7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacılar vekili, ------ yılında kurulduğunu, hemen sonra ----tarihinde davalı şirketin yetkilendirme yazısı ile onu -------- olduğunu, davacı şirketler arasında sıkı bir organik bağ bulunduğunu, aynı yerde faaliyet gösterdiklerini, yöneticilerinin aynı olduğunu, bu nedenle esasen her iki davacı şirketin de davalıya ait malları birlikte ------ pazarladıklarını; zaten davalı ile yapılan yazışmalarda da ----------de münhasır satıcı olarak davacı ile birlikte kabul edilmekte olduğunu açıkça görüldüğünü; davacıların davalıya ait --------- satışı, pazarlaması, satış sonrası teknik hizmetleri, yedek parça teminini sağladıklarını; davalının mallarını -------- hem tanıttıklarını hem de bir çok müşteri kazandırdıklarını ve davacı şirketlerin bu işleri aynı çatı altında birlikte çalışarak gerçekleştirdiklerini belirterek --------- pazarında büyük bir müşteri kitlesi yarattığını, müvekkillerin her yıl binlerce lira harcayarak fuarlara katıldığını, reklam giderleri yaptığını ve davalı şirkeli bilinilirliği olan, itibarlı ve güven duyulan bir marka haline getirdiğini, tüm bu çaba ve çalışmalara rağmen davalının ---------- tarihinden beri kesintisiz sürdürülmekte olan tek satıcılık yetkisini ihtarnamenin tebliğ tarihi olan ----- itibariyle tek taraflı olarak feshettiğini. müvekkili tarafından ------------ numaralı cevabi ihtarname ile haksız fesih bildirimine karşı cevapların ve taleplerinin davalıya bildirildiğini, davalı ile olan ticari ilişkide; müvekkilleri tarafından davalıya sipariş edilen makinelerin stoklara girişinin ardından müşterilere satışının ve tahsilatının tamamlanmasına müteakip bedelinin davalıya ödendiğini, bu ödeme düzeninin 21.02.2019 saat 10.55'de davalı şirket yetkilisi -------tarafından müvekkil şirketlere gönderilen e-posta ile, siparişe konu edilecek makinelerin 450 ön ödeme, 050 sevkiyat öncesi ödeme olacak şekilde değiştirildiğinin bildirildiğini, müvekkil şirketlerin işbu olağanüstü değişikliği kabul etmek zorunda kaldığını, bu olağan dışı değişiklik üzerine, önceki tarihlerde temin edilen ancak satışı henüz gerçekleşmemiş 5 adet makine için davalının talebi üzerine 05.03.2019 tarihinde 147.000,00 Euro. 15.03.2019 tarihinde 116.000,00 Buro, 29.03.2019 tarihinde 72.000,00 Euro olmak üzere toplam 390.000,00 Euro ödeneceğini içeren ödeme planı verildiğini, davalıya 05.03.2019 tarihinde 202.000,00 Euro, 25.03.2019 tarihinde 58.000,00 Euro. 05.04.2019 tarihinde 130.000,00 Euro olmak üzere toplam 390.000,00 Euro'nun ödendiğini, 12.03.2019 tarihinde davalıya gönderilen e-postada yeni sipariş verilecek makinelerin temin süreleri ve fiyatlarının sorulduğunu, davalı şirket yetkilisi ---------- gönderdiği 15.03.2019 tarihli e-postada “önce bekleyen ödemelerinizi gerçekleştirin ondan sonra konuşalım” şeklinde cevap verdiğini, oysa müvekkillerin 12.03.2019 tarihinde ödemesi gereken bakiye bulunmadığını, ödeme planına bağlanan bakiye ödemenin tamamının 6 günlük gecikme ile yapıldığını, ayrıca 12.531,00 Euro tutarlı yedek parçadan kaynaklı bakiye hesabın tamamının 05.04.2019 tarihinde ödenerek kapatıldığını, fesih ihbarnamesinin gönderildiği 12.04.2019 tarihinde müvekkile proforma fatura iletildiğini, yine aynı gün 140.000,00 Euro'luk teklif verildiğini, davalının fesih sebebi olarak müvekkilinin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının alaki olduğunu, davalı tarafından gönderilen herhangi bir temerrüt ihtarının mevcut olmadığını, davalının diğer fesih sebebi olarak gösterebildiği “hakarete varan profesyonellik dışı üslup” iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının müvekkilden aldığı tek satıcılık yetkisini müvekkil şirketlerin eski gümrükçüsünün kurucusu olan şirkete verdiğini, yeni tek satıcının unvanlarının müvekkil firmaların unvanlarına benzer bir şekilde yaratıldığını, müşteri portföyü müvekkil tarafından oluşturulduğundan yeni tek satıcının benzer Ticari unvanlar yarattığını, haksız ve hukuka aykırı fesih nedeniyle TTK m. 122 uyarınca portföy tazminatı talep edebilme koşullarının oluştuğunu, müvekkillerin tüm gelir kaynağının bir anda kesildiğini, tüm personellerin boşa çıktığını, hali hazırda devamı eden siparişlerinin akıbetinin belirsiz hale geldiğini, müşterilerden -----firmasına tedarik edilmek üzere peşinatları müvekkil -------- tarafından davalıya ödenmiş makineler davalı tarafından gönderilmediği gibi ödenen 23.700.00 Euro peşinatın da müvekkile iade edilmediğini, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 30,000.00 Furo portföy tazminatı, 10.000.00 Euro maddi tazminat olmak üzere toplam 40.000.00 Euro'nun fesih tarihi olan 13.04.2019'dan itibaren işleyecek olan en yüksek banka Euro faizi ile birlikte 1 no'lu davacı--------- adına davalıdan tahsiline, 30.000,00 Euro portföy tazminatı, 10.000,00 Euro maddi tazminat, 23.700,00 Euro peşinat ödemesi olmak üzere toplam 63.700.00 Euro'nun fesih tarihi olan 13.04.2019'dan itibaren işleyecek olan en yüksek banka Euro faizi ile birlikte 2 no'lu davacı --------Adına davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davalı şirketin, -------- kayıtlı --------------- üretimi yapılan ---- satan, uzun yıllardır tüm dünyada adı bilinen, tanınmış ve piyasada aranan bir şirket olduğunu, müvekkilin, yapmış olduğu satışlarla ve verdiği kalite hizmet ile ----- yıllardan bu yana ------- pazarında da tanınmış ve adı hali hazırda duyulmuş olduğunu, müşteri kitlesinin zaten oluştuğunu, 6102 sayılı TTK 122. maddesinde potföy tazminatının Acentelik Sözleşmesinin sona ermesi maddesi içerisinde “Denkleştirme İstemi” alt başlığı altında yer aldığını, davacıların fesih nedeniyle tazminat ve portföy tazminatı talepli davasının gerekli olan koşulları oluşmadığından ve haklı nedenlerle bu ticari ilişki sonlandırıldığından işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı taralın sözünü ettiği 21.02.2019'da gönderilen e-postada ödeme sistemindeki olağanüstü değişikliğin kabul edilmek zorunda kalındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, e-postada: müvekkil şirket grubunda yıllık değerlendirme toplantısı yapıldığı, ----- bakımından ödemelerde gecikme vaşandığı, malın stokta beklediği, bu nedenlerle müvekkilin bağlı olduğu ana şirket olan ---------- bu durumu daha fazla kabul etmeyeceğini, ilave olarak ----- durum ve döviz kurundaki değişiklikler nedeniyle bağımsız denetim şirketi ---------risk analizi sonrası ödeme sisleminin değiştirilmesinin önerildiğinin belirtildiğini, davacı taraflarca, stokta bulunan 5 adet makine için verilen ödeme planındaki 15 Mart 2019 tarihinde ödenmesi gereken 116.000.00 Eura'nun bir kısmı olan 58.000.600 Eure'nun 10 gün sonra 25.03.2019'da, arta kalan 58.000.00 Euro'nun 29.03.2019'da ödendiğini. 29.03.2019'da ödenmesi gereken 72.000.00 Euro'nun 05.04.2019 tarihinde ödendiğini, diğer yandan ürün parçalarına ilişkin ödemelerin de geç yapıldığını, diğer bir hususun ise davacıların yazışma ve tavırlarındaki kötü üslup olduğunu, davacı yetkililerinin başka bir şirket üzerinden müvekkilin ürünlerine rakip olacak nitelikteki ürünler üretmek için --------- başvuru yaptıklarını, önemli olan diğer bir durumun ise, davacılar yetkilileri tarafından rakip bir firma kurularak ----- pazarında satılmasının öğrenilmesi nedeniyle müvekkilin haklı nedenlerle bu ticari ilişkiyi sonlandırma gereği duyduğunu, 12.04.2020 tarihinde 140.000 Euro tutarındaki teklifin sehven yapıldığını, aynı gün yapılan hatanın anlaşılması üzerine teklifin müvekkil şirket tarafından geri çekildiğini, portföy tazminatına hak kazandıklarını iddia eden davacıların; müvekkil şirkete sağladıklarını iddia ettikleri “yeni müşterileri”, sözleşmenin sona ermesinden sonra da işletmeye “önemli çıkarlar sağlamaya devam ettiklerini” ispat etmeleri gerektiğini, davacıların fesih için üç ay önceden önel verilmesi gerektiğini iddia etliklerini, bu sürenin olağan bir fesih hali için söz konusu olabileceğini, olağanüstü feshin önemli koşulunun ise haklı sebeplerin bulunması olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava münhasır bayiliğe dayalı olarak talep edilen portföy tazminatı, kazanç kaybı tazminatı ve alacağa ilişkin olup, mahkememizce taraflar arasındaki yetkilendirme yazısı, karşılıklı ihtarnameler, davacı şirketlerin ticari kayıtları incelenmiş, dosyaya yansıyan davacı şirket yetkilisi ---------- darp etmesine ilişkin ceza soruşturması incelenmiş, -----------yazışmalar yapılmış, davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş; davacı şirketlerin ticari kayıtları bilirkişiye inceletilmiş; uzman bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış; tüm taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.Tarafların toplanan delilleri şu şekilde tespit edilmiş olup;Davalı şirketin 11/02/2013 tarihli yetkilendirme yazısında ---------- imzalı yazı ile -------- tüm temsil haklarının verildiği, bu çerçevede kendileri adlarına ihale ve diğer resmi tekliflere katılma, teklifler sunma, fiyat teklifleri verme, fiyat görüşmelerine katılma, bakanlıklar, fabrikalar, kamu şirketleri ve resmi kuruluşlarla sözleşme yapma ve satılan ürünlere hizmet verme haklarında yetki verildiği, sözleşmenin 31/12/2013 tarihine kadar geçerli olacağı, taraflar arasında aksi yönde bir anlaşma bulunmadığı halde sözleşmenin 1'er yıl ara ile yenilenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasında tarihsel sıralama ile ihtarlar gerçekleşmiş olup
A) Davalı Tarafından Davacı ------------ yevmiye no'lu ihtarnamede; “Müvekkil Şirket ürünlerine ilişkin Muhatap Şirket'e verilen yetkinin güven ilişkisinin muhatap tarafından geri dönülmez şekilde zedelenmesi, Müvekkil Şirket'e karşı ödeme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmemiş olması, Müvekkil Şirket'e hakarete varan ve profesyonellik dışı bir üslup sergilenmesinden dolayı haklı nedenle sona erdirilmesi gereği doğmuştur. Muhatap müvekkil şirket ile arasındaki güven ilişkisini onarılamaz derecede yıpratmıştır ve aralarındaki ilişkinin devamı Müvekkil Şirket bakımından çekilmez hale gelmiştir. Muhatap Şirket'e verilen yetkinin haklı nedenlerle işbu ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla, sona erdirildiğinin” ihtaren bildirildiği,
B) Davacı ---- Tarafından Davalı------------- yevmiye no'lu Cevabi ihtarnamede; İhtarnamede fesih sebebi olurak gösterilen hususların kabulü mümkün olmadığı gibi yapılan feshin usulüne uygun olmayıp haksız bir fesih işlemi olduğu, 2013 tarihinden itibaren devam etmekte olan ticari ilişkide, müvekkilin, muhataba ait ürünlerin --------- sahip olduğunu ------------ herhangi bir ödeme temerrüdüne düşmediği ve muhatap tarafından gönderilen temerrüt ihtarı mevcut olmadığı, tek satıcılık sözleşmesinin feshine neden olacak en ufak bir ihmali bulunmadığı, diğer bir fesih sebebi olarak gösterilen hakarete vuran profesyonellik dışı üslup iddiasının afaki ve gerçek dışı olduğu, haksız ve hukuka aykırı fesih işleminin iptali ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin kaldığı yerden devamını, müvekkilin muhatap ile iş birliği süresi de dikkate alınarak; ticari başarısına güvenerek işi için yaptığı, yapmak zorunda kaldığı tüm giderler, haksız ve hukuka aykırı önelsiz tek taraflı fesih nedeniyle maruz kuldıği giderler ve ek maliyetler, genel yatırım zararları, kar mahrumiyeti, portföy tazminatı ve sipraiş verilmiş - peşinatı ödenmiş adet 5 makinanın teslim edilmesinin söz konusu olduğu, bu talepler yerine getirilmediği taktirde yasal yollara ivedilikle başvurulacağınım” ihtaren bildirildiği, İhtarnamenin ----- günü tebliğ edildiği.
C) Davalı Tarafından Davacı ---------------Cevabi ihtarnamede;------------arasındaki ilişkinin haklı nedenlerle sona erdirilmiş bulunduğu, muhatabın göndermiş olduğu ihtarnamedeki hukuka uykıri iddia, savunma ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı, gönderilen ihtarnamenin içeriğine itiraz edildiği ve kabul edilmediğinin” ihtaren bildirildiği, GÖRÜLMÜŞTÜR. Davacı şirketlerin ticari kayıtları da incelenmiş olup; her iki tarafın yöneticilerinin aynı olduğu, aynı adreste faaliyette bulundukları belirlenmiştir. -------soruşturma dosyasında------- isimli firmada satış direktörü olan şikayetçi -------- davacı şirket yetkilisi -----boynuna sarılarak kendisini stand içinde sürüklediğini belirterek yaptığı şikayetinde--------- verildiği, kararın kesinleştiği görülmüş; ------------ yazı cevabında ise davacı şirketin ticari ürün üretmek amacıyla kuruma herhangi bir destek programı başvurusu yapmadığının bildirildiği anlaşılmış, Dinlenen tanık beyanlarında ise;
Davacı Tanığı ------------ ----------- şirketinde 2014 yılının Aralık ayından itibaren çalıştığını, davacı şirketin mamulünün ---------- bölgelerinde satışının hizzat kendisi tarafından yapıldığını, davalı üretici firmanın yurt dışından gönderdiği ürünlerin serbest bölgeye geldiğini, oradaki depoda beklediğini, 0 esnada ürünlerin ------- pazarlaması yapılıp --------- bulunan müşteriye devir işlemi yapıldığını, müşteri parayı ödediğinde serbest bölgeden çıkarıldığını, mamüller gelmeden müşterilerin temin edildiğinden baştan itibaren mamüllerin serbest bölgede bekleme sürelerinin kısa olduğunu, ancak 2019 yılının başlarından itibaren davalı şirketin mal gönderiminde aksaklıklar başladığını, malların olağanın dışında geç gelmeye başladığını, söz verilen tarihlerde müşterilere teslimleri gerçekleştiremediklerini, 2019 yılında davalı şirketin ödeme metodunu değiştirmek istediğini duyduğunu, davalının mali nakliyeye başlamadan paranın bir miktarını istemeye başladığını, bu metodun önceden olmadığını, mal satıldıktan sonra müşteriye teslim vakti geldiğinde parasının alınıp gönderildiğini, 2019 yılının Mayıs ayında yani akit feshedildikten sonra müşterilerin kendilerini arayarak ---------- kendilerine mail gönderdiğini, davalı şirketin bayisinin bundan böyle kendileri olduğu bilgisini ulaştırdıklarımı, daha sonra şirketten çıkan satış elemanlarının o şirkete girip çalışmaya başladıklarını duyduğunu, davalının mamüllerinin satışını ----- gerçekleştirdiğini, bildiği kadarıyla davacıların bir adet ödemesinde 4 - 5 gün bir gecikme olduğunu” beyan etmiştir.
Davacı Tanığı -------------------- şirketinde 2018-2019 yıllarında dış ticaret sorumlusu olarak çalıştığını, davalı şirketin mallarını ---------- sadece duvacı şirketlerin pazarladığını, davalı şirketin mallarının ----- depodan geldiğini, satış ekipleri olarak ------ müşterileri buluyor ve gelen malları onlara teslim edip satış bedelini ödediklerini, müşteriyi temin edip ---------- siparişi verdiklerini, mallar gekliği zaman da müşteriye teslim edildiğini, 2019 yılının Mart ya da Nisan aylarında ödeme şeklinin değiştirilmesine ilişkin bir yazı geldiğini, buna uygun olurak ödeme şeklinin değiştirildiğini, akabinde ---------- bir başka firmuya davalı ---------- mamullerinin vermeye başlağlığını duyduklarını, ancak o malların İsviçre deki depinlan gelip gelmediğini bilmediğini. davacı şirketlerin davalı Japon şirketinden gelen mamulle aynı segmentte başka mamüller satmadığını, ancak Japon şirketinin ürettiği tezgahın yan mamulleriyle ilgili yeni vedek parçalara ilişkin başka firmaların ürettiği mamülleri sattığını, bu hususu davalı şirketin de bildiğini, ---- açılan fuardaki stantta ----- kavgayı durduğunu ayrıntılı bilgisi olmadığını, çalıştığı son 3 ayda davalı Japon firmasının mamulleriyle aynı segmentte kabul edilebilecek bir tezgahi başka şirketlerden temin ederek gerirdiğini, Bunu satmaya çalışlığını, ancak başarılı olamadığını ve satış aşamasına gelmediğini, bunu ------ şirketinin de bildiğini, ancak razı olmasının sebebinin ürünlerin birebir birbirine benzememesi olduğunu, davalı firmanın mamüllerini ---- satmaya başlayan ---------- kardeşlerin kurduğunu duyduğunu, davacı şirketlerden bazı elemanların bu şirkete geçtiğini, bunların çoğunun satış elemanları olduğunu, satış elemanlarıyla birlikte davacı şirketlerin müşteri portföylerinin de bu şirketin eline geçtiğini, ---- depoda görevli olan------ davalı şirketin personeli olmadığını, ancak davalı şirketle yakın ilişkide olduğunu, teknik sorularımı ve----------- bilgileri kendisi ile paylaştığı için davalı Japon şirketinin durumu bildiğini yorumladığını..” beyan etmiştir.
Davalı Tanığı --------- “Şu an --------- firmasında çalıştığını, davalı ve davacıları tanıdığını, --- yılları arasında ----satış görevlisi olarak çalıştığını, ----şirketiyle ----- ortak olduğunu, davacıların, davalının -----mallarını satan yegane şirket olduğunu, ------------- başına bayiliğin davacılar ile ilişkisinin sonlandırılmadan önce verilip verilmediğini bilmediğini, şirketin isminin davacıların ismine benzetmek için yapılmadığını, -------- olduğunu, unvan değişikliğini davacılar ile ismini benzetmek, müşteri portföyünü elde etmek için kullanmadığını, davacı şirkette 2016 yılında satış sorumlusu olarak çalıştığını, sahada olduğundan müşterilerle doğrudan temas halinde olduğunu, fiyatların yüksek olması, müşterilerin memnuniyeti, firmanın ----------- yöneticisinin kişisel olarak haberlere konu olacak davalarının bunlar olduğunu,-------- bir okulu olduğunu, oradaki şikayetlerin haberlere yansıdığını, haber detayının, velilerden alınan paralara dair yani dolandırıcılığa dair olduğunu, okulun isminin ---- olduğunu, şirket çalışanlarını tehdit ettiğine şahit olduğunu,----- çalıştığı sırada ----- kendisine ''adam ol, bu şirketten ayrılma, ayrılırsan ben yapacağımı bilirim'' dediğini, bunun üzerine ----- bulunduğunu, müşterileri bu şekilde tehdit etmediğini, ------ şekilde tehdit ettiğini gördüğünü” beyan etmiştir.
4.Davalı Tanığı ----- gümrük danışmanı olduğunu, ---yılından sonra da ----- danışmanı olduğunu, yurt dışından gelen makinelerin serbest bölgeye alımı için gerekli evrakları hazırlandığını, taraflar arasındaki bayilik ilişkisine dair bilgi sahibi olmadığını, ---- depocu firma olduğunu, --- da satış yaptığını, davalı şirketin ----- başına bayiliğini davacılarla ilişkisini sonlandırdıktan 1- 2 ay sonra verdiğini, ----- isminin davacıların ismine benzetmek için yapılmadığını, -----isminin -----isimler olduğunu, unvanın ------olarak değiştirilmesinin sebebinin ismi benzetmek için olmadığını, davacı -------- mail adreslerini kullanması nedeniyle isim değişikliği yapıldığını, kendisine, piyasada kötülemek için mailler geldiğini, bunu dair dava açtığını, 2006 yılından beri davalı ile çalışması nedeniyle ----- kadar malzeme, ne kadar makine satıldığını raporlar halinde davalıya sunuyor olduğunu, -----yılından itibaren ödemeleri aksatmaya başladığını, makineleri stoktaymış gibi gösterip -----satışını gerçekleştirip parayı alıp davalıya göndermediğini, Swiss Star'ın sahibi Fatih Van'ın bir telefon komuşmasında karşıdaki kişiye; ''Ben bu makinelerin parasını ödemeyeceğim, şirketi de bir çobana devredeceğim,----- alabiliyorsa alsın'' dediğine şahit olduğunu, davacı vekilinin sorusu üzerine;----- yılında kendisine ait ---- şirketi olduğunu, ---- bunu fesih edip tekrardan sadece------- unvan değişikliğine gidildiğini, davacıdan eleman alınmadığını, sadece --- istifa ederek geldiğini, duvacı vekilinin sorusu üzerine: ---- tanıdığını, ------ortağı olduğunu, ondan sonrasını bilmediğini, davalı vekilinin; Davacı yetkilileri tarafından ------getirilen malların rakip bir firma kurularak -----pazarında satılmasıyla ilgili bir bilgisi olup olmadığı sorusu üzerine: ----- yılına kadar %50 ortağının ---- ortaklıktan çıktığını, ----- isimli bir şirket kurduklarını,------- yaptırıp piyasaya arz edeceklerini, ortaklık olarak açtıklarını, hatta internet sayfası da kurduklarını, davalı vekilinin; ---- makinelere benzer makineleri üretip üretmediği.---- başyuru yapılıp yapılmadığı sorusu üzerine: ----kardeşi------ adına kurduğu bir şirkette üretim yaptıklarını fuardaki çatışma hakkında bilgisi olmadığını sadece olayı duyduğunu beyan etmiştir.Bu deliller ve davacı şirketin mali kayıtları hakkındaki bilirkişi tespitleri birlikte değerlendirildiğinde;Taraflar arasındaki 11/02/2013 tarihli sözleşmenin sürekli borç ilişkisi doğuran, çerçeve niteliğinde bir dağıtım sözleşmesi olduğunu; dosyaya yansıyan fatura ve yazışmalara nazaran davacı tarafın kendi ad ve hesabına hareket ettiği, davalının ürünlerini satarak alım ve satım arasındaki farktan kâr ettiği, davacılara ------ tek dağıtıcılık verildiği yani bir tekel hakkı sağladığı, bu nedenle aralarında alelade bir bayilik sözleşmesi değil ''Tek Satıcılık Sözleşmesi''-varılmıştır.Dosyaya sunulan ----- tarafından dosyaya sunulan hukuki mütalaada da davacıların tek satıcı konumunda olduğu tespit edilmiştir.Davalı taraf 12/04/2019 tarihli fesih ihtarnamesinde ve cevap dilekçesinde sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini ileriye sürmüş ise de; fesih sebepleri tek tek incelendiğinde:
Haklı fesih sebebi olarak gösterilen ödemeyükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmemiş olmasının güven ilişkisini onarılmaz derecede yıpratıldığı bildirilmiş ise de ödeme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmemiş olması hususunun çerçeve niteliğindeki tek satıcılık sözleşmelerinin feshi bakımından nispi nitelikteki bir fesih sebebi olabileceği; başka bir deyişe tek satıcının ödemelerdeki her gecikmesi, tek başına haklı fesih nedeni olarak görülmemesi gerektiği; zira her gecikmenin açık hesap ile yürütülen çerçeve sözleşmesinin devamını çekilmez hale getireceğinin söylenemeyeceği, bunun haklı bir fesih sebebi olması için söz konusu gecikmelerin ilişkiyi çekilmez hale getirecek ölçüde ve tekrarla gerçekleşmesi veya önemli ölçüde gecikmenin söz konusu olması gerektiği; taraflar arasındaki bilirkişi raporuna yansıyan işlem hacmi, ticari ilişkinin süresi, iddia edilen gecikme sürelerinin çok kısa oluşu nazara alındığında davalının önce dostane yollarla uzlaşmaya çalışması; bunun sözleşmeye bağlılık kuralı gereği olduğu, nispi nitelikteki ödeme gerekçesine dayanarak ilişkiyi feshetmek isteyen tarafın öncelikle karşı tarafa ihtarda bulunması ve bu ihlalin sonuçlarını bildirmesi gerektiği; davalı tarafın bunu da yerine getirmediği, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin süresi alım - satım hacmi, ürün fiyatlarının yüksekliği sebebiyle gerçekleşen gecikmenin çok kısa zamana ilişkin olması karşısında mutlak fesih sebebi olmayacağı nispi fesih sebebi olarak ta davalının bunu fesih sebebi yapacağını ihtar etmemesi ve dostane çözüme yanaşmaması sebebiyle bu fesih sebebiyle davalının haklı olmadığı kabul edilmiştir.Davalı tarafın haklı fesih sebebi olarak ile sürdüğü bir başka husus davacıların yazışma ve tavırlarındaki kötü üslup olup dosyaya yansıyan yazışmalarda kırıcı bir üslubun bulunmadığı; ----- tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemin ise, fuarda ------ eyleminin bir davalı şirket elemanına karşı olmadığı 3.kişiye yönelik olduğu, bunun ancak olsa olsa marka değerinin zedeleyici bir eylem olarak değerlendirilebileceği ancak bu olay ile fesih tarihi arasında yaklaşık 6 aylık bir sürenin geçtiği, fesih ihbarnamesinde de bu olaya ilişkin özel bir vurgu bulunmadığı; cevap dilekçesinde ileriye sürüldüğü; sırf bu olaya ilişkin bir ihtarında davacılara gönderilmediği nazara alındığından 6 ay gibi bir sürede bu olayı gündeme getirmeyen davalının bu fesih sebebi de yerinde görülmemiştir.
Davalının bir başka haklı fesih sebebi olarak gösterdiği; ''Davacı şirketlerin rakip ürünler üretmek amacıyla----- başvurdukları'' rakip firmaların ürünlerini ithal ettikleri hususlarındaki bu iddia sebebiyle; -------- alınan yazı cevaplarıyla herhangi bir başvurunun bulunmadığı; ancak bu yönde yukarıda yazılı olan tanık beyanlarının bulunduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmelerde rekabet etmeme yükümlülüğünün açıkça düzenlenmediği davalı tanıklarının bunu doğrular beyanlarının somutlaştırılmadığı ve delillendirilmediği, özellikle davalı şirketin durumu bildiğine dair ve zaten o ürünlerin satış aşamasına gelinmediği yönündeki tanık beyanları karşısında sadakat yükümlülüğününde davacılar tarafından ihlal edilmediği kanaatine varılmış, zaten fesih ihtarında da bu hususa dayanılmadığı cevap dilekçesinde dayanıldığı görülmüş,Bu nedenle davalı tarafın feshinin haklı fesih niteliğinde olmadığı mahkememizce belirlenmiştir. Bu kabule göre davacıların kar kaybı ve portföy tazminatı talepleri ve davacı şirketlerin mali kayıtlarının incelenmesiyle belirlenmiş olup,Bu konumda kök raporda sektörel bilirkişi (makine mühendisi) yer almadığı için sadece portföy tazminatı ve kâr kaybı oluşup oluşmayacağı tartışılmış, mahkememizce bilirkişi heyetine sektörel bilirkişi (makine mühendisi) katılarak alınan ve hükme esas teşkil eden ek rapora nazaran davalıya ait -------Markasının satışlarının artmasında davacıların işlem ve çabalarının önem arz ettiği, büyük bir müşteri kitlesi kazandırıldığı; bu nedenle her iki davacı şirketinde portföy tazminatına hak kazanacağı ancak bu sektörde portföy tazminatı tavan sınırından %20 oranında indirim yapılmasının uygun olduğu da belirtilmek suretiyle davacıların portföy tazminatı tavan sınırının %80 lik kısmını talep edebilecekleri; ayrıca davacıların fesihten sonra benzer bir markanın temsilcileri olabilmeleri için gereken makul sürenin 1 yıl olduğu, 1 yıl için kâr kaybı talep edebilecekleri,
Davacılardan ---------- yönünde talep edilebilecek potföy tazminatı tavan sınırının 878.154,18 TL olduğu ve %80 lik kısmının 697.723,34 TL isabet ettiği, bu şirketin fesihten sonra yapılan işlerden kazandığı aylık ortalamaya nazaran kesinti sistemiyle hesaplanan fesihten önceki davalı mamullerinden dolayı kazancına göre bir kazanç kaybı gerçekleşmediğinden kazanç kaybı isteyemeyeceği, davalı şirketten bakiye bir cari hesap alacağının da bulunmadığı,Davacılardan ----- portföy tazminatı tavan sınırının 3.005.516,79 TL olduğu bunun %80 lik kısmının istenebileceği, böylece 2.751.133,80 TL talep edebileceği, aylık kâr kaybının 229.261,15 TL olduğu, 1 yıl için 2.751.133,80 TL de kâr kaybı istenebileceği kabul edilmiş,
Bilirkişi raporunda bu tespitler mahkememizce esas alınarak hüküm kurulmuş, Ancak bilirkişi raporunda ------ ticari defter ve kayıtlarında 23.700 Euro alacaklı gözüktüğü ve bununda talep edilebileceği belirtilmiş ise de kök rapordaki mali tablolardan bu kısımda alınan mal bedellerinin davalı şirketin alacak hanesine kaydediliği, cari hesap alacağının ise bunların mahsubundan sonra davalı şirkete yapılan transfer havalelerden kaynaklandığı ancak söz konusu bu transfer evraklarının sunularak doğrulanmadığı, havalelerin denetlendiği yönünden bilirkişi raporunda da bir tespitin bulunmadığı sadece kayıtlardaki yazıma göre raporun hazırlandığı davacı tarafında rapora bir itirazın olmadığı nazara alınarak bu miktar yönünden talep reddedilmiş aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
Davanın davacılardan------- yönünden KISMEN, ------ yönünden KISMEN KABULÜ ile;
---- 697.723,34 TL portföy tazminatının 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bu davacıya verilmesine; Bu davacının kar kaybına dair talebinin REDDİNE,
------ yönünden 2.751.133,80 TL portföy tazminatı ile 2.751.133,80 TL kar kaybı tazminatının 13/04/2019 tarihinden itibaren avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, bu davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin REDDİNE,
Alınması gereken 423.521,38 TL karar harcından dava açılırken karşılanan ve bilahare tamamlanan toplam 104.283,15 TL nin mahsubuyla eksik 319.238,23 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Tamamı davacılar tarafça karşılanan 21.513,71 TL ilam harcının davacı ----- verilmek üzere, 82.82.764,44 TL karar harcı 54,40 TL başvuru harcı toplamı 82.818,84 TL nin ise -----verilmek üzere; 6.000,00 TL bilirkişi ücretinin ve 179,60 TL posta giderinin kabul ve ret oranı gereğince 5.627,10 TL sinin davalıdan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine, Dava açılmadan önce gidilen 1.320,00 TL ara buluculuk giderinin kabul ve ret oranı gereğince 1.200,00 TL sinin davalıdan alınmasına, 120,00 TL sinin ise davacılardan alınmasına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dava tarihindeki AAÜT gereğince; -Davacı ---- yönünden 103.580,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu şirkete verilmesine; bu şirket yönünden reddedilen kâr kaybı tazminatı için dava dilekçesinde 30.000 Euro talep edildiğinden ve bu miktarın dava tarihinde 229.758,00 TL tuttuğundan bu miktar üzerinden 36.463,70 TL nispi vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı ------ yönünden 356.045,35 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu şirkete verilmesine; bu şirket yönünden reddedilen cari hesap alacağı için dava tarihindeki 211.377,36 TL üzerinden 33.706,60 TL nispi vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/03/2024