2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/559 Esas - 2022/319
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
2.... - ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında 09/02/2018 tarih ve 1.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesine davalıların müteselsil kefil olarak katıldığını, sözleşme gereğince kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Beşiktaş 17. Noterliği'nden 25/11/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... D.iş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...
E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;
Davalılar vekili beyan dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile haklılıklarının kısmen dahi olsa ortaya çıktığını, müvekkillerinin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir ihtarname bulunmadığını, alacağın muaccel olmadığını, müvekkilerinin temerrüde düşmediğini, hesabın kat edilmesinden sonraki dönem için gider vergisi istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında 09/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmelesi imzalanmıştır. Davalılar kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup, kefalet limiti 1.000.000,00TL dir.
Davalıların kefaleti TBK'nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşımaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir.
Davalılar asıl borçlu şirketin ortağıdır ve eş rızası gerekmemektedir.
Bu kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan ... numaralı kredi 04/12/2019 tarihinde ... numaralı krediyle yapılandırılarak 153.450,11 TL tutarında kredi kullandırılmış, ... nolu kredi aynı tarihte ... numaralı krediyle yapılandırılarak 118.248,42 TL tutarında kredi kullandırılmış, ... nolu kredi aynı tarihte ... numaralı krediyle yapılandırılarak 265.790,57 TL tutarında kredi kullandırılmış, ... ve ... nolu krediler aynı tarihte ... numaralı krediyle yapılandırılarak 106.885,00 TL tutarında kredi kullandırılmıştır.
Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesaplar 23/11/2020 tarihinde kat edilerek Beşiktaş 17. Noterliği'nden 25/11/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname davalılara 28/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, süresinde ödeme yapmayan davalılar 02/12/2020 tarihinde temerrüde düşmüştür.
Davacı-alacaklı, Adana Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlu hakkında 03/05/2021 tarihinde 628.774,02 TL asıl alacak, 58.329,18 TL işlemiş faiz, 2.916,46 olmak üzere toplam 690.019,66 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, davalı borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Kredi sözleşmesine göre; ...en yüksek cari akdi faiz oranının %100 oranı fazlasında temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ...'in ibraz ettiği raporda özetle; davalı borçluların 02/12/2020 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilerek, bu tarihe kadar akdi faiz işletilmiş, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan akdi faiz ve BSMV ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmiş ve takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanarak 628.175,98 TL asıl alacak, 58.350,57 TL işlemiş faiz, 2.917,53 TL BSMV olmak üzere 689.444,08 TL nakit alacak bulunduğu, taleple bağlı kalındığında 628.175,98 TL asıl alacak, 58.329,18 TL işlemiş faiz, 2.917,53 TL BSMV olmak üzere toplam 689.422,69 TL nin hükme esas alınması gerektiğini, sözleşmenin 3.3 maddesi gereğince, çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesinin istenebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay kararlarında, temerrüt faizi yönünden bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, mahkemece bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranın esas alınması gerektiğini belirtmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 E. 2019/3854 K.) 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise; bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirilmiştir.
Çek sorumluluk bedellerinden kefillerin sorumlu olmaları için sözleşmede açıkça hüküm bulunması gerekir. Kredi sözleşmesinin 3.3. Maddesinde, asıl borçlu yönünden bu yönde bir düzenleme vardır. Ayrıca kefalet sözleşmesinin 2.8. maddesinde; kefiller, müşteri ile banka arasındaki sözleşme maddelerinin kendilerine de aynen uygulanacağını kabul ve taahhüt ederler. Hükmü bulunmaktadır.
Kefil olunan gayrinakdi kredi nedeniyle asıl borçlunun yükümlülüklerinin kefilin kendi hakkında da uygulanacağını genel bir ifade ile kabul etmesinin, kefili, çek bedelini depo etme yükümlülüğü altına soktuğunu da iddia etmek, kanun koyucunun kefili koruma amacı ile çelişmektedir. Zira kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan ve kefil açıkça teminat mektubunun bedelini ayrı bir garanti sözleşmesi ile garanti etmedikçe kefilin iradesinin dar olarak yorumlanması uygun olacaktır. (Yargıtay HGK 2017/11-36 E. 2020/290 K., 11.HD 2020/4433 E. 2020/5626 K. , HGK 2018/19-689 E. 2018/1624 K., Ankara BAM 21.HD 2019/1817 E 2021/1466 K)
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti arasında imzalanan ve davalıların kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin TBK.'nın 583 ve 584.maddeleri gereğince geçerli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle davalıların 628.175,98 TL asıl alacak, 58.329,18 TL işlemiş faiz, 2.917,53 TL BSMV olmak üzere toplam 689.422,69 TL nakdi borçtan sorumlu olduğu, sözleşmede kefiller yönünden çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesine imkan tanıyan açık bir düzenleme bulunamdığı anlaşıldığından, davanın nakit krediler yönünden 689.422,69 TL üzerinden kısmen kabulüne, nakit alacaklar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, gayrinakit alacaklara ilişkin talebin reddine, nakit kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalıların Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın ,
A- Nakdi kredi Alacaklari yönünden; 628.175,98 TL asıl alacak, 58.329,18 TL işlemiş faiz, 2.917,53 TL BSMV olmak üzere toplam 689.422,69 TL üzerinden iptali ile takibin nakdi alacaklar yönünden bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takipten itibaren %33 oranında temerrüt faizi ile faiz üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, Nakdi alacakların hüküm altına alınan kısmı üzerinden %20 oranında hesaplanan 137.884,53 TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 47.094,46 TL'den peşin alınan 8.333,72 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 38.760,74 TL harcın davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 8.333,72TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
A.A.Ü.T gereğince nakit alacakların kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 51.521,13 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, nakit alacakların reddine karar verilen kısım üzerinden hesaplanan 597,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, B-)Gayrin nakit alacağa ilişkin talebin reddine, Gayri nakit alacaklar yönünden hesaplanan 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Gayrinakit alacaklar yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
2.)Davacı tarafından yapılan toplam 1.196,50 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına göre 1.172,00TL'sinin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,
3.)Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sy. kanuna göre davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2022 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)