10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/15598 E. , 2024/15803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
2.Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
(Sanıklar ..., ... ve ... hakkında )
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/129 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanıklar ... ve ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b)Sanık ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesini üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c)Sanık ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık ... aleyhine), sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirili esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ...
ve ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri özetle;
Sanık ...'in 24.03.2020 ve 25.03.2020 tarihli uyuşturucu madde satışı ile 26.03.2020 tarihinde temyiz dışı sanık ...’in işyerinde uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi eylemleri sebebiyle hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar ..., ...
ve ...’in uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair edinilen bilgiler üzerine, kullandıkları tespit edilen telefon hatları üzerinde iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararları alındığı, kararların icrası sırasında;
Sanıklar ... ve ...’ın kullandıkları telefon hatlarından birbirleri ile ve sanık ... 'ın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ... ile yaptıkları görüşmeler üzerine 19.03.2020 tarihinde yapılan fiziki takipte; sanık ...’nın bir binanın inşaat halindeki dördüncü katına gidip sanık ...’ın bulunduğu oto yıkamaya geldiği, sonrasında tanık ...’ün yanında tanıklar ... ve ... varken sanık ...’ı araca aldıkları ve sanık ...’ın oto yıkamaya girip çıktığı, tekrar araç ile hareket ettikleri, tekrar oto yıkamaya birlikte girdikleri ve yaklaşık 30 dakika sonra tanıkların işyerinden çıktıklarının kolluk görevlilerince görüldüğü, akabinde kolluk görevlilerini gören tanıkların bulunduğu araçtan atılan net 0,75 esrarın ele geçirildiği olayda; sanık ...’ın eyleminin iletişim tespit tutanakları, fiziki takip, tanıklar ... ve ...’in aşamalardaki beyanları ve sanığın tevil yollu ikrarı ile sabit olduğu, ayrıca sanık ...’ın kendisi ve sanık ...’nın suçunu ortaya çıkardığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulandığı,
Sanık ...’nın telefonu üzerindeki baz çalışmalarına istinaden 24.03.2020 tarihinde yapılan fiziki takipte; sanık ...’nın oto yıkama işyerinde tek başına iken hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...’in işyerine gelip yaklaşık 40 dakika sonra çıktığının kolluk görevlilerince görüldüğü, akabinde durdurulan tanıktan net 0,133 gram esrarın ele geçirildiği olayda; sanık ...’nın eyleminin fiziki takip, tanığın aşamalardaki ifadeleri ve teşhisi ile sanık ...’nın tevil yollu ikrarı ile sabit olduğu,
Sanık ...’nın kullandığı telefon hattından sanık ... ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ... ile yaptığı görüşmeler üzerine 25.03.2020 tarihinde fiziki takip yapılamadığı, ancak sanık ...’nın ifadesi sırasında görüşme yaptığı kişinin tanık ... olduğunu söyleyip teşhis etmesi üzerine yakalanan tanığın sanık ...’dan aldığı net 2,213 gram esrarı teslim ettiği olayda; sanık ...’nın eyleminin iletişim tespit tutanakları, tanığın aşamalardaki beyanları, hakkında beraat hükmü kesinleşen ...’nun aşamalardaki beyanı ve sanığın tevil yollu ikrarı ile sabit olduğu,
Sanık ...’nın telefonu üzerindeki baz çalışmalarına istinaden 26.03.2020 tarihinde yapılan fiziki takipte; sanık ...’nın bir binanın inşaat halindeki dördüncü katına gidip çıktığı ve başka bir binanın merdiven boşluğuna net 5,12 gram esrar koyduğu, akabinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar ... ve ...’ın bulunduğu ikametine girip çıktığı ve akabinde tanık ...’tan net 10,86 gram esrar ve tanık ...’dan net 0,470 gram esrar ele geçirildiği, sonrsasında durdurulan sanık ...’nın üzerinde net 5,88 gram esrar ile binanın inşaat halindeki dördüncü katında net 201,6 gram esrar ele geçirildiği olayda, sanık ...’nın eyleminin fiziki takip, tanıkların aşamalardaki beyanları ve ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile sabit olduğu,
26.03.2020 tarihinde Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle hakkında beraat hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...’ın işyerinde yapılan aramada; ikinci katta kırmızı renkli poşet, LC Waikiki ibareli poşet ve şeffaf kilitli poşette toplam net 313,3 gram esrar elde edilebilir net 482 gram kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda; sanık ...’in iddia olunan eylemleri gerçekleştirdiği sabit olmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince;
Sanık ... hakkındaki hükmün temel adli para cezasının 5 gün yerine 1000 gün olarak uygulanması gerektiği hususları eleştirilip, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitle tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmemesi, karar başlığında suç tarihinin hatalı yazılıp tahliye tarihinin yazılmaması, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası yönünden bir karar verilmemiş olması ve müsadere ile ilgili bölümde kanun maddesinin yazılmaması nedenleriyle,
Sanık ... hakkındaki hükmün tekerrür hükmünün uygulanması ve temel adli para cezasının 5 gün yerine 1000 gün olarak uygulanması gerektiği hususları eleştirilip, ceza miktarı doğru hesaplanmasına rağmen yazım hatası yapılması, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitle tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmemesi, karar başlığında suç tarihinin hatalı yazılıp tahliye tarihinin yazılmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası yönünden bir karar verilmemiş olması nedenleriyle,
Sanık ... hakkındaki hükmün gerekçesiz olarak kurulması hususu eleştirilip, sanığın üzerine atılı tüm eylemler yönünden mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına dair yeniden gerekçe yazılarak, karar başlığında tahliye tarihinin yazılmaması nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 31.03.2023, 13.06.2023 ve 26.10.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen “7 yıl 6 ay hapis” cezasından, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken "6 yıl 3 ay hapis cezası" yerine "5 yıl 15 ay hapis cezası" olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca hükmün gerekçesinin yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca hükmün gerekçesinin yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık ...'nın 24.03.2020 tarihli tanık ...'e ve 25.03.2020 tarihli tanık ...'a uyuşturucu madde satışı eylemlerinde, tanıkların soyut beyanları dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada her iki eylemde de uyuşturucu maddeleri kendisinin verdiğine dair beyanları ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması, her iki olayla ilgili somutlaştırma yapılarak ağır olan eyleme 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanarak artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
D. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık ...'in sanık ...'ya uyuşturucu madde sattığı ve sanık ...'nın 24.03.2020 ve 25.03.2020 tarihli eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak temyiz dışı sanık ...'ın işyerinde usulüne uygun olarak yapılan arama sonucu net 313,3 gram esrar elde edilebilir 482 gram kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda; tüm dosya kapsamı, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği yer ve şekli, uyuşturucu madde miktarı, temyiz dışı sanık ...'in cep telefonunda usulüne uygun olarak yapılan incelemede ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile sanık ...'in fotoğraflarının elde edilmesi, sanık ...'nın ve temyiz dışı sanık ...'in aşamalardaki beyanları ile sanık ...'in ikrar ihtiva eden savunmaları birlikte değerlendiriliğinde, sanık ...'in uyuşturucu maddeleri kullanma dışında bir amaçla bulundurduğu anlaşıldığından, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden: Gerekçe bölümünde "A" numaralı bentte açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde "B" numaralı bentte açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanıklar ...
ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden:
Gerekçe bölümünde "C ve D" numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.