Esas No
E. 2013/8009
Karar No
K. 2013/9316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2013/8009 E.  ,  2013/9316 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Sanık ... hakkındaki davanın ölümü nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıkların basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine
EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE: Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanıklardan ...'in ad ve soyadının kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında nüfus kaydına aykırı olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, yargılama sırasında usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı ve kamu davasına katılmasına karar verilmediği anlaşılan şikayetçi Maliye Bakanlığının, hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi, 26/05/2010 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükmü yasal süreden sonra 07/06/2010 havale tarihli dilekçesi ile temyiz eden şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, sanıklar ...,...,... ve ... müdafii ile sanıklar ....ve ...'nın temyiz itirazları ile ilgili olarak sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 20/10/2009 tarih ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi, aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan sanıklar .....,...,..., ve ...'in savunmalarının ayrı müdafiiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeksizin aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddesine aykırı davranılması, 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun alt sınırı itibariyle 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklar Ahmet ve ...'ya müdafii atanmadan yazılı şekilde hüküm kurularak savunma haklarının kısıtlanması,

Kabule göre de;

Karaisalı ilçesi S.S. ..... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde sanıklar ... ile ...'in 01/01/1996 ilâ 28/05/1996 tarihleri arasında, ..., ..., ... ve ...'nun 26/05/1996 ilâ 28/06/1997 tarihleri arasında, ..., ..., ... ve ...'in ise 28/06/1997 ilâ 31/12/1997 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görevli oldukları gözetilerek; kooperatife ait tüm defter ve belgelerin dosya ile birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek sanıkların görevli oldukları dönemlere ilişkin olarak kooperatifin gelir ve giderlerini, kasa ve banka hesapları bakiyesini tespit eden, bakiye ile kayıtlarda görünen para miktarı karşılaştırılıp, kooperatif kayıtlarına intikal eden sahte faturaların kayıtlara intikal tarihlerini ayrı ayrı belirleyen, önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderip iddianameye konu eylemler değerlendirilmek suretiyle zimmet suçunun her bir sanık yönünden oluşup oluşmadığını saptayan rapor alınması, suç tarihlerinde kooperatifin akçalı işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün saptanması ve parasal işlerle ilgilenmeyen yönetim kurulu üyelerinin, sanık başkanların eylemlerine ne şekilde iştirak ettiklerinin tartışılması, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karara varılması gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Karaisalı Orman İşletme Müdürlüğünden kooperatife yapılan ödemeler sorulmak, sahteliği iddia olunan faturalarla ilgili olarak tanık dinlenmek, bilirkişi raporu aldırılmak ve ilgili kurumlarla yazışmalar yapılmak suretiyle olayın ortaya çıkması ile zimmetin basit bir incelemeyle belirlenmesinin mümkün olmaması karşısında, eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit zimmet suçundan hükümlülük kararı verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Sanıklar haklarında şartları oluştuğu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,

Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanıklar ...,...,...,ve .... müdafii ile sanıklar.,.... ve .....'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog