5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/14377 E. , 2013/7492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sabıkası olmayan, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuzluğu bulunmayan ve suçunu ikrar edip pişmanlığını belirterek katılanlardan defalarca özür dilediğini beyan eden, müştekilerin de duruşma beyanlarında bu hususu doğruladıkları sanık hakkında;
TCK’nın 62. maddesinde 'varlığı halinde fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenler'e ilişkin olarak “..geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi..” biçiminde yol gösterici nitelikte sayılan hususlara göre değerlendirme yapılması gerekirken, hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı da gösterilmeksizin “..suçun işleniş şekil ve özelliği ile sanığın kişiliği, yarattığı tehlike hali ve anarşik etkisi de gözetilerek..” biçimindeki dosya içeriğine de uygun düşmeyen ve yasal olmayan yetersiz gerekçeyle,
Yine, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının verilebilmesi için; aynı yasa maddesinin 6. fıkrası ve bendlerinde “..a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi (ve sanığın kabul etmesi)..” şeklinde öngörülen 'sanığa ilişkin objektif ve subjektif koşullar' ile 14. fıkrasında “..Suçun, Anayasanın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması..” biçiminde öngörülen 'suça ilişkin objektif koşullar'a göre değerlendirme yapılması gerekirken, hangi somut veri, zarar ve olgulara dayanıldığı da gösterilmeksizin “..suçun işleniş şekil ve özelliği, sanığın kişiliği ve yarattığı tehlike hali, verilen zararı ödemesi veya tazmini de söz konusu olmadığından ve koşulları da oluşmadığından..” biçimindeki dosya içeriğine de uygun düşmeyen ve yasal olmayan yetersiz gerekçeyle, 'Hapis cezası ertelemesi'ne ilişkin olarak da,
TCK’nın 51/1. maddesi-fıkrası-bendlerinde “..a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması..” biçiminde öngörülen 'objektif ve subjektif koşullar'a göre değerlendirme yapılması gerekirken, anılan yasa maddesi-fıkrasının (b) bendindeki 'subjektif koşul'a ilişkin kanaatin oluşmaması yönünden hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı da gösterilmeksizin “..cezanın sosyal ve uyarma amacı, önleme durumu, suçun işleniş şekil ve özelliği, sanığın kişiliği, duruşmadaki tutum ve davranışları ve izlenen yapısı ile işlediği suç nedeniyle yarattığı tehlike hali ve olayın vahameti ile olayın asayişi bozucu niteliği, kastındaki yoğunluk ile suç işlemekteki ısrarlı tutumu, sanığın ekonomik ve sosyal durumu ile meşgalesi..” biçimindeki dosya içeriğine de uygun düşmeyen ve yasal olmayan yetersiz gerekçeyle, anılan maddelerin uygulanmaması,
Sanık tarafından yatırılan güvence bedeli ile ilgili olarak CMK’nın 115. maddesi uyarınca bir karar verilmemesi, Hapis cezası verilen her bir suç açısından TCK’nın 53/1-2-3. maddesinin ayrı ayrı uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanığın “görevi yaptırmamak için direnme” eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirmiş olması nedeniyle hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kazanılmış hak saklı tutulmak suretiyle hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.