10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/11751 E. , 2023/11529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yapılan denetimde müvekkili Kurumdan ölüm aylığı almakta olan davalının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine davalıya babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının 01.02.2010 tarihi itibari ile kesildiğini, ölüm aylığının yersiz ödendiğini ileri sürerek 01.02.2010-21.12.2012 tarihleri arasında yersiz ödenen toplam 27.616,01 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2013/210 E., 2015/273 K. sayılı kararıyla; Bitlis Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırma, gelen müzekkere cevapları ile kamu tanığı ...’un beyanı birlikte değerlendirildiğinde davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadıklarına dair kanaate ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 08.12.2015 tarihli ve 2015/21442 E., 2015/21718 K. sayılı ilamında; “..Mahkemece, davalının ve boşandığı eşinin varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davalının kayıtlı olduğu bölge yönünden geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü araştırması yapılmalı, anılan mahallelerde görev yapmış/yapmakta olan muhtar ve azalardan istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, mevcut çelişkiler giderilmeli, davalı ve boşandığı eşinin talep konusu dönemde verdikleri medula sisteminde kayıtlarda görülen adreslerinin de ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, böylelikle, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 07.12.2017 tarihli ve 2016/40 E., 2017/615 K. sayılı kararı ile yapılan yargılama neticesinde tanık ...’un beyanının görgüye dayalı olmaması, yapılan araştırma sonucunda davalı ve eski eşinin 2010 ilâ 2012 yılları arasında farklı adreslerde yaşıyor olmaları karşısında davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Dairemizin 17.09.2018 tarihli ve 2018/1610 E., 2018/6603 K. sayılı ilamı ile "...Sosyal Güvenlik Denetmeni Raporunun aksi eşdeğer belgelerle ispat edilememiş, toplanan sair deliller ise tutanağın aksini ispata yeterli olmamıştır. Bu nedenle davacı Kurum işlemi yerinde olduğundan, davanın kabulü gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesi hatalıdır." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
3.Mahkemece 27.03.2019 tarihli ve 2019/44 E., 2019/164 K. sayılı kararı ile önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
4.Dairemizin 14.01.2020 tarihli, 2019/3831 E. 2020/60 K. sayılı ilamında; Direnme kararı Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.03.2022 tarihli, 2020/10-140 Esas, 2022/253 Karar sayılı ilamında;"... somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu dönemde mahalle muhtarı olan ...’un denetmene verdiği ifadede davalı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığı, boşandıktan bir süre sonra yakalanmamak için davalının eşinin farklı bir adrese taşındığı şeklinde birlikte yaşama olgusunu doğrulayıcı ayrıntılı beyanda bulunduğu, davalı ile adres bilgileri aynı olan eski eşin boşanmadan uzun süre sonra 23.11.2010 tarihinde adres bilgilerini değiştirdiği dikkate alındığında davalı ile eski eşin fiilen birlikte yaşadığı sonucuna ulaşıldığı, 5510 sayılı Kanun’un 59/2 nci maddesi uyarınca sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispatlanamadığından Kurum işleminin yerinde olduğu, bu nedenle davanın kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır." gereğine işaret edilerek direnme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya yersiz olarak ödenen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.