16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı ...'nın şahıs şirketi olan ... ile 24.05.2021 tarihli imzalanan sözleşme gereği ve sözleşme tarihinden önce olmak üzere ürün satışlarının gerçekleştiğini, ancak davalı şirket tarafından borçlu olunan bedelin tamamının ödenmediğini, davalı şirketin 23.12.2021 tarihi itibariyle ticari mal satımından dolayı müvekkil şirkete 131.990,15-TL borcu bulunduğunu, borç nedeniyle ...
34.İcra Dairesinde takip başlatıldığını ancak davalı tarafından itiraz ettiğini, müvekkilinin itirazın iptali için ... 3 ATM'nin ...Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, müvekkil şirketin yapılan ticaretten dolayı ciddi mağduriyetinin bulunduğunu, zira hem sattığı ürünlerin bedelini alamadığını, hem de günümüz şartlarında reel piyasa değerinin sözleşmede belirlenen cezai şart bedelinden çok yüksek olan makinelerini iade alamadığını veya bedellerini tahsil edemediğini, davalı borçlu tarafından alacağın aradan uzun süre geçmesine rağmen müvekkiline geri ödemediğini bu nedenle ...
21.İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı icra dosyası ile takip başlattıklarını, davalı borçlu tarafından da icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine ihtiyati tedbir mahiyetinde olmak üzere takip konusu alacak ve ferileri ile kısıtlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının davası yasaya ve usule aykırı hukuki mesnetten yoksun bir dava olması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu müvekkil ile arasında devam etmekte olan ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davanın ve ...
34.İcra Müdürlüğünde müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin mahkemeniz dosyasını aydınlatıcı nitelikte olmadığını, her ne kadar davacı yan ile müvekkil arasında 24.05.2021 tarihinde satım sözleşmesi imzalanmışsa da, davacı yanın sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin ticari itibarinin zedelenmesine büyük ölçüde sebebiyet verdiğini, ayrıca davacı yan ile müvekkil arasında daha önceden 05.03.2021 tarihinde imzalanan Ürün ve Makine Kullandırma Sözleşmesinde makineleri 31.03.2021 tarihine kadar teslimatının yapılacağı aksi takdirde müvekkilin zararlarının karşılanacağı belirtildiği halde makinelerin teslim edilmediği gibi müvekkilin zararının da karşılanmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde sunmuş olduğu 24.05.2021 tarihli ürün satışı sözleşmesinin 6.3 maddesini gerekçe göstererek her bir palet ürün için bir adet limonata makinesinin konsinye olarak verileceğini belirttiğini, müvekkiline 100 palet ürün gönderildiğini ve 96 adet makine teslim edildiğinin iddia edildiğini, sözleşme gereği ürünlerin ... adresine teslim edileceğinin belirtildiğini, ancak davacı yanın dava dilekçesinde sunmuş olduğu fatulara bakıldığında teslimat adresilerinin müvekkilin adresinden farklı adresler olduğu göründüğünü, davacı yanın resmi mail adresinden müvekkilinin mailine gelen yazıda makinelerin teslim edildiği yerlerin müvekkilin adresinden farklı olarak farklı illere ve farklı kişilere gönderildiğinin anlaşıldığını beyanla davacı yanın açmış olduğu hukuki mesnetten yoksun ve haksız davanın, tazminat ve para cezası taleplerinin reddini, yapılan haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle müvekkil lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 21. İcra Dairesi'nin ...ve ... esas sayılı dosya örnekleri uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi talimat kanalıyla mali müşavir bilirkişi ... marifetiyle inceleme icra edilmesi istenilmiş ve konuya ilişkin 09/08/2023 tarihli talimat raporu teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi anılı raporlarında özetle; "2020 ve 2021 yılının defterleri fiziken bulunmadığı için evraklar üzerinde inceleme yapılamamıştır. Fiziken olmayan defter ve belgelere ulaşılamamıştır. Daha önceden bilgisayar ortamında kayıtlı bulunan 2020,2021 yılları defter mesruhatları ve muavin dökümü tarafıma yollanmıştır. Noter onaylı defterler bulunmadığı için tarafıma tevdi edilememiştir. Davalı firma ... 31.12.2021 tarihinde firmayı sonlandırmıştır. Davalı firmanın 2022 yılı ticari defterlerinde 131.990,15TL alacağının ise devam ettiği tespit edilmiştir.
Davalı firma ... 31.03.2022 tarihinde yeniden işe başlama vermis olup nisan ve mayıs 2022 tarihlerinde karşılıklı olarak birbirlerine fiyat farkı iade faturalar kesmişlerdir. Bu durum sonucu değiştirmemektedir. Davalı firma 31.12.2021 tarihinde işyerine terk verdiği halde 31.03.2022 tarihinde tekrar işe başladığında son bilançosunu açılış bilançosu olarak girmiş olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu 2021 yılında tarafına kesilen faturaları ertesi yıl iade olarak usüle aykırı bir şekilde fatura düzenlediği tespit edilmiştir.
Söz konusu vergi dönemi sona eren işlemler için iade faturası kesilemez. Kaldıki terk veren bir işletme iade fatura kesemez. Bu faturaların işlemi iptalini gerçekleştirmek için düzenlediği kanaatini oluşturmuştur." yönünde mütalaada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce talimat raporu sonrası davacı ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde, talimat yolu ile alınan raporda değerlendirilmek suretiyle iddia ve savunma doğrultusunda resen seçilecek mali hesaplama uzmanı bilirkişi ... ve borçlar hukukunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişisi ... marifetiyle inceleme icra edilerek makinelerin teslim edilip edilmediği edilmiş ise hangi adrese teslim edildiği, cezai şart talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise talep edebileceği cezai şart miktarının hesaplanması istenilmiş ve konuya ilişkin 14/12/2023 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "Davacı defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı,
HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Davalı defterleri Talimat Mahkemesi' ne ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığını, takdir ve delilleri değerlendirme yetkisi sayın mahkemeye ait olmak üzere, 29.05.2021 tarihli Sözleşme kapsamında makineleri teslim borcunu yerine getirdiğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, dosya kapsamında davacı tarafından davalıya sözleşme çerçevesinde kaç makinenin teslim edildiği ve sözleşmede belirtilen ifa yerinin tarafların iradesiyle sonradan değiştirilip değiştirilmediği konusunda kanaate varılamadığı, takdir ve delilleri değerlendirme yetkisi Sayın mahkemeye ait olduğundan;
1.İhtimalde, Davacının sözleşmeden doğan makineleri teslim borcunu sözleşmede düzenlenen ifa yerinde yerine getirmemesi halinde borç gereği gibi ifa edilmemiş sayılacağından davacının davalıya teslim edilmiş sayılamayacak makinelerin iadesini sözleşme hükümlerine göre talep edemeyeceği, bu sebeple teslim edilmeyen makineler bakımından Sözleşmenin 6.9.maddesi uyarınca sözleşme cezası talep edemeyeceği; buna karşılık sözleşmede belirtilen ifa yerinde davalıya teslim edilen makinelerin sözleşmenin 6.7 ve 6.9.maddeleri çerçevesinde iade edilmemesi halinde sözleşme cezası talep edilebileceği;
2.İhtimalde ise, e irsaliye faturaları ve Davacının ticari kayıtlarında yer alan bilgilere dayanılarak davacının sözleşmeden daoğan makineleri teslim borcu bakımından bir kısım makinelerin sözleşmede belirtilen ifa yerinde teslim edildiği, diğerleri bakımından ise sözleşmede düzenlenen ifa yerinin değiştirildiği kanaatine varılabileceği;
Davacının sözleşmenin 6.7.ve 6.9.maddeleri çerçevesinde sözleşmenin sona ermesi halinde davalıya teslim ettiği makinelerin iadesini sözleşmenin sona ermesinden itibaren 7 gün içinde talep edebileceği; somut olayda davacının sözleşmeyi noterden keşide ettiği fesih ihtarnamesi ile feshettiği (tebliğ şerhine rastlanmadığı ancak davalı cevap verdiğinden davalıya keşide edildiği kanaatine varıldığı)), Sayın mahkemece sözleşmenin feshi ile sözleşmenin sona erdiğine kanaat getirilmesi ihtimalinde geçerli olmak üzere, davalının teslim atdığı makineleri fesih ihtarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde iade etmekle yükümlü olacağı, iade etmediği takdirde davacı alacaklının davalıdan sözleşmenin 6.9.maddesi çerçevesinde sözleşme cezası talep edilebileceği;
Yukarıda belirtilen 2.ihtimal çerçevesinde geçerli olmak üzere ve Rapor içerisinde belirttiğimiz üzere; İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 264.000,00 TL sözleşme gereği iade edilmeyen Makine Bedelleri olduğu, takip talebinde 264.000,00 TL asıl alacak talep ettiğini, talebinin yerinde olduğunu, icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri dağrultusunda faizi uygulanması gerektiği"yönünde mütalaada bulundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizde görülmekte olan dava; 24/05/2021 tarihli sözleşmenin 6.3,6.4 ve 6.5 maddeleri gereği davacının davalıdan talep ettiği cezai şarta ilişkin başlatılan .. 21. İcra Dairesi ...sayılı takibine davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Mahkememizce celp edilen ...
21.İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası örneğinin yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap alacağına istinaden toplam 264.000 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle davalı yanın icra dairesinin yetkisine itirazı değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 24/05/2021 tarihli sözleşmenin 11.1 maddesinde yetkili mahkeme olarak İstanbul Mahkemelerinin belirlendiği, yapılan tacir araştırmasında davalının tacir olduğu ve HMK 17. Maddesi uyarınca yetki şartının geçerli olduğu görülmekle yetki itirazının geçerli olmadığının tespiti gerekmiştir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın dava konusu makinelerin davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, teslim gerçekleşmiş ise taraflarca sözleşmede belirlenen adrese teslim edilip edilmediği, sözleşme gereği ceza-i şart talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluşmuş ise miktarının belirlenmesi noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava kapsamında dilekçeler teatisi aşamasında tarafların delil olarak taraflar arasındaki sözleşme, cari hesap belgeleri, taraf ticari defterleri, faturalar,irsaliyeler, bilirkişi deliline dayanıldığı görülmektedir. Davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme icra edilmesine karar verilmiştir. Tahkikat esnasında davalının ticari defterlerin incelenmesi için talimat yazılmış, talimat mahkemesince çıkarılan meşruhatlı tebligatın tebliğ olmuş ve davalı yan fiziki defterler bulunmadığından bahisle defterleri sunmamış olup sadece muavin döküm kayıtlarını göndermiştir. Bu kayıtlarda davalının 131.990,15 TL alacağının devam ettiği, iade faturalarının muhasebecilik tekniği açısından usule aykırı kesildiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle talimat yoluyla alınan raporun da değerlendirilmesi ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi marifetiyle hazırlanan raporda; davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ibraz edilen ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu görülmüştür.
Yapılan incelemede taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı ile olan hesap hareketlerini ALICILAR/120.01.017 hesap kodunda takip etmekte olduğu, dava konusu şerbet makinelerine ilişkin faturalar düzenlediği ve defterlerine kaydettiği, davacının 131.990,15 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ancak sözleşme gereği davacının teslim borcunu yerine getirip getirmediği hususunda tam bir kanaate varılamadığı beyan edilmiştir.
Yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; taraflar arasında 24/05/2021 tarihli sözleşme imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu sözleşmeye göre sözleşmede belirlenen makinelerin davacı tarafından davalıya satışının ve tesliminin yapılacağı kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamındaki delillerin incelenmesinde bir kısım makinenin sözleşmede belirlenen ifa yeri dışında teslim edildiği tespit edilmiş olup bunun davalının talimatı suretiyle olduğuna dair bir delil de dosyaya yansımamıştır. Sözleşmenin 2.10. maddesinde ise teslim adresinin sadece davalının talebi ile değiştirilebileceği düzenlenmiştir. Bu hali ile somut olayda davacı tarafından sözleşme konusu kaç adet malın davalıya teslim edildiği ve diğer adreslerdeki teslimlerin davalının talimatı yoluyla olup olmadığı hususlarında ispat külfeti yerine getirilememiştir. Açıklanan nedenlerle sözleşmenin 6.9 ve 6.7 maddesi uyarınca davacının teslim etmediği makinelere ilişkin davalıdan ceza-i şart talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Yine sözleşmenin 6.4 ve 6.5 maddeleri uyarınca talep koşulları somut olayda oluşmamış olup bu açıdan da ceza-i şart talebinin reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafında açılan ve ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davacı tarafında açılan ve ispatlanamayan davanın REDDİNE
2.Davacı tarafından yatırılan 3.188,46 TL peşin harçtan 427,60 TL harcın mahsubu ile arda kalan 2.760,86 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 41.600 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.560 TL arabuluculuk ücretin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)