10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/8852 E. , 2023/9958 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı otelde 10.01.1994 tarihinde salon komisi olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 6 ay sürdüğünü, davalı işverenin Kuruma işe giriş bildirgesi verdiğini ve kendisine sigorta sicil kartının verildiğini, ancak Kurum kayıtlarında işe giriş kaydı ve prim ödemesi gözükmediğinden, davacının 15.01.1994 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanamadığını belirterek davacının davalı Otel ... Anonim Şirketi'nde 10.01.1994 tarihinde işe başladığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtları incelendiğinde davacının işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak dönem bordrolarında bildirilen hizmetinin bulunmadığının tespit edildiğini, 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirtildiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinin davacının çalışmasının ispatına tek başına yeterli kabul edilemeyeceğini, davanın tanıkla ispatının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... (Eski Unvanı ... Tur. İşl. Yat. A.Ş.) tarafından cevap dilekçesinde, davacının müvekkili şirkette iddia edilen tarihte çalışması olmadığı gibi davanın da hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafça Otel ... Anonim Şirketi'nde çalışıldığı ileri sürülmekte ise de bu ünvanda bir şirket olmadığını, müvekkili şirketin eski ünvanı ... Turizm İşletmecilik ve Yatırım Anonim Şirketi olup davacının müvekkili işverende çalışması bulunmadığını, dosya muhteviyatından anlaşıldığı üzere davacının sigorta bildiriminin ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi) tarafından kuruma verildiği, davacının SGK'ya başvuru dilekçesinde işveren olarak ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi'nin gösterildiği, davacıya ait dönem bordrolarının sunulmaması nedeniyle idari para cezasının ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi)'ne kesildiğini beyan ederek dosya içerisinde davacının hizmet tespitine konu işvereninin müvekkili şirket olmadığının sabit olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... her ne kadar kaldırma kararı üzerine alınan tanık beyanlarında davacıyı tanımadıkları belirtilmiş ise de kaldırma kararı öncesi dinlenen iki tanığın, davacının 1994 yılının 1. ayında çalışmaya başladığı hususunda beyanlarının bulunması, davacı adına 15.01.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, ancak işe giriş bildirgesinin ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlendiği, davacının çalıştığını ileri sürdüğü iş yerinin ise ... Otel iş yeri olduğu, bu işyerinin davalı firmaya ait olduğu hususunda çekişme bulunmadığı, Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi tarafından sunulan 05.07.2017 günlü yazıda ...'nin % 90,17 hissesinin ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi'ne ait olduğunun belirtildiği, tanık anlatımları ile de davacının Otel ... işyerinde çalıştığı anlaşılmakla, davalı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi ile ... arasındaki ortaklık ilişkisi sebebi ile ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi'nin davacıyı işe alıp otelde çalıştırmış olabileceğinin belirtildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının 15.01.1994 tarihinde işe girmiş olduğu, davacının işe giriş bildirgesinin ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi tarafından verilmiş olması, davalı firmaya ait işyerinde çalıştığının sabit olduğu, aksinin hakkaniyete uygun olmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya ait 252.41 sicil sayılı işyerinde 15.01.1994 tarihinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.01.1994 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespit davalarında resmi belge sayılan Kurum kayıtları karşısında tanık deliline başvurma imkânı olmadığını, Kurum kayıtlarının aksi ancak eş değer yazılı belgelerle ispat olunabileceğini, dosyada mevcut yazılı deliller karşısında sadece davacı tanıklarının beyanları ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının fiili çalışmasını ispatlayamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenen tanıklar ..., ..., Dursun Demirkan, ..., ... ve ... davacıyı hatırlamadıklarını beyan etmişken Yerel Mahkemenin, kaldırma kararı öncesinde dinlenen tanık beyanlarına göre hüküm kurduğunu, bunun yanında davacının işe giriş bildirgesinin müvekkili şirket tarafından değil; ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi) tarafından Kuruma verildiğini, davacının dava konusu tespit için SGK'ya bulunduğu başvuruda işveren olarak müvekkili şirketi değil ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi'ni muhatap gösterdiğini, davacıya ait dönem bordrolarının Kurum müfettişine sunulmamasından dolayı uygulanan idari para cezalarının işvereni olan ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi'ne kesildiğini, 30.01.2018 tarihli müzekkere ekinde işverenin ... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi olarak gözüktüğünü, yargılama sürecinde bu hususlar gözetilerek davacı tarafın da taraf değişikliği talebinde bulunulduğunu, davacının müvekkili şirkette çalıştığına dair somut, inandırıcı ve şüpheden uzak delil bulunmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya içeriğine göre davacı adına 15.01.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 73749 41 sicil nolu işyerinden verildiği, sigorta sicil numarasının 1994 serilerinden olduğu, ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise davalı ...'nin ortağı olduğu, davalı ... tarafından 1994/01 dönem dört aylık sigorta prim bordrosu verilmediği, davacı tarafından gösterilen aynı zamanda 1994/02 dönem bordro tanığı olan ... ile 1994/03 dönem bordro tanığı olan ...'ın beyanlarında davacının davalı iş yerinde geçen fiili çalışmasını doğruladıkları anlaşılmakla fiili çalışmayı doğrulayan bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak Mahkemece yapılan inceleme ve varılan sonuç isabetlidir. .." gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 15.01.1994 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3.Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına 15.01.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin dava dışı ... Çevre Koruma Arıtma ve Yapılanma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (... Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi) unvanlı işverenin 749 sicil no.lu iş yerinden verildiği ancak Mahkeme tarafından davacının aynı zamanda çalıştığını iddia ettiği ...'ne ait 252.41 sicil sayılı işyerinde çalışmanın geçtiği kabul edilmekle ...'ın 749 sicil no.lu iş yerinden verilen işe giriş bildirgesinin iptali hususu söz konusu olacağından ...'ın da hak alanını ilgilendirdiğinden ...'ın da davaya usulünce dahil edilmek suretiyle anılan şirketin de göstereceği deliller toplannmalı, böylelikle işveren ve çalışılan işyeri belirlenmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.