Esas No
E. 2024/42
Karar No
K. 2024/226
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/42

KARAR NO: 2024/226

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/03/2021

NUMARASI: 2017/1029 Esas - 2021/230 Karar

DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat ( Destekten Yoksun Kalma)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024

Maddi ve manevi tazminat isteminn kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacılar vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA :

Davacılar vekili, 18/06/2014 tarihinde "..." isimli balıkçı teknesi motorunun davalı ...'nın sahibi olduğu ve işlettiği vinçle, vinç operatörü diğer davalı ... tarafından çıkartılması sırasında, vincin bağlantısının kırılması ve vinç bomunun üzerine düşmesi sonucunda müvekkilli ...'nin kocası ve diğer davacıların babası ... vefat ettiğini; olay nedeniyle Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/325 esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine ceza davası açıldığını; savcılık soruşturması aşamasında alınan 30/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda olayın iş kazası olduğu ve davalılar ... ile ... asli kusurlu olduğunun belirlendiğini ve davalı ...'in işyerinin diğer davalı ... tarafından 3. şahıs sorumluluk sigortası poliçesiyle sigortalandığını ileri sürerek, murisin eşi ... için 35.000-TL destekten yoksun kalma ve 75.000-TL manevi, kızı ... için 1.000-TL maddi ve 35.000-TL manevi, kızı ... için 1.000-TL maddi ve 40.000-TL manevi ile kızı ... için 40.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 37.000-TL maddi ve 190.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 227.000-TL'nin 18/06/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek (-davalı ... şirketi maddi tazminat talepleri bakımından poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacılar vekili 06/03/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle,davacı ... için maddi tazminat talebini 119.501,09-TL'ye, davacı ... için 15.978,89-TL'ye çıkardıklarını, taleplerine kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1.Davalı ... vekili, kazanın meydana geldiği Fıstıklı Köyü Liman işleticisi kooperatifin iş güvenliği tedbirlerini almaması sebebiyle kusurlu olduğundan, kooperatife de davanın yöneltilmesi gerektiğini; olay günü tekne motorunun tamiri için İzmit'ten iki ustanın geldiğini, bu kişilerin motoru bağlamak suretiyle tekneye sabitlediklerini, bu işleme vinç operatörü davalı ...'in bir dahlinin olmadığını,müteveffanın motorun bulunduğu yerden çıkarılması için operatöre işaret verdiğini, motorun çıkması için açılan kapağın motorun tam olarak bulunduğu kısımda açılmamış olduğunu, bu nedenle tamir için gelen ustalarla muris ... vinci eğimli yerden içeri sokarak motoru kaldırmak istediklerini, motorun halat ile bağlanması, kapağın motorun tam üzerinden açılmamış olması ve vincin aşırı zorlanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini; işbu davada ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini; vincin servis bakımlarının zamanında yaptırıldığını, periyodik kontrolünün de olaydan bir ay önce 09/05/2014 tarihinde Makine Mühendisleri Odası tarafından yapıldığını; 23/06/2014 tarihli Makine Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen raporda, manyetik parçacık muayenesi kullanılarak yapılmış kontrolde bir kısım ince kılcal çatlaklar olduğu tespit edilmiş ise de, bu çatlakların gözle görülmesinin imkansız olduğunu, bu tespitin özel teknikler kullanılarak yapılabildiğini, vincin eski olmayıp 2008 model olduğunu, bu sebeple doğacak sorumluluğun vinç üreticisi şirkete ait olup, aksinin kabulü halinde de vinç kontrolünü yapan ve 09/05/2014 tarihinde uygunluk raporu veren Makine Mühendisleri Odası ve kontrolörlerin sorumlu olması gerektiğini; müvekkili ... tarafından davalı operatör ... de gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, İbrahim'in gerekli belgelerinin ve iş tecrübesinin bulunduğunu; kazanın tamamen müteveffanın kusuruyla meydana geldiğini, müvekkilinin vinç operatörü dışında işaretçilik yapacak kişiyi de bulundurmak gibi bir sorumluluğu olmadığını, bu hususun asıl iş sahibine ait olduğunu, müteveffanın da olay esnasında opeatöre işaret verirken yanlış yerde, vincin altında durması sonucunda kazanın vuku bularak "bom" diye tabir edilen vincin kolunun altında kalmak suretiyle vefat ettiğini; ayrıca motoru tekneye bağlamış olan tamir için gelen ustaların da kusurları olduğunu,davalı ...'nın 100.000-TL'ye kadar zarardan sorumlu olduğunu ve davacıların manevi tazminat talep miktarlarının çok yüksek olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ..., Liman İşleticisinin iş güvenliği tedbirlerini almaması sebebiyle kusurlu olduğundan, kooperatife de davanın yöneltilmesi gerektiğini; olay günü tekne motorunun tamiri için İzmit'ten iki ustanın geldiğini, motorun ağırlığını sorduğunda 1,5 ton olduğunu öğrendiğini, bu kişilerin motoru halatla tekneye bağladıklarını ve teknenin içine hiç girmediğini, kendisine "sen gelme bize halatları ver dediklerini", kendisinin de üç tane halat verdiğini ve sonra vince geri döndüğünü, bu kişilerin motoru tamamen tekneye sabitlediklerini, müteveffa ... ve ustaların işaret verdiğini, motorun çıkması için açılan kapağın motorun tam olarak bulunduğu kısımda açılmamış olduğunu, motorun üstünün yan tarafında kaldığını, bu nedenle eğimli yerden içeri sokarak motoru kaldırmak istediklerini, motorun halat ile bağlanması, kapağın motorun tam üzerinden açılmamış olması ve vincin aşırı zorlanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini; vincin tüm servis bakımlarının zamanında yaptırıldığını, periyodik kontrolünün de olaydan bir ay önce 09/05/2014 tarihinde yapıldığını ve sürekli çalışan sorunsuz bir vinç olduğunu; kendisinin gereken operatör belgelerinin bulunduğunu; tüm bu nedenlerle müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını ve davacıların manevi tazminat talep miktarlarının çok yüksek olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.3- Davalı .... vekili, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 100.000-TL ile sınırlı olduğunu,müteveffanın asıl işveren olduğu ve sigortalı ...'le aralarında hizmet ilişkisi bulunduğundan davadaki taleplerin poliçe teminatı dışında olduğunu; davayı kabul anlamına gelmemekle poliçede %10 muafiyetin bulunduğunu ve manevi tazminatın da teminat kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece,

08/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda;davalı vinç işletmecisi ...'in, vincin belirli periyotlarda kontrolünü yaptırmadığı, vinç operatörünün yanına eğitimli ve sapanlama yapmasını bilen sapancı-işaretçi görevlendirmediği ve balıkçı teknesinden motorun çıkarılması işini vinç operatörünün dikkat ve özenine bıraktığından %60 oranda kusurlu olduğu; davalı vinç operatörü İbrahim'in, sapanlama (yük bağlama) şeklini kontrol etmediği gibi, olay yerinde bulunan diğer ustaların insiyatifine bıraktığından kazada %20 oranda kusurlu olduğu; müteveffanın motorun çıkarılması esnasında güvenli alanda bulunmadığı gibi, yükün altında bulunarak kendi can güvenliğine gerekli özeni göstermediğinden %20 oranda kusurlu olduğunuın tespit edildiğini; davalılar ... ve ...'in dava dışı üçüncü kişi teknenin ortağı ve murisin kardeşi ...'ın da kusurlu olduğuna yönelik itirazları, kusur sorumluluğunda müteselsillik ilkesi uyarınca reddedildiği; davacılardan ...'nin talep edebileceği maddi tazminat tutarının 119.501,09-TL, ...'nin ise 15.978,89-TL olduğu, davalı ... şirketinin işbu davacılara karşı 100.000-TL poliçe teminat limitiyle sorumlu olduğu, bu davacıların bu teminat limitinden garameten yararlanabileceği, bu anlamda ...'nin davalı ... şirketinden talep edebileceği miktarın 88.200-TL olabileceği, ...'nin talep edebileceği miktarın ise 11.800-TL olacağının hesaplandığı; davacılar vekili, davalı ... şirketi tarafından adı geçen müvekkillerine belirtilen tutarlarda ödeme yapıldığı, bu tutarlar için vekalet ücreti ve yargı giderinin de ödendiğini, ödenen miktarlar bakımından davanın konusuz kaldığını ve davalı ... şirketi bakımından ayrıca yargı gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, ödenen miktarların mahsubu ile kalan maddi ve manevi zarar taleplerinin diğer davalılar yönünden devam ettiğini beyan ettiği; TBK nın 163/1maddesine göre alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahip bulunduğu; sigorta şirketinin ibra karşılığı davacılara yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamadığından diğer davalıların poliçe limitini aşan zarar miktardan sorumlu olduğu ve meydana gelen kaza sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacıların manevi tazminata hak ettikleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacılar ... ve ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine; davalı ... yönünden ödeme yapılarak teminat limiti tüketildiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sigorta şirketi yönünden fazla istemin reddine; davacı ... için 4.178,89-TL ve ... için 31.301,09-TL maddi tazminat ile; davacı ... için 60.000-TL, ... için 28.000-TL, ... için 10.000-TL ve ... için 10.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılar ... ve ...'den tahsiline,fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

1.Davalılar ... ve ... vekili, kullanılan vincin tüm servis bakımlarının ve periyodik kontrollerinin zamanında yaptırıldığını, davalı operatör ...'in eğitimlerinin alındığını,kazadan 1 ay önce 09/05/2014 tarihinde uygunluk raporu verildiğini, kazadan sonra yine ilgili Oda tarafından özel teknikler uygulanarak tespit edilen küçük çatlakların gözle tesbitinin mümkün olmadığını, buna göre hem vinci üreten firmanın hem de muayenede olumlu rapor verenlerin sorumlu olması gerektiğini; müvekkili ...'in sapancı-işaretçi görevlendirme ve operatöre nezaret etme gibi bir yükümlülüğü olmadığını, bu konudaki sorumlulukların asıl iş sahibine ait olduğunu; tamir için tekneye gelen tamir ustalarının müvekkili İbrahim'i tekneye sokmadıklarını; tüm kusurun müteveffa ve ortağı ...'da olduğunu,dava dışı ... Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dosyada alınmış bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğunun belirlendiğini ve taksirle ölüme sebebiyet vermekten cezalandırıldığını, işbu dosyadaki bilirkişi raporlarında bu hususta bir tartışma bulunmadığını; kazanın meydana gelmesindeki tek sebebin motorun vince bağlanış şekli olduğundan ve bu bağlama işinin de dava dışı motor ustaları tarafından yapıldığından onların da kusurlu olduğunu; olayın meydana geldiği Liman İşletmesinin iş güvenliği tedbirlerini almaması sebebiyle kusuru bulunduğunu; bilirkişi raporuna istinaden mahkemece kabul edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu ve müteveffanın kusur oranının hiç değerlendirilmediğini; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve hükmedilen manevi tazminat bedellerinin çok yüksek olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacılar vekili, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, müvekkilleri ... ve ... olay tarihinde 18 yaşından büyük olmaları sebebiyle maddi tazminat hususunda bir hesaplama yapılmadığını, babalarının beklenmeyen ölümü neticesinde eğitimlerine devam edemediklerini, anneleri ve kardeşlerine destek olup çalışmak zorunda kaldıklarını, baba desteği olmadan yuva kurduklarını; müvekkilleri ... ve ... için de kabul edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu ve eksik hesaplandığını; davalılar lehine kabul edilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek, kararın maddi-manevi tazminat ve vekalet ücreti ile kısımlarının kaldırılmasına ve manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, meydana gelen kazada vefat eden davacıların murisi desteklerinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın haksız fiillerden doğan borç ilişkilerinin düzenlendiği 49/1 maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; 51/1 maddesinde hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği;

53.maddesinde ölüm hâlinde uğranılan zararlardan birinin ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olduğu; 55/1 maddesinde destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı; "Manevi tazminat" başlıklı 56. maddesinde (birinci fıkra) hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, (ikinci fıkra) ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği;

61.maddesinde birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı;

74.maddesinde (birinci fıkra) hâkimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığı, (ikinci fıkra) aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hâkimini bağlamayacağı; müteselsil borçluluk müessesesinin düzenlendiği "Borçluların sorumluluğu" başlıklı 163. maddesinde alacaklının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceği, borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği;

167.maddesinde kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkının olduğu, bu durumda borçlunun, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebileceği, borçlulardan birinden alınamayan miktarın, diğer borçluların eşit olarak üstlenmekle yükümlü oldukları düzenlenmiştir. Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/325 esas ve 2018/202 karar sayılı dosyasında, kaza nedeniyle davalılar ... ve ... aleyhinde taksirle ölüme sebebiyet verme suçu nedeniyle kamu davası açıldığı,yapılan yargılama sonucunda mahkemece, 22/02/2018 tarihli kararla, 09/01/2016 tarihli kök bilirkişi raporu ve 30/07/2017 tarihli ek bilirkişi kurulu raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in olayda kullanılan vincin işletecisi sıfatıyla asli kusurlu olduğu; vinç operatörü ...'in olayın meydana gelmesinde birinci derecede tali kusurlu olduğu; sanık ...'ın ise balıkçı teknesinin sahibi olup yapılan işi yönlendiren ve yaptıran kişi olduğu, ikinci derecede asli kusurlu olduğu benimsenerek, TCK 85/1'de düzenlenmiş taksirle ölüme neden olma eylemlerinden dolayı sanık ...'in ve ...'nın adli para cezasıyla ve sanık ...'in 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; kararın İbrahim açısından 02/04/2018'de kesinleştiği; karara karşı sanıklar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bursa BAM 3. CD'nin 2018/1477 esas, 2018/2092 karar sayılı ve 17/12/2018 tarihli ilamıyla,sanık hakkında taksirle ölüme sebeb olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; müteveffanın sanığın kardeşi olduğu, ölüm nedeniyle ortaya çıkan neticeden dolayı sanığın da kişisel ve ailevi bakımdan etkilendiğinin ve mağdur olduğunun kabulünün gerektiği, kardeşinin ölümü ile sonuçlanan olayda sanık ...'nın TCK nın 22/6 ve CMK'nın 223/4-b maddeleri gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına;sanık ... hakkındaki "A" bendinin 7. paragrafındaki "...20 aylık eşit taksit halinde ödenmesine" ibaresinden sonra gelecek şekilde "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalanın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına"ibaresi yazılarak düzeltilmesine; sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Müteveffanın, kardeşi ... birlikte ortak sahip oldukları balıkçı teknesinin motorunun tamiri için 18/06/2014 tarihinde iki usta çağırdığı, ayrıca teknenin alt kısmında bulunan motorun bulunduğu yerden kaldırılarak çıkartılması için davalı ...'in işleticisi, davalı ...'in operatörü olduğu vincin çağrıldığı, motorun vince üç adet halatla bağlandığı, motorun kaldırılmaya çalışıldığı sırada vincin "bom" diye tabir edilen kol kısmının kırıldığı ve müteveffanın altında kalarak vefat ettiği; yapılan ceza yargılamasında taksirle ölüme sebebiyet vermekten asli kusurlu olarak davalı ...'in, tali kusurlu olarak davalı ...'in ve ikinci derecede asli kusurlu olarak dava dışı ...'nın ceza aldığı; davalı ... hakkında verilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği ve dava dışı ...'nın maktulün kardeşi olması sebebiyle TCK 22/6'ya göre ceza verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.Ceza davasında alınan iki ayrı bilirkişi heyet raporunda murisin %20, davalı ...'in %60 ve davalı ...'in de %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza mahkemesi kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarında ise, olay anında teknede tamir için bulunan iki ustanın ve teknenin bağlı bulunduğu limanı işleten kooperatifin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. İşbu davadaki bilirkişi raporlarında da belirtilen kişiler için açıkça bir kusur belirlemesi yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında açıkça her iki davalıya kusur atfı yapıldığı ve bu nedenle mahkumiyet hükümleri verildiğinden davalılar vekilinin müvekkillerinin kusursuz olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. 18/06/2014 tarihinde vefat eden davacıların desteği müteveffa 01/08/1961, davacı eş ... 24/12/1969,davacı ... 04/09/1988, ... 05/02/1994, ... 07/04/2000 doğum tarihlidir. Mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ve murisin %20 oranındaki müterafik kusuru dikkate alınarak yapılan destek zararı hesaplamasında,davacı eş ... 119.501,09-TL ve kız çocuğu ... 15.978,89-TL tazminata hak kazandıkları, diğer davacıların yaşları nedeniyle maddi tazminat talep edemeyecekleri belirlenmiştir. Davalı ...'nın 100.000-TL ile sorumlu olduğu, bu kapsamda garameten davacı ...'nin 88.200-TL ve davacı ...'nin de 11.800-TL'yi davalı ... şirketinin karşılaması gerektiği tespit edilmiştir. Dava devam ederken 12/04/2019 tarihinde davalı ..., davacı ... için 88.200-TL, ... için 11.800-TL olmak üzere toplam 100.000-TL maddi tazminat, 42.500-TL işlemiş faiz, 10.750-TL vekalet ücreti, 3.900-TL yargılama gideri olmak üzere azami teminat limiti ve ferileri toplamı 157.500-TL yi davacılara ödemiş,davacılar vekili sigorta şirketini tamamen; davalılar ... ve ...'i ise ödenen maddi tazminat ve ferileri kadar ibra etmiştir. Davacıların ıslah dilekçesiyle talep ettikleri maddi tazminat taleplerinden ödemeler düşülerek ... için (119.501,09-88.200=) 31.301,09-TL ve (15.978,89-11.800=) 4.178,89-TL destekten yoksun kalma tazminatının olayda müteveffanın kusurundan başkaca kusuru bulunan müteselsil sorumlu davalılardan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davacılar vekili, maddi tazminat hesabının yapıldığı bilirkişi kök raporuna itiraz etmemiş ve ek raporun tebliği üzerine 21/02/2020 tarihli duruşmada da ek rapora karşı bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir. HMK 357'ye göre ilk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş hususlar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden, davacı tarafın maddi tazminat hesaplanmasının hatalı olduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı ... ve İbrahim vekili, murisin kardeşi ve olayın meydana geldiği teknenin ortağı dava dışı ...'nın ceza yargılamasında asli kusurlu olarak kabul edilmesine rağmen, işbu davada bu kişinin kusurunun dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de kazada davalıların kusuru sabit olduğundan bir başkasının kusuru da bulunması müteselsil sorumluluk ilkeleri gereği kusur oranları davacılara karşı ileri sürülemeyeceğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni doğru görülmemiştir.Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarına, davacılar vekili düşük, davalılar vekili yüksek olduğunu ileri sürmüştür. TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza değildir. Hükmedilecek manevi tazminat zarar görenin zenginleşmeyeceği, zarar sorumlusunun fakirleşmeyeceği,mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. HD'nin 2020/1962 E., 2021/2811 K. sayılı ve 16/03/2021 tarihli ilamı). Buna göre TBK hükümleri, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına ilişkin ilkeleri ve olay tarihi dikkate alındığında, davacılar arasında bir denge kurulmadan manevi tazminat takdir edilmediği ,murisin eşi davacı ... için takdir edilen 60.000-TL manevi tazminatın yüksek ve davacı kızı için takdir edilmiş 28.000-TL manevi tazminat miktarının az yüksek olduğu; buna karşın davacılar ... ve ... için ayrı ayrı takdir edilen 10.000-TL manevi tazminat miktarının da az olduğu değerlendirilmiştir. Davacı ve davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebebi yerinde olduğundan davacı ... için 40.000-TL, davacı ... için 25.000-TL,davacı ... için 20.000-TL ve davacı ... için 20.000-TL manevi tazminatın, belirtilen ilkeler çerçevesinde her iki taraf için de hakkaniyete ve somut olaya uygun olacağı kabul edilmiştir. Davacılar vekili, davalı ... ve ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat talepleri reddedildiğinden, davalılar lehine 2.000-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak davacı ... işbu davada maddi tazminat talep etmemiştir. Davacı ... ise 1.000-TL maddi tazminat talep etmiştir. Buna göre, reddedilen 1.000-TL maddi tazminat için sadece davacı ... aleyhine 1.000-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacılar ... ve ... aleyhine 2.000-TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinde ise kabul ve reddedilen miktarlar gözetilerek davacılar aleyhine bir hata bulunmamıştır. Eldeki davada davacılar, ihtiyari dava arkadaşı olup, her bir davacının davası ayrı bir dava olduğu gözetilerek davacılar lehine kabul edilen ve davalılar lehine reddedilen manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekmektedir.Ne var ki mahkemece bu husus dikkate alınmadan davacılar ve davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, taraf vekillerince yapılan bu hata istinaf edilmediğinden üzerinde durulmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat yönünden davacı ... ve ... için diğer davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları ile uyumsuz kabul edilebilecek kadar yüksek, davacılar ... ve ... için manevi tatmin sağlamayacak kadar düşük bulunmuş, taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülerek istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilmesine, hükmün kesinleşen kısımları tekrar edilerek, davacı ... ve ...'nin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı ...'nin maddi tazminat isteminin reddine ve davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat bakımından fazla istemin reddine karar verilmiştir.Davalı ... 100.000-TL teminat limitini öder iken bu kısma ilişkin olarak vekalet ücreti ve yargı giderinin 3.900-TL'sini ve vekalet ücretini maddi tazminat için ödediği, ilk derece mahkemesince de bu kısım bakımından taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmediği, yargı gideri ve davalı tarafa hükmedilen vekalet ücreti dışındaki kısımlar ayrıca tek bir dava var imişçesine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmasa da bu kısımlar istinaf edilmediğinden kararın bu kısımları ile bağlı kalınarak yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 Tarih 2017/1029 Esas - 2021/230 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarına,1-"Davanın kısmen kabulü ile; davalı .... yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüyle; 31.301,09-TL maddi tazminatın 18/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, fazla istem konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ...'ın maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüyle; 4.178,89-TL maddi tazminatın 18/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, fazla istemin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,Davacı ...'un maddi tazminat isteminin reddine;2-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne; 40.000-TL manevi tazminatın 18/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine,Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne; 25.000-TL manevi tazminatın 18/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, fazla istemin reddine,Davacı ...'un manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne; 20.000-TL manevi tazminatın 18/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, fazla istemin reddine, Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne; 20.000-TL manevi tazminatın 18/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, fazla istemin reddine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 9.596,19‬-TL nispi karar ve ilam harcından yatırılan 1.125,35-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‬‬8.470,84-TL'nin davalılar ... ve ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yatırılan 1.192,05‬‬-TL peşin harçların davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,Davacılar tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti, 1.430,25-TL talimat-posta masrafı olmak üzere 3.030,25‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.369,37-TL'sinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, Davalı .... Aleyhine yargı gideri ve vekalet vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davacılar ... ve ... için maddi tazminat talepleri açısından, 5.322-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacılar ... ve ...'a ödenmesine,Davacı ...'un reddedilen 1.000-TL maddi tazminat istemi bakımından, 1.000-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsiliyle davalılar ... ve ...'ya ödenmesine,Davacıların tamamı için kabul edilen manevi tazminat istemi bakımından takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsiliyle davacılara ödenmesine,Davacıların reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından takdir olunan 10.160-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalılar ... ve ...'ya ödenmesine,"Davacılar tarafından yatırılan 1.844,37-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan 2.450,28-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Davacılar tarafından yapılan 232-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 175-TL'sinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog