5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/9011 E. , 2013/9374 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek,gereği düşünüldü:
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan... ve ...'in kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve adı geçenler müdafiilerinin temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün de temyiz edildiği kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Aynı zamanda şikayetçi sıfatı da bulunan sanıklar... ve ...'in 03/06/2009 tarihli duruşmada beraet eden sanıklar ..., ... ve ... hakkında şikayetçi olduklarını belirtmelerine rağmen, 5271 sayılı CMK'nın 238/2. maddesine aykırı biçimde kamu davasına katılmak isteyip istemediklerinin sorulmaması, Sanıklar... ve ...hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Olay gecesi, ...'un, arkadaşları ... ve... ile cadde üzerinde şişe kırarak taşkınlık yapmalarından ötürü kendilerini uyaran... ve ...'in de aralarında olduğu görevli polis memurları ile tartışmaya başladıkları, devamında tutanak içeriği ve tanık anlatımlarına göre “Size ne lan, siz kim oluyorsunuz, sizi sürdürürüm, sizi Adıyaman'da yaşatmam” şeklinde sözler sarfettiği, yine ... tarafından...'e fırlatılan şişenin ona isabet etmeyip arkadaki dükkanın vitrin camını kırdığı, taraflar arasında oluşan arbede ve fiili müdahale sonrasında ekip otosuna bindirilerek hastaneye götürülen ...'un saat 00.10'da düzenlenen adli raporunda nazal bölge dorsalında ekimoz, alt ve üst dudakta ödem, bilateral her iki göz altında ekimoz ve ödem bulgularına yer verilip bu yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtildiği, hakkında saat 01.45'te düzenlenen ikinci raporda ise önceki rapordaki tespitlere ek olarak göğüs ön duvarı 6 kot hizasında 4*2 cm. sağda, 3*2 cm. solda ekimotik lezyon saptandığı, şikayetçinin aşamalardaki beyanlarında ilk rapordan sonra diğer arkadaşlarından ayrı bir ekip otosuna bindirilerek ıssız bir yere götürüldüğünü, burada ekip otosu içinde şoför dışındaki görevlilerce yaklaşık 30-40 dakika kadar dövüldüğünü, yüzünün gözünün kan içinde kaldığını, polislerin aralarında kendisi için "doktora kafasını cama vurdu deriz" diye konuşup raporu tanzim eden doktora da olayı bu şekilde anlattıklarını, raporun böyle düzenlendiğini ifade ettiği, ...'tan önce nezarete alınan arkadaşları ... ve...'in onu çok kötü bir halde getirdiklerini belirterek şikayetçinin “beni dağa götürüp dövdüler” dediğini anlattıkları, olaya ilişkin tutanağın saat 00.30'da düzenlendiği, içeriğinde ise saat itibariyle henüz düzenlenmemiş olması gereken ikinci rapordan bahsedildiği, 26/05/2008 tarihli olay tutanağı altında sanıklar haricinde beş tutanak mümzi kolluk görevlisinin imzasının bulunduğu, görev çizelgesine göre...'in ekip amir vekili, ...'in ise ekip şoförü olarak görevli oldukları, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şikayetçi ... veya arkadaşlarınca yapılmış bir canlı ya da fotoğraflı teşhis işlemi bulunmadığı, tarafların duruşmada karşı karşıya gelmediği, olayın ilk aşamasına ilişkin savunmalarında sanıkların ... ve arkadaşlarına orantılı güç kullanarak müdahalede bulunduklarını ifade ettikleri, ...'un ise yere yüzükoyun yatırılarak arkadan kelepçelendiğini, tekme-tokat ve copla dövüldüğünü, yediği dayağın fazlalığından ötürü kimin ne şekilde vurduğunu görmediğini, ikinci aşamadaki olayda, araçla ıssız yere götürüldüğünde iki polisin kendisini tekrar dövdüğünü, araç şoförünün ise vurmadığını, kendisine vuran ve ıssız yere götüren polisleri görse tanıyacağını belirtmesi karşısında, şikayetçinin yukarıdaki beyanları arasındaki çelişkinin kendisine sorularak giderilmesi, dosyada bulunan adli raporları düzenleyen Dr. .... dinlenip iki rapor arasındaki farklılığın hangi nedenden kaynaklanmış olabileceğinin açıklattırılması, Mahkemece şikayetçi ve sanıklar arasında gerekirse olay tanıklarının da katılımıyla usulüne uygun şekilde teşhis işlemi yapılarak, sanıkların iddia konusu eylemi gerçekleştiren görevliler olup olmadıkları hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz incelemeye dayalı mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre ise;
Tarafsız görgü tanığı ...'un beyanlarında, şikayetçi ve yanındakilerin polisle tartışıp küfür ettiklerini, itiş-kakış sırasında bir şahsın polislerden birine fırlattığı bir cismin onun kendini sakınması üzerine arka taraftaki vitrin camına isabet ederek kırılmasına neden olduğunu ifade etmesi karşısında cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Somut maddi bir zarar doğurmayan olayda sabıkaları da bulunmayan sanıklar hakkında, şikayetçinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı olaydan ötürü, mağdurun tek başına karşı koyma imkanının bulunmaması, yaralanmanın derecesi, suçu acımasız bir biçimde işlemeleri gibi gerekçelerle hükmedilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, yine kastlarının ağırlığı, kişilik olarak suça meyilli oldukları, olayı kendilerinin yarattığı, sosyal ilişkilerinin zayıf olduğu, kurallara uygun davranmadıkları, pişmanlık duymadıkları, inkara yönelik savunmada bulundukları, bir daha suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaat oluşmadığı belirtilerek haklarındaki cezada takdiri indirim, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında bu değerlendirme ve takdirin dayanaklarının irdelenmesi ve denetime esas olması bakımından polis memuru olan sanıklara ait sicil dosyaları ile varsa disiplin soruşturmalarına ait belgeler getirtilip değerlendirilmek ve ulaşılan kanaat delillendirilmek suretiyle sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ...ile... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün sair yönleri incelenmeksizin, diğer hükümlerin ise belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.