Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1164
Karar No
K. 2024/26
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1164
KARAR NO: 2024/26
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 24/05/2021
KARAR TARİHİ: 11/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 24/05/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; ... SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.'nin tekstil ürünleri imalatı vb. konularında faaliyet gösterdiğini, 2018 yılında kurulduğunu, sermayesinin 1.000.000,00 TL olduğunu ve tamamının ödendiğini, şirket hisselerinin tamamının ...'a ait olduğunu; konkordato talep eden gerçek kişi ...'ın konkordato talep eden şirketin banka kredi borçlarına kefaletlerinin bulunduğunu, şirketin çeşitli nedenlerle (Covid-19 Pandemi süreci, kurların ve faiz oranlarının yükselmesi, kontrolsüz büyüme, alacakların tahsil edilememesi, vb.) finansal krize girdiğini, faaliyetlerine devam imkânı sağlanması durumunda alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşacaklarını, ancak takip ve icra baskısı altında iflâs etmeleri durumunda adi alacaklıların alacaklarının bir kısmına kavuşamayacaklarını ve bu çerçevede vade konkordatosu talep edildiğini belirtilip nihai olarak 2004 sayılı İİK'nın 287'nci maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde 289'uncu madde gereği 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, 287/2 maddesi gereği geçici komiser tayinine, 297/2 maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkememizce verilen 26/01/2021 gün ve 2021/445 esas,2023/73 karar sayılı ve borçlu şirketin konkordatosunun tasdikine dair karar Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 05/10/2023 gün ve ... esas,...karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.

Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlular vekilince süresinde tamamlanması üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı, borçlular vekilinin talebi ve konkordato komiser heyetinin görüşü gözönüne alınarak borçlulara kesin mühlet verildiği görülmüştür.

Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirketlere ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır. Konkordato geçici komiserleri ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 23/08/2021 tarihli raporda özetle; ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ YÖNÜNDEN;

Borçlu şirketin Tekstil sektöründe faaliyet gösterdiği ve her türlü konfeksiyon ürününün tüm malzemelerini kendisi tedarik ederek, gerek kendi bünyesinde gerek dışarıda fason olarak imal ettirerek, ağırlıklı olarak yurt dışına ihraç ettiği, şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Haziran/2021 tarihi itibariyle şirkette 204 kişinin istihdam edildiği, şirketin geçici mühlet tarihinden sonraki 2 aylık dönemde 11.418.798,60 TL net satış, buna mukabil 2 aylık dönemde 450.231,40 TL dönem sonu kârı elde ettiği, 2021 yılı 7 aylık dönemde ise toplam net satışların 122.610.160,95 TL, dönem sonu kârının ise 13.036.605,65 TL olduğu, teknik bilirkişilerden alınan raporlar neticesinde, şirketin 31.07.2020 tarihli rayiç özkaynaklarının (+) 21.351.047,95 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin rayiç değerlere göre de borca batık olmadığı, mühlet tarihinden sonra tedarikçilere olan borçlarda 7.447.311,26 TL artış yaşandığı, kaydi bilançolarda kamu borçlarında artış gözükmekte ise de, bu borçların devletten olan KDV iade alacağından mahsup edildiği, gözüken artışın mahsup işlemlerinin tamamlanmamasından kaynaklandığı, her ne kadar şirketin gerek satış gerekse kârlıklık rakamları oldukça yüksek olsada, şirketin konkordato talep etmesine sebep olan gerek stokların nakde dönüştürülememesi, gerekse yapılan satışların tahsilatlarının gerçekleştirilememesi sebebiyle şirketin nakit darboğazının devam ettiği, esasen şirketin nakit daboğazından çıkması ve konkordatosunun başarıya ulaşmasının temel kriterinin alacak tahsilleri ve stokların nakde dönüştürülmesi olduğu, 2 aylık dönemde azda olsa müşterilerden olan alacak rakamlarında olumlu yönde azalma meydana geldiği, ön raporumuzda belirttiğimiz konkordato ön projesinde görülen eksiklik ve çelişkilerin giderilmesi için şirketin revize proje hazırlama aşamasında olduğunun beyan edildiği, rapor tarihi itibariyle sayın mahkemenize ve tarafımıza sunulan bir revize proje olmadığı, gerek şirketin faaliyetlerinin bir müddet daha izlenmesi gerekse sunulacak revize proje kapsamında konkordatonunu başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığının değerlendirilebilmesi için geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına karar verilebileceği, .... YÖNÜNDEN ;

Borçlu gerçek kişinin, huzurdaki davada konkordato talep eden ...’nın tek ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu, söz konusu şirketlerin Banka kredilerine kefaleten borçlu olduğu, gerçek kişinin kefaleten sorumlu olduğu borçların nakdi 19.960.012,00 TL ve gayri nakdi 6.483.805,66 TL olduğu, buna mukabil mal varlığının 17.525.000,400 TL olduğu ve kefaleten borçlarını ödemeye yetmediği, gerçek kişinin konkordato talebinin, şirketlerin konkordato talebi ile doğru orantılı olduğu ve gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşmasının, şirketlerin konkordatosunun başarıya ulaşmasına bağlı olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.

Konkordato geçici komiserleri ... , ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 22/10/2021 tarihli raporda özetle; Borçlu şirketin Tekstil sektöründe faaliyet gösterdiği ve her türlü konfeksiyon ürününün tüm malzemelerini kendisi tedarik ederek, gerek kendi bünyesinde gerek dışarıda fason olarak imal ettirerek, ağırlıklı olarak yurt dışına ihraç ettiği, şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Eylül/2021 tarihi itibariyle şirkette 199 kişinin istihdam edildiği, geçici mühlet tarihinden sonraki 4 aylık dönemde 33.507.443,79 TL net satışa karşılık 1.245.222,07 TL dönem kârı raporlandığı, 30/09/2021 tarihi itibariyle Kaydi değerli özkaynaklarının 62.575.674,57 TL olduğu, mühlet içerisinde şirket ortağı tarafından 2.022.487,00 TL’si nakden sermaye artırımı yapıldığı, yine şirket ortağının şirketten olan 4.127.513,00 TL alacağının sermayeye ilave ediliği, borçlu şirketin 30/09/2021 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynakların (+) 36.481.476,13 TL olduğu, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre de borca batık olmadığı, şirketin toplam 114.878.674,81 TL borcunun bulunduğu, olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranının %64 olduğu, borçlu şirketin ise konkordato teklifiyle alacaklılara, alacaklarının tamamını Temmuz/2023’ten başlamak üzere 30 aylık vadede aylık eşit taksitler halinde faizsiz ödemeyi teklif ettiği, şirketin revize projede yer verdiği satış hedeflerinin ulaşılabilir olduğunun değerlendirildiği, ancak geçmiş yıllar ile mukayese edildiğinde dönem sonlarında hedeflenen kârlılıkların çok yüksek kaldığı ve ulaşılabilmesinin mümkün gözükmediği, şirketin hedeflediği kârlıklıklara ulaşması mümkün gözükmesede, revize projede öngördüğü şekilde müşterilerden olan alacakların tahsil edilmesi durumunda -ki yaklaşık 100 milyon TL müşterilerden olan alacak rakamı vardır- nakit darboğazının aşılarak, mali durumunda iyileşme olabileceği ve sunulan revize projenin başarıya ulaşabileceği, şirketin sağladığı istihdam, ekonomiye olan olumlu katkıları, sunulan revize projenin hayata geçirilmesinin mümkün gözükmesi, gerek mühlet öncesi gerekse mühlet sonrası herhangi bir personel ve kamu borcu olmaması, gerektiğinde kesin mühlet aşamasında projede tekrar değişiklikler yapılabilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabileceğine kanaat getirildiği, şirketin 266 alacaklısı ve 114.878.674,81 TL borcu olduğundan, 30/01/2019 tarihli Resmi Gazete’nin ... sayısında yayınlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik’in 22. maddesine göre alacaklılar kurulu oluşturulmasının zorunlu olduğu, gerçek kişi ....’ın konkordato talebinin, şirketin konkordato talebi ile doğru orantılı olduğu ve gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşmasının, şirketin konkordatosunun başarıya ulaşmasına bağlı olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Konkordato geçici komiserleri ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 30/12/2022 tarihli raporda özetle; ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ;

Şirketin mühlet içerisinde toplam 132.011.744,84 TL net satış gerçekleştirdiği, buna mukabil (+) 9.221.132,91 TL dönem sonu karı elde ettiği, şirketin mühlet sürecinde 2021 yılı için hedeflediği satış rakamlarına %102,32 oranında ulaşırken, hedeflenen karlılıkta %61,87 oranında ulaştığı, 2022 yılının 10 aylık dönemi için hedeflediği satış rakamlarına ise %87,86 oranında ulaşırken hedeflenen karlılık rakamlarına %65,31 oranında ulaştığı, şirketin 31/10/2022 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden özkaynaklarının (+) 38.194.672,30 TL olarak hesaplandığı, rayiç değerlere göre varlıkların borçlardan 38.194.672,30 TL daha fazla olduğu, borçlu şirketin mevcut kaynaklarının, ödemelerin tamamlanacağı 3 yıllık süreçte oluşturabileceği kaynakları ve borçlu şirket tarafından sunulan nihai projeye alacaklılarca verilen destek dikkate alındığında, borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabileceğinin kabul edilebileceği, borçlu şirketin konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %66,48 , alacak çoğunluğu bakımından ise %59,55 oranıyla kabul edildiği, borçlu şirketin İİK m. 302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen alacaklıların ve alacakların yarısı koşulunu sağladığı, KONKORDATO NİSABINA ESAS ALACAKLI SAYISI KONKORDATOYU KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI ORANSAL OLARAK 182 121 %66,48 KONKORDATO NİSABINA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAK TUTARI KONKORDATOYU KABUL EDENLERİN ALACAK TUTARI ORANSAL OLARAK 80.156.250,53 TL 47.734.102,24 TL %59,55

Olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına muhtemel kavuşma oranının %57,39 olarak hesaplandığı, borçlu şirketin ise konkordato nihai projesinde alacaklılara, alacaklarının tamamını faizsiz bir şekilde 31/03/2024 tarihinden başlamak üzere 3'er aylık dönemlerde eşit taksitler halinde 8 taksit olmak üzere 2025 yılı sonuna kadar ödemeyi teklif ettiği, ülkemizdeki iflas tasfiyelerindeki durum dikkate alındığında, borçlu şirket gibi mali yapısı büyük bir şirketin iflas tasfiyesinin en az 5 yıl süreceğinin düşünüldüğü, somut olayda konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğunun kabul edilebileceği, borçlu şirketin mevcut kaynakları ve 3 yıllık sürede elde edebileceği kaynaklar dikkate alındığında teklif edilen tutarın kaynaklarla orantılı olduğu, konkordatoya tabi borçlarını, konkordato nihai projesinde öngördüğünden farklı olarak alacaklıların daha lehine olacak şekilde ödemesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla şirketin kaynaklarının sunulan teklifle orantılı olduğunun söylenebileceği, şirketin ticari defterlerinde 206. Maddenin birinci sırası kapsamında kalan 56.309,65 TL teminata bağlanması gereken borç bulunduğu, mühlet içerisinde komiser heyetinin açık veya örtülü onayıyla doğmuş olup da teminata bağlanması gereken 2.070.050,24 TL tutarında borç bulunduğu, konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için 154.138,58 TL konkordato tasdik harcı yatırılması gerektiği, konkordato tasdik harcının yatırılması durumunda konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için tüm şartların gerçekleşmiş olacağı, borçlu şirketin kabul edilen projesine göre "konkordatoya tabi borçların, konkordatonun tasdiki tarihinden sonra 1 yıl ödemesiz devam eden 2 yılda, 3 aylık dönemler halinde 31/03/2024, 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025 vadelerinde olmak üzere toplam 8 taksitte ödenmesi" şeklindeki konkordato teklifinin tasdikine karar verilebileceği, borçlu şirketin konkordato teklifine uygun olarak hazırlanan detaylı ödeme planının raporun ... nolu ekinde bulunduğu, rehinli alacaklılar yönünden anlaşma sağlanamadığından yatırılması gereken bir harç olmadığı, ... YÖNÜNDEN : ... 'ın konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %40 alacak çoğunluğu bakımından ise %24,10 oranıyla kabul edildiği, borçlunun İİK m.302 hükmünde kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmesi şeklinde olan her iki alternatifli koşulu da sağlamadığı, tacir sıfatını haiz olmayan ...'ın konkordato talebinin İİK. M. 308 uyarınca reddinin gerektiği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. KONKORDATO NİSABINA ESAS ALACAKLI SAYISI KONKORDATOYU KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI ORANSAL OLARAK 52 %40 KONKORDATO NİSABINA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAK TUTARI KONKORDATOYU KABUL EDENLERİN ALACAK TUTARI ORANSAL OLARAK 16.467.739,76 TL 3.969.448,00 TL %24,10 Bilirkişi ...'in 27/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporunu özetle;

Borçlulardan ... 'ın tacir olmaması nedeniyle iflasa tabi olmadığı, bu nedenle yönetmeliğin 5. Maddesinin 2 numaralı fıkrası uyarınca "karşılaştırma tablosu" ve "makbul güvence veren denetim raporu" sunma zorunlulukları bulunmadığı, buna karşın "konkordato ön projesi, alacaklı ve alacak listesi" ve uygun düştüğü ölçüde "malvarlığının durumunu gösterir belgeler" sunmak zorunda olduğu ve sunulduğu, bu hali ile ... hakkında bir eksiklik bulunmadığı, borçlu ... adına düzenlenen 20/05/2021 tarihli makul güvence veren denetim raporunun bulunduğunu, söz konusu rapor ile konkordato ön projesinde yer alan 31/03/2021 tarihli kaydi ve rayiç değerlere göre düzenlenmiş bilançoların pek çok hesabı ve buna bağlı olarak bilanço büyüklüklerinin uyumsuz olduğu, ön projede yer alan 31/03/2021 tarihli kaydi değerlere göre düzenlenen bilançounun aktif toplamı 175.696.493,00 TL iken makul güvence veren denetim raporunda 173.257.826,00 TL olduğu, aynı şekilde ön projede yer alan 31/03/2021 tarihli rayiç değerlere göre düzenlenmiş bilançonun aktif toplamının 169.149.720,00 TL iken makul güvence veren denetim raporunda 179.267.950,00 TL olduğu, bu kapsamda ön projede yer alan 31/03/2021 tarihli kaydi ve rayiç değerlere göre düzenlenmiş bilançoların pek çok hesabının ve buna bağlı olarak da öz kaynak tutarlarının uyumsuz olduğu, şirketin ön projesinde yer alan 31/03/2021 tarihli bilançolar ile makul güvence veren denetim raporunda yer alan 31/03/2021 tarihli bilançoların uyumlu olması gerektiği, söz konusu rapora ilişkin bağımsız denetim sözleşmesi bulunmadığı, bu haliyle davacılardan ....'nın belgelerinin tamam olmadığı, eksiklik bulunduğu borçlu ... adına tescilli taşıt bulunmadığı ancak 3 adet taşınmaz bulunduğu, borçlu şirket adına kayıtlı gayrimenkul bulunmadığını, şirket adına bir kısım taşıtların bulunduğunu, borçlular vekilinin konkordato talep etme yetkisinin bulunduğu yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi ... 'in 28/05/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunu özetle;

Söz konusu ek raporun, 26/05/2021 tarihinde sunmuş olduğu bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacılar tarafından 26/05/2021 ve 27/05/2021 tarihlerinde mahkemeye sunulan belgeler sonrasında dosyada konkordato talebine eklenecek belgelerin tamam olduğunu ve bir eksiklik bulunmadığı yönünde görüş bildirmiştir.

İİK'nın 305 nci maddesi hükmü "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:

a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçe-bilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkorda-toda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.

b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).

c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.

d)206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).

e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." şeklinde olup anılan madde ile konkordato tasdik şartları tahdidi olarak sayılmıştır.

İİK'nın 302 nci maddesinde belirtilen nisaplar çerçevesinde alacaklılarca kabul edilen konkordatonun tasdik edilebilmesi için bazı koşulların varlığı gerekmektedir.Konkordatonun alacaklılar tarafından kabul edilmesi başlı başına konkordatonun tasdiki sonucunu doğurmayacaktır.Mahkeme,ancak anılan maddede belirtilen koşulların varlığı halinde konkordatoyu tasdik edecektir.Konkordatonun tasdik edilebilmesi için bu koşulların kümülatif olarak bir arada olması gerekir ve mahkeme tüm koşulların oluşup oluşmadığını re'sen araştırır. Yukarıda yapılan genel açıklama ışığında konkordatonun tasdiki şartlarının somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekmektedir.

İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince,adi konkordatoda teklif edilen tutar,borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olmalıdır.Anılan fıkranın (b) bendinde ise,teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir.Bu iki bentteki amaç ,konkordatonun,alacaklıları iflâstan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır.Borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçecek meblağ,konkordato teklifinden daha fazla olacak ise konkordato tasdik edilmeyecektir. Mahkeme bu hususu denetlemelidir.Çünkü alacaklılar konkordatoyla bağlı olduklarından kabul oyu kullanmayan veya alacaklı olduğunu bildirmeyen alacaklıların korunması gereklidir.Bu bentler uyarınca değerlendirme yapılırken alacaklıların menfaatleri en iyi şekilde korunmalıdır.Bu değerlendirme yapılırken konkordatonun ,iflâstan daha avantajlı olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.İflâs hâlinde alacaklıların eline geçebilecek miktar tam ve doğru bir şekilde belirlenemediğinden mahkemece,alacaklıların konkordato sonucunda eline geçecek tutarın iflâs tasfiyesi sonucunda ellerine geçecek tutardan daha fazla olacağının kural olarak kabul edilmesi gerekmektedir.Aksinin herhangi bir alacaklı tarafından iddia edilmesi halinde ise bu iddiayı ileri süren alacaklının,iflâsın alacaklılar bakımından konkordatoya nazaran daha avantajlı olduğunu ispat etmesi gerekir. Yine teklif edilen oranın borçlunun malvarlığı ile orantılı olup olmadığının da denetlenmesi gerekmektedir.Bu değerlendirme yapılırken borçlunun tüm aktif ve pasifinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmelidir. Borçlular vekili hem şirket hem de şirket ortağı olup bu şirketin borçlarına kefil olan şirket yöneticisi ile ilgili olarak konkordato başvurusunda bulunmuş olup her bir borçlu yönünden konkordatonun tasdik koşullarının oluşup oluşmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. BORÇLU ŞİRKET YÖNÜNDEN;

Mahkememize sunulan gerekçeli komiser heyeti raporu ile bilirkişi raporuna göre, konkordatonun,alacaklılar açısından ,iflastan daha avantajlı olduğu belirlenmiş ve bunun aksinin herhangi bir alacaklı tarafından iddia edilmediği gibi buna ilişkin herhangi bir delilde dosyaya sunulmadığından konkordatonun alacaklılar açısından iflâsa nazaran daha avantajlı olduğu,teklif edilen oranın borçlunun malvarlığı ile orantılı olduğu anlaşıldığından İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşulların borçlu şirket yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır. Ancak Yargıtay tarafından Mahkememizce verilen tasdik kararının konkordato talep eden şirketlerin İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen şartın sağlanmadığı gerekçe gösterilerek bozulmuştur.

Konkordato, borçlunun alacaklılara daha iyi bir ödeme teklifi sunabilmesi mümkünken, alacaklılarından daha fazla fedakarlığa katlanmalarını bekleyerek onların üzerinden Zenginleşmesini temin cimek için öngörülmüş bir kurum değildir.Dolayısıyla, konkordatoda borçlunun borçlarını alacaklıların en lehine olabilecek şekilde Ödemesi gerekmekledir. İşte teklifin kaynaklarla orantılı olması şartıyla borçluya borçlarını alacaklıların en lehine olacak şekilde ödettirilmesi amaçlanmaktadır. Diğer bir anlatımla, kanun koyucu oranlılılık şartıyla borçludan, mali imkanları ile borçları arasında denge kuran adil bir borç ödeme teklifi sunmasını beklemektedir.

Teklifin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartıyla aslında, konkordatoya olumlu oy vermeyen alacaklıların hakları korunmak istenmektedir. Çoğunluğun oyu doğrultusunda konkordatonun tasdikinin sonuçlarından etkilenecek olan konkordatoya olumlu oy vermeyen alacaklıların menfaatleri bu şekilde korunmuş olacaktır.

Borçlunun, mevcut kaynakları ve borç ödemelerini gerçekleştireceği dönemde oluşturabileceği kaynakları ile alacaklılara konkordato projesinde öngörülenden daha iyi bir teklif sunması mümkünse, bu durumda orantılılık şartının gerçekleştiği söylenemez. Mesela, mevcut kaynaklar ve oluşturulabilecek diğer kaynaklarla borçların %100'ünün 3 yıl içerisinde ödenmesi mümkün iken alacaklılara borçların %100'ünün 5 yıl ödenmesi teklif edilmişse; borçların 60 aylık vadede yıllık %10 faizle ödenmesi mümkünken alacaklılara alacaklarının 60 aylık vadede faizsiz olarak ödenmesi teklif edilmişse; ödemesiz döneme ihtiyaç olmamasına rağmen projede ödemesiz dönem öngörülmüşse; ilk yıl tüm borcun %15'inin ödenmesi mümkün olmasına rağmen ilk yıl alacaklılara alacaklarının %5'inin ödenmesi teklif edilmişse, borçlunun teklifinin kaynaklarla orantılı olmadığı söylenebilecektir.

Kanun'da geçen “kaynak” kavramından ne anlaşılması gerektiği, bu tasdik şartı bağlamında ortaya konulması gereken en önemli husustur. Konkordatoda kaynak kavramı, borçların ödenmesinde kullanılabilecek her türlü finansal kaynağı ifade eder.2003 yılında 4949 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önce İcra ve İflas Kanununda teklif edilen meblağın borçlunun “mevcudu ile orantılı olması” şartı aranmaktaydı. 2003 yılında yapılan değişiklikle “mevcudu ile orantılı olması” yerine “borçlunun kaynakları ile orantılı olması” ifadesi kullanılmış, 7101 sayılı Kanunla yeni bir çehreye kavuşturulan konkordato hükümlerinde de “borçlunun kaynakları ile orantılı olması” ifadesi korunmuştur. Yapılan bu değişiklikten de anlaşılabileceği gibi “mevcut” ve kaynak” farklı kavramlardır. Mevcut, hazırda var olanın bütününü ifade eder. Fakat mevcudun tamamı, borç ödemek için bir finansal kaynak teşkil etmez. Mesela, borçlunun faaliyetlerinin devamı için gerekli olan bir makine, borçlu için finansal kaynak teşkil etmez . Kaynak ise, hem mevcudun içerisinden hem de gelecekte oluşturulabilecek nakit kaynakları ifade eder.

Kaynaklar tespit edilirken, borçlunun beklenen haklarının da dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim kanun koyucu orantılılık - şartını düzenlediği bentte mahkemenin, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını, alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir edeceğini belirtmiştir.

Bu kapsamda şayet borçlu gerçek kişi ise, borçluya intikali mümkün olan miras payının borç ödeme kaynağı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Veyahut borçlunun açtığı davadan elde edilebilecek bir tular varsa, dava sonucunda ele geçecek muhtemel tutar kaynak olarak göz önünde bulundurulacaktır. İşletmesi bulunan borçlular bakımından beklenen hak kapsamına, faaliyetlerin devamı suretiyle borç ödemelerinin tamamlanacağı güne kadar elde edilmesi mümkün olan net kârlar da girer. Mesela, işletmesi bulunan borçlu alacaklılarına 5 yıllık bir ödeme vadesi teklif etmişse, borçlunun bu 5 yıl içerisinde elde edebileceği net kâr tutarı da konkordato borç ödeme kaynağı olarak değerlendirilecektir.

Bu kapsamda Yargıtay bozma ilamı değerlendirlmesi gerekmektedir.Yargıtay bozma ilamında, faizsiz ödeme içeren teklifin tipik tenzilat konkordatosu örneği olduğu, borca batık olmayan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesinin ise teklifin kaynaklarla uyumlu olmadığını göstereceği belirtilmiştir.

Bilindiği gibi borca batıklık, mevcudun (varlıkların) borçları karşılayıp karşılamaması ile ilgili bir konudur. Oysa yukarıda kapsamlı bir şekilde açıklandığı üzere, Kanun “teklifin mevcut ile orantılı olmasını” değil “teklifin kaynaklarla orantılı olmasını” aramıştır. Yine yukarıda işaret edildiği üzere, İcra ve İflas Kanununda 2003 yılında 4949 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önce “konkordatoda teklif edilen meblağın borçlunun mevcudu ile orantılı olması” şartı aranmaktaydı. Fakat 4949 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle “mevcut” ifadesi “kaynak” olarak değiştirilmiş, 7101 sayılı Kanunla değişikliğe uğrayan 305. maddede de “kaynak” ifadesi korunmuştur. Bu nedenle, borca batıklık durumunu doğrudan “teklifin kaynaklarla orantılı olması” şartıyla ilişkilendiren somut olaydaki Yargıtay bozma ilamının gerekçesi ancak 2003 yılı öncesine ait konkordato uygulamaları için geçerli bir gerekçe olabilecektir. “Mevcut” kavramı ile ilişkili olan tasdik şartı “konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olması şartı”dır. Alacaklıların iflas halinde borçlunun mevcudunun paraya çevrilmesi durumunda yapabilecekleri alacak tahsilatı konkordatonun tasdiki halinde yapabilecekleri alacak tahsilatından daha fazla ise, bu durumda “konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehinc olması şartı”nın gerçekleşmediğinden söz edilecektir. Bu yönüyle, orantılılık şartı gerçekleşmiş olsa dahi “konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olması şartı” gerçekleşmemiş olabilir. Mesela, borçlunun malvarlığı olarak yalnızca tamamını faaliyetlerinde kullandığı fabrika binası ve ekipmanlarının bulunduğunu, bu malların değerinin de 100 milyon TL olduğunu, borçlunun tamamı konkordatoya tabi 20 milyon TL borcu bulunduğunu, — borçlunun - konkordato - teklifinin - “konkordatoya tabi - borçların %100'ünün faizsiz bir şekilde 5 yıllık süreçte aylık eşit taksitler halinde ödenmesi”şeklinde olduğunu, borçlunun faaliyetlerinden 5 yıl içerisinde en fazla 20 milyon TL kâr elde edebileceğini kabul edelim. Bu örnekte, borçlu açısından borç ödeme kaynağı olarak değerlendirilebilecek tek şey faaliyetlerden elde edilecek kârdır. Verilen örnekte, borçlunun 5 yıllık süreçte en fazla 20 milyon TL kâr elde edebileceği öngörüldüğüne göre, 20 milyon TL'lik borcun 5 yıllık süreçte faizsiz olarak ödenmesinin teklif edilmesi, teklifin kaynaklarla orantılı olduğunu göstermektedir. Fakat verilen örnekte, borçlunun iflasına karar verilse ve fabrika ihaleden satışa çıkmış olsa iflas masasına borçların ödenmesinde kullanılabilecek en az 50 milyon TL intikal etmiş olacaktır. Bu durum ise, konkordato ile alacaklarına 5 yıllık süreçte faizsiz olarak kavuşabilecek olan alacaklıların, olası bir iflas halinde anapara alacaklarının yanında faiz tahsilatı da yapabileceklerini (zira verilen örnekte konkordato ile alacaklılara yalnızca anapara alacakları olan 20 milyon TL ödenmesi öngörülmüşken, olası bir iflas halinde dağıtıma konu edilecek 50 milyon TL olacaktır yani faiz de ödenebilecektir) göstermektedir. O halde, verilen örnekte orantılılık şartı sağlanmasına rağmen, konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olması şartı sağlanamamaktadır. Yargıtay bozma ilamında, faizsiz ödeme içeren teklifin tenzilat konkordatosunun bir örneği olduğu, borca batık olmayan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesinin teklifin kaynaklarla oranlılı olmadığını göstereceği belirtilmiştir.

Komiser Heyetince hazırlanan gerekçeli raporlardan, borçlu şirketin borca batık olmadığı anlaşılmaktadır. Her iki şirketin de konkordato teklifi aynı olup teklif metninde faiz ödemesi öngörülmemiştir. Yargıtay bozma ilamına göre, borca batık durumda olmayan borçlu şirketlerin faizsiz ödeme içeren teklif sunmaları, teklifin kaynaklarla orantılı olmadığını göstermektedir. Fakat yukarıda teorik olarak açıklandığı üzere, borca batıklık “mevcut” ile ilgili bir kavramdır. Kanun'da “teklifin mevcutlarla orantılı olması” değil, “teklifin kaynaklarla orantılı olması” aranmıştır. Dolayısıyla, bir borçlu borca batık olmasa dahi, tenzilat konkordatosu talep edebilir.

Tersinden ifade etmek gerekirse,bir şirketin borca batık durumda olması ona daima tenzilat konkordatosu talep etme hakkı tanımaz. Nitekim halihazırda borca batık durumda olan bir şirket, ileride oluşturabileceği kaynaklarla (mesela elde etmesi muhtemel kârla) borçlarını faiziyle dahi ödeyebilecek kapasiteye sahip olması mümkün olabilir. Buna göre borçlu şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranı yüksek olması gerekçesi ile İİK'nın 305/1-b maddesinde belirtilen şartın gerçekleşmediğinden bahisle konkordato talebinin reddine karar verilmesi yönündeki bozma gerekçesi yerinde olmayıp böyle bir gerekçe ile konkordato kurumuna yaklaşılması hâlinde borca batık olmayan hiç bir şirketin konkordato talep etmesi mümkün olmayacak ve iflas erteleme kurumunun adının değiştirilerek uygulamaya konulması sonucunu doğuracaktır.Mali darboğaz içerisinde bulunan bir şirketin malvarlığını tasfiye ederek borçlarını ödemesi konkordato kurumu ile bağdaşmayacak olup ödeme planının revizesi dahi gündeme gelmeden konkordato talebinin reddine karar verilmesi yönündeki bozma gerekçesi doğru değildir.

Somut olaya konu Yargıtay kararında bozma gerekçeleri arasında gösterilen diğer bir husus ise “...döviz cinsinden olan alacakların nisap listesine Türk Lirasına çevrilerek dahil edilmesi nedeniyle yabancı para alacaklılarının mağduriyetine neden olunacağıdır.Yargıtay özel dairesinin de uygulaması ve Kanun gereği yapılması gereken bu işlemin mağduriyete neden olacağı yönündeki gerekçede yerinde değildir.Böyle bir mağduriyetin önüne geçilmesi ancak yasal bir düzenleme ile mümkün olup Kanun gereği yapılması mümkün olmayan bir uygulamanın mağduriyet oluştuğu gerekçesi ile uygulanmaması mümkün değildir. Kaldı ki borçlu şirketin ödeme planı bir yılı ödemesiz 2 yılda borçların ödenmesine yönelik olup konkordato projesinde öngörülen süre makul olup Mahkememizce tasdik edilen ve Yargıtay denetiminden de geçen projelerin hemen hemen hepsinden daha avantajlı bir projedir.

Konkordatonun tasdiki için konkordato projesinin 302 nci maddede belirtilen çoğunlukla kabul edilmiş olması gerekli olup komiser heyeti raporu,toplantı tutanağı ve bilirkişi raporu incelendiğinde,projenin hem alacaklıların,hem de alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği,aynı şekilde projenin hem alacaklıların dörtte birini,hem de alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunlukla kabul edildiği,buna göre İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki koşulun borçlu şirketler yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Konkordatonun tasdik edilebilmesi için gerekli olan bir diğer koşul ise,borçlunun bazı alacaklıların alacaklarını güvence altına almak için teminat göstermek zorundadır.İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca,206 nci maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının,alacaklılar bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması gerekmektedir.Konkordato komiser heyetinin gerekçeli raporu incelendiğinde,borçlu şirketin anılan borçları tam olarak ve zamanında ödediği bu nedenle teminat koşuluna gerek bulunmadığı bildirildiğinden,

İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki koşulun borçlu şirketler yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Konkordatonun tasdik edilmesi için gerekli olan şartlardan sonuncusu ise konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın,tasdik kararından önce borçlular tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olmasıdır. Borçlu tarafından mahkememizce belirlenen yargılama gideri ile harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edildiğinden,

İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşulun borçlu şirketler yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,borçlu şirketlin İİK'nın 305 nci maddesinde belirtilen tüm koşulları yerine getirdiği ve konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu anlaşıldığından borçlunun konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine,borçlu şirket tarafından borçların konkordatonun tasdiki tarihinden sonra 1 yıl ödemesiz olmak üzere 2 yılda 3 aylık dönemler halinde 31/03/2024, 30/06/2024, 30/09/2024,31/12/2024, 31/03/2025,30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025 vadelerinde olmak üzere toplamda 8 taksitte borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine ,konkordato tasdik edildiğinden kesin mühletin sonuçlarının kendiliğinden kalktığının tespitine yönelik önceki kararda direnilmesine ve aynı şekilde hüküm kurulmasına,borçlu gerçek kişi hakkında verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Yargıtay bozma ilamı usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından Mahkememizin 26/1012023 gün ve ... esas ... karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE, Bu bağlamda; A)-1-)Borçlu ... hakkında verilen karar daha önce kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

B-)1-)Borçlu şirket tarafından sunulan konkordato projesi ve revize projenin uygulanabilir olduğu,komiser heyetinin gerekçeli raporu,bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden konkordatonun başarıya ulaşacağı anlaşıldığından, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNİN konkordato talebinin KABULÜ ile;konkordatonun İİK'nın 306 ncı maddesi uyarınca TASDİKİNE,borçlu şirket tarafından konkordatoya tabi borçların , konkordatonun tasdiki tarihinden sonra 1 yıl ödemesiz olmak üzere 2 yılda 3 aylık dönemler halinde 31/03/2024,30/06/2024,30/09/2024,31/12/2024, 31/03/2025,30/06/2025, 30/09/2025,31/12/2025 vadelerinde olmak üzere toplamda 8 taksitte borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ÖDENMESİNE,konkordato komiser heyeti tarafından verilen 30/12/2022 tarihli gerekçeli raporun ekinde sunulan ödeme takvimin kararın eki olduğunun BİLDİRİLMESİNE,

2.İİK'nın 308/c maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararıyla birlikte bağlayıcı hâle geldiğinin karar altına ALINMASINA,

3.İİK'nın 308/d maddesi uyarınca borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olduğunun BELİRTİLMESİNE,

4.Borçlu tarafından sunulan ödeme planları,alacaklı sayısı ve dosya içerisindeki diğer belgeler ile borçlunun mali yapısı değerlendirildiğinde İİK'nın 306/2 nci maddesi uyarınca borçluya tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak ve gözetim tedbirlerini almak üzere SMMM ...'ın kayyım olarak ATANMASINA,atanan kayyım için aylık 20.000,00.-TL (Net) ücret takdirine,ücretin kayyım tarafından doğrudan borçlu şirket hesabından TAHSİLİNE, Kayyımın,İİK'nın 306/2 nci maddesi uyarınca borçluya ait işletmenin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir Mahkememize rapor VERMESİNE,

5.İİK'nın 308/b maddesinin birinci uyarınca alacakları itiraza uğramış alacaklıların,tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilecekleri hususunun İHTARINA,anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın borçlular tarafından bankaya yatırılmasına YER OLMADIĞINA,

6.Konkordatonun tasdiki ile konkordato bağlayıcı hâle geldiğinden İİK'nın 308/ç maddesi uyarınca geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizlerin hükümden düştüğünün TESPİTİNE,

7.Borçlunun talebi bulunmadığından İİK'nın 307 nci maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenmesine YER OLMADIĞINA,

8.Konkordato komiser heyetinin görevine daha önce son verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

9.Mahkememizce verilen tüm tedbirler daha önce kaldırıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

10.İİK'nın 306/son maddesi uyarınca tasdik kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE,

11.İİK'nın 308/f maddesi uyarınca konkordatonun tamamen feshi hâlinde borçlu şirketlerin İİK'nın 308 nci maddesi gereğince iflâsına karar verilebileceği hususu gözönüne alınarak borçlu şirketler tarafından yatırılan iflâs avansının bu aşamada iadesine YER OLMADIĞINA,iflâs avansının ödeme takviminde belirtilen tüm borçlar ödendikten sonra borçlu şirketlere İADESİNE,

12.Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

13.Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,

14.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 250,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE,

Dair,6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nun 26/09/2004 gün ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı,bir kısım alacaklılar vekillerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.11/01/2024 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye .... ☪e-imzalıdır.☪

Üye 252268

☪e-imzalıdır.☪

Katip 310196

☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.