Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/43
Karar No
K. 2024/219
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/43 Esas
KARAR NO: 2024/219
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2020
KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin davalı (borçlu) dan olan alacağının tahsili için ----------- sayılı dosya ile takibe başlandığını, Ödeme emri davalıya (borçluya) tebliğ edilmiş ve davalıda 03.12.2019 tarihinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sondaj açılması için anlaşma yapıldığını, davalı şirket ile müvekkili şirket uzun yıllardır ticari iş ilişkileri olduğu için yazılı bir sözleşme yapılmadığını, Anlaşmaya göre, müvekkili şirketin belirlenen noktalara sondaj işlemi uygulayacağını, müvekkili şirketin anlaşmaya uyarak, talep edilen işleri yerine getirdiğini ve bu sebeple 40.379 liralık fatura düzenlendiğini, davalı şirketin bu faturaya istinaden davacı müvekkiline 10.000 TL ödeme yaptığını ancak kalan tutarı ödemediğini, kalan tutarın ödenmesi için açılan ----------- sayılı icra takip dosyasıyla ödeme emri gönderilmiş ancak ödeme emrine itiraz edildiğini belirterek taleplerinin kabulü ile davalının (Borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının (borçlunun) %20den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın bahsetmiş olduğu sondaj çalışması için taraflar arasında herhangi bir anlaşma olmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir sözleşme de imzalanmadığını, dava dilekçesinde ise bir anlaşmanın var olduğu ifade edilmiş ancak sözleşmenin yapılmadığından bahsedildiğini, davacı tarafça iddia edilen anlaşmayı hiçbir şekilde kabul etmedikleri gibi davacı tarafın bu iddiasını asılsız, mesnetsiz ve dayanaksız bulduklarını, Zira yıllardır bu sektörde başarılı bir şekilde faaliyet gösteren her iki şirketin de yapılan bir anlaşmayı sözleşme ile neticelendirmemeleri mümkün ve muhtemel olmadığını, hatta bu iddia bu yönüyle hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın bu iddiası ve bu doğrultuda ikame edilen huzurdaki dava, kötü niyet barındırmakta olup haksız kazanç elde etme gayesi taşıdığını, davacı tarafın hiçbir anlaşma yada sözleşme ürünü olmayan bir fatura ile icra takibine giriştiğini ve devamında da huzurdaki davanın açıldığını belirterek davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak ikame etmiş olduğu huzurdaki davanın reddine, huzurdaki davayı kötü niyetli olarak ikame eden davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı ile davalı şirket arasında sondaj çalışması konusunda anlaşma yapılmış ve anlaşma gereğince davacı tarafından iş yapılmış ise ödenmeyen fatura alacağı varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davacı tanığı ---------- dinlenmiş beyanında" Dava konusu yerde belirtilen su kuyusunu ben açtım. Davacı şirketin yetkilisi bana su kuyusunu açmam için yetki verdi ve su kuyusunu ben açtım. Sondajda su çıkma garantisi yoktur ancak davalıların istediği kadar da su çıkmamıştır. Taraflar arasındaki anlaşmayı tam olarak bilmiyorum. Paranın ödenmesi kuyudan su çıkma olayına bağlı olup olmadığını da bilmiyorum. Bu iş için bana 10.000,00 TL ücret ödendi. Bu iş için tarafların ne kadar bir ücret karşılığında anlaştığını bilmiyorum. Ben davacının şirketinde çalışmaktayım. Kendi şahsım adına bu kuyuyu açmadım davacı şirket çalışanı olduğum için bu kuyuyu açtım. 162 m gibi bir kuyu yapıldı birde 32 m kadarda başka bir kuyu yapıldı. Davacı şirket metre başı ücret alır ancak ücretin ne kadar olduğu konusunda bilgim yoktur. Bu tarz olaylarda jeoloji mühendisleri genellikle inceleme yapar. Su olabileceğini veya olamayacağını söylerler bizde buna göre kuyu kazarız ancak su çıkma garantisi her zaman olmaz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 14/04/2021 tarihli duruşmasında, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için 21/05/2021 günü saat 10:30' a inceleme günü verilmiş olduğu, inceleme gün ve saatinde davalı vekili --------- ticari defter ve kayıtlarıyla birlikte hazır olduğu, davacı vekiline inceleme gününün 20/04/2021 günü tebliğ edilmiş olduğu, tebliğe rağmen davacı tarafın inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı, mazeret sunmadığı, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği gibi taktir olunan bilirkişi ücretini de yatırmadığı anlaşılmakla davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığından defter incelemesinin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu görülmüştür.Mahkememizce --------Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Talimatla yapılacak keşif günü belirlenip talimat mahkemesince her iki taraf vekiline de tebliğinin, mahkememizce resen seçilecek ------------- keşif günü inceleme yapılmasına, taraflar arasında işin bedeli yönünden yazılı bir anlaşma olmadığı, uzlaştığı bir iş bedeli de olmadığı dikkate alınarak zorunlu olarak kuyuların görülmesi yapım tarihi itibarı ile rayiç yapım bedelinin tespiti gerektiğinden bu hususlarda inceleme yapılarak rapor alınmasına, karar verilmiştir. Talimatla alınan bilirkişi raporunda; Talimat Dosyası ile olay yerinde gerçekleştirilen keşif değerlendirilerek elde edilen kanaat ile sonucun, ----- Hâkimliği tarafından, -------- Talimat No kapsamında oluşturulan Keşif Heyeti ile birlikte; -------- mevkiinde bulunan davaya konu iki adet su kuyusunun bulunduğu mahalle gelinerek, yerinde gerekli keşif ve incelemeler yapıldığını, tespite konu su kuyuların fotoğraflandığını, Yapılan keşif ve gözlemlerde elde edilen bilgiler ile Talimat Dosyasının taraflarından tetkiki neticesinde, büro çalışması yapılarak bilirkişi raporu tanzim edildiğini, keşif Tutanağı muhteviyatında görüleceği üzere, Davacı ifadesinde: "Yapılan keşfe bir diyeceğimiz yoktur, alt taraftaki kuyu 35 metre derin 175 mm çapında 12,5 matkapla delinmiş 175 lık boru konulmuştur. Üst taraftaki sondaj 200 mm çapında delinmiş 140 mm çapnıda teçhiz borusu indirilmiştir derinliği 162 metredir. Köy kuyusunda eski çalışmayan dalgıç pompası sökümü yapılmıştır, yapılan işlemlerin bugünkü piyasa değeriyle değerlendirilmesini talep ederim, yaptığım işlerle ilgili fatura kesip gönderdim kabul etmeyip tarafıma geri iade ettiler. Rapor sunulduğunda beyanda bulunacağız" dediğini, davalı ifadesinde: "Önce üst tarafta kapalı olan sondaj yapıldı su çıkmayınca Necati sezgin bana mağdur olma ben sana alt taraftan sondaj yapıp su çıkartırım dedi alt taraftaki sondajdan su çıktı ancak kaliteli olmadığından kullanılmadı. Alt taraftaki kuyuu davacının yanında çalışan ---------- yaptı, işin karşılığı bu şahsa banka havalesi ile ödendi ibranamesi de alınndı. Üst taraftaki sondaj ise fatura rakamı üzerinden anlaşma yapıldı, onun yarısı ödendi anlaşma gereği su çıkmadığı için diğer yarısı ödenmesi kaç mt olduğunu ben bilmiyorum biz o kuyuyu söktük kullanılmadı. Söz konusu üçüncü kuyu ben necati sezgin ve davacı ile gittik o kuyuyu sökmek için 1,5-2 saat bir çalışma yaptık kendisinin eğer bir yevmiye alacağı varsa kabulümdür, ben şu an köyün ortak pompasını kullanıyorum en son kendisi ile bir buçuk saat orda çalıştık kendisini burada çalışması ile ilgili 500 TL+ kdv ücretini kabul ediyorum ayrıca yer çamur olduğundan şu an gidilmesi mümküm değildir" dediğini, Keşif mahallinde yapılan tetkik neticesinde; Davaya konu ----Nolu Su kuyusunun da,---- Nolu Su Kuyusunun da yerinde yapılan tetkik ile ölçüme elverişli olmadığı, Dolayısıyla keşif esnasında su kuyularına dair herhangi bir bedel tespitinde bulunulamadığını, Bununla birlikte,

Davalı tarafından,------Nolu Su Kuyusunun borusal malzemesinin söküldüğü hususu ifade edildiğini, davacı tarafından tanzim edilen; ---------- fatura içeriğinde bulunan harcama kalemleri taraflarından incelendiğinde; yapılan piyasa araştırmaları ışığında yapım tarihi itibariyle 40.379,60TL#KırkBinÜçYüzYetmişDokuzTürkLirasıAltmışKuruş# (KDV Dahil) yapım bedelinin, rayiç bedel açısından makul ve uygun olduğu rapor edilmiştir.

Açılan işbu davada dava dilekçesinin incelenmesinde davanın icra takibine yapılan itirazın tamamının miktarına yönelik olduğu kısmi dava niteliğinde olmadığı görüldüğünden ve itirazın iptali davasında tamamı yönünden istenildiğinden eksik harcı yatırması için davacı vekiline 2 hafta süre verilmesine, aksi taktirde davanın açılan miktar üzerinden değerlendirileceğinin ihtar edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, davalı şirkete yapılan sondaj işlemi hizmetinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davacı ile herhangi bir anlaşma yapmadığını, sondaj işlemini başka birine yaptırdığını ve onun da bedelini ödediğini bu nedenle davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Somut olayda davacı şirketin sondaj işi yaptığı, davalıda akdi ilişki kurduğunu kabul ettiği dava dışı ---------davacının çalışanı olduğu, bizzat Mahkemece dinlenmiş olup; davacı adına işlem yaptığını bildirmesi ve ------ kayıtlarına göre davacı çalışanı olması ile aktif dava sıfatı bulunduğu belirlenmiştir. Mahkemece bedel yönünden davacının açtığı iki kuyu üzerine keşif yaptırılmış olup, bilirkişiler açık açık kuyuların yapılış tarihine nazaran artık kör kuyu haline geldiklerini, elbette içinde gaz sıkışması olacağı için ölçüm yapılarak yapım tarihi itibariyle rayiç değerlerin tespitinin mümkün olamayacağı, önce gaz boşaltım ve çevre güvenliği alınarak yapılabilecek bir keşif düşünülürse de çok büyük kuyu açma iş makinalarının alana götürülmesi gazın boşaltılması bilirkişilerin kuyu içine indirilmesi gereken masrafların dava miktarına nazaran uygun düşmeyeceği; kaldı ki davalının yapılan kuyuları teslim aldığı, teslim alırken TTK 23. Madde gereği ayıbı derhal bildirmesi gerekeceği çünkü kuyudan yapılan işlem dışarıdan bilinebileceği, öte yandan su kuyularının su çıkma garantili olarak açılmasının doğal olmadığı ancak tarafların yazılı anlaşması ile mümkün olacağı böyle anlaşma da bulunmamaktadır. Sadece davalının soyut iddiası bulunduğu bu nedenle su çıkmasa da kuyu açıldığından ihtirazı kayıtsız alıp süresi içinde ayıp ihtarı olmadığından artık teslim tarihindeki rayiç bedeli davalının ödemesi gerekir.

Bilirkişi raporunda talep edilen bedelin kadri maruf olduğu belirtilmiştir. İcra takibinden sonra davadan önce yapılan 10.000 TL ödeme her iki tarafın kabulünde olduğundan bu yönde hüküm kurulmasına yer olmadığı ve işlemiş faiz yönünden temerrüt ihtarı olmadığı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı taraf her ne kadar inkar tazminatı talebi varsa da, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda icra inkar tazminatı için ön koşul olan " likit alacak" koşulunun sadece her iki tarafında katıldığı kesin hak edişler yönünden söz konusu olabileceği; bu tür kesin hak ediş bulunmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki karar tesis olunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;

1.Davalının ----------sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.379,60 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenilen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, icra takibine konu 40.379,60 TL içinde 10.000,00 TL'lik kısmın icra takibinden sonra davadan önce ödendiği davacı kabulünde olduğundan bu husus yönünden itirazın kaldırılması hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, işlemiş faize yönelik talebin reddine,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,.

3.Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 2.075,23 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın ve 675,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.345,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 11.175,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafça yatırılmış 54,40 TL peşin harcın ve 54,40 TL başvurma, 675,00 TL tamamlama harcı ile 571,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 1.355,70 TL'nin yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7.Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 5.859,70 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 4.283,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 300,00 TL'den davanın reddine isabet eden 80,68 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, redde tekabül eden bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,

9.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

10.Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------------ Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu İİK md.67 TTK md.23
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog