5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/10269 E. , 2013/9745 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 28/11/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında atılı suçlarla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 17/1 ve 18/2. maddeleri ile CMK'nın 237/1-2, 260/1. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: ... İlçe Jandarma Komutanlığında Astsubay olarak görev yapan sanıklar ... ve ... ile aynı ilçede akaryakıt istasyonları bulunan sanıklar ... ve ... arasında, kaçak akaryakıt kontrolü ve boşaltımı konusunda, para, kontör ve hayat kadını biçiminde gerçekleşen menfaat ilişkisinin bulunduğu, sanıkların tevilli ikrarlarında belirttikleri ve iletişim dinleme kayıtlarına yansıdığı şekilde sanıklar arasında zımni bir rüşvet anlaşmasının oluştuğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet almak, sanıklar ... ve ... haklarında ise rüşvet vermek suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine yazılı şekilde sanık ... ve ...'nın eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...'in ise beraetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de; Sanıklar ... ve ...'nın görevi kötüye kullanma suçunu değişik tarihlerde zincirleme şekilde işlemiş olmalarına rağmen, haklarında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında sanıklar ... ve ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkradaki suç için ayrı bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri, katılan vekili ve O yer C.Savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.