanın davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerine ilişkin talepleri yönünden kesin hüküm oluşturduğu nazara alınarak bu taleplerin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasında, davacının bakıcı tazminatına ilişkin talebi yönünden ise bakiye tutarın gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde hüküm altına alınmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama aşamasında zamanaşımı def'i ileri sürülmediğinden yargılamada ileri sürülmeyen hususların istinaf sebebi yapılamamasına göre taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ve davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince davacının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince davalının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 508,75 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 127,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 381,57 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

4.Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.